Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç katıldığı bir TV programında, “Anayasal engel olmazsa bile Kürtçe eğitimden yana olmadıklarını” söyledikten sonra “Kürtçe medeniyet dili midir?diye sorarak Kürt dilini küçümsüyor,arkasından “Türkçe medeniyet dilidir” diyerek Türk dilini yüceltiyor. Sayın Arınç dünyadaki 2000 dili “medeni dil, medeni olmayan dil” diye ayırarak cehaletini ortaya koyuyor.İnsanlar medeni veya medeni olmayan olarak ayrılabilinir; ancak diller böyle bir sınıflandırmaya tabi tutulamaz.
Sayın Arınç daha iki ay önce Meclis kürsüsünde, “eğitim dahil, Kürtlere istediklerini vereceğiz” derken de doğru söylemediği anlaşılıyor.Çünkü;dün öyle,bugün böyle,bize özgü bir siyasettir.
Diller arasında kelime,gramer,sentaks,yaygın kullanım vs. bakımından farklılıklar vardır.Bir dilin gelişip gelişmediğini,o dille felsefe yapılıp yapılmadığına göre değerlendirilir.İngilizce günümüzde bir dünya dili olmasına rağmen-ki bunda Amerikan ekonomisinin büyük katkısı var-,felsefe alanında Almanca kadar yetkin değil ve bu alanda Alman filozofların etkisi tartışılmaz. Türkçe ile ne kadar felsefi konular açıklanabiliniyorsa,Kürtçe ile ona yakın açıklanabilinir.On iki asırdır edebi eserler veren Kürt dilinin medeni olmadığını söylemek,aslında Kürtlere de Kürt diline de hakarettir. Bu tavır Arınç’ı küçültüyor.
Osmanlı döneminde başlayıp Cumhuriyet dönemiyle devam eden yüz yıllık yasaklamalara rağmen, bugün Kürtçe,dünya dilleri arasında önemli bir konuma sahiptir. Bu yasaklar Osmanlı’nın ve Cumhuriyet kadrolarının-siz de dahil- bir ayıbıdır,bir insanlık suçudur,Allah’ın yaratıklarına karşı hürmetsizliktir.Bugün Türkçe ile hangi kalitede eğitim yapılıyorsa,Kürtçe’nin Kurmanci ve Sorani lehçeleri ile de aynı kalitede eğitim yapılıyor.Kürtçe’nin yasaklanma nedeni, medeniyet dili olmaması mıdır,Bay Arınç?Bu konuda Kürtleri düşünmeyin,eğitim hakkı verin bir bakalım,eğitim oluyor mu olmuyor mu görelim.
Sayın Arınç, Osmanlı sarayında neden Türkçe değil de Arapça,Farsça,Türkçe karışımı Osmanlıca denen yapay bir dil kullanılıyordu?Aslı Özbek-Moğol olan Timurlenk’in kurduğu Timur İmparatorluğu’nun resmi dili niye Türkçe değil de Farsça’dır? Türkçe bu seviyeye gelmişse,Cumhuriyet dönemimdeki gelişmelere borçludur.Aksi halde bugün Türkçe sıradan bir dil konumumda olurdu.Bunca yıl yasaklanmasına rağmen,Kürtçe’nin Türkçe’den aşağı kalır yanı yok.
Sayın Arınç’a yeni bir apolet takmak gerekir: “Sahte Demokrat ”. Allah’ın dillerini inkar eden bir kişi,ayetlerini de inkar ediyor demektir.Beyni Türk ıkçılığı ile yıkanan ve bu kabuğu kıramayan Sayın Arınç gibi “sahte demokratlar” bu sistemin ürünü ve sadık bekçileri oldukları her gün daha iyi anlaşılıyor.
Allah’ın yarattığı varlıkların en şereflisi olan Ademoğlu da,onun anlaşma aracı olan ana dili de değerlidir.Önemli olan o dili bir sarraf gibi işleyip geliştirmektir. Yüz kelimelik dil ile konuşan bir kabilenin ana dili, onlar için değerlidir.
Sayın Arınç, Cengiz Han,Hülagü Han ve Timurlenk’in istilaları sırasında önlerine çıkan insanları öldüren, talan ve yağma yapan ve kültürel değerleri (insanoğlu’nun yaptığı ne varsa) yakıp yıkan atalarının 20 ve 21.yy.’daki prototiplerden biridir.
Demek ki İslamiyetle şereflenmek,bazılarının barbarlık ve ırkçılık damarını yok etmiyor .
Sayın Arınç, ‘mü’mim olmayan yandaşını yücelten,mü’min olan muhalifi tekfur eden’ siyasi zihniyetin tipik örneğidir.
Konuşurken kedi gibi gözlerini pıs pıs kırpan Bay Arınç, Anadolu’da bu tür kişilere “nankör kedi” denildiğini herhalde biliyordur.
“Mimsiz medeniyet (*)”in varisi olan Sayın Arınç, bundan sonra “medeni” olmak için çaba sarf etmeyin.Zira sıkletin kaldırmaz medeniyeti.
Haydı oradan densiz !..
(*) Vahşilik,zalimlik anlamında kullanılmıştır.
















