KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
08 Kasım 2026 Pazar

Dünya bankası üniversite işine el attı

Dünya Bankası hazırladığı iki ayrı eğitim raporunu Türkiye'de ilgili kurumların görüşlerine açtı. Bankanın önerisi özellike fakir aileler için hiç de iç açıcı değil.

Dünya bankası üniversite işine el attı
22 AĞUSTOS 2007 ÇARŞAMBA 13:52
0
1151
0
AA aa
Dünya Bankası (DB), Türkiye'deki yüksek öğretim reformunu hazırladığı raporlarla tartışmaya açıyor. Banka tarafından hazırlanan "Türkiye: Yüksek eğitim politika çalışmaları" ve "21. Yüzyıl için Türkiye'deki yüksek öğrenim" adlı raporlarda, sistemde ciddi değişiklikler yapılması önerileri yer aldı.

Raporlara göre, Türkiye'de yüksek öğretim diğer birçok ülkede olduğu gibi artık ücretli olmalı. Türkiye'de üniversite eğitimi sırasında öğrencilerin verdiği yüzde 4 oranındaki katkı payını yetersiz bulan Dünya Bankası maddi durumu yetersiz olan öğrenciler için burs, bağış ve borçlandırma yöntemi gündeme gelmeli. Meslek yüksek okullarının sadece 50 tanesinin yeterli olduğuna dikkat çekilen raporlara göre, mesleki eğitim 2 ayaklı bir yapıya dönüştürülebilir. Sadece pratiğe dayalı eğitim veren üniversite dışı kurumlar da mesleki eğitimin bir parçası olarak kurulmalı. Yüksek Öğrenim Kurumu'nun (YÖK) da yeniden yapılandırılmasını öngören raporlar, üniversitelerin de farklı alanlarda uzmanlaşmasını öneriyor.

Dünya Bankası, Türkiye'de yüksek öğretimle ilgili olarak uzun süredir yürüttüğü rapor çalışmalarını tamamladı ve raporları ilgili sivil toplum örgütleriyle kamu kurumlarının tartışmasına açtı. Raporlarda yüksek eğitim kurumlarıyla ilgili birçok yeni öneri gündeme getirildi. Raporlarda yer alan önerilere göre, artık yüksek öğrenimden yararlanan kişilerden ücret alınmalı.

Raporlarda yer alan bilgilere göre Türkiye'de öğrencilerin büyük bir kısmı özel öğretmen ve dersanelerle üniversitelere hazırlanıyor. Aileler harcanabilir gelirlerinin yüzde 20'sini veya 2 bin 800 YTL'sini 1 yılda dersanelere aktarıyor. En düşük gelire sahip ailelerin de 1 yılda 1600 YTL dersane ücreti ödediği tahmin ediliyor. Buna karşın öğrenciler, yüksek öğrenime devam ettikleri programa yüzde 4 düzeyinde katkıda bulunuyor. Banka yüksek öğretim paralı hale getirildiğinde, ihtiyacı olan öğrenciler için de hibe, burs, ücret indirimleri gündeme getirilmesini istiyor. Söz konusu destekleme programları "finansal olarak ihtiyacı olan öğrencileri, yoksul coğrafi alanları veya genç kadınları hedef almalı" olarak tanımlanıyor. Böylelikle risk altındaki öğrencilerin yüksek eğitimden mahrum kalması önlenmeli.

"YÖK Yeniden Yapılandırılmalı"

Rapora göre yeni bir yasal çerçeve, yüksek öğrenim sisteminin esnekliğini artırmak için gerekli. Bu kapsamda yeniden yapılandırılacak olan YÖK bünyesinde 2 ayrı yapı oluşturulmalı. Bu yapılardan biri üniversiteler, diğeri de teknik ve mesleki eğitim üzerinde yoğunlaşmalı. Yeniden yapılandırılması öngörülen YÖK, bir "kalite güvence sistemi" kurulmasına da olanak sağlamalı. Söz konusu sistem, bağımsız bir organizasyonla yaşama geçmeli ve her okulda farklı kalite standartları aranmalı. Kalite sistemi, örneğin meslek yüksek okullarını değerlendirirken, öğrencilerin işe yerleşme oranlarını da dikkate almalı.

Dünya Bankası'na göre yüksek öğrenimde özel sektörün payının artması, Türkiye'de sistemi geliştirmek için büyük bir fırsat. Şu anda Türkiye'de özel sektör yüzde 5'lik payıyla sektörde oldukça küçük bir alana sahip. Özel sektörün daha çok yer almasıyla, üniversiteye giriş oranı yüzde 15-25 arasında artırılabilecek.

"Özerk Üniversiteler Hesap da Vermeli "

Dünya Bankası uzmanlarının hazırladığı rapora göre, YÖK'ün misyonunun gözden geçirilmesiyle birlikte, yüksek öğretim kurumları değişik alanlarda misyonlar geliştirmek ve kaliteyi sağlamak için daha fazla özerkliğe de sahip olabilir. Bu kapsamda üniversiteler kendi bütçelerini harcayacakları alanlar, personel sayısını belirleme, personelinin yükselme koşulları konularında da özerkliğe sahip olmalı. Bu yolla farklı kurumlar farklı öncelikler belirleme ve personelini de buna göre yönlendirme şansına sahip olacak.

Bankaya göre üniversitelere dönük fon dağıtımında performans bazlı bütçelendirmeye geçilmesi de söz konusu olabilir. Üniversiteler, kendilerini seçecek öğrencilerden bekledikleri nitelikleri de belirleyebilmeliler. Üniversitelerin kurumsal esneklik ve özerkliği, hesap verebilirlikle de bağlantılı olmalı.

"ÖSS, Lisede Öğrenilenleri Ölçmeli"

Üniversite eğitimine hazırlık sürecinin iyileştirilmesinin Türkiye için de önemli olduğu saptaması raporda yer alıyor. Buna göre ABD, Avustralya, Yeni Zelanda gibi ülkelerin de yer aldığı uluslararası bir araştırma, lisedeki öğrencilerin akademik performanslarının iyileştirilmesinin özellikle fakir çevreden gelen çocukların yüksek öğrenimde başarılı olması için gerekli olduğunu gösteriyor. Bu kapsamda Öğrenci Seçme Sınavı'nda (ÖSS) da değişiklik yapılmalı. Söz konusu sınav en azından lisede öğrencilerin ne öğrendiğini ölçmeli. Dünya Bankası'na göre bu durum reformun çok hassas bir alanı. Ayrıca özel ders ve dersane gerekliliğini azaltmak, söz konusu kaynakların başka alanlara aktarılabilmesi için de bir fırsat olacak.

"Yüksek Öğretim Kurumları Özel Sektörle Bağlantılı Olmalı"


Raporda yer alan saptamalara göre, tüm yüksek öğretim kurumlarının özel sektörle çok daha fazla bağlantılı olması gerekli. Üniversite ve meslek yüksek okullarının programları, iş dünyasının ihtiyaçlarını karşılamıyor. Bu konudaki çalışmalar, kozmetik bir değişiklikten ibaret olmamalı. Söz konusu değişiklik üniversite ve meslek yüksek okullarının kültürlerinde gözle görülür bir değişikliği de gerekli kılıyor.

"Mesleki Eğitime 2 Ayaklı Çözüm Önerisi"

Rapora göre üniversite niteliğinde olmayan alternatiflere de değinilerek, bu kuruluşların çalışma hayatının ihtiyaç duyduğu mezunları yetiştirebileceği yönünde dünyada sağlam örnekler bulunduğu belirtiliyor. Türkiye'de meslek yüksek okullarının sadece 50 tanesinin oldukça iyi olduğu, diğerlerinin ise kalite açısından geride kaldığı resmi olmayan verilere yansıyor. Bu nedenle önemli bir sorun olan meslek yüksek okulları için 2 ayaklı yeni bir yapı kurulabilir. İlk ayakta, çıraklık ve staj üzerine kurulu programların olduğu, girişin serbest olduğu üniversite dışı yapılar oluşturulur. İkinci ayakta ise bilgi yoğunluklu bir mesleki eğitim 2 yıl boyunva verilir. Bu eğitim de 2 aşamalı olur. İlk aşama 2 yıl sürer. Bu sürecin sonunda bir üniversite diploması veya katılım derecesi gibi bir sertifika verilir ve katılımcı işe girebilir. İsteyen ise 2 yıllık bir ek eğitim daha alabilir.

Türkiye için mesleki eğitimin, bölgesel öncelikler ve çalışma hayatıyla net bir bağlantısının kurulması acil öncelikler arasında bulunuyor. Bunun için çeşitli yollar söz konusu olabilir. Meslek yüksek okullarını daha büyük bölgesel teknik yüksek okullar altında birleştirmek de bir çözüm olabilir. Uygulanacak yöntem kapsamında, söz konusu okulların sayısında bir düşüş olması, ancak kalite düzeylerinin artması gerekiyor.

"Üniversitelerden Sadece 5'i Uluslararası Araştırmalara Yoğunlaşsın"

Raporda uluslararası uygulamaların tüm üniversiteleri bilimsel araştırma merkezi yapma şansının bulunmadığını gösterdiğine dikkat çekildi. Bu nedenle üniversitelerin farklı alanlarda üstünlük sağlaması başarılmalı. Buna göre, mevcut üniversitelerin sadece 5 tanesi uluslararası akademik araştırmalarda uzmanlaşabilir. Üniversitelerinin 40-50 tanesi sahip oldukları bilgiyi yayma konusunda çalışabilir, 20-30 üniversite ise fen ve teknoloji araştırmalarının uygulama merkezi haline getirilebilir. Geriye kalan 80-100 üniversite de sadece öğretme odaklı çalışabilir. Böylelikle bir kısım üniversiteler öğretme konusunda uzmanlaşırken, bir kısmı araştırmalar konusunda üstünlüğe sahip olabilir. Kalanlar da, çalışma hayatı ve toplumun ihtiyaçları noktasında sorumluluk üstlenebilir. Burada yeni kurumların oluşturulması da önemli. Söz konusu yeni kurumlar çeşitliliği artırmak için bir fırsat olacak ve mevcut kurumların kendilerini dönüştürmesi için de yapacakları rekabetle bir baskı aracı olacaklar.

Hacer BOYACIOĞLU-(REFERANS)
YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
06.11.2026
23:58
Çapakçur`dan Bingöl`e… Atalay, Tarihe Işık Tutan Eseriyle Okur Karşısında
Çapakçur'dan Bingöl'e… Atalay, Tarihe Işık Tutan Eseriyle Okur Karşısında
Bingöllü yazar M. Fatih Atalay'ın 5 yıllık çalışmayla hazırladığı iki ciltlik 'Bingöl ve Siyaset Tarihi' kitabı, düzenlenen tanıtım ve imza programıyla okuyucuyla buluştu. Bingöl'ün 500 yıllık geçmişini ele alan eserde, kentin ilk belediye başkanlarından Osmanlı dönemindeki mebuslarına, milletvekillerinden yerel yöneticilerine kadar pek çok isim ve tarihi bilgi yer alıyor.
06.11.2026
23:57
Bingöl`de 10 Ayda 287 İş Yeri Kapandı! Esnaf İçin Faizsiz Yapılandırma Çağrısı
Bingöl'de 10 Ayda 287 İş Yeri Kapandı! Esnaf İçin Faizsiz Yapılandırma Çağrısı
Artan kiralar, düşen satışlar ve yükselen işletme giderlerinin esnafın yükünü ağırlaştırdığına dikkat çeken Bingöl Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Mesut Kurtaran, 10 ayda 287 iş yerinin kapandığını belirterek, 'Esnafın ayakta kalabilmesi için faizsiz yapılandırma şart' mesajı verdi.
06.11.2026
23:56
Hülakü Bingöl`ün doğalgaz limitlerini Meclis`e Taşıdı
Hülakü Bingöl'ün doğalgaz limitlerini Meclis'e Taşıdı
Bingöl'de kış şartlarının ağır geçmesi nedeniyle doğalgaz tüketim limitlerinin yetersiz kaldığını belirten DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, konuyu TBMM gündemine taşıdı. Bakan Bayraktar'a 6 soru yönelten Hülakü, özellikle kış aylarında tüketim limitlerinin artırılmasını ve kademeli fiyatlandırmanın bölgesel koşullara göre yeniden düzenlenmesini istedi.
06.11.2026
23:55
Binlerce personel onu arıyor!
Binlerce personel onu arıyor!
Solhan'da 25 Ekim'den bu yana kendisinden haber alınamayan 81 yaşındaki Alzheimer hastası Cebbar Peşmen'i bulmak için yürütülen çalışmalarda 1.129 personel görev aldı. 6 dronla havadan tarama yapılırken, bugüne kadar yaklaşık 55 kilometrekarelik alan arandı. Ancak henüz bir sonuca ulaşılamadı.
06.11.2026
23:53
Baraç`tan Bingöl`ün doğalgaz limitleri için tepki!
Baraç'tan Bingöl'ün doğalgaz limitleri için tepki!
Bingöl'de doğalgaz faturalarının vatandaşın bütçesini zorladığını belirten DEVA Partisi Bingöl İl Başkanı Nihat Baraç, iktidar milletvekillerine tepki gösterdi. Elâzığ'da tüketim limitlerine ilişkin yapılan düzenlemeyi hatırlatan Baraç, 'Halkın sorunlarıyla ilgilenmiyorsanız Mecliste ne işiniz var?' diyerek Bingöl için de iklim koşullarına uygun düzenleme yapılmasını istedi.
06.11.2026
23:53
Bingöl`de Bir Haftada 27 Şüpheli Tutuklandı!
Bingöl'de Bir Haftada 27 Şüpheli Tutuklandı!
Bingöl'de polis ekiplerinin 30 Ekim-6 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirdiği çalışmalarda uyuşturucu madde, silah ve kaçak ürünler ele geçirildi. Operasyonlarda gözaltına alınan 55 şüpheliden 27'si tutuklanırken, çok sayıda kaçak sigara ve elektronik sigara da ele geçirildi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın