Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
25 Ağustos 2019 Pazar
°C
Hakim Bayraktar
bingolonline@hotmail.com

Muhalefet alışkanlıkları…

24 ARALIK 2013 SALI 21:24
0
4495
0
AA aa

Ne iktidarım, ne de iktidar temsilcisiyim. Ama gönderilen bir maili açtığımda CHP İl Başkanı Mustafa Kurban’ın ardı ardına sıralanan beyanatını okuduğumda yazmadan da edemedim.

İktidarın yanlışları dile getirilmeli, kentteki sıkıntılar paylaşılmalı, sıkıntıların üzerine gidilmeli ve yaptırım noktasında gerçek bir duruş sergilenmelidir. Bu konuda sanırım hemfikiriz. Fakat sorunlar dile getirilirken çözüm önerileri de paylaşılmalı. Siyasetçiye yakışan da budur.

Sırf ‘laf olsun torba dolsun’ yaklaşımı olacaksa, eleştirdiğiniz ‘kahvehane kültüründen’ farkınız ne olacak?

Bu şehirde her zaman bir muhalefet sorunu olduğunu savunmuşumdur. Sadece iktidara karşı bir muhalefet değil. Sivil toplumda, basında, kamuda, kısacası hayatın her alanında, her oluşumda…

Muhalefet olmak da sadece eleştirmeyi gerektirmez. Sadece yanlışı söyleyerek de muhalefet görevinizi yerine getirmiş sayılmazsınız. Doğruya doğru, yanlışa yanlış denilebilmelidir. İşte o zaman daha az sorundan bahsedebilir, daha çok yenilikle tanışabiliriz.

Mustafa Bey, açıklamasında Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz Bey’in “muhalefetin Bingöl adına kendisine bir öneri götürmemesinden” yakınan cümlelerine atıfta bulunarak birçok sorunu sıralamıştı.

Sorunları sıralaması güzeldi ama bununla ilgili bir çözüm önerisi paylaşmaması dikkat çekiciydi.  Göze en fazla çarpan durum ise Gülbahar Barajıyla ilgili söyledikleriydi.

Mustafa Bey, yılardır hemen her açıklamasında Gülbahar Barajı’ndan dem vurdu. Şimdilerde ise “AKP 2002 yılında iktidar olurken Gülbahar Barajı inşaatı yüzde 50 yapılmıştı. Yedi yıl bu inşaat durduruldu 2009 yılında başlatıldı. Şimdide sulama kanalı ortada yok” diyor.

Bir sulama barajı olan Gülbahar Barajı’nın gövdesi yok, hiçbir etkisi bulunmazken nasıl yüzde 50 tamamlanmış oluyor?

Velev ki, yüzde 50 tamamlanmış olsun. İz ödenekte iken Bakan Bey’in girişimleriyle iz ödenekten çıkartılıp yatırıma yeniden başlanıldı. Bunu bütün Bingöl biliyor. Şuanda su tutmaya başladı.

Sulama kanalının olmadığını söyleyerek ‘bir sorunu dile getirdim’ demeye getiren Mustafa Bey, D.S.İ Şube Müdürüne soramadı mı? Ya da birkaç gün önce basını takip edemedi mi?

“20 milyon metreküp sus tutma kapasitesi bulunan Gülbahar Barajı’nın sulama şebekesi proje ihalesinin yapıldığını, Aralık ayı sonunda da yapım ihalesi için ilana çıkılacağını” neden açıklamıyor?

Çözümünü bildiğiniz bir konuda neden soru sorma yöntemiyle bir sorun yaratma gayretindesiniz anlamış değilim!

Kamuoyunu bu şekilde yönlendirmekle muhalefet görevinizi mi yerine getirmiş oluyorsunuz?

Mustafa Bey, açıklamasında “AKP iktidar olduğu 2002 yılında Havaalanı yüzde 40 yapılmıştı. Bu inşaata 8 yıl bekletildikten sonra 2010 yılında tekrar başlandı” diye ekliyor.

Birkaç greyderle tarla şeklinde düzeltilen ve pist kısmındaki tesviyeden başka hiçbir şey bulunmayan bir alanda, havaalanı inşaatı nasıl yüzde 40 tamamlanmış oluyor?

Biz mi bu şehirde yaşamıyoruz? Yoksa siz mi abartılarınızla yapılanları basitleştirme gayretindesiniz?

YOKSULUN GURURU İNCİTİLMEMELİDİR!

Malumunuz, önümüzde yerel seçimler var. Kimin nasibinde ve bu şehrin kaderinde ne varsa elbet yazılan olacaktır. Ama beğeniriz, ama beğenmeyiz…

Ama ben, Mustafa Bey’in de açıklamalarında konusu geçen “Ekmek, makarna, kömür” hususuna da bir iki cümleyle değinmek istiyorum.

Gerek sosyal medyada, gerekse haber sitelerinde sıkça, zaman zaman da seçim meydanlarında da rastladığım bir husus üzerine şu satırları aktarayım.

Bir yandan “kömürcü, makarnacı” deyip insanlara hakaret ediliyor, sonra da o insanlardan oy isteniyor. Bir yandan sosyal devlet olgusunun yetersizliğinden yakınılıyor, diğer yandan yoksula verilen kömür üzerinden fakir fukaranın gururu incitiliyor.

Kömür, ekmek, gıda yardımı alanlar sadece iktidara mı oy verenlerden oluşuyor?

Diğer partilere mensup olduğu halde bu yardımlardan almayan mı var?

İnsanları şu partili, bu partili diye kategorize edip gururunu incitme hakkını nereden buluyorsunuz?

Hangi partiye oy verildiğinin, hangi ideolojiye yatkın olduğunun ne önemi var? İnsan olması yetmiyor mu?

Mevcut yardımların içeriği ya da uygulama biçimleri eleştirilebilir, alternatifler ortaya konularak daha uygun bir tablo ortaya çıkarılması sağlanabilir elbette. Ama burada önemli olan, sadece yanlışı dile getirmek değil. Doğruyu da işaret ederek yanlıştan vazgeçilmesini sağlamaktır. En azından söylenenlerin, bu şehre bir katkısı olmalı…

Bu yazdıklarım iktidarı savunmak adına değil, sadece gördüğüm bir yanlış yaklaşım ve algı biçiminin ortaya konulması adınadır. Bir bakıma, muhalefete muhalefetimdir…

VE MUHALEFETE ÖNERİM;

Gördüğünüz yanlışı dile getirmekten asla geri durmayınız. Ama doğruları gizlemeden, daha güçlü bir alternatif oluşturarak muhalefet ediniz.

Sözleriniz, sırf siyasi çıkarlar uğruna itibarsızlaştırma ve yıpratma gayesi taşımamalı. İktidarın yaptıklarını beğenmiyorsanız, daha güçlü, doğru ve gerçekçi tutum ve çalışmalarla ortaya çıkın ki, insanlara tercih hakkı sunabilesiniz.

Bakan Bey, “Kimse gelmedi” diyorsa, sizler de Bingöl adına uygulanabilir projelerinizi hem basın aracılığıyla, hem de birebir görüşme suretiyle Bakan Bey’le paylaşın. Ama gerçekçi ve uygulanabilirliği olan projeler… Görüşleriniz ayrı olabilir ama “aynı şehrin evlatları” olarak bir arya gelmenize engel bir durum söz konusu değildir! Bakan Bey’in böyle bir teklifi geri çevireceğini düşünmüyorum. Şayet geri çevirir, Bingöl için sunulan projelerle ilgilenmez ve bugün söylediklerinin aksini ortaya koyarsa, hep birlikte en sert eleştirileri yapalım. En azından ‘haklılığımız olacak!’

VE SONUÇ OLARAK;

Muhalefetin tüm söyledikleri mi yanlış? Elbette değil. Yazılması gereken birçok konu var. Hak, özgürlük, adalet, eşitlik, hizmet ve birçok hususta söylenmesi gereken sayfalar dolusu sözler mevcut. Onlar da elbette dile getirilir…

Yazdıklarımın doğru-yanlış ölçeğinde değerlendirilmesini umuyor, seçim sürecinin huzur, sükûnet, hoşgörü ve iftiralardan uzak bir atmosferde geçmesi temennimi aktararak, saygılarımı sunuyorum…

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın