Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
21 Eylül 2019 Cumartesi
°C
Hakim Bayraktar
bingolonline@hotmail.com

AKP, AK Parti olabilecek mi?

24 HAZİRAN 2019 PAZARTESİ 07:26
28
5628
29
AA aa

Birçok kez hataları, eksikleri, yanlışları yazdım bu köşede.

Bir zamanlar FETÖ'den medet umanların 15 Temmuz'dan sonra paçayı kurtarmak adına şahsıma yönelik “FETÖ'cü ağzıyla konuşuyor” diyerek yaftalamak isteyişlerini duymama rağmen…

Tıpkı, bayrağı gönlünde taşıyan bizlere, elindeki bayrakla şov yapanların, devlet, hükümet nezdinde paça kurtarma derdinde olanların gerçekleri söylememiz karşısında “Bu da PKK zihniyetinde” demesi gibi…

Kendimizi ispatlama çabamız olmadı, olmayacak.

Ve gelelim İstanbul seçim sonuçlarına, bu sonuca giden sürece…

Yeni Bakanlar Kurulu açıklanırken Karadeniz fırtınası esiyor, İstanbul'daki Belediye Başkan Adayları belirleme sürecinde Karadeniz fırtınası esiyor, tüm kamuoyunda ‘ülke Karadeniz lobisine teslim edilmiş' deniliyor ve bunu duyan kimse olmuyor, Recep Tayyip Erdoğan'ın toleransları sayesinde ‘Karadenizli olmak ayrıcalıklı olmaktır' pozisyonuna geliniyor, iş dünyası, siyaset ve bürokrasi Karadenizlilere altın tepside sunuluyor ve tüm bunlara rağmen İstanbul'da Karadeniz lobisi eliyle CHP adayı Ekrem İmamoğlu seçimi kazanıyor. İnsan merak ediyor, “Cumhurbaşkanı Erdoğan neyi esirgedi de Karadenizliler onu bırakıp İmamoğlu'nu tercih etti?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ısrarla savunduğu ve yürürlüğe koyduğu “Türk modeli Başkanlık Sistemi” veya diğer adıyla “Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi” tüm eleştirilerin kendisine yönelmesi, parti organlarının veya devletin diğer üst organlarının pasifize edilmesi, yetkinin tek elde toplanması, milletvekillerinin bile Meclis memuruna dönüştürülmesi ve sonuç olarak “Tek Adamlık” eleştirilerinin giderek kamuoyunda baskın hale gelmesi önemli ve gözden geçirilmesi gereken bir sebep değil mi?

Kamuoyunda oluşan “Ülkeyi Hükümet değil, Erdoğan ailesi yönetiyor” algısının her geçen gün güçlenmesi, özellikle Meclis'teki seçilmişlerin topluma dokunamaz hale gelmesi, bürokrasi bir yana, Bakanların dahi inisiyatif alamaz duruma gelmesi ve bu algıyı kıracak herhangi bir adım atılmaması karşısında seçmenin nasıl bir tepki vermesi bekleniyor acaba?

15 Temmuz darbe girişiminden sonra ülkede her istenenin kolayca FETÖ'cü diye yaftalanması, sırf farklı görüşte diye insanların KHK ile ihraç edilmesi, FETÖ'ye en büyük destek veren tavan tabakasındakiler siyasi tanıdıkları veya para gücüyle ortalıkta fink atarken sırf ‘sohbete gitmiş' veya ‘zamanında onların okulunda okumuş' denilerek tabanın mahkemelerde süründürülmesi, birçok esnafın iş hayatının bitirilmesi gibi önemli sorunlar basitize edilerek toplum nazarında görmezden mi gelinecek sanılıyor?

Kamuoyunda oluşan “Partinin en tepesinden en alt kademesine kadar bir kibir abideliği sinmiş. Kraldan çok kralcılık var. Partide görev almak hizmet etmekten çok menfaat devşirme olarak öne çıkıyor” eleştirilerini görmezden gelip, samimiyetle yanlışları dile getirenlerin işgüzar bazı partililer veya çevreleri tarafından “Fetöcü” veya “PKK'lı” diye nitelendirip antipropagandalar yürütmesi yüzünden tepkilerin içten içe arttığı, parti teşkilatlarının menfaatperestlere teslim edilmesinin ve daha birçok benzer sorunun yarattığı ‘kırgınlık ve güvensizlik' problemini neden gören, duyan olmuyor?

Cuma hutbelerinde Ak Parti lehine propaganda yapıldığı, miting davetlerinin dillendirildiği, siyasetin camiye taşındığı ve Diyanet'in bu anlamda itibar kaybı yaşadığı, bu tablonun Ak Parti aleyhine ciddi bir propagandaya dönüştüğü neden işitilmiyor?

İstanbul seçimlerinde CHP'nin algıyı iyi yönettiği ve seçimin “CHP ile AK Parti arasında değil” de, daha çok “İmamoğlu ile Erdoğan arasında” olduğunu kamuoyuna pompaladığı, Erdoğan nefretini körüklerken İmamoğlu'nun naifliğini ön planda tuttuğu tüm çıplaklığıyla ortadayken, tüm medya gücü elinde olmasına rağmen bu algıyı kıracak bir hamle yapılamaması sizce de komik değil mi?

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan'ın üslubundaki keskinlik ve her muhalefet tutumuna sert çıkışlarının oluşturduğu ‘Ali kıran baş kesen' söylemlerin bertaraf edilmesi için yeni bir üslup oluşturulması, daha kucaklayıcı ve kapsayıcı bir dil geliştirilmesi gerektiğini söyleyecek bir cengâver yok muydu koca partide?

Kamuya alımlarda veya atamalarda liyakat yerine adamcılığın öne çıktığı, siyasi bir dayanak yoksa liyakatin para etmediği, İş-Kur alımlarına dahi parti organlarının müdahil olduğu, hukuk sistemine güvenin kalmadığı, topluma ‘en ufak eleştiride başına bir iş gelir' korkusu salındığını ve benzeri birçok sorunun çözümü için adım atmak çok mu zor bir işti?

Ekonomide zor bir süreç yaşanması, iş dünyasının bir bir kepenk indirmesi, alım gücünün düşmesi, piyasaları rahatlatacak adımların hissedilir şekilde atılamaması ve tüm bunlara rağmen belirli isimlerde ısrarcı olunmasının toplumda negatif bir refleks uyandırmadığını düşünmek sorunu görmezden gelmek olarak yorumlanmıyor mu sanılıyor?

Parti organlarının “benim adamım, yarın bana engel olmaz, yarın bana faydası olur, benim dediğimden çıkmaz” gibi absürt bir düşünce silsilesiyle iş bilmez, tecrübesiz ve tek gayesi üssüne iyi görünmek olan kimseciklerden oluşturulup, samimiyetle partisi için çalışanların dışlanması, partisine küstürülmesi gibi yerelde ve genelde nice sorunlar yaşanırken çözümün ötelenmesi sizce de seçimlere etkisi olan ve çözülmesi gereken bir sorun değil mi?

80 ildeki parti teşkilatları, milletvekilleri ve belediye başkanlarının İstanbul'a konuşlanıp hane hane gezerken insanların ikna edilmesinden ziyade fotoğraf yarışına girmesi ve kendilerini bir üst kademeye “bakın, nasıl da çok çalışıyoruz” dedirtmek için yapması bir fayda sağlamıyorsa, seçime günler kala Öcalan'ın açıklamasının ortaya çıkarılmasının “Apo'dan medet umuyorlar” algısına sebebiyet vereceği öngörüsünde bulunulamıyorsa, farkın kapatılması yerine açılması normal değil mi?

Sorunları yazmakla bitiremeyiz. Ama söylemekten de geri duramayız.

Özetle toplum, özellikle de AK Parti tabanı; 2002-2009 arasındaki AK Parti'yi özlüyor, AKP'ye dönüşen partinin yeniden AK Parti olmasını istiyor. Agresif söylemlerine, danışmanlarının doğru yönlendirmemesi ve birçok husustan haberdar edilmediği için hatalar zincirinin devam ettiği düşüncesine rağmen Recep Tayyip Erdoğan'ı seviyor, ülkenin başında olmasını istiyor. Kızıyor, zaman zaman seçimlerde tepki amaçlı refleksler de gösteriyor ve tüm bunları ‘kendinize gelin' diye yapıyor.

Şayet seçmenin tüm bu uyarılarına rağmen AK Parti olunmayacaksa, yanlışlar düzeltilmeyecekse, ‘ben benim' denilecekse, küskünlerin gönülleri kazanılmayacaksa, mevcut düzen devam edecekse sonuçlardan da şikâyet edilmeyecek.

AKP'ye dönüştürülen parti, yeniden AK Parti olacak mı? Bekleyip göreceğiz.

Vesselam…

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
Misafir Kullanıcı (@Misafir_46139)
30 Haziran 2019 Pazar 00:18
Dediğiniz bir çok şey doğru. Ama Karadenizli olayı bence yanlış. Bunu tüm TÜRKİYE ve tüm dünya biliyor ki 'chp' pkk sayesinde kazandı. Diğer kısımlara gelince insan oğlu nankör sürünmeyi seviyor. Aslında böylesi iyi oldu. Şimdi Ekrem sayesinde ağızları sütten yanacağı için yoğurdu üfleyerek yiyecekler.
Beğendim (6) Beğenmedim (6)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_45968)
27 Haziran 2019 Perşembe 07:48
YAMAÇ grup köy yolu ilkbahardan beri mazrafaki camisinden sonra patates tarlasından beter haldedir.Ramazan bayramında sayın feyzi BERDİBEK mezarlığa gittiği zaman görmedi mi?Bu yolu 26 köy halkı kullanıyor.5 yıldır bu yola sıcak asfalt yapılacağı gündeme geliyor,fakat ne hikmetse son anda ya Hesarek yoluna kaydırılıyor,ya Yüzen ada yoluna kaydırılıyor veya başka yerlere.Olukpınar köyü giriş ve çıkışlarında heyelan meydana geldi,yaklaşık 1,5 aydır içme suyu sıkıntısı çekiliyor ilgilenen yok. köylü kendi imkanları ile malzeme alarak kazma kürekle geçici olarak sıkıntısını gidermeye çalışıyor.
Beğendim (2) Beğenmedim (2)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_45848)
25 Haziran 2019 Salı 20:29
Bence parti çoktu artik, adam vekil oluyor ama tek yaptigi is el kaldirip indirmek, adam bakan oluyor ama işine bilimsel yaklasmiyor oh ne guzel bakanlik koltuguna oturdum kendi kadromu hemen kurayim zihniyeti ile hareket ediyor hele hele her gelen bakanin kendi burokratini genel baskanlik ve genel mudurluklere oturtmasi yok mu ..? İşte bu ulkeye en buyuk zarar da burokratlardan geliyor. Kilit noktada burokratlar bulunur bunlar isini duzgun yapmazsa ki yapmiyorlar vah memleketin haline...
Beğendim (3) Beğenmedim (1)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_45821)
25 Haziran 2019 Salı 11:42
Hakim bey tesbitlerin tamamı doğru ama halk bu tespitleri zaten biliyor ve yapıyor düşüşün sebebinide bu olduğunu gösterdi.Garibime giden siz ve sizin gibi gazetecilerin Akparti düşüşe geçtiği anlarda ben demiştim ben biliyordum sebeb buydu vb cümleler kurmanız beni rahatsız ediyor.
Beğendim (5) Beğenmedim (3)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_45801)
25 Haziran 2019 Salı 03:34
Murekkebiniz bol ve kaleminiz her daim sivri olsun.Umarım bu yazınız reis-i cumhur ya da etrafindakiler tarafından fark edilir vesselâm.
Beğendim (4) Beğenmedim (2)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_45794)
25 Haziran 2019 Salı 00:04
yani bu yazıyı sen yazıp bu cümleleri sen kuruyorsan helal olsun derim amma...! Bilemedim yani
Beğendim (4) Beğenmedim (2)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_45782)
24 Haziran 2019 Pazartesi 22:08
Birgün belki parti kalibina girmeden sosyolojik bilimsel yazi yazan bir hemserim olur umuduyla...
Beğendim (3) Beğenmedim (0)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_45777)
24 Haziran 2019 Pazartesi 21:21
Bir arkadasim istanbulda asgari ucretli olarak calisiyor ve evini kac yildir oraya tasimis. Bingol havaalani icin guvenlik personelleri alimlarinin torpille oldugunu sagir sultan bile biliyor. Birgun bana dedi ki benim bu istanbulda surunmemin sebebi Bingoldeki vekillerdir, alimlar torpilli olmasaydi belki ben bingolde calismis olacaktim. Ve bu cevdetler istanbula gidip ondan oy istiyorlar, Verir mi sizce???
Beğendim (4) Beğenmedim (1)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_45774)
24 Haziran 2019 Pazartesi 21:06
Hakim kardes Millet bikti bunlardan
Bingölün haline bakin memlekete ayni durumda Bir bakan sözde neyin bakani neye yarar varin Siz söyleyin hertaraf rorpil rant cikar olan Bir il Bir memleket nasil kalkinir Allah askina
Beğendim (5) Beğenmedim (0)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_45738)
24 Haziran 2019 Pazartesi 18:40
Bakıyorum düğün bayram ediyor bazı kimseler.ne çabuk unuttunuz chp zihniyetini.inşallah savunduğunuz chp zihniyeti başınızdan eksik olmaz
Beğendim (2) Beğenmedim (15)Cevapla
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın