KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
07 Şubat 2026 Cumartesi
°C

'Yayın yasağını uygun bulmadım'

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç askeri mahkemenin kararını böyle değerlendirdi

 `Yayın yasağını uygun bulmadım`
14 HAZİRAN 2009 PAZAR 08:36
0
1304
0
AA aa
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Taraf gazetesinin yayınladığı belgelerin Ergenekon davasıyla ilgili olduğunu ve yayın yasağını sivil mahkemenin verebileceğin belirterek, askeri mahkemenin kararını ilginç bulduğunu söyledi.
Başbakan Yardımcısı Arınç, Anadolu Ajansı'nı ziyaretinin ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. Arınç, Taraf gazetesinde yayınlanan 'AK Parti ve Gülen'i Bitirme Planı' başlıklı habere Genelkurmay askeri mahkemesinin yayın yasağı koymasının ilginç olduğunu belirtti. Arınç, "Kamuoyuna mal olmuş bir haberle ilgili yayın yapma yasağı ve bu haberle ilgili belgelerin başkasının eline geçmesi konusunda bir kısıtlama getiriliyor. Şüphesiz Anayasamızın amir hükmü basının hür, özgür ve sansür edilemez olduğudur. Bu konuda bir kısıtlama kararı getirilmesi doğrusu bizi memnun etmez. Çünkü, halkın bilgilenme hakkı bizim için çok önemlidir. Özgürlükler önemlidir. Ancak, hem Anayasamızda hem basın kanununun 3. maddesinde milli güvenlik, kamu düzeni gibi sebeplerle bu hakkın kısıtlanabileceği öngörülmüştür. Dolayısıyla, gerçekten tehlike ve vehamet arz edecek bazı konular olursa, bu konuda mahkemelerin kısıtlama getirmesi de görevleri icabıdır." dedi.
Birkaç günden bu yana yayın yapıldığını aktaran Arınç, Ergenekon adıyla bilinen bir suç örgütüyle ilgilli Silivri'de Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılamada Serdar adlı bir kişinin, evinde ve ofisinde ele geçirilen bir belgeden bahsedildiğini hatırlattı. Bu belgelerle ilgili talep üzerine dün yayın yasağı getirildiğini belirten Arınç, "Şüphesiz dikkatimizi ilk çeken konu, Askeri mahkemenin böyle bir karar verip veremeyeceğidir. Genelde biz bu tür haberler üzerine sivil mahkemelerin ve savcıların talebi üzerine vaya bizzat kendisi davayı gören mahkemenin talebi üzerine karar verilebildiğini göstermektedir. Askeri mahkemelerin böyle bir karar vermesiyle ilgili sadece bir örnekten bahsedilebilir. O da, Aktütün karakoluna yapılan baskınla ilgili bir karar verilmiştir. Demek ki, askeri mahkeme bu konuda kendini yetkili ve yeterli görmektedir. Ancak, kararın içeriğine bakıldığında şu konular dikkati çekmektedir. Öncelikli olarak Silivri'de bir dava görülüyor. Bunun bir örgüt davası olduğunu da biliyoruz. Bu davada sanık olarak görünen bir kişinin ofisinde ele geçirilen bir belge varsa, davayı gören mahkemenin bu konuda bir yayın yapma yasağı getirmesi ve bunu talep etmesi söz konusu olabilir. Yoksa henüz soruşturma safhasına geçildiğini yeni bildiğimiz bir konu üzerinde askeri savcılığın kendisini yetkili görmesi tartışılır bir konudur." diye konuştu.
Belgelere konu olan asıl davanın Silivri'de bir ağır ceza mahkemesi tarafından görüldüğünü kaydeden Arınç, oradaki mahkemenin ya da savcılığın böyle bir karara ihtiyaç duyup duymayacağına ilgili mahkeme yada savcılığının karar verebileceğini belirtti. Söz konusu belgelerle ilgili soruşturma safhasının devam ettiğini aktaran Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dolayısıyla yeni bir iddianame hazırlanması hem bu sanık hem de bu sanıklarla irtibatlı olduğu bilinen kişiler varsa, onlarla ilgili yeni bir dava açılması veya takipsizlik kararı verilmesi mümkündür. Dolayısıyla savcılar tarafından inceleme yapılan bir konuda askeri savcılığın kendisini yetkili görmesi ve karar çıkartması dikkatimizi çekmektedir. Kaldı ki, bu belgeyle ilgili bir suçlama ve suç tavsipi yapılmış değildir. Yani bu belge hangi suça işaret ediyor. Hangi örgüte işaret ediyor. Belge gerçek mi değil mi? Henüz bu konuyla ilgili bir iddianame hazırlanmış, tanzim edilmiş veya takipsizlik kararı verilmiş değildir. Soruşturmayı yapanlar sivil savcılarsa ve görülmekte olan davayla ilgi ve irtibatı da henüz ortaya çıkmamışsa, bu belge üzerinde bir yayın yapma yasağının askeri mahkeme tarafından kendisini görevli addederek bir karar vermesini ben doğrusu çok ilginç buluyorum."
Mahkeme kararlarına itirazın mümkün olduğunu kaydeden Arınç, tartışma konusu olan şeyin buna sivil mahkemelerin mi, askeri mahkemelerin mi karar vereceği hususu olduğunu ifade etti. Şahsi düşüncesinin bu davanın ağır ceza mahkemesinde dolayısıyla sivil mahkemede olduğunu hatırlatan Başbakan Yardımcısı Arınç, "Dolayısıyla onun gerek görmesi halinde bir yayın yasağı getirmesi yada belgelerden elde edilmesinin kısıtlanması söz konusu olabilir diye düşünmektedir. Ben bu konuda yeterli inceleme yapılmasını ve özellikle basın kuruluşlarının harekete geçmesini tavsiye ederim. Ben basından veya medyayla ilişkili bir Başbakan Yardımcısı olarak söyleyebileceğim şey, elbette kamu düzeni önemlidir, elbette milli güvenlik önemlidir, elbette belgelerin karartılması konusunda çok şüphe varsa bunun üzerinde bir yayın yasağının getirilmesi mümkündür. Ancak, böyle bir durum var mıdır? Böyle bir durum varsa bu kararı hangi mahkemenin almalıdır. Bu konuda hukukçularımızın harekete geçmesini ve basın kuruluşlarımızın basının hukukuna sahip çıkmasını temenni ediyorum. Ben de olayı kendi açımdan takip etmeye devam edeceğim." şeklinde konuştu.
Bir süre önce Ergenekon davasıyla ilgili askeri yetkililer için, 'Bu askerlerle iyi ki bir savaşa girmemeşiz' şeklindeki sözleri hatırlatılan Arınç, bu konuda önemli bir gazetenin genel yayın yönetmeninin bugünkü köşesinde yazdığı yazısını hatırlatarak, yorumu kamuoyuna bıraktığını söyledi.

CİHAN
YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
06.02.2026
14:36
Karlıova`nın Hafızası Kitapla Geleceğe Taşındı
Karlıova'nın Hafızası Kitapla Geleceğe Taşındı
Bingöllü yazar Sebeki Özmen'in kaleme aldığı 'Karlıova'da Doğal Yaşam ve Kültür' adlı eser, ilçenin doğasını, sözlü tarihini ve kuşaklar arasında aktarılan yaşam bilgisini edebi bir anlatımla kayıt altına alıyor. 224 sayfalık kitap, Karlıova'nın zorlu doğasıyla yoğrulan kültürünü gelecek nesillere taşıma amacıyla hazırlandı.
06.02.2026
13:51
Dağılma:
Dağılma: 'Anadil eğitimi, kimliğin ve kültürün geleceğidir'
Millî Eğitim Bakanlığı'nın seçmeli ders tercih süresini 20 Şubat 2026'ya kadar uzatmasını değerlendiren Bingöl Üniversitesi Zaza Dili ve Edebiyatı Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Dağılma, özellikle Zazaca başta olmak üzere anadil derslerinin öğrencilerin kültürel kimliği ve dil mirasının korunması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
06.02.2026
12:56
Alban:
Alban: 'Bilime Değil Ranta Yatırım Yapılıyor'
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Bingöl İl Temsilcisi Mehmet Alban, deprem gerçeğine rağmen afet risklerini azaltmaya yönelik yatırımların yetersiz kaldığını belirterek, Bingöl'ün yüksek deprem tehlikesi altında olduğunu ve önleyici çalışmaların geciktirilmeden hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
06.02.2026
12:38
Baraç:
Baraç: 'Deprem Kader Olabilir, İhmal Değil'
DEVA Partisi Bingöl İl Başkanı Nihat Baraç, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde yaptığı açıklamada hem deprem sürecindeki kriz yönetimini eleştirdi hem de Bingöl'ün ciddi deprem riski altında olduğunu vurgulayarak yetkililere önlem çağrısında bulundu.
06.02.2026
12:15
Hülakü, Bingöl`ün deprem hazırlığı için Meclis Araştırması istedi
Hülakü, Bingöl'ün deprem hazırlığı için Meclis Araştırması istedi
DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, Bingöl'ün deprem riskine karşı hazırlık düzeyinin araştırılması için TBMM'ye Meclis Araştırma önergesi verdi. Hülakü ayrıca yapı güvenliği, kentsel dönüşüm, afet planları ve kurumların hazırlık durumuna ilişkin iki ayrı soru önergesiyle bakanlıklardan ayrıntılı bilgi talep etti.
05.02.2026
18:15
'Zazalar Kürt mü?' tartışması yeniden gündemde
Sosyal medyada yeniden alevlenen 'Zazalar Kürt'tür / değildir' tartışması akademik çevrelerde yıllardır sürerken, sosyal medyada karşıt görüşlerin birbirini etiketlediği ve tartışmanın ideolojik bir zemine kaydığı görülüyor.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın