5. Uluslararası Finans Zirvesindeki “İstanbul'un Rekabetçi
Avantajları ve Beklentiler” konulu oturumunda konuşan Erkan, tutarlı ve
adil vergi rejimi gerektiğini söyledi.
İSTANBUL'U FİNANS MERKEZİ YAPABİLİRİZ
Dünya borsaları içinde son 10 yılda gelişmekte olan ülkelerin piyasa
değerinde artış olduğunu, yüzde 9'larda olan payın yüzde 20'ye
yükseldiğini ifade eden Erkan, Türkiye'nin de piyasa değeri açısından
dünya borsaları içinde 26., gelişmekte olan piyasalarda ise 13. sırada
geldiğini anlattı. Erkan, tahvil piyasalarında ise İMKB'nin dünya
piyasaları içinde 5. sırada olduğunu ifade etti.
Erkan, “Hisse senetlerinin el değiştirme hızı bakımından İMKB
dünyada 15. sırada. Türkiye daha önce hep ilk 3-5 içindeydi. Aslında bu
güzel bir gelişme” diye konuştu.
Dünya borsalarının piyasa değeri açısından bakıldığında, 11
Eylül'den sonra 2001-2007 yılları arasında gelişen piyasaların yüzde
513, gelişmiş piyasaların ise yüzde 44 büyüdüğüne dikkat çeken Erkan,
“Gelişen piyasalara akan müthiş bir sermaye var. Çin, Rusya ve
Hindistan ön planda geliyor. Orta Doğu, Suudi Arabistan, Mısır gibi
ülkelere giden sermayede 11 Eylül etkili, batıdaki sermayenin kendi
ülkelerine döndüğünü görüyoruz” görüşünü aktardı.
İYİ BİR YIL GEÇİRDİK
Toplam
halka arzlardan elde edilen sermaye açısından iyi bir yıl
geçirdiklerini ve 2000 yılını geçtiklerini ifade eden Erkan, bunun
içindeki yabancı payının yüzde 66 olduğunu, halka açık kısımdaki
yabancı payının ise yüzde 72 seviyesinde bulunduğunu kaydetti.
Hüseyin Erkan, İstanbul'un finans merkezi olması konusunda İMKB'nin
katkılarına ilişkin de halka arzların artırılması ve teşvik edilmesinin
önemli olduğunu vurgulayarak, “Halka açıklık oranlarına bağlı olarak
bir vergi indiriminin gündeme getirilmesini düşünüyoruz. Bu şekilde
şirketlerin daha büyük oranda halka açılmaları teşvik olacaktır” dedi.
Özellikle Körfez sermayesine daha etkin bir şekilde erişim imkanı
sağlamaya çalıştıklarını anlatan Erkan, Avrasya Borsalar Federasyonunu
daha etkin kullanarak borsalar arası işbirliğini güçlendirmeyi
hedeflediklerini, ortak endeks fonları ve endekslerin oluşturulmasını
istediklerini, İstanbul'un finans merkezi olması projesine İMKB'nin
katkısının zaten yıllardır sürdüğünü belirtti.
Erkan, İstanbul'un imajı ve markalaşma çalışmalarının da önemli
olduğunu, bölgesel finans merkezi yönetim birimi oluşturulması
gerektiğini kaydetti.
Hurriyet