KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
13 Nisan 2026 Pazartesi
°C

Dağılma, ‘süleyman hilmi tunahan'ı anlattı

Bingöl Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından düzenlen 'Uluslararası Medrese ve İlahiyat Kavşağında İslami İlimler Sempozyumu'nda Doğruhaber Gazetesi yazarlarından Dağılma 'Süleyman Hilmi Tunahan ve Kur'an Kursları' konulu bir sunum yaptı.

Dağılma, ‘süleyman hilmi tunahan`ı anlattı
02 TEMMUZ 2012 PAZARTESİ 02:58
0
10856
1
AA aa

Bingöl Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından düzenlen "Uluslararası Medrese ve İlahiyat Kavşağında İslami İlimler Sempozyumu'na yoğun katılım oldu.

Yurtiçi ve yurt dışından 99 bilim adamının bildiri okuduğu sempozyumda Doğruhaber Gazetesi yazarlarından İbrahim Dağılma "Süleyman Hilmi Tunahan ve Kur'an Kursları" konulu bir sunum yaptı.

"Uluslararası Medrese ve İlahiyat Kavşağında İslami İlimler Sempozyumu"nda Süleyman Hilmi Tunahan ve Kur'an Kursları" başlığı altında bir sunum yapan Doğruhaber Gazetesi yazarlarından İbrahim Dağılma İslami mücadele önderleri açısından yakın tarihin adeta bir hazine gibi olduğunu söyledi.

"Zulüm, baskı, tehcir, sindirmelere rağmen hız kesmeyen bir mücadele, yolumuzu ışıtmak ve dava öncüllerini tanımak/tanıtmak için gayretli elleri bekliyor" diyen Dağılma: “Hâkim güçlerin sisleme ve unutturma politikasıyla karşı karşıya bu hazineyi kıymetiyle iman ehlinin faydasına sunmamak tarih açısından bir sorumluluk ve ahirete dönük ağır bir mesuliyettir” dedi.

Yakın tarihte unutturulamaya çalışılan kıymetli âlimlerden birisinin de "Kur'an Hadimi" olarak ünlenmeyi fazlasıyla hak eden Süleyman Hilmi Tunahan Hazretleri olduğunu ifade eden Dağılma: “İslami değerlerin zorba yasaklarla ortadan kaldırılmak istendiği, İslami kıpırdamalara karşı en acımasız ve korkunç karşılıkların verildiği bir dönemin canlı şahidi ve mazlum tanığı olarak Süleyman Hilmi Hoca 'Sizin en hayırlınız Kur'an-ı öğrenen ve öğreteninizdir.' Hadis-i Şerifi ile 'Bizim yolumuz İman, İslâm ve Ahlâk-ı Muhammedî'yi aşılamaktan ibarettir. Gâye: Rıza-î İlahîdir. Vasiyetim olsun; tefrikaya düşmeyiniz. Kavmiyet gütmeyiniz. Sünnetten gayri olan, yanlış yollara sapmayınız' sözü ortaya çıkarmak istediğimiz ilim hazinesinin değerinin yüceliğini göstermektedir” ifadelerini kullandı.

“Nebilerin bıraktığı miras Şeriat-ı Ahmediye'ye hizmettir”

Süleyman Hilmi Tunahan'ın hayatından ve mücadelesinden kesitler aktaran Dağılma: “Bir gün Süleyman Hilmi Tunahan Hazretlerine şöyle denir: "Kendini niçin bu kadar yıpratıyorsun?" diyenlere şu cevabı veriyordu: 'Yarın hesap günü var. Allah Teâlâ: 'Süleyman! Verdiğim ilimle ne hizmet ettin, onu sana bu kara topraklara getir de göm diye mi verdim?' derse ne cevap veririm. Zamane âlimlerinin bu husustaki gafletleri büyüktür. Sözde varis-i enbiyayız derler. Nebilerin bıraktığı miras şeriat-ı Ahmediye'ye hizmettir. Onlar kendi evlatlarını dahi öğretmiyorlar' diye cevap vermiştir. Evet! Böylesi hedefsiz ve gafil korkaklar okutmuyor, Süleyman Hilmi Efendi ise okutmak istediği halde talebe bulmakta güçlük çektiğini ifade eden dağılma, Hatta bu meyanda bazen dersiam arkadaşlarını ziyaret eder, torunlarını okutup okutmadıklarını sorardı. Onlardan: "Nerede.. Böyle bir devirde nasıl okutabiliriz ki..." cevabını alınca çok üzülür ve kendisine verilmesi halinde okutabileceğini söylerdi. Ancak bu dahi kabul görmezdi." İfadelerini kullandı.

 

 

"Ajan ve muhbirlerin amansız takipleri yıldırmadı"

Dağılma, "Süleyman Hilmi Tunahan ve Kur'an Kursları" konulu sunumuna şu ifadelerle devam etti:

“Süleyman Efendi, Kur'an öğretme işine dört elle sarılmış, gayreti gün be gün ziyadeleşmişti, diğer yandan da tedbiri elden bırakmadan gizlilikle hareket ediyordu. Öyle ki bir yandan İstanbul'un değişik camilerinde vaaz ediyor, bir yandan da camilerin müezzinliklerinde, apartman bodrumlarında, bulabildiği her yerde talebe okutmaya çalışıyordu. Bu çabanın semeresi olarak Kur'an hadimlerinin ilk tohumları şekilleniyordu. O, aynı zamanda vaaz ve hususi sohbetleriyle, Kur'an talebelerini madden ve manen destekleyecek gönüllüler halkasını teşkil ediyordu. Önce yaşlılar geldi. Gedikpaşa'daki Azakzade apartmanının bodrumunda, Avukat Osman Bey, Hacı Refik, Mehmet Efendi'yle oluşan halkaya, daha sonra Biletçi Hüseyin Efendi, Tüccar Çırpanlı Mustafa Efendi, Beypazarlı Terzi Ali Bey, Kalaycı Hocalar dâhil oldu. Yeni yeni tutuşan kandillerin etrafında yeni halkalar oluştu. Topçular'da, Kısıklı'da, Şehzadebaşı'nda. Bu arada gizli polis teşkilatının istihbarı çalışmaları, ajan ve muhbirlerin amansız takipleri sürüyordu. Tutuklama, nezaret, sorgu, işkence, hakaret ve zulümler onun azimli ve şerefli direnişi karşısında eriyordu. İstanbul'da bunalttılar, Kabakçı'ya oradan Kuşkaya mağarasına... Yine yakaladılar, Toroslar'a gitti. Yıldıramadılar, durduramadılar. Çünkü Süleyman Hilmi Hazretleri: "Bizim hiç duracak zamanımız yok. Ümmet-i Muhammed'in evlatları cehenneme birsel gibi akıp giderken, biz onlara seyirci kalamayız. Bu selden ne kütük kurtarırsak kardır." diyordu. Vaizlik belgesini iptal ettiler. Hiç oralı olmadı. Güya maddi imkânsızlıklarla yoracaklar, ona rahatsızlık vereceklerdi. Onun buna karşı izzeti şunu söylüyordu: "Biz, değil yorgunluk, rahatsızlık, mezara gidiyor dahi olsak, okumak, okutmak ve hizmet denince koşarız" derdi.

"Talebeden para alınmaz talebeye para verilir"

Öyle ki günün birinde bir zat Süleyman Efendi'ye gelir: "Efendi hazretleri oğlumu okutmak istiyorum, ne ücret alıyorsunuz?" diye sorar.

Süleyman Efendi ise: "Sen çocuğunu hemen getir, talebeden para alınmaz. Talebeye para verilir. Okusun da, dinine, kitabına, milletine hizmet etsin!" derdi.

İlim taliplerine şu tavsiyeden geri durmazdı: "Oğlum ilimsiz ibadetin tadı olmaz. Tek kanatlı kuş uçmaz. İnsanların dünyaya dalıp istikbal sevdasına daldıkları şu günlerde Mevla'nın ilmini okuyacağız. O, insana iki cihanda izzet ve şeref veren gerekli bir iştir. İhlâs ve samimiyetle Allah Rasulü'ne yönelen, gölge gibi dünyayı elde eder. Dünyaya çalışan ise ahireti kazanamaz. Zira Ahiret hakikat, dünya haleftir. Eğer ağacı kökünden götürürsen gölge de beraberinde gelir."

Bir gün Süleyman Efendi'yi Kur'an öğretirken yakalarlar. Karakola götürülür, Süleyman Hilmi Hazretleri jandarma yüzbaşısıyla arasında şu konuşma geçer:

- Ben hocalığı bir tarafa bırakayım. Sen de komutanlığı bir tarafa bırak. Seninle bir konuşalım!

- Buyur hocam!

- Hayır, hocam demeyeceksin. Şimdi sen komutanlığı bir tarafa bırak, ben de hocalığı bir tarafa bıraktım. Birer vatandaş olarak konuşuyoruz!

- Peki buyurun!

- İyi ki Allah seni bir tazı olarak yaratmamış. Eğer öyle olsaydı, şu ormanlarda yakalamadık tavşan bırakmazdın. Şu dağların tepesinde Allah'ın kitabını okutuyor diye geldin beni karakola götürüyorsun değil mi?

Bunun üzerine komutan başını yere eğer ve suskun kalır.

Bir gün bir talebesi:

"Efendim! Herkesin rahatsızlığıyla meşgul oluyor, iyileşmelerine vesile oluyorsunuz. Biraz da kendi rahatsızlığınız ile meşgul olsanız!" dediğinde o şöyle cevap verir:

"Evladım! Kendime yirmi dakika ayırabilsem hiçbir rahatsızlığım kalmayacak. Fakat onu bile ayıramıyorum!"

İlahi hoşnutluk ve Ahiret saadeti için her türlü cefaya, çileye sabırla, aşkla "Merhaba!" diyenlere ne mutlu!

Kur'an eğitimi ve İslami ilimleri tedriste hız kesmeyen Süleyman Efendi, Anadolu ve İstanbul'da yetişen talebeleri çeşitli bölgelere İslami hizmet, talebe okutma ve halkı irşad etmek için gönderiyordu.

"Canlı kitap yetiştirmeyi daha lüzumlu buldum"

"Selefin mum ışığında yazdığı baha biçilmez hazine misali eserlerin toprağa gömülerek çürüdüğünü, bakkallara satılarak çöplüklerde çiğnendiğini, bir kısmının da kütüphane raflarında tozlanmış ve çürümeye terk edilmiş olduğunu gördüm. Medreseleri kapanmış, yazısı değiştirilmiş, din ilimleri yok olmaya yüz tutmuş olan bir zamanda, kitap yazmaktansa, yazılan ilmî eserleri anlayarak anlatacak ve ilmi satırdan sadra intikal ettirip yaşatacak talebe yani canlı kitap yetiştirmeyi daha lüzumlu buldum." Süleyman Efendinin en büyük hususiyetlerinden biri de şüphesiz ki Allah'ın kelamı Kur'an-ı Kerim'e ettiği hizmetlerdir. Allah demenin bile yasak edildiği o karanlık günlerde bu işi başarabilmek için insanda Uhud Dağı gibi yürek olması gerek. Büyük insanların çileleri de büyük olur. Süleyman Efendi de pek çok ezalar, cefalar çekmiştir. O, hiçbir zulüm ve cefadan yılmadı. Kur'an caddesinde ömür arabasını son nefesine kadar sürdü. Süleyman Efendi büyük bir mücadele ve dava ruhuna sahipti. Onu, muasırlarında nadiren rastlanan bir aksiyon insanı olarak müşahede ediyoruz. Hatta sadece kendilerine değil, ondan feyz almış, rahle-i tedrisinde bulunmuş nice talebelerinde dahi günümüzde ayni hasleti müşahede ediyoruz. Onun aksiyon cephesini ifade etmesi bakımından talebelerine söylediği şu sözleri burada aynen zikretmek istiyorum: "Biz, ömrümüzde bir defa olsun sırtımızı yaslayıp rahat oturmadık, huzur-u İlahi'de böyle bir kaydımız yoktur. Allah (c.c) ve Rasulü buna şahittir. Aklınızı başınıza alın." Şeklinde konuştu.

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
Nakşıdil Osmanoğlu (@Misafir_8903)
04 Temmuz 2012 Çarşamba 23:01
Hayatta en gerçek yol gösterici bilimdir.
12.04.2026
23:24
TEİAŞ 402 Sürekli İşçi Alacak! Bingöl`e 5 Elektrik Teknikeri Kontenjanı
TEİAŞ 402 Sürekli İşçi Alacak! Bingöl'e 5 Elektrik Teknikeri Kontenjanı
TEİAŞ, önlisans mezunu 396 tekniker ve yardımcı hizmetlerde 6 personel olmak üzere toplam 402 sürekli işçi alımı yapacağını duyurdu. İller bazında dağılıma göre Bingöl için 5 elektrik teknikeri kontenjanı ayrıldı.
12.04.2026
23:23
Diyanet İşleri Başkanlığı 3 Bin 209 Personel Alacak
Diyanet İşleri Başkanlığı 3 Bin 209 Personel Alacak
Diyanet İşleri Başkanlığı, KPSS puan sıralamasına göre sözlü sınavla 3 bin 209 aday din görevlisi alımı yapacağını duyurdu. Başvurular 20 Nisan–4 Mayıs 2026 tarihleri arasında çevrim içi olarak gerçekleştirilecek.
12.04.2026
23:22
Özgür-Der Bingöl Şubesi`nde
Özgür-Der Bingöl Şubesi'nde 'Postmodern Dünyada İslami Kimlik' Konuşuldu
Bingöl'de düzenlenen seminerde postmodern çağın hakikat, kimlik ve tüketim anlayışı üzerinden İslami kimliğin karşı karşıya kaldığı meydan okumalar ele alındı. Konuşmacı Burhan Taşkaya, parçalanmış kimlik yapısının Müslüman birey üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
12.04.2026
23:21
Bingöl`de Zirai Don Alarmı! Üreticilere 48 Saatlik Kritik Uyarı
Bingöl'de Zirai Don Alarmı! Üreticilere 48 Saatlik Kritik Uyarı
Meteorolojik değerlendirmelere göre Bingöl genelinde 12 Nisan Pazar gecesinden itibaren hava sıcaklıklarında ani düşüş bekleniyor. Özellikle yüksek kesimlerde kuvvetli zirai don riski öngörülürken, çiftçi ve üreticilerin tedbirli olması istendi.
12.04.2026
23:19
12 Bingölspor 3 puanı kaptı! Haftaya kutlama var!
12 Bingölspor 3 puanı kaptı! Haftaya kutlama var!
TFF 3. Lig 2. Grup'ta şampiyonluğu garantileyen 12 Bingölspor, Osmaniyespor deplasmanından 2-1'lik galibiyetle dönerek puanını 59'a yükseltti. Yeşil-beyazlı ekip, sezonun son haftasında sahasında oynayacağı Silifke Belediyespor karşılaşmasının ardından şampiyonluk kutlaması yapacak.
11.04.2026
18:19
Bingöl`de Gençler Bilgide Yarıştı, Hedefte Umre Ödülü Var
Bingöl'de Gençler Bilgide Yarıştı, Hedefte Umre Ödülü Var
Bingöl'de lise ve üniversite öğrencilerine yönelik düzenlenen 'Umre Ödüllü Gençlik Bilgi Yarışması' geniş katılımla gerçekleştirildi. İl genelinde yapılan sınavda gençler, Umre ödülü için ter döktü.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın