KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
06 Ekim 2026 Salı

Aydın doğan'dan başbakan'a cevap

Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın Beyoğlu İlçe Kongresi'nde Aydın Doğan ve Doğan Grubu'yla ilgili sözleri üzerine Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Doğan şu açıklamayı yaptı:

Aydın doğan`dan başbakan`a cevap
13 EYLÜL 2008 CUMARTESİ 19:26
0
1275
0
AA aa
"Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Doğan Grubu'na karşı artık mutat bir uygulama haline getirdiği ve her hafta partisinin bir kongresinde tekrar ettiği mesnetsiz suçlamalar, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı sıfatına yakışmamaktadır. Demokratik bir ülkenin başbakanının, parti mitinglerinden bir medya grubunu hedef göstererek sindirmeye çalışması,  kabul edilebilir bir tutum değildir. Tarih, bu tutumun vahim sonuçlarını gösteren pek çok örnekle doludur.

KAÇAKÇILIK SUÇLAMASI YALAN:

Sayın Başbakan, bugünkü parti kongresinde grubumuzu  kağıt kaçakçılığıyla suçlamıştır. Sermaye Piyasası Kurulu'nun 7 yıldır sürdürdüğü incelemede kaçakçılık iddiası yoktur. Kaçakçılık iddiası, bizzat Başbakan ve partideki yardımcısı tarafından uydurulmuştur. Bu iddiayı atanlar özür dilemelidirler. Aksi takdirde müfteri konumuna düşeceklerdir. 
 
Kağıdın pahalı alındığı iftirası ise 2001 yılında Uzan Grubu tarafından ortaya atılmıştır. Doğan Grubu, buna karşı açtığı davayı kazanmış,  bunun iftira olduğu mahkeme kararıyla kesinleşmiştir.  Bir kez daha tekrarlıyoruz: Türkiye'de gazete kağıdını en ucuz maliyetle temin eden medya kuruluşu Doğan  Grubu'dur. Bunu bütün belgeleriyle kamuoyu önünde herkese ispat etmeye hazırız.  
 
BAYKAL'IN MALVARLIĞI:

Sayın Başbakan, bugünkü konuşmasında CHP lideri Sayın Deniz Baykal ve eşinin  malvarlığı ile ilgili iddialara Doğan Yayın Grubu'nun yer vermediğini de öne sürmüştür.  Gerçekler bunun tam tersidir.  Örnek vermek gerekirse, bu iddialara ilişkin haber ve köşe yazıları Milliyet gazetesinin  3 ve 4 Şubat 2006  tarihli nüshalarında geniş bir şekilde yayımlanmıştır.

GAZİANTEP SUÇLAMASI İÇİN:

Sayın Başbakan, Gaziantep Belediye Başkanı Asım Güzelbey'in , hakkındaki   yolsuzluk suçlamalarına verdiği yanıtlara Doğan Grubu gazetelerinde yer verilmediğini  de ileri sürmüştür. Bu iddia da temelsizdir.  Belediye Başkanı'nın savunması Milliyet, Posta, Radikal gazetelerinde ve Hürriyet gazetesinin başyazısında ve internet sitesinde yayımlanmıştır.
 
Bunlar yetmediği gibi, daha dün telefonda görüştüğüm Sayın Belediye Başkanı'na  konunun tam olarak aydınlatılması için özel bir araştırma ekibini görevlendirdiğimi bildirdim.  Keza,  Başkanı kuvvetli bir şekilde savunan köşe yazıları da   grubumuzun gazetelerinde çıkmıştır.  Sayın Başbakan ne kadar inkar ederse etsin, bu durum grubumuzdaki çok sesliliğin ve fikir özgürlüğünün  açık bir kanıtıdır.      

DENİZ FENERİ OLAYI:

Sayın Başbakan, grubumuza karşı saldırılarını Almanya'da görülen  Deniz Feneri Derneği'ndeki yolsuzluk iddialarına ilişkin dava haberlerinin gazetelerimizde yayımlanması üzerine başlatmıştı. Geçen hafta partisinin Güngören ve Bayrampaşa ilçe kongrelerinde yaptığı konuşmalarda, bu davayla ilgili hiçbir beyanda  bulunmayan  Başbakan'ın, bugün nihayet  kendisini konuya girmek zorunda hissetmesi, bu saldırının gerekçesini haksız kılmıştır. Sayın Başbakan'ın sorumluların   suçlarının kanıtlanması halinde en ağır şekilde cezalandırılmalarını istemesi ve konuyu takip edeceğini söylemesi memnuniyet vericidir. Bu sözleri saldırıya geçmeden önce söylemesini çok arzu ederdim. Kendisinin bu sevindirici adımı atması özgür  ve bağımsız medyanın çok olumlu bir katkısı olarak görülmelidir.

MEKTUPLARDAN DOLAYI ALNIM AÇIK

Bugünkü konuşmasında, Sayın Başbakan,  benim kendisine gönderdiğim bir mektuptan  bazı alıntılar da yapmıştır. Bu mektuplardan dolayı benim alnım açıktır. Kendisi, istediği zaman bu mektupların tümünü kamuoyuna açıklayabilir. Ben de Başbakan'ın bugün değindiği 19 Şubat 2008 tarihli  mektubumdan kısa bir paragrafı kamuoyuna sunuyorum: 

İŞTE O MEKTUPTAN BİR PARAGRAF:

“Sayın Başbakan,  sizden şimdiye kadar hiçbir özel talebim ve beklentim olmamıştır. Hiç kuşkusuz , hem bir işadamı, hem de bir yayıncı olarak  yasal haklarımı aramak durumundayım.  Herhangi bir ayrımcılığa tabi olmadan gerek bürokrasi , gerek hükümet nezdinde yasal işlerim için izin talebinde bulunmak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının bana verdiği bir haktır.
 
Sizin de bu gibi normal işlemleri bir lütuf ya da bir cezalandırma aracı olarak görmemeniz dileğimizdir. Bu, hem hukuk devletinin hem de hükümetin bütün girişimcilere eşit mesafede davranmak durumunda olduğu serbest pazar ekonomisinin bir gereğidir. 
 
Mağdur olduğunu söylediğiniz kesimlerin hak ve özgürlüklerini korumaya çalıştığınız kadar , benim de hakkımı , hukukumu korumak ve güvenliğimi sağlamak durumundasınız. Bu, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak sizin görevinizdir.” 

BAŞBAKAN ULUSLARARASI KURULUŞLARA HAKARET ETMİŞTİR
 
Sayın Başbakan'ın bugünkü konuşmasında “mezhebi geniş, karnı geniş” gibi yakışıksız ifadelere başvurmuş olmasını esefle karşılıyorum.  Bu seviyedeki bir üsluba cevap vermek yerine, takdiri yüksek ahlaki hassasiyeti herkesçe malum olan Türk halkına bırakıyorum. 
 
Sayın Başbakan, konuşmasında  kendisini eleştiren saygın uluslararası basın örgütlerine de hakaret etmiştir.  Türkiye , bu üsluba son olarak 12 Eylül askeri yönetimi döneminde tanık olmuştu.  Bu vahim  benzerliği  kendisine hatırlatıyorum.

BAŞBAKAN'IN ÖLÇÜSÜZ SALDIRILARI DEMOKRASİYİ TAHRİP ETMEKTEDİR

Devletin ve hükümetin tüm gücüne ve imkanlarına sahip olan  ve dokunulmazlık zırhı ile korunan Sayın Başbakan'ın, tek güvencesi yasalar ve adalet olan bir kişi ve grubu bu şekilde hedef almasının, imha planları yapmasının, suç kanıtı olduğunu iddia ettiği bilgi ve belgeleri elinde tuttuğunu ifade ederek ağır baskılara başvurmasının demokratik hukuk devletinde yeri yoktur.   Bu tarz bir siyaset anlayışı Cumhuriyet Türkiyesi'nin hukuk ve demokrasi alanındaki kazanımlarına ters düşmektedir. Sayın Başbakan'ın başvurduğu ölçüsüz güç gösterileri, kişileri ve kurumları mağdur ederken,  ne yazık ki demokrasimizi  ve devletin temelini de tahrip etmektedir.

BEN SİZİN SİYASİ MUHATABINIZ DEĞİLİM

Her hafta sonu bir parti toplantısında  şahsımı ve grubumu hedef alan tek taraflı konuşmalar yapan Sayın Başbakan' a şu hususu belirtmek istiyorum:  Ben, sizin siyasi muhatabınız değilim. İşim de siyaset değil.  Benimle ne  meseleniz varsa,   bir televizyon kanalında sizinle canlı yayında tartışmaya hazırım.
 
Bugünkü konuşmanızda sizi destekleyen medyadaki eleştirel seslere de tahammülsüz olduğunuzu gösterip, onlara da gözdağı verdiniz.  Ben, kendi grubumda görüşleriyle mutabık olmadığım pek çok yazarla grubumuzun yayın ilkeleri çerçevesinde beraber çalışmaya devam ediyorum.   Sizin de kendi medyanızdaki yazarlardan başlayarak bütün medyadaki yazarlara aynı hoşgörüyü göstermenizi dilerim.

YAYIN GRUBUMUZ YILMAYACAKTIR

Sayın Başbakan'ın bu saldırıları yayın grubumuzu yıldırmayacaktır. Grubumuz, Deniz Feneri dahil tüm yolsuzluk olaylarının üzerine gitme kararlılığından vazgeçmeyecektir. 
 
 Son olarak şunu söylemek istiyorum: Avrupa Birliği'ne tam üyelik iddiasındaki Türkiye'de Sayın Başbakan'ın yolunu aydınlatacak olan isli fener ışıkları değil, hukukun üstünlüğüne dayalı demokrasi ışığıdır.

KENDİNE YAKIN MEDYA MENSUPLARINA DA YAKINLIĞI GÖSTERSİN

Sayın Başbakan, konuşmasının sonunda  “bütün vatandaşlarımız gibi eşit muamele göreceğinizden şüphe duymamanızı özellikle vurgulamak istiyorum” diye konuşmuştur. Ben de kendisine aynen şunu söylüyorum: Başbakan'dan ve bürokrasisinden kanuni hakları dışında bir şey isteyen namerttir. Sayın Başbakan'ın aynı eşitlik hassasiyetini kendine yakın medyanın sahiplerine de göstereceğinden emin olmak istiyoruz. Mesele budur.

Hürriyet

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
06.10.2026
18:55
Yunus Kava: Soykırımcı İsrail adaletten kaçamayacak
Yunus Kava: Soykırımcı İsrail adaletten kaçamayacak
Memur-Sen Bingöl İl Başkanı Yunus Kava, Gazze ve Filistin'de yaşananlara ilişkin yaptığı açıklamada, uluslararası topluma adalet çağrısında bulundu. Kava, 'Uluslararası hukuk herkes için varsa İsrail için de vardır. Savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar kim tarafından işlenirse işlensin soruşturulmalı, sorumlular bağımsız ve adil mahkemeler önünde hesap vermelidir' dedi.
06.10.2026
18:28
Fon mağdurlarına ödeme için yeni düzenleme geliyor
Fon mağdurlarına ödeme için yeni düzenleme geliyor
AK Parti, fonların tasfiyesi ve yatırımcılara yapılacak ödemelerin çerçevesini belirlemek amacıyla yaklaşık 10 maddelik kanun teklifini TBMM'ye sunmaya hazırlanıyor. Düzenlemede 1 milyon liranın altında yatırımı bulunan yaklaşık 355 bin yatırımcı için tam ödeme mekanizması, daha yüksek tutarlar için ise kademeli ödeme planı öngörülüyor.
06.10.2026
15:57
Bingöl Umut Kervanı`ndan 2,1 milyon TL`lik yardım
Bingöl Umut Kervanı'ndan 2,1 milyon TL'lik yardım
Bingöl Umut Kervanı Derneği, Eylül ayında kentteki ihtiyaç sahibi aileler ve öğrenciler için 1 milyon 536 bin 29 TL ayni ve nakdi yardım ulaştırdı. Yurt dışı ve Gazze'ye yapılan 566 bin 350 TL'lik destekle birlikte derneğin aylık toplam yardım tutarı 2 milyon 102 bin 379 TL'ye ulaştı.
06.10.2026
15:04
Meclis`e yeni teklif: 6 meslek grubuna yeşil pasaport yolu açılıyor
Meclis'e yeni teklif: 6 meslek grubuna yeşil pasaport yolu açılıyor
TBMM'ye sunulan kanun teklifiyle hususi damgalı pasaportun kapsamının genişletilmesi gündemde. Teklifin yasalaşması halinde belirli şartları taşıyan muhtarlar, mali müşavirler, eczacılar, doktorlar, mühendisler ve mimarlar yeşil pasaport alabilecek.
06.10.2026
14:02
Devlet Hastanesi, Eğitim ve Araştırma Hastanesi oldu
Devlet Hastanesi, Eğitim ve Araştırma Hastanesi oldu
Bingöl Devlet Hastanesi, Eğitim ve Araştırma Hastanesi statüsüne kavuştu. Yeni statüyle birlikte hastanenin ileri teknoloji, modern tıbbi altyapı ve nitelikli insan gücüyle Bingöl ve bölgeye daha kapsamlı sağlık hizmeti sunması hedefleniyor.
06.10.2026
13:30
Bingöl`de jandarmadan operasyon: 3 aranan şahıs tutuklandı
Bingöl'de jandarmadan operasyon: 3 aranan şahıs tutuklandı
Bingöl İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin 25 Eylül-2 Ekim 2026 tarihleri arasında yürüttüğü çalışmalarda, haklarında toplam 37 yıl 11 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 3 aranan şahıs yakalandı. Çalışmalarda çok sayıda uyuşturucu madde, silah, mühimmat ve kaçak ürün ele geçirilirken, 49 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın