Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
SALAHADDİN-İ EYYUBİ PANELİ
16 Ocak 2012 Pazartesi 12:14:09
Bingöl Üniversitesi tarafından düzenlenen "Salahaddîn-î Eyyûbî Paneli" 10 Ocak 2012 tarihinde Rektörlük Konferans Salonunda yapıldı.Moderatörlüğünü Prof.Dr.Kenan YOLDAŞ`ın yaptığı panele konuşmacı olarak Prof.Dr.Halil ÇİÇEK,Doç.Dr.Osman GÜRBÜZ ile Araş.Gör.Bedrettin BASUĞUY katıldılar.Panele ilgi oldukça fazlaydı.


          Prof.Dr.Kenan YOLDAŞ’ın açılış konuşmasından sonra panelistlere söz verdi:

          Prof.Dr.Halil ÇİÇEK’e : “ Salahaddîn önce Mısır Fatımî devletini aldıktan sonra Şi’i inancı yerine Sünni itikadını yerleştirmek için yoğun eğitim faaliyetlerine başladı. Her tarafta medreseler açtırdı.Sadece Şam’da 92 medrese vardı.Özelikle Salahîyye ve Fadılîyye Medreseleri çağın en gözde medreseleri idi. Medreselerde dini eğitimin yanında matematik, astronomi, edebiyat, felsefe okutturuluyordu. Sadece Fadılîyye Medresesi kütüphanesinde 100.000 cilt kitap vardı.
         İlme ve ilim adamına o kadar önem veriyordu ki hocalara çok yüksek maaşlar ödeniyor, öğrencilere burs veriliyor, ayrıca yiyecek ve barınma ihtiyaçları da karşılanıyordu. Bütün medreselerde vakıflar kurmuştur.
        Salahaddîn Şafii olmasına rağmen dört mezhepte eğitim veren medreseler açtırmış,böylece mezhepler arasındaki taassubu kaldırmış ve siyasi birliğin pekişmesini sağlamıştır.
         Bu başarının temelinde; ilme ve adalete dayalı sistemin başında güvenilir ve adil bir idarecinin bulunması yatar.”
         Doç.Dr. O.Gürbüz: “Sultan’ın büyük bir komutan,asil ve eşsiz bir devlet adamı ve aynı zamanda bir gönül adamı idi.
         Devrin büyük âlimi İbn Şeddad, ”Onun dönemi, yeniden ‘Hulefa-i Raşid’in dönemine dönüştür” diye kaydeder.
       O dönemde 40’tan fazla İslam Beyliği olduğunu,bunlar enerjilerini kendi aralarındaki kavgalarda tükettiğini gören Sultan, Fatımî Devleti’nden sonra bu beylikleri kendine bağlayarak siyasi birliği sağlayıp fetihlere girişti ve haçlılara karşı peş peşe savaşlar kazandı. Onun bu başarıları İslam tarihinin en parlak sayfalarıdır.
        Salahaddîn cesareti ve merhameti üst seviyede olan savaş hukukuna riayet eden ve Allahtan korkan bir muttaki idi. Rumlar 1099’da Kudüs’ü Müslümanlardan aldıklarında çoğunluğu kadın ve çocuk olan 70.000 kişiyi katletmişler. O, Kudüs’ün yeniden fethinden sonra hiç kan dökmemiş, Mescid-i Aksa’da adına ilk hutbe okunduğu gün 7.000 kişiyi, ayrıca fidye ödeyemeyen 10.000 kişiyi daha affetmiştir.
        Salahaddîn’in yetişmesinde babası Necmeddin Eyyûp ile amcası Şîrkuh’un büyük etkisi vardır. 

          Salahaddîn’i Araplar da Türkler de sahiplenmek istemişlerdir ama o bir Kürd idi.”
        Araş.Gör.Bedrettin BASUĞUY: “ 11.yy.’da İslam ve Batı devletlerini karşılaştırarak;o devirde İslam âleminin dağınık,buna mukabil Batılılar daha güçlü ve avantajlı konumda idiler.Salahaddîn düşündüklerini gerçekleştirmek için dağınıklığı giderdikten sonra işe başladı ve bunun sonunda başarılar geldi.
         O siyasi birliği sağlamak ve “ehli sünnet ve’l- cemaat” akidesini hayata geçirmek için dört mezhepte eğitim yapan medreseler açtırmış,adil bir yönetim gerçekleştirmiş,orduyu yenden dizayn etmiş,donanmayı kurmak için İtalya Şehir devleti olan Pisa ile anlaşmalar yapmıştı
          Babasından devraldığı asalet,sükûnet,vakar,sağlam düşünce yeteneği ve siyasi basiretle; amcasından aldığı kahramanlık,cesaret ve savaş taktiklerini savaş alanlarında ustaca uygulayan Salahaddîn,haçlı savaşlarını kazanmış ve Kudüs’ü tekrar fethetmiştir
           Onun hedefi,Allah yolunda cihad etmek,İslam birliğini sağlamak ve Kelimetullah’ı her yerde zikredilir hale getirmektir.
           Meclisinde zamanın büyük âlimleriyle halkın ileri gelenlerine   yer vermiş ,istişareye önem vermiştir.           
          Büyük bir âlim ve aynı zamanda danışmanı olan Bahaeddin İbn-i Şeddad; ‘Onun tam zafer ve emsalsiz bir lider olduğunu’ yazıyor biyografisinde.”
         O devirde Batılıların gözüyle Salahaddîn:
        “Avrupalılar Aslan Yürekli Richard’ı,Sultan’la karşılaştırdıkları eserlerinde, onun üstünlüğünü kabul etmekten kendilerini alamamışlar.
          Tarihçi William of Tyree Salahaddîn’i, ”Üstün bir deha,dakik bir komutan,ortalamanın çok üstünde bir asil” olarak   över.
          Sir Hamilton Gibb   “The Life of Saladin” adlı eserinde, “Batı Avrupası’nda Salahaddîn asil bir Fransız soyuyla saygınlık kazandı, bu masallarda Salahaddîn model bir şövalye ve destansı bir savaşçı olarak takdim eder.”
           Panel,soruların cevaplandırılmasıyla son buldu.
                                                *      *      *
                              SALAHADDÎN-İ EYYÛBΠKİMDİR?
         Eyyubî devletinin kurucusudur.Asıl adı Yusuf, Salahaddîn ise lâkabıdır. Dedesi,Divin bölgesindeki Revadi-Revandi Kürt aşiretinden Şadî b.Mervan’dır.Bu aşiret de büyük Ezbini-Hezbini kabilesinin kollarındandır. Necmeddin Eyyûp’un oğludur.   Salahaddîn, 1137-38 yılında Tikrit’te doğmuş,4 Mart 1193 yılında Şam’da vefat etmiştir.Kabri Şam’dadır
                                               *    *    *
         Muhammed Emin Zeki Beg “Kürtler ve Kürdistan Tarihi” adlı eserinde(Nûbihar Yayınlar,s.574) Şam Kadısı Muhiddin’in;”Halep nasıl Recep ayında fethedilmişse Kudüs’de Recep ayında fethedilecektir” diye verdiği müjdenin tahakkuk etmesi üzerine Salahaddîn   Kadı Muhiddin’i çağırmış, o da fetih gününde Mescid-i Aksa’da aşağıdaki şiiri Cuma hutbesinin başında okuyarak hutbeye başlamış:
         “Allah’a hamd olsun,Haçlı devletleri zelil oldu,/Ve Mustafa el-Arabî’nin dini bir Kürd ile aziz oldu.”
        Hammer’in Tarihî’nde Salahaddîn’in ömrünün sonunda şöyle vasiyette bulundu diyor:”Savaştığım kılıcımı benimle beraber kabrime defnedin ki kıyamet günü bana en güzel şahit olsun.”(a.g.e.,s,594)
        Tarih el-Muerrihin’de;”Aslında Hıristiyanları dehşette bırakan şey; Salahaddîn’in mürüveti, asilzadeliği, cömertliği, ikramı, yumuşak huyluluğu, geniş bir insan olması ve affedici olması, özellikle söz ve vaatlerinde olan bağlılığıydı. (…) Avrupa’nın beğenisini kazanan adamın; Avrupallıları yenerek Asya’dan atan özelliklerinin olmasıdır.”(a.g.e.,s,593)
         O , bir Kürd asilzadesi olarak doğdu; muttaki bir Sultan olarak Rahman’a kavuştu.
        “Doğu’nun en sevgili Sultanı Salahaddîn-î Eyyûbî” Allah’ın rahmeti üzerine olsun!...
 
Bu Yazi 1630 kez okundu
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (2) adet yorum eklenmiştir.
@Sebahaddin ERSÖZ
18 Ocak 2012 Çarşamba 14:33:01
Selahaddin eyyub-i kürdi kesinlikle diğer kavimler gibi kudretini türklüğe arapçılığa vermemiş olup Müslümanlığa vermiştir ama şimdi diyorum keşke o zaman diğerleri gibi kürtlüğe verseydi şimdi kürtler tartışılmasız orta doğunun en güçlü kavmiydi ama şimdi...?
  YORUM DEVAMI
@Nuh DÜNDAR
17 Ocak 2012 Salı 22:09:18
Sayın hocam o panele ben de katılmıştım. Katılımcı hocalarımızın dillerine sağlık (Doğu`nun en Sevgili SultanıSelahaddin-i Eyyubi`yi çok güzel anlattılar. Bu arada sizde köşenizde mevzuyu iyi analiz etmişsiniz. Zevkle okudum. teşekkür ediyorum.
  YORUM DEVAMI
» MEYDANI BOŞ BULUNCA… 21 Mayıs 2012 Pazartesi 18:56:44
» ETİK(SİZ) KURUL KARARLARI 15 Mayıs 2012 Salı 12:02:33
» MAHZUN MABET: HACILAR CAMİİ 26 Nisan 2012 Perşembe 14:28:36
» YAZILI ZAZA EDEBİYATI PANELİ 11 Nisan 2012 Çarşamba 00:52:46
» INA QİJİNA ZAZAKİ YA ! 18 Mart 2012 Pazar 18:17:20
» CHP`nin Genleriyle Oynanmalı ki... 29 Şubat 2012 Çarşamba 20:22:05
» HAYDİ ORADAN DENSİZ !.. 07 Şubat 2012 Salı 19:58:26
» ULUDERE KATLİAMI 02 Ocak 2012 Pazartesi 00:19:54
» ŞİKE Mİ DEDİNİZ? 12 Aralık 2011 Pazartesi 11:54:58
» CUMHURİYET’İN CELLATLARI 28 Kasım 2011 Pazartesi 02:07:58
» TABUTLUK BİNALAR 21 Kasım 2011 Pazartesi 11:30:27
» NİHAYET ULU CAMİİ… 05 Kasım 2011 Cumartesi 22:46:20
» KADDAFİ`NİN LİNÇ EDİLMESİ… 24 Ekim 2011 Pazartesi 20:26:35
» BİLMEM NE DEMELİ !... 23 Mayıs 2011 Pazartesi 09:33:09
» BİNGÖL`DE SEMPOZYUM 16 Mayıs 2011 Pazartesi 08:22:41
» NİYE BEŞAR DEĞİL DE KADDAFİ? 08 Mayıs 2011 Pazar 15:25:26
» BAHARI ÇOK ÖZLEDİK 07 Mayıs 2011 Cumartesi 20:35:55
» MUĞLALI OLAYI YA DA "OTUZ ÜÇ KURŞUN" 07 Mayıs 2011 Cumartesi 20:35:03
» BUNU BAŞARMALIYIZ 07 Mayıs 2011 Cumartesi 20:33:39
» "ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM!" 07 Mayıs 2011 Cumartesi 20:32:56
» SON ETAP 07 Mayıs 2011 Cumartesi 20:31:28
» PEKİ,SORUMLU KİMDİR? 07 Mayıs 2011 Cumartesi 20:29:51
» ÜLKEMİN ÇİÇEKLERİ SOLMASIN 07 Mayıs 2011 Cumartesi 20:28:21
» CUMHURİYET`İN ÇOCUKLARI 07 Mayıs 2011 Cumartesi 20:26:51
» DEMOKRASİ İÇİN DEV BİR ADIM 07 Mayıs 2011 Cumartesi 20:25:31
» UMARIM HAKLI ÇIKMAM 07 Mayıs 2011 Cumartesi 20:24:30
» BİRLİKTE YAŞAMAYA ...EVET!... 07 Mayıs 2011 Cumartesi 20:23:20
» ÇİÇEK`İN ZOR SINAVI 07 Mayıs 2011 Cumartesi 20:22:06
» VESAYETİN BEKÇİLERİ 07 Mayıs 2011 Cumartesi 20:21:09
» YOKSA "ÜLKE ÇÖZÜLÜR” 07 Mayıs 2011 Cumartesi 20:20:07
VİDEO GALERİ
İzlenme 2865
Bingolonline.com sadece internet üzerinden yayin yapmaktadir. Tüm Haklari Saklidir. Izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanilamaz. Destek: info@bingolonline.com | Görsel Tasarım : Genç Ekip © 2010 | Yazılım : Hakikat ORUÇOĞLU | Yönetim & Teknik Destek: Hıdır ASLAN