KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
10 Haziran 2026 Çarşamba
°C

Dünya bankası üniversite işine el attı

Dünya Bankası hazırladığı iki ayrı eğitim raporunu Türkiye'de ilgili kurumların görüşlerine açtı. Bankanın önerisi özellike fakir aileler için hiç de iç açıcı değil.

Dünya bankası üniversite işine el attı
22 AĞUSTOS 2007 ÇARŞAMBA 13:52
0
1086
0
AA aa
Dünya Bankası (DB), Türkiye'deki yüksek öğretim reformunu hazırladığı raporlarla tartışmaya açıyor. Banka tarafından hazırlanan "Türkiye: Yüksek eğitim politika çalışmaları" ve "21. Yüzyıl için Türkiye'deki yüksek öğrenim" adlı raporlarda, sistemde ciddi değişiklikler yapılması önerileri yer aldı.

Raporlara göre, Türkiye'de yüksek öğretim diğer birçok ülkede olduğu gibi artık ücretli olmalı. Türkiye'de üniversite eğitimi sırasında öğrencilerin verdiği yüzde 4 oranındaki katkı payını yetersiz bulan Dünya Bankası maddi durumu yetersiz olan öğrenciler için burs, bağış ve borçlandırma yöntemi gündeme gelmeli. Meslek yüksek okullarının sadece 50 tanesinin yeterli olduğuna dikkat çekilen raporlara göre, mesleki eğitim 2 ayaklı bir yapıya dönüştürülebilir. Sadece pratiğe dayalı eğitim veren üniversite dışı kurumlar da mesleki eğitimin bir parçası olarak kurulmalı. Yüksek Öğrenim Kurumu'nun (YÖK) da yeniden yapılandırılmasını öngören raporlar, üniversitelerin de farklı alanlarda uzmanlaşmasını öneriyor.

Dünya Bankası, Türkiye'de yüksek öğretimle ilgili olarak uzun süredir yürüttüğü rapor çalışmalarını tamamladı ve raporları ilgili sivil toplum örgütleriyle kamu kurumlarının tartışmasına açtı. Raporlarda yüksek eğitim kurumlarıyla ilgili birçok yeni öneri gündeme getirildi. Raporlarda yer alan önerilere göre, artık yüksek öğrenimden yararlanan kişilerden ücret alınmalı.

Raporlarda yer alan bilgilere göre Türkiye'de öğrencilerin büyük bir kısmı özel öğretmen ve dersanelerle üniversitelere hazırlanıyor. Aileler harcanabilir gelirlerinin yüzde 20'sini veya 2 bin 800 YTL'sini 1 yılda dersanelere aktarıyor. En düşük gelire sahip ailelerin de 1 yılda 1600 YTL dersane ücreti ödediği tahmin ediliyor. Buna karşın öğrenciler, yüksek öğrenime devam ettikleri programa yüzde 4 düzeyinde katkıda bulunuyor. Banka yüksek öğretim paralı hale getirildiğinde, ihtiyacı olan öğrenciler için de hibe, burs, ücret indirimleri gündeme getirilmesini istiyor. Söz konusu destekleme programları "finansal olarak ihtiyacı olan öğrencileri, yoksul coğrafi alanları veya genç kadınları hedef almalı" olarak tanımlanıyor. Böylelikle risk altındaki öğrencilerin yüksek eğitimden mahrum kalması önlenmeli.

"YÖK Yeniden Yapılandırılmalı"

Rapora göre yeni bir yasal çerçeve, yüksek öğrenim sisteminin esnekliğini artırmak için gerekli. Bu kapsamda yeniden yapılandırılacak olan YÖK bünyesinde 2 ayrı yapı oluşturulmalı. Bu yapılardan biri üniversiteler, diğeri de teknik ve mesleki eğitim üzerinde yoğunlaşmalı. Yeniden yapılandırılması öngörülen YÖK, bir "kalite güvence sistemi" kurulmasına da olanak sağlamalı. Söz konusu sistem, bağımsız bir organizasyonla yaşama geçmeli ve her okulda farklı kalite standartları aranmalı. Kalite sistemi, örneğin meslek yüksek okullarını değerlendirirken, öğrencilerin işe yerleşme oranlarını da dikkate almalı.

Dünya Bankası'na göre yüksek öğrenimde özel sektörün payının artması, Türkiye'de sistemi geliştirmek için büyük bir fırsat. Şu anda Türkiye'de özel sektör yüzde 5'lik payıyla sektörde oldukça küçük bir alana sahip. Özel sektörün daha çok yer almasıyla, üniversiteye giriş oranı yüzde 15-25 arasında artırılabilecek.

"Özerk Üniversiteler Hesap da Vermeli "

Dünya Bankası uzmanlarının hazırladığı rapora göre, YÖK'ün misyonunun gözden geçirilmesiyle birlikte, yüksek öğretim kurumları değişik alanlarda misyonlar geliştirmek ve kaliteyi sağlamak için daha fazla özerkliğe de sahip olabilir. Bu kapsamda üniversiteler kendi bütçelerini harcayacakları alanlar, personel sayısını belirleme, personelinin yükselme koşulları konularında da özerkliğe sahip olmalı. Bu yolla farklı kurumlar farklı öncelikler belirleme ve personelini de buna göre yönlendirme şansına sahip olacak.

Bankaya göre üniversitelere dönük fon dağıtımında performans bazlı bütçelendirmeye geçilmesi de söz konusu olabilir. Üniversiteler, kendilerini seçecek öğrencilerden bekledikleri nitelikleri de belirleyebilmeliler. Üniversitelerin kurumsal esneklik ve özerkliği, hesap verebilirlikle de bağlantılı olmalı.

"ÖSS, Lisede Öğrenilenleri Ölçmeli"

Üniversite eğitimine hazırlık sürecinin iyileştirilmesinin Türkiye için de önemli olduğu saptaması raporda yer alıyor. Buna göre ABD, Avustralya, Yeni Zelanda gibi ülkelerin de yer aldığı uluslararası bir araştırma, lisedeki öğrencilerin akademik performanslarının iyileştirilmesinin özellikle fakir çevreden gelen çocukların yüksek öğrenimde başarılı olması için gerekli olduğunu gösteriyor. Bu kapsamda Öğrenci Seçme Sınavı'nda (ÖSS) da değişiklik yapılmalı. Söz konusu sınav en azından lisede öğrencilerin ne öğrendiğini ölçmeli. Dünya Bankası'na göre bu durum reformun çok hassas bir alanı. Ayrıca özel ders ve dersane gerekliliğini azaltmak, söz konusu kaynakların başka alanlara aktarılabilmesi için de bir fırsat olacak.

"Yüksek Öğretim Kurumları Özel Sektörle Bağlantılı Olmalı"


Raporda yer alan saptamalara göre, tüm yüksek öğretim kurumlarının özel sektörle çok daha fazla bağlantılı olması gerekli. Üniversite ve meslek yüksek okullarının programları, iş dünyasının ihtiyaçlarını karşılamıyor. Bu konudaki çalışmalar, kozmetik bir değişiklikten ibaret olmamalı. Söz konusu değişiklik üniversite ve meslek yüksek okullarının kültürlerinde gözle görülür bir değişikliği de gerekli kılıyor.

"Mesleki Eğitime 2 Ayaklı Çözüm Önerisi"

Rapora göre üniversite niteliğinde olmayan alternatiflere de değinilerek, bu kuruluşların çalışma hayatının ihtiyaç duyduğu mezunları yetiştirebileceği yönünde dünyada sağlam örnekler bulunduğu belirtiliyor. Türkiye'de meslek yüksek okullarının sadece 50 tanesinin oldukça iyi olduğu, diğerlerinin ise kalite açısından geride kaldığı resmi olmayan verilere yansıyor. Bu nedenle önemli bir sorun olan meslek yüksek okulları için 2 ayaklı yeni bir yapı kurulabilir. İlk ayakta, çıraklık ve staj üzerine kurulu programların olduğu, girişin serbest olduğu üniversite dışı yapılar oluşturulur. İkinci ayakta ise bilgi yoğunluklu bir mesleki eğitim 2 yıl boyunva verilir. Bu eğitim de 2 aşamalı olur. İlk aşama 2 yıl sürer. Bu sürecin sonunda bir üniversite diploması veya katılım derecesi gibi bir sertifika verilir ve katılımcı işe girebilir. İsteyen ise 2 yıllık bir ek eğitim daha alabilir.

Türkiye için mesleki eğitimin, bölgesel öncelikler ve çalışma hayatıyla net bir bağlantısının kurulması acil öncelikler arasında bulunuyor. Bunun için çeşitli yollar söz konusu olabilir. Meslek yüksek okullarını daha büyük bölgesel teknik yüksek okullar altında birleştirmek de bir çözüm olabilir. Uygulanacak yöntem kapsamında, söz konusu okulların sayısında bir düşüş olması, ancak kalite düzeylerinin artması gerekiyor.

"Üniversitelerden Sadece 5'i Uluslararası Araştırmalara Yoğunlaşsın"

Raporda uluslararası uygulamaların tüm üniversiteleri bilimsel araştırma merkezi yapma şansının bulunmadığını gösterdiğine dikkat çekildi. Bu nedenle üniversitelerin farklı alanlarda üstünlük sağlaması başarılmalı. Buna göre, mevcut üniversitelerin sadece 5 tanesi uluslararası akademik araştırmalarda uzmanlaşabilir. Üniversitelerinin 40-50 tanesi sahip oldukları bilgiyi yayma konusunda çalışabilir, 20-30 üniversite ise fen ve teknoloji araştırmalarının uygulama merkezi haline getirilebilir. Geriye kalan 80-100 üniversite de sadece öğretme odaklı çalışabilir. Böylelikle bir kısım üniversiteler öğretme konusunda uzmanlaşırken, bir kısmı araştırmalar konusunda üstünlüğe sahip olabilir. Kalanlar da, çalışma hayatı ve toplumun ihtiyaçları noktasında sorumluluk üstlenebilir. Burada yeni kurumların oluşturulması da önemli. Söz konusu yeni kurumlar çeşitliliği artırmak için bir fırsat olacak ve mevcut kurumların kendilerini dönüştürmesi için de yapacakları rekabetle bir baskı aracı olacaklar.

Hacer BOYACIOĞLU-(REFERANS)
YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
09.06.2026
22:55
Bingöl`de Kültür-Saray Köprüsü İhale Ediliyor
Bingöl'de Kültür-Saray Köprüsü İhale Ediliyor
Bingöl Belediyesi, Kültür Mahallesi ile Saray Mahallesi'ni birbirine bağlayacak betonarme araç köprüsü ve bağlantı yolları için ihaleye çıkıyor. İki yaka arasındaki ulaşım hem kısalacak hem de zamandan tasarruf sağlanacak. Özellikle Devlet Hastanesi bağlantısı önemli bir avantaj sunacak.
09.06.2026
22:24
Kiğı`da kuruldu, üç ilçeye hizmet verecek!
Kiğı'da kuruldu, üç ilçeye hizmet verecek!
Kiğı İlçesi'nde Sosyal Hizmetler Müdürlüğü kuruldu, bugün itibariyle hizmete başladı. Yeni Müdürlük, Kiğı, Yayladere ve Adaklı'ya hizmet verecek. Ayrıca Yayladere ve Adaklı Kaymakamlıklarında irtibat kişileri görevlendirildi. Bu sayede ilçelerdeki vatandaşların il merkezine gelmesine gerek kalmayacak.
09.06.2026
21:09
Kiğı Kerek Deresi Projesi`ne start verildi
Kiğı Kerek Deresi Projesi'ne start verildi
Bingöl'ün Kiğı ilçesinde önemli mesire alanlarından Kerek Deresi için yapılan ihalenin ardından çalışmalara başlandı. İnşaat alanında incelemelerde bulunan Kiğı Belediye Başkanı Özüağ; 'Bölge hem güvenli hem de cazip bir yaşam alanına dönüşecek' dedi.
09.06.2026
20:16
Bingöl Milli Eğitim`den Velilere Uyarı: Ruhsatsız Kurslara Dikkat!
Bingöl Milli Eğitim'den Velilere Uyarı: Ruhsatsız Kurslara Dikkat!
Bingöl İl Milli Eğitim Müdürlüğü, yaz tatili öncesinde velilere önemli bir uyarıda bulunarak öğrencilerin yalnızca resmi izin ve ruhsata sahip özel öğretim kurumlarına yönlendirilmesi gerektiğini bildirdi.
09.06.2026
19:50
LGS için adaylara kritik uyarı:
LGS için adaylara kritik uyarı: 'Bu Hafta Hiçbir Şeyi Değiştirmeyin'
LGS'ye sayılı günler kala Uzman Psikolojik Danışman Nihat Ekincioğlu, öğrenci ve velilere önemli tavsiyelerde bulundu. Ekincioğlu, son haftada yeni çalışma yöntemleri denemek yerine mevcut düzenin korunması gerektiğini söyledi.
08.06.2026
19:26
20 Yıl 9 Ay Hapis Cezası Bulunan Firari Yakalandı
20 Yıl 9 Ay Hapis Cezası Bulunan Firari Yakalandı
Hakkında iki ayrı suçtan toplam 20 yıl 9 ay 2 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan bir hükümlü, Bingöl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü yakalandı. Şahıs, çıkarıldığı adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın