KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
22 Ocak 2026 Perşembe
°C

Dekan çiçek'ten acı itiraf

Lisansüstü eğitimlerde çok iyi bir yerde olmadıklarını vurgulayan İlahiyat Fakültesi Dekanı Çiçek, İslami ilimlerdeki öğrencilerin bilgi seviyesinin geçmişe oranla çok düşük olduğunu vurguladı ve ekledi: “Göz ardı edilmemesi gereken önemli bir sorun da İslami ilimlerdeki zekâ sorunudur. Vasatın çok üstünde bir zekâ seviyesi gerektiren İslami ilimleri okuyan öğrencilerin zekâ profili, geleceğe yönelik bize fazla bir umut vermiyor.”

Dekan çiçek`ten acı itiraf
25 MAYIS 2013 CUMARTESİ 10:36
1
5217
2
AA aa

20'inci İlahiyat Fakülteleri Dekanları Toplantısı, Bingöl Üniversitesi'nde gerçekleştirildi. Rektörlük Konferans Salonu'nda düzenlenen toplantıya YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. Yekta Saraç, Bingöl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gıyasettin Baydaş, Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. Ali Erbaş, üniversite rektörleri, rektör yardımcıları, ilahiyat fakülteleri dekanları, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Programın açılışı Hafız Mehmet Emin Selami'nin okuduğu Kur'an-ı Kerim tilavetiyle yapıldı.

Açılış konuşmasını Bingöl Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Halil Çiçek yaptı.

Konuşmasına ilmin önemine değinerek başlayan Dekan Çiçek: “İlk insanın yaratılışıyla eş zamanlı olarak varlığın merkezine oturan ilmin ne kadar büyük bir hakikat olduğu böylece anlaşılmış olmaktadır. Bundan ötürü olacak ki, eski çağ filozoflarından modern dünyanın bilim felsefecilerine kadar, kelamcılardan usulü fıkıhçılara ve mantıkçılara kadar gelip geçen yüzlerce ilim ve fikir adamı ilmin mahiyetinin ne olduğu konusunda kafa yormuşlar. Keza peygamberlerden ehl-i hikmet olan insanlara kadar gelen giden insanlık âleminin rehber ve mürşitleri büyük zatlar da ilmin üstün faziletine vurgu yapmışlar. Çünkü ilim mantıkçıların ifadesiyle kevnin kavl-i şarihidir; hatta hem tasavvuratı hem tasdikatıdır. Belagatçilerin ifadesiyle de ilim insan yaratılışının bera'atu'l-istihlaldır. Öte taraftan Medeniyet ve uygarlıkların da tarihine baktığımızda ilme ve âlime verdikleri önem ve değer ölçüsünde tarihin sahnesine iddialı bir şekilde çıkabilmiş. Gelişmiş, tarihin öznesi olmuş ve yayılmışlardır. Müslümanlar olarak kendi açımızdan baktığımızda ilim, hem İslam'ı hayat için, hem maddi hayat için, hem dünya için, hem ahiret için zaruri olan gerçeklerin başında gelir. Çağımızın fen ilimleri alanında, sosyal ve beşeri ilimler alanında kaydettiği büyük mesafeler, elde ettiği büyük başarılar ve imza attığı baş döndürücü gelişmeler izahtan varestedir. Ancak ne hazindir ki, bir zamanlar tarihin mecrasını değiştiren ve İslam medeniyeti gibi büyük bir medeniyetin kurucu üyesi olan İslam'ı ilimler için bu gün aynı başarıdan söz etmek mümkün değildir. Başta fıkıh olmak üzere tefsir, kelam, hadis, Arabi ilimler ve diğer İslami ilimlerin bu gün derin bir kriz yaşadığını çağa hikmet ve ferasetleriyle tanıklık eden Musa Carullah Bigiyef ve İbn Aşur gibi zatların açıkça dile getirdikleri bilinmelidir” dedi.

ÇİÇEK: “YÜZLERCE ACİL FIKHİ ÇÖZÜM BEKLEYEN SORUN VAR”

İlahiyat fakülteleri dekanlarının bu tür toplantılarının büyük bir önem arz ettiğini vurgulayan Dekan Çiçek: “Zira daha evvel düzenlenen bu toplantılarda alınan kararların fazla bir bağlayıcılığı ve etkinliği yoktu. Ama bu gün bu kararları gören gözler, duyan kulaklar, düşünen kafalar vardır. Bugün hamdolsun bu kararlara değer veren ve değerlendiren idarecilerimiz vardır. O halde bu dönemin ülkemizdeki İslami ilim mensupları için büyük tarihi bir fırsat olduğunun farkında olmak ve bu altın fırsatı iyi değerlendirmek gerekir. Ülkemizdeki İslami ilimlerin eğitim ve öğretimi için yeni bir milat hükmünde olan bu dönemde tüm sorunlarımızı, problemlerimizi, stratejilerimizi, hedef ve beklentilerimizi samimi ve halisane masaya yatırmamız gerekir. Bu gün ülkemizde İslam'ı ilimlerin bazı alanları çok ciddi sıkıntı yaşamaktadır: Bunların başında Fıkıh gelir. Orta ağırlıktaki muamelata dair fıkhi bir problemi sahih bir şekilde çöze bilecek kaç fakihimiz var? Organ naklinden, sigortacılıktan, finans kurumlarının durumundan tutun internet üzerinden alışverişe kadar yeni gelişen yüzlerce acil fıkhi çözüm bekleyen sorun var. Sadra şifa cevap verecek kaç fıkıh âlimimiz var? Keza İslam'ı ilimlerin olmazsa olmazı olan Arapça konusunda da durumumuz iç açıcı değildir. Hazırlık sınıfları büyük bir umutla konuldu; ama istenen randımanın alındığı söylenemez. Hala olması gereken hedef açısından çok uzaktayız. Öte taraftan öğrencilerimizde İslam'ı yaşama sorunu ve bu manadaki sorumsuzlukları da had safhadadır. İlahiyatın herhangi bir sınıfında okuyan öğrencilerden birkaç tanesi günlük namazları bile eda etmiyorsa durumun vahametini takdirlerinize bırakıyorum. İlahiyat lisansüstü eğitiminde de bazı istisnaların dışında hedeflerimizi tutturma noktasında iyi yerde olduğumuz söylenemez. Bilgi patlamasının yaşandığı günümüzde İslami ilimlerdeki öğrencilerimizin bilgi seviyesi, altmışlı yıllardaki Yüksek İslam Enstitülerinde verilen bilgi seviyesinin çok altında olduğunu unutmamak gerekir. Bütün bunlar, acilen ilahiyat müfredat programlarını yeniden gözden geçirmemizin gerektiğini ifade etmektedir. Bu çerçevede ikinci sınıftan itibaren bölümleme yönüne gitmeyi akla getirmiyor mu? Göz ardı edilmemesi gereken önemli bir sorun da İslami ilimlerdeki zekâ sorunudur. Vasatın çok üstünde bir zekâ seviyesi gerektiren İslami ilimleri okuyan öğrencilerin zekâ profili, geleceğe yönelik bize fazla bir umut vermiyor. Başka bir sorun da ilahiyat öğrencilerinin pedagojik formasyonu alamamalarıdır. Zira bu, öğrencilerin motivasyonunu olumsuz anlamda çok etkilemektedir. Ayrıca İdikap'ın yetersizliği ve İlitam programları hakkındaki şikâyetler de henüz dinmiş değildir” şeklinde konuştu.

ERBAŞ: “BEDEN EĞİTİMİ ÖĞRETMENLERİNİN DİN DERSİNE GİRDİĞİNİ DUYUYORUZ”

Prof. Dr. Çiçek'in akabinde konuşan Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. Ali Erbaş, önemli ayrıntılara dikkat çekti.

Diyanet İşleri Başkanlığı'nda 120 bin 267 kadrolu personel olduğunu belirten Erbaş: “Bu rakamın sadece 11 bin 12'si ilahiyat fakültesi mezunu. Yani yüzde 10 bile değil. Biz yapmış olduğumuz personel alımlarında ilahiyat fakültesi mezunu bulamıyoruz. Şuan da ilahiyat fakültesi mezunu açığı 30-40 binleri bulmuştur. Beden eğitimi öğretmenlerinin din dersine girdiğini duyuyoruz. Resim öğretmenleri din dersine veya Kur'an-ı Kerim dersine girip serbest çalışın çocuklar dediklerini duyuyoruz. Bunun için ilahiyat fakültesi mezunlarına çok ihtiyacımız var” dedi.

Erbaş'ın akabinde konuşan Bingöl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Baydaş, kısa bir selamlama konuşması yaparak; katılımcıları en iyi şekilde ağırlayacaklarını vurguladı.

Rektör Baydaş'ın akabinde kürsüye çıkan YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. Saraç, YÖK ile ilgili bilgilendirme yaptı.

Program İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez'in ‘Türkiye'de İlahiyat Eğitimi' üzerine yaptığı açılış konferansı ile devam etti. 

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
feyzi Çk (@Misafir_13686)
25 Mayıs 2013 Cumartesi 12:25
din devlet tarafından beslenince ancak bu kadar olur. osmanlı medreselerinde son durum da osmanlı medreselere sahip çıkmıştı. icazet alan öğrenci, seydasına son olarak şu soruyu sormuş ' hocam okudugumuz arapça mıydı? farsça mıydı?' diye. ........anlayana
Ahmet Kaçmaz (@Misafir_13685)
25 Mayıs 2013 Cumartesi 11:46
Sayın Çiçek Hocamızdan Allah (C.C.)razı olsun.İlahiyatların durumunu çok net olarak ifade etmiş.Ben Sayı Çiçek'in konuşmasını okudum.Dinleyemedim.YÖK Başkan vekilini kısmen dinleyebildim.Sayın İbrahim Kafi Dönmez'i tam olarak dinledim.YÖK Başkan Yrd.cısı özetle durumun farkında olduklarını söyledi.Sayın Dönmez de bazı tespit ve önerilerde bulundu.Bir konudaki görüşü düşündürücü idi.O da Arapça ile ilgili olanı.İlahiyat okuyan bir öğrenci kainat kitabının dilini yani Arapçayı tam olarak bilmiyorsa ilahiyatı kavraması mümkün değildir.Saygı ile
21.01.2026
15:09
Bir Kültürün Ardından Ali Burtaşkıray`ı Anarken
Bir Kültürün Ardından Ali Burtaşkıray'ı Anarken
Folklorun ustası, Zazaca türkülerimizin hafızası ve Bingöl'ün yaşayan arşivi; aramızdan ayrılsa da izi, sesi ve nefesi bu topraklarda yaşamaya devam ediyor.
21.01.2026
14:53
Vali Çelik göreve başladı:
Vali Çelik göreve başladı: 'Birlikte çalışıp birlikte başaracağız
Niğde Valiliği'nden Bingöl Valiliği görevine atanan Cahit Çelik, kente gelerek görevine resmen başladı. Valilikte düzenlenen basın toplantısında konuşan Bingöl'ün yeni valisi Çelik; 'Bingöl'e hizmet edecek olmanın onurunu yaşıyorum. Birlikte çalışıp birlikte başaracağız' dedi.
21.01.2026
14:04
Bingöl Üniversitesi`nden önemli sıçrama! 765 Sıra Birden Yükseldi
Bingöl Üniversitesi'nden önemli sıçrama! 765 Sıra Birden Yükseldi
Rektör Çelik, Bingöl Üniversitesi'ni Webometrics sıralamasında 750–1000 bandına taşımayı hedeflediklerini, bu yükselişin ise kararlılıkla uygulanan yeni nesil üniversite vizyonunun somut bir göstergesi olduğunu ifade etti.
21.01.2026
13:40
Bingöl`de karla mücadele sürüyor
Bingöl'de karla mücadele sürüyor
Bingöl'de günlerdir etkili olan yoğun kar yağışının durmasının ardından kent genelinde ekipler, kar temizleme çalışmalarını hızlandırdı.
21.01.2026
13:28
Bingöl Basın Konseyi ile Deva Diş Kliniği arasında indirim protokolü imzalandı
Bingöl Basın Konseyi ile Deva Diş Kliniği arasında indirim protokolü imzalandı
Bayraktar; 'Basın emekçilerinin sağlık alanında avantajlı hizmetler almasına katkı sunmak, Bingöl Basın Konseyi olarak en değerli sorumluluklarımızdan biridir. DEVA Diş Kliniği ile yapılan bu iş birliğinin tüm üyelerimize hayırlı olmasını diliyoruz' dedi.
20.01.2026
20:32
En çok çay tüketen iller açıklandı. Bingöl kaçıncı sırada?
En çok çay tüketen iller açıklandı. Bingöl kaçıncı sırada?
Türkiye'nin vazgeçilmez içeceği çay, en fazla Doğu ve Güneydoğu illerinde tüketiliyor. Karadeniz illeri ise listede gerilerde yer aldı. Açıklanan listede Bingöl'ün sıralaması ise şöyle oldu;
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın