KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
08 Ekim 2026 Perşembe

Dünya krize giderken biz türban tartışıyoruz

TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, "Dünya bir krize doğru hızla ilerliyor. Dolayısıyla bütün enerjimizi ekonomiye yoğunlaştırmamız gerekirken, türban konusunu gündemin birinci maddesi haline getirdik" dedi

Dünya krize giderken biz türban tartışıyoruz
25 OCAK 2008 CUMA 11:17
0
1175
0
AA aa
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, "Dünya bir krize doğru hızla ilerliyor ve 2008 Türkiye için çok zorlu bir yıl olacak gibi görünüyor. Dolayısıyla bütün enerjimizi ekonomiye yoğunlaştırmalıyız. Ancak bir süredir aslında çok daha rahat bir zamanda tartışmamız gereken bir konuyu, türban konusunu, gündemin birinci maddesi haline getirdik" dedi.
TÜSİAD'ın Olağan Genel Kurul toplantısı dün Siwssotel'de gerçekleştirildi.
Toplantının açılışında konuşan Dernek Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, dünya mali piyasalarındaki dalgalanma dolayısıyla alınan önlemler için geç kalınmış olma ihtimalinin tartışıldığını, 2008'de Amerika başta olmak üzere gelişmiş ülkelerin finansal piyasalarından kaynaklanan sıkıntının dünya ekonomisini olumsuz etkilemesinin kaçınılmaz görüldüğünü söyledi.
"Ekonomiden gelen sinyaller çok olumlu değil. Büyüme hızımız önemli ölçüde yavaşladı, enflasyon nispeten hız kazandı, genel işsizlik oranı artmaya basladı, kamu maliyesinde disiplin zedelendi, cari açık sorunu büyürerek devam etti. Yaklaşan küresel dalgaya, maalesef bu bilançoyla giriyoruz" diyen Yalçındağ, böyle bir zamanda Türkiye'nin türban tartışması yaptığına dikkat çekti. Yalçındağ, tam da böyle bir dönemde Türkiye'nin türban gündemi tartıştığını ifade etti. Yalçındağ, şöyle dedi:
"Dünya bir krize doğru hızla ilerliyor ve 2008 Türkiye için çok zorlu bir yıl olacak gibi görünüyor. Bütün enerjimizi bu konuya yoğunlaştırmalıyız.
Ancak bir süredir aslında çok daha rahat bir zamanda tartışmamız gereken bir konuyu, türban konusunu, gündemin birinci maddesi haline getirdik.
Ortada bir sıkıntı olduğu muhakkak. Ama bu sıkıntı bugün tartışılandan daha geniş boyutlara sahip.
Evet, bir yanda başını örttüğü için eğitim sürecinde zorluk çeken genç kızlarımız var. Diğer yanda, 15 yaşında istemediği halde zorla kapatılanlar da, birkaç yıl sonra çevre baskısıyla başını örtmek zorunda kalmaktan korkanlar da var. Ayrıca inanın kadınlarımızın tek sorunu da bu değil.
Ülkemizde kadınlarımızın birçoğu çok daha ağır, çok daha derin sorunlarla mücadele ediyor. Toplumsal hayatta eşitsizlik, eğitimsizlik, istihdama katılma zorluğu, aile içi şiddet, belirli yörelerdeki ağır töre baskısı gibi vahim sorunlar..."


Gündem değişmezse dalga bizi sürükler

Arzuhan Doğan Yalçındağ'ın konuşmasında verdiği diğer mesajlar şöyle:
"Türkiye'yi bir refah toplumuna dönüştürmek ve çocuklarımıza daha iyi bir gelecek verebilmek için temel ekonomik ve sosyal sorunlarımızı öne almalı, gündemimizi dünyada ki gelişmelere uygun hale getirmeliyiz. Aksi halde küresel dalga, yaşam biçimimize bakmaksızın hepimizi önüne katıp sürükleyebilir. Türkiye'nin gündemi, toplumuna refah ve huzurun yollarını açmaktır. Birlik içinde atılım yapmak istiyorsak, tüm toplumun ortak çıkarlarını temsil eden bu gündeme odaklanmalıyız. "

Önümüzde yerel seçimler var, kamu maliyesi daha fazla bozabilir

"2008 bize kolaylıklar vaat etmiyor. Büyümedeki yavaşlama eğilimini 2008 yılında, tersine çevirecek bir işaret, ortada gözükmüyor. Üstelik yaklaşan yerel seçimlerin etkisiyle kamu maliyesinin daha da bozulma riski ortaya çıkıyor. Küresel çalkantı sonucu beklenen, global talepteki yavaşlamanın dış ticaret açığını hem miktar hem de değer olarak olumsuz etkileyeceği tahmin ediliyor.. Dış kaynak girişindeki azalma da buna eklendiğinde, ülkemizde büyümenin ve cari açığın finansmanının daha zor şartlarda gerçekleşmesi ihtimali artıyor.
2008'de öncelikle makroekonomik istikrarı koruyacak politikalara devam etmeli, mali disiplini yeniden tesis etmeliyiz.
Ayrıca ekonomide dengeyi sağlarken eşzamanlı olarak küresel rekabet hedefimizin gerektirdiği yapısal reform sürecini de başlatmalıyız. Burada sihirli sözcük beklenti yönetimidir. Türkiye'nin uzun dönem vizyon ve stratejilerinin inandırıcılığını tesis etmeliyiz."

Özel sektör olarak demokrasi ve laiklik ideallerinin taşıyıcısıyız

"Biz özel sektör olarak kendimizi cumhuriyetin demokrasi, laiklik, çağdaşlık ve refah ideallerinin taşıyıcısı, toplumsal gelişmenin gönüllüsü olarak görüyor ve ilgili tüm süreçlerde aktif olmaya devam edeceğimizi bir kez daha beyan ediyoruz."

Türkiye'nin ideali tanımlıdır, boş kâğıt üzerine sıfırdan tanıma gerek yok

"Türkiye'nin toplumsal gelişme ideali, 'muasır medeniyet' olarak tarif edilmiştir. Bu pencereden bakınca, uzun vadeli büyüme stratejimizin, boş bir kâğıt üzerine sıfırdan tasarlanmasının gerekmediği, ortaya çıkıyor. Çünkü aslında, AB'ye tam üyelik hedefimiz, yukarıda tanımlamaya çalıştığımız toplumsal idealimizin yeni bir ifade biçimidir.
Türkiye açısından, uzun süredir uykuya yatmış bu süreci canlandırmak, 2008'in temel aksiyonlarından biri olmalıdır. İç kamuoyundaki heyecanı yeniden yükseltebilmek için siyasal liderliğin daha kararlı bir söylemle ortaya çıkmasını sağlamalıyız."


'Kutuplaşma yaratan tavırlardan uzak durmalıyız'

AB'ye alternatif aramak yanlış

"Zaman zaman bazı kesimlerde nükseden 'alternatif arama' çabalarının, meseleyi derinlemesine kavramamaktan kaynaklandığını düşünüyoruz. Türkiye'nin elbette Balkanlar ile, Karadeniz ülkeleriyle Ortadoğu ve Kafkaslar ile, Orta Asya, Hindistan ve Çin ile ilişkileri olmak zorundadır. Bu kesimlerle tarihi kültürel bağlarımızın yarattığı avantajı, bu coğrafyaların engin iş potansiyelini nasıl reddederiz?
Ancak, hangi perspektiften bakarsanız bakın, salt ekonomik açıdan bile bu ülkeler AB'ye alternatif değildir. Tamamlayıcıdır. Toplumsal gelişme bakımından Türkiye'nin bu bölgelerden alabileceği hemen hemen hiçbir şey yok gibidir. gözümüzü dikmemiz gereken yön batıdır, Avrupa Birliği'dir.
Peki, Türk halkı AB'ye girmeyi istiyor mu? Bilinç altında evet, istiyor. Bunu test etmek çok kolay. AB'yi istemiyorum diyen birine, nasıl bir hayat istediğini sorun. Size AB ülkelerindeki, ya da daha genel söylersek batılı gelişmiş ülkelerdeki yaşam biçimini tarif edecektir. Bugün yaşadığımız aslında bir güvensizlik ve küskünlüktür. Bu da siyasal liderlik ve etkili bir iç iletişimle aşılabilir."


Anayasa yeni kaygı kaynağı olmamalı

"Önce ekonomiyi gündemin en üst sırasına taşımak, toplumsal kesimler arasında uzlaşma sağlamak gerekiyor. Dikkatleri dağıtacak kutuplaşmalar, gerginlikler yaratacak siyasi tavırlardan uzak durmak şart. Yasama ve yürütmede toplumsal mutabakat sağlanmasına özen gösterilmesi huzur ortamının tesisi için hayati önem taşıyor.
2008 bu bakımdan da bazı riskleri içinde barındırıyor. Bunların en yakını anayasa tartışmalarıÖ Yeni anayasa asla yeni endişelerin kaynağı olmamalıdır! Eğer laik, demokratik cumhuriyetimizi, temel ilkelerini koruyarak daha ileri götürmek
için değişiklik yapıyorsak, yeni Anayasa'nın ruhu her yönüyle Türkiye'nin çağdaş batı toplumları yönündeki ilerlemesini yansıtır durumda olmalıdır. Türkiye dar gündemli kutuplaşmalardan geçmişte çok zaman kaybetti."


Yeni bir programa ihtiyacımız var

"Küresel gelişmeler, rahat bir 2008 geçiremeyeceğimizi söylüyor. Finansal piyasalardaki çalkantının Türkiye de dahil tüm piyasalara yayıldığını gözlemliyoruz. Böyle bir ortamda yüksek büyümenin maliyeti geçmiş yıllara oranla çok artabilir.
Ekonomimizin kendi iç dinamikleri de 2008 için uyarı işaretleri veriyor. Hızlı büyüme düşük enflasyon dengesini korumakta güçlük çektiğimiz ortaya çıktı. Enflasyonda hedefin iki katından fazlasını gördük.
Açıktır ki, 2001'in şartlarında tasarlanmış programla sağlayabileceğimiz iyileşmenin sınırına geldik. Ekonomiyi uzun vadeli bir perspektifle yeniden yapılandırmamız şart, yeni bir ruh ve ivme kazandırmalıyız. Yeni bir vizyon ve stratejiyle, somut, ayrıntılı, takvime bağlı, yeni bir ekonomik programa ihtiyacımız var. "


Bülend Özaydınlı ayrılıyor

EYLEM TÜRK
  • TÜSİAD'a 2007'de 48 yeni üyenin gelirken, 38 üye de ayrıldı. Koç Holding'deki CEO'luk görevinden ayrılan Bülend Özaydınlı'nın da üyelikten 2008 yılı itibariyle ayrılacağı belirtildi. Bu arada 2007 yılında 576 üyesi bulunan derneğin hedefi bu yıl üye sayısını 583'e çıkarmak.
  • TÜSİAD'a 2007 yılında katılan 48 yeni üye içinde, Paul Doany, Adnan Nas, Douglas Thomas Kennedy, Cem Aydın, Soner Gedik, Muhsin Mengütürk, Aslı Karadeniz, Emin Sazak, Godefridus Hendrik Vest, Levent Eyüboğlu, Hans Otto Nagel, Osman Turgay Durak, Kerim Taner, Mehmet Torun, Firuzhan Kanatlı da bulunuyor.
  • TÜSİAD tarafından hazırlanan "2008 Yılına Girerken Türkiye Ekonomisi" başlıklı çalışmada, uluslararası likidite koşullarında ani bir değişme olmadığı varsayımı altında, 2008 yılında Türkiye ekonomisinde ancak vasat bir performans beklenebileceği görüşü yer aldı.
  • Dün yapılan genel kurula üyelerin bir kısmının Davos'ta olması nedeniyle katılım fazla olmadı. Genel kurula katılan üye sayısı 120'de kaldı.
  • TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ümit Boyner, 2007 bütçesinin 384 bin YTL fazla verdiğini ifade ederek, bunun kur farkından kaynaklandığını belirtti. Boyner, TÜSİAD'ın bu yılki bütçesine ilişkin olarak da, TÜSİAD'ın son 4 yıldır 5.6 milyon euro'luk bütçeyle hareket ettiğini ve bunun pek değişmediğini belirtti. Boyner, bütçenin çok büyük bir kısmının raporlama ve araştırmalara harcandığını, 2008 yılı için de üyelerden yıllık 17 bin YTL aidat alınacağını bildirdi.
  • 2007 yılında TÜSİAD 9 rapora imza attı; çalışma grupları ve forumları aracılığıyla yurtiçinde 72 seminer ve kongre, yurtdışında ise temsilcilikleri aracılığıyla 14 seminer düzenledi. 22 yurtdışı teması gerçekleştirdi.
  • YORUM YAZIN
    Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
    Değiştir
    Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
    Kodu Girin
    Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
    07.10.2026
    21:30
    Bingöl TSO`da yeni yönetim belli oldu
    Bingöl TSO'da yeni yönetim belli oldu
    3 Ekim'de gerçekleştirilen Oda Organ Seçimleri sonrası BİNTSO'da yeni dönemin yönetim ve meclis kadrosu netleşti. Kadir Çintay yeniden Yönetim Kurulu Başkanı olurken, ilk Meclis toplantısında Doğan Koç Meclis Başkanlığına seçildi. Yönetim, Meclis, Disiplin Kurulu ve TOBB delegeliğinde görev alacak isimler de belli oldu.
    07.10.2026
    20:56
    Baraç önce teşekkür etti, sonra uyardı: `Yeni statü sahada karşılık bulmalı`
    Baraç önce teşekkür etti, sonra uyardı: 'Yeni statü sahada karşılık bulmalı'
    DEVA Partisi Bingöl İl Başkanı Nihat Baraç, Bingöl Devlet Hastanesi'nin Eğitim ve Araştırma Hastanesi statüsüne kavuşmasını önemli bir kazanım olarak değerlendirdi. Sürece katkı sunanlara teşekkür eden Baraç, bundan sonraki aşamada personel alımlarında liyakat ve eşitlik vurgusu yaparak yeni statünün yalnızca tabelada kalmaması gerektiğini söyledi.
    07.10.2026
    20:45
    HÜDA PAR`dan Boğlan`daki GES projesine tepki:
    HÜDA PAR'dan Boğlan'daki GES projesine tepki: 'Ekmek teknemiz olan meralarımızı kaybetmeyelim'
    HÜDA PAR Solhan İlçe Başkanlığı, Boğlan Mahallesi'nde planlanan GES projesine ilişkin açıklama yaptı. Yenilenebilir enerji yatırımlarına karşı olmadıklarını belirten parti, hayvancılık ve arıcılıkla geçinen vatandaşların kullandığı meraların projeye tahsis edilmesine tepki göstererek alternatif alanların değerlendirilmesini istedi.
    07.10.2026
    20:02
    Bingöl`de ceviz hasadı başladı: 150 dönümden 6 ton rekolte bekleniyor
    Bingöl'de ceviz hasadı başladı: 150 dönümden 6 ton rekolte bekleniyor
    Bingöl'ün Solhan ilçesinde 150 dönümlük ceviz bahçesinde hasat mesaisi başladı. Yaklaşık 12 yıllık ağaçlardan bu yıl 5-6 ton civarında ürün elde edilmesi hedeflenirken, geçen yıl yaşanan don olayının üretimi olumsuz etkilediği belirtildi.
    07.10.2026
    19:50
    Bingöl`de iki otomobil çarpıştı: 3 yaralı
    Bingöl'de iki otomobil çarpıştı: 3 yaralı
    Bingöl'de iki otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 3 kişi yaralandı. Yaralılar, olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.
    07.10.2026
    19:26
    Bingöllü yazar İsmail Avcı`nın ilk romanı okuyucuyla buluştu: Korkuya Alışmak
    Bingöllü yazar İsmail Avcı'nın ilk romanı okuyucuyla buluştu: Korkuya Alışmak
    Bingöl'de doğan yazar İsmail Avcı'nın ilk romanı Korkuya Alışmak, 1990'lı yıllarda Anadolu'nun doğusunda yaşayan 11 yaşındaki Beşir'in gözünden çocukluğa, aileye, eğitime, dostluğa, vefaya ve geçmişten geleceğe taşınan emanetlere uzanan bir hikâye anlatıyor. Avcı, romanını 'geçmişe bakarken geleceği de unutmamak' duygusuyla kaleme aldığını söylüyor.
    Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
    ©Copyright 2017
    Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın