KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
08 Şubat 2026 Pazar
°C

Elhamdülillah laikiz...

Elhamdülillah laikiz...
09 NİSAN 2009 PERŞEMBE 14:17
0
1169
0
AA aa
Size bir soru sorayım.
Neden Güney Kore, o bölgenin en çabuk kalkınan, en çabuk zenginleşen, sanayide dünya markaları yaratan ülkesi oldu?

Neydi bu ülkenin özelliği?

Güney Kore'nin en büyük özelliği, komünist Kuzey Kore'nin komşusu olmasıydı.

Batı, aynı ülkenin “komünizmi” seçen parçasıyla, “kapitalizmi” seçen parçası arasındaki farkı bütün dünyaya göstermek, kapitalizmin “üstünlüğünü” Güney Kore üstünden kanıtlamak için harekete geçti.

1950'li yıllarda bir çöplük olan Güney Kore, “kapitalizmi seçen fakir ülkenin” nasıl zenginleştiğinin gösterilmesi için bir “model” olarak kullanıldı.

Kapitalist Batı bu “modelle” övündü.

Güney Kore bu sayede zenginleşti.

Şimdi buna benzer bir “kader” Türkiye için hazırlanıyor.

Niye?

Nedir Türkiye'nin özellikleri?

Birinci özelliği Müslüman olması.

İkincisi, İslam görüntülü terörü desteklememesi.

Üçüncüsü, laik olması.

Dördüncüsü, en azından görüntüde bir diktatörlük olmaması.

Yan yana gelen bu dört unsur bugün Türkiye'yi dünyanın en değerli ülkelerinden biri kılıyor.

Bu özelliklerden bir tanesi bile eksilse Türkiye bütün değerini kaybeder.

İlk çıktığı seyahatte Türkiye'ye gelen Obama, bizim parlamentoda yaptığı konuşmada, “11 Eylül'ün Bush kimliğinde simgeleşen çatışmacı, savaşçı, düşman ruhunun sona erdirildiğini” ve “barış döneminin” başladığını bütün dünyaya açıkladı.

Amerika'nın İslam'la “savaşta” olmadığını söyledi.

İslam'ı terörizmden ve El Kaide'den ayırdı, İran'a “zenginleşmesi” için işbirliği önerdi, Irak'ın bütünlüğünü savundu, Filistin devletinin varlığını destekledi.

Guantanamo'yu kapattıklarını ve işkenceye son verdiklerini belirterek, geçmişi silmek istediklerini vurgulayan bir özeleştiri yaptı.

Artık Amerika ve Batı dünyası “medeniyetler çatışması”nın sürmesini istemiyor.

Bütün dinlerin ve ırkların birarada barış içinde varolacağı yeni bir dönem başlatıyorlar.

Bu yeni dönemde Amerika'nın üstüne düşen görev, Bush döneminin bütün yeryüzünde “nefret” uyandıran savaşçı görüntüsünü hafızalardan silmek.

Barışın öncülüğünü yapmak.

Batı, “barışın” başta kendileri olmak üzere herkes için kârlı olduğunu keşfetmiş durumda.

Ama, içinden çeşitli terör örgütleri çıkan, diktatörlüklerle kirlenen İslam âlemini de “barışın” faydalı olduğuna ikna etmeleri gerekiyor.

Türkiye de bu noktada önem kazanıyor işte.

Çünkü Türkiye, yeryüzünün hem laik, hem kör topal demokrat, hem terörü desteklemeyen, hem de Müslüman olan tek ülkesi.

Bugün Türkiye, çevresindeki bütün ülkelerden daha “kıymetli” Batı için.

Bu nedenle de anlaşılan “model” olarak seçildi.

Benim anlayabildiğim kadarıyla, Batı dünyası, özellikle de Amerika, bütün İslam âlemine, “laikliği, demokrasiyi” benimsemiş bir Müslüman ülkenin ne kadar başarılı ve zengin olabileceğini Türkiye üstünden kanıtlamak istiyor.

Bence Obama'yı Türkiye'ye getiren de bu neden.

Onun için bütün İslam âlemine “artık savaşın bittiğini” Türkiye'den bu kadar net biçimde söyledi.

Türkiye'nin kendisine biçilen “rolü” becermesi, zengin olması ve örnek haline gelmesi için yapması gerekenler de açıkça belirtildi.

Önce sağlam bir demokrasi kuracak.

Kürtlerin eşit vatandaşlık hakkını verecek, onlara anayasal güvenceler sağlayacak, anadilde eğitimi gündeme sokacak.

Sonra, geçmişiyle barışacak.

Ermeni sorununu açıkça konuşabilecek, Ermenistan sınırını açacak.

Azınlıklara hakkaniyetle davranacak ve Ruhban Okulu'nun kapısına taktığı kilidi çıkaracak.

Irak'ın bütünlüğünü dolayısıyla Kürdistan'ı tanıyacak.

Müslüman kimliğini ifade etmek isteyenlerin “inanç özgürlüğünü” garanti altına alacak.

Ve, laiklikten taviz vermeyecek.

Bu tabloya baktığımızda, sadece Müslüman olduğumuz gerçeğini vurgulayan “dincilerle”, sadece “laik” olduğumuzu vurgulamak isteyen Kemalistler “tek başlarına” bir mana ifade etmiyorlar.

Tek başına Müslümanlık önemli olsa Suudi Arabistan “rol modeli” olurdu, sadece laiklik önemli olsa Obama, Türkiye'ye değil Hırvatistan'a giderdi.

Önemli olan Müslümanlıkla laikliği birarada yaşatabilmek.

Müslüman kimliğimizi özgürce yaşayacağız, kızlarımız isterse türban da takacak ama laiklikten de asla taviz vermeyeceğiz, “inanç özgürlüğünün” yanı sıra “inanmama özgürlüğünü” de saygıyla karşılayacağız.

Eğer Türkiye, dünyanın, Obama'nın ziyaretinde billurlaşan mesajlarını iyi anlarsa ve gereğini yaparsa...

Kürt sorununu barış içinde adaletli bir şekilde çözerse, Ermeni sorununu, bu sorunu tabulaştırmadan, gerçekleri görerek aşabilirse, dindarlarının “inanç özgürlüğüne” sahip çıkarsa, azınlıkların haklarını kabul ederse, gerçek bir laikliği sürdürürse...

Mutlu ve zengin bir ülke olmak için her türlü desteği bulacağız.

Tarih, bize büyük bir imkân sunuyor.

“Makûs talihimizi” yenebileceğimiz bir fırsat bu.

Eğer, dünyanın, tarihin ve çağın bizden istediklerini gerçekleştirmenin bizim yararımıza olduğunu anlayabilir ve bunları gerçekleştirecek enerjiyi gösterebilirsek, çok kısa bir süre sonra, bugüne dek hiç bilmediğimiz bir huzurun ve refahın içinde yaşayacağız.

ahmetaltan@gazetem.net

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
07.02.2026
21:54
Zikte SÜRKAP`tan 5. Yıl Buluşması
Zikte SÜRKAP'tan 5. Yıl Buluşması
Birlik ve dayanışma mesajlarının verildiği programda eğitim çalışmaları kapsamında hayata geçirilen 'Murat Etüt Merkezi'ne dikkat çeken Platform Başkanı Mehmet Atalay, bir toplumun gelişmişlik düzeyinin en önemli göstergelerinden birinin eğitim olduğunu vurguladı ve bu anlayışla hayata geçirilen Murat Etüt Merkezi'nin kendileri için en anlamlı çalışmaların başında geldiğini söyledi.
07.02.2026
21:39
Bingöl`de göçmen kaçakçılığı operasyonu
Bingöl'de göçmen kaçakçılığı operasyonu
Bingöl'de İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince göçmen kaçakçılığına yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında 12 düzensiz göçmen yakalandı.
07.02.2026
21:30
Öztürk;
Öztürk; 'Bingöl halkı artık bu hastalıklar için başka illere gitmeyecek'
Bingöl Devlet Hastanesi'nde göreve başlayan Hematoloji Uzmanı Dr. Osman Can Öztürk, hasta kabulüne başlayan hematoloji kliniğiyle birlikte kemik iliği ve kan hastalıklarının tanı, tedavi ve düzenli takibinin artık Bingöl'de yapılabileceğini belirterek, yeni hizmetin önemli bir ihtiyacı karşılayacağını ve hastaların çevre illere gitmesine gerek kalmayacağını söyledi.
07.02.2026
21:12
Adaklı`da eğitim çalışmaları ele alındı
Adaklı'da eğitim çalışmaları ele alındı
Eğitime Destek Koordinasyon Toplantısı, Vali-Mülkiye Başmüfettişi Abdulkadir Yazıcı başkanlığında gerçekleştirildi.
07.02.2026
21:05
Bingöl`de Faciadan Dönüldü! 1 yaralı
Bingöl'de Faciadan Dönüldü! 1 yaralı
Bingöl'ün Karlıova ilçesine doğalgaz sevkiyatı yapan tırın devrilmesi sonucu meydana gelen kazada, 1 kişi yaralandı.
07.02.2026
19:35
YEM-SÜT A.Ş. arsa ihalesi yeniden gündemde!
YEM-SÜT A.Ş. arsa ihalesi yeniden gündemde!
DEM Parti İl Genel Meclis Gurubu'nca Bingöl İl Genel Meclisi'ne sunulan soru önergesinde, İl Özel İdaresi hissesi bulunan YEM-SÜT A.Ş.'ye ait arsa satış ihalesinin ardından yaşanan süreç ve kamu zararı ihtimali gündeme taşındı. Önergede, ihalenin onaylanıp onaylanmadığından tahsilat sürecine kadar birçok başlıkta açıklama talep edildi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın