KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
07 Şubat 2026 Cumartesi
°C

Boşuna gayret

Ergenekon davasının savcıları görevden alınsa ve yerlerine “Ergenekon da neymiş?” kuşkusu taşıyanlar savcı olarak atansa herhalde ciddi bir zemin kayması yaşanır; Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) yıllık toplantısından böyle bir sonuç çıkmasını bekleyenler var. Denilene göre, bazı üyeler kilitlenmiş, yalnızca Ergenekon davası savcılarının değil, askerle ilgili bütün davaların savcılarının yerlerini başkalarına bırakmasını zorluyormuş... Savcılarla da yetinmeyip aynı davaların yargıçlarından bazılarını da görevden almak niyetinde imişler...
Kulağa nâhoş geliyor, insan inanmak istemiyor, ama burası Türkiye, en inanılmayacak duyumlar bile bir biçimde gerçeklerle ilintili olabiliyor...

Neden böyle bir değişiklik isteniyor? Herhalde Ergenekon davası başta olmak üzere sürdürülen yargılamalardan duyulan rahatsızlık ortadan kalksın diye... Asker yıpranmasın, yanlış işlere bulaşanların neler yaptıkları anlaşılmasın diye... Türkiye'de mevcut yapı bozulmasın, devam etsin diye...

Oysa, savcılar ve yargıçları değiştirerek bu sonuçlara varmak mümkün olmaz: Kamuoyu “Bu işin içinde başka bir iş var” kuşkusu duyar ve Ergenekon örgütüyle ilgili zayıflayan kanaati yeniden pekişir, askerlerin yanlışlarının üzerinin örtülmek istendiğini düşünür, mevcut yapıya dönük eleştiriler dayanılmaz bir biçim alır...

Askere verilebilecek en büyük zarar, Ergenekon örgütüyle ilgili yargılama sürecini baltalamak, bu amaçla savcılar ve yargıçları kullanmaktır. Şu günlerde dillendirilen iddialar gerçekse ve yargıya atamalar yoluyla müdahale söz konusuysa, bunun doğrudan sonucu, asker-yargı işbirliğinin zihinlere çakılması ve her iki kurumun da bu süreçten yara alması olacaktır.

Hiç kimseye, hiçbir kuruma böyle bir işe soyunmayı tavsiye etmem...

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile yargı kurumunun Türkiye'nin bölgesel bir güç haline dönüşmesi ve sıkıntılarını demokrasi içinde çözmeyi öğrenmesi sürecinde eleştirilerden uzak kalmalarında yarar var. Bu dönüşümden her kurum etkilenecektir; TSK ve yargının da 'yeni Türkiye' içerisinde daha güçlü bir biçimde yer alabilmek için çaba göstermesi gerekiyor.

İnsanlık tarihinde dönüm noktaları vardır; onları yakalayabilenler ihya olur, ıskalayanları ise her türlü tehlike bekler. İçinden geçtiğimiz tarihî an öyle bir dönüm noktası teşkil ediyor ve bundan en fazla yararlanabilecek ülkelerin başında Türkiye geliyor. Anı yakaladık yakaladık, yakalayamazsak kaçırdığımız balık hayli büyük olacak.

Benzer bir durum imparatorlukların tasfiye edildiği, yerlerini ulus-devletlere bıraktığı dönemde yaşandı; Türkiye askeri ve siviliyle o dönemde fırsatı iyi değerlendirebildi: Kendimizi küçük bir toprak parçasına hapsettik belki, ama kendi bayrağımız altında bekamızı sürdürebildik. “Fırsatı fark etmemiş ve değerlendirmemiş olsaydık başımıza ne gelirdi?” sorusu bugün bile üzerinde düşünülmeyi hak ediyor.

Aynı soruyu bugün için de sorabiliriz: “Önümüze çıkan fırsatı değerlendiremezsek halimiz ne olur?” Kendi kendisiyle didişen, sorunlarını çözememiş, sürekli kan kaybeden, fakir ve yere bakan bir ülke olur Türkiye...

Herhalde hiçbirimiz böyle bir ülkede yaşamak istemeyiz.

Şu anda tanık olunan çekişmeler, bugünkü bozuk ve yanlış düzenden çıkarı bulunan ve böylesine hayati bir dönüm noktasında ülkeyi yanlış istikametlere sevk etmeye çalışanların eseri... Ne yaparlarsa yapsınlar başarılı olacaklarını sanmıyorum.

NOT: Tatil zamanı ve ben de bir süreliğine izne çıkıyorum. Yeniden buluşmak üzere...
F.K.

Yeni Şafak

Boşuna gayret
24 TEMMUZ 2009 CUMA 01:52
0
1209
0
AA aa
YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
06.02.2026
14:36
Karlıova`nın Hafızası Kitapla Geleceğe Taşındı
Karlıova'nın Hafızası Kitapla Geleceğe Taşındı
Bingöllü yazar Sebeki Özmen'in kaleme aldığı 'Karlıova'da Doğal Yaşam ve Kültür' adlı eser, ilçenin doğasını, sözlü tarihini ve kuşaklar arasında aktarılan yaşam bilgisini edebi bir anlatımla kayıt altına alıyor. 224 sayfalık kitap, Karlıova'nın zorlu doğasıyla yoğrulan kültürünü gelecek nesillere taşıma amacıyla hazırlandı.
06.02.2026
13:51
Dağılma:
Dağılma: 'Anadil eğitimi, kimliğin ve kültürün geleceğidir'
Millî Eğitim Bakanlığı'nın seçmeli ders tercih süresini 20 Şubat 2026'ya kadar uzatmasını değerlendiren Bingöl Üniversitesi Zaza Dili ve Edebiyatı Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Dağılma, özellikle Zazaca başta olmak üzere anadil derslerinin öğrencilerin kültürel kimliği ve dil mirasının korunması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
06.02.2026
12:56
Alban:
Alban: 'Bilime Değil Ranta Yatırım Yapılıyor'
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Bingöl İl Temsilcisi Mehmet Alban, deprem gerçeğine rağmen afet risklerini azaltmaya yönelik yatırımların yetersiz kaldığını belirterek, Bingöl'ün yüksek deprem tehlikesi altında olduğunu ve önleyici çalışmaların geciktirilmeden hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
06.02.2026
12:38
Baraç:
Baraç: 'Deprem Kader Olabilir, İhmal Değil'
DEVA Partisi Bingöl İl Başkanı Nihat Baraç, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde yaptığı açıklamada hem deprem sürecindeki kriz yönetimini eleştirdi hem de Bingöl'ün ciddi deprem riski altında olduğunu vurgulayarak yetkililere önlem çağrısında bulundu.
06.02.2026
12:15
Hülakü, Bingöl`ün deprem hazırlığı için Meclis Araştırması istedi
Hülakü, Bingöl'ün deprem hazırlığı için Meclis Araştırması istedi
DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, Bingöl'ün deprem riskine karşı hazırlık düzeyinin araştırılması için TBMM'ye Meclis Araştırma önergesi verdi. Hülakü ayrıca yapı güvenliği, kentsel dönüşüm, afet planları ve kurumların hazırlık durumuna ilişkin iki ayrı soru önergesiyle bakanlıklardan ayrıntılı bilgi talep etti.
05.02.2026
18:15
'Zazalar Kürt mü?' tartışması yeniden gündemde
Sosyal medyada yeniden alevlenen 'Zazalar Kürt'tür / değildir' tartışması akademik çevrelerde yıllardır sürerken, sosyal medyada karşıt görüşlerin birbirini etiketlediği ve tartışmanın ideolojik bir zemine kaydığı görülüyor.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın