Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
19 Ekim 2019 Cumartesi
°C
Mehmet TÜGEN
ardaeren-23@hotmail.com

Hal ve Yol Üzerine

28 ŞUBAT 2018 ÇARŞAMBA 04:27
13
1735
0
AA aa

Âdemoğlu, eşyaya ve tabiata nazarında, muhtelif izan, muhabbet, dikkat, tecessüs, efkâr adabı ile merbut ve mülaki!

Kâinatı fikirde seyyah bir mevkide evirip çevirirken, beşerin önemli sermayelerinden birisi, tabiatla, harici insan gruplarıyla, devranın süsleri ve sınavları olan sorunlarla boğuşurken kullandığı, kullanacağı duygu, üslup ve lisanı doğru kullanım yeteneği.

Modern tabirle ‘iletişim', ‘empati' gibi ifadelerle tavsif olunan bu sermaye, doğru kullanımda hakka ve doğruya hürmeti, yanlış kullanımda ise göze gelmeyen, içerden yakan zulmeti çağıran alat, çaplı bir güç.

Biraz açalım mevzu isterseniz.

Kişileri, olayları, eşyayı, bulunduğu an itibariyle görmek, “Ben bu kişiyi, olayı, davranışlarını çözdüm”, “Bundan sonraki yönünü biliyorum” demek, özünde; “Gaybı yalnız Allah bilir” hükmüne karşı çıkmak, gaybı bilebileceğini iddia etmek ilk adımda!

Sadece bununla kalmıyor elbette “çözdüm” iddiası.

Rahman ve Rahim olan Allah, kulunun “haline” değil, geleceği uzun geçici uzun imtihanlar boyunca sabrına, dirayetine, seçimlerine bakar ve kula açık kapılar bırakırken, “çözüm” diyenin dilinde, aklında ve gönlünde kapattığı kapılar ve hükümler adedince Allah'ın emrine isyanın bir nevi!

Bitti mi? Hayır!

Settar olan Hüda, “ayıpları örtün ki ayıplarınızı örteyim” derken kabahat ve kusur madenciliğe devam etmenin giriş kapısından adım atmak; sade ve müstakil hallerden hüküm değiştirmek!

Hal bakışı, çözdüm derken aklını, etrafını, iyiliğin yolunu, bulunulan halde, zaman ve mekânda düğümlemek insan olmanın mesuliyetinden kaçma girişimi, kolayca

Yol bakışı var bir de!

Yola revan olanların, yolda olanların, yoldan çıkmayanların bildiği; hem de dosdoğru bildiği.

Yola bakmak, beşikten mezara düşe kalka yürüyen âdemoğlunun, kendi “yolcu “halini bilerek yol arkadaşları olan icmal beşere aynı, gözle bakabilmesi.

Yol bakışı yolculuğun müşterek mesuliyetlerinin gereği vazifeleri paylaşmak, azığını, ekmeğini, suyunu, derdini, duygunu ve hikâyeni paylaşmak.

Yola bakmak, ezeli ve ebedi muallim olan Allah'ın bize emrettiği, “kolayca hüküm verme, araştır, bekle, sabret, aklet, yanılma ihtimalini bir kenara koy, tefekkür et, doğrusunu yalnızca Allah Bilir” dediği birçok emrin mukteazası.

Yol bakışı, aciz olan insana açılan fırsat kapısı, tıpkı aciz hallerimizde Hüda'nın bize açtığı yollar gibi!

Yol bakışı, yorulanın koluna girmek, acıkanla azığını pay etmek, dertlinin elinden tutmak; tıpkı aciz, yorgun, küsmüş, şaşmış, yanılmış, biçare hallerimizde Hüda'nın tekrar ve tekrar alıp bizleri, çıktığımız raylardan doğru yola tekrar koyması gibi!

Hal'den anlamalı beşer, eyvallah!

Fakat yol, münferit hallerin icmali, duraklar dolusu imtihan ve sır!

Halden bilmek, yola girmek duamız!

Sevgiyle kalın

 

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın