KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
18 Nisan 2026 Cumartesi
°C

Gözardı edilen insani mefhum!

Açtırmak için ikna odası kuran ve her şeyin doğrusunu bilen zihniyetin insani mefhumlar söz konusu olduğunda genellemeleri nereye kadar sürecek?

Gözardı edilen insani mefhum!
26 EYLÜL 2008 CUMA 20:54
0
1126
0
AA aa
Leyla İpekçi yazısı

Boğaziçi Üniversitesi'nde rektör değişimiyle başlayan başörtüsü yasağını duyduğumda bir süre önce okuduğum Henüz Özgür Olmadık kitabını yeniden elime aldım.

Hilal Kaplan, Neslihan Akbulut ve Havva Yılmaz'ın hazırladığı ve Hayykitap tarafından yayınlanan bu kitabın her türlü siyasi, cinsiyetçi, sınıfsal, kültürel ayrımcılığın ötesinden, hakikatin ‘neyse o olan' en yalın halinden bize seslendiğini söyleyebilirim.

Bu yüzden bu kitapta kendi deneyim, gözlem ve düşüncelerini anlatarak ezber bozan başörtülü başörtüsüz her tanığın, bu ülkenin gayri resmî tarihine ortak bellek oluşturma açısından eşsiz katkısı olduğuna inanıyorum.

Ve bizzat başörtüsünün de bu ülkenin üniversitelerinde yıllardır ‘canlı' tanıklık ettiğini, çünkü kendi konuştuğu bir ‘dil' olduğunu –her ne kadar bazıları kendi vehimlerini duymayı tercih etse de- hatırlatmak istiyorum. Bu, şüphesiz başka bir yazının konusu. Bu yazıda ise tek bir mağdurun tanıklığından ufacık bir bölüm aktarmak istiyorum yalnızca.

Adaletsizlik söz konusu olduğunda uzun uzadıya ayrıntılandırmak gerekmiyor maruz kalınan zulümleri. Bazen tek bir ‘yaşanmışlık' bile bütüne şahitlik edebiliyor. Zalimliğin vicdanlarda ‘gri noktalar'la tartılabilen bir karşılığı yok çünkü.

Nesrin üniversiteyi kazandığında babasıyla Urfa'dan gelmiş kayıt olmaya. Kayıt haftasında örtülü almışlar öğrencileri, fakat daha sonra kayıt bitince almamaya başlamışlar. Bunun üzerine –kayıt bitmiş olmasına rağmen- babası Nesrin'i her gün okula götürmeye çalışmış.

Böyle bir baba kız hikâyesi okumak içimi daha ilk andan burmuştu. Yerleşik kanı, kızların aile baskısıyla ya da mahalle baskısıyla örtündükleri yönündeydi. Ya da tarikatlar, cemaatler tarafından kullanıldıkları şeklindeydi. Kızların üniversite kazanmak için yıllarca çalışmaları, ailelerinin mali zorluklara göğüs germeleri okul yönetimini tahrik etmek gibi absürt bir gerekçeye bile indirgenebiliyordu vicdansızca.

Genç kızların ve ailelerinin kendi hayatları için verdikleri bütün çabalar, sarf ettikleri emek ve geleceğe dönük hayaller toptancı bir niyet okumayla siyasi sembol adı altında resmî tarihe kaydedilmeye çalışılıyordu. İnsafsızca.

Tüm bunları sineye çeken babanın ne siyasetle, ne de yerleşik önyargılarla ve niyet okuma seçkinciliğiyle uğraşacak derdi yoktu aslında. Çünkü “şapka tak gir” diyerek kızına kendince yol gösterecekti. Üniversiteyi kazanan kızını okutmak istemektedir, arzusu budur.

Gerisini Nesrin'den öğrenelim: “Babam okulda, dekanlıkta, mimarlık fakültesinde her gördüğüne anlatmaya çalışıyordu. Bakın benim kızım örtülü. Bunu bilerek isteyerek yapıyor. Çok seviyor. Okul onun hayatı. Ben istemiyorum böyle bir şeyin kızımın hayatını etkilemesini.”

“O kadar gücüme gitti ki. Babam adeta hiç tanımadığı insanlara yalvarıyordu. Ve ben babamı hiç böyle görmemiştim. O kadar acıklı, o kadar insanların gözünün içine bakarak yalvararak konuşuyordu ki, adeta, ben onu buraya bırakacağım ama kızıma kötü davranmayın demeye çalışıyordu.”

Büyük şehre kızını okutmaya gelen bir babanın kızını emin ellere teslim etmeyi istemesinden daha doğal ne olabilir? Okulda önüne çıkan herkese kızının önünde yalvarması, bir bakıma başörtülü kızlara eğitim yollarını keyfi hukuk yorumlarıyla tıkayan bir anlayışın iflas ettiği yer değil midir?

Kızını kendisinin zorla örtmediğini, ona kalsa şapka gibi seçenekleri, hatta örtüyü tamamen atma gibi çözümleri savunacağını ima etmeye çalışıyordu tanımadığı herkese. Gerçeğin ilanıydı bu aslında.

“Sanki gözaltında bir yakınının olması gibi” diyor, ailesi telefon ettiğinde onları teskin edici yanıtlar vermeye dikkat eden Nesrin. “Tek başıma yaşasaydım bu kadar incinmezdim. Ama ailem benim için benden daha değerli. Benimle birlikte onlar da bu acıyı yaşıyor.”

Baş açtırmak için ikna odası kuran ve her şeyin en doğrusunu bilen zihniyetin irade kullanmak, birey olmak gibi temel insani mefhumları başörtülüler söz konusu olduğunda gözardı ederek kaba bir genellemeye teslim olması nereye dek sürecek, kaç aileyi perişan edecek bilinmez.

Ama şimdilik başörtüsü yasağı özgür düşünceyi, çoğulculuğu ve hakikat arayışını kuşatması beklenen üniversitelerin rektörlerinin insafına ve vicdanına keyfi olarak terk edilmiş durumda. Başı açık olmanın özgürlüğün önşartı olduğu yanılgısıyla birlikte...

Tanıklığa ısrarla devam etmek gerekiyor. İnsan kalabilmek adına.

(Taraf)

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
18.04.2026
02:59
Rektör Çelik:
Rektör Çelik: 'Diş Hekimliği Fakültemiz aynı zamanda üretim merkezi olacak'
IDEX Ağız ve Diş Sağlığı Fuarı'nı ziyaret ederek sektördeki son gelişmeleri yerinde inceleyen Bingöl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erdal Çelik, Bingöl Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi'nin yalnızca ileri teknolojik donanıma sahip bir sağlık merkezi olmayacağını, aynı zamanda dental malzeme üretim süreçlerinin yürütüldüğü bir merkez haline geleceğini belirtti.
18.04.2026
01:57
Bingöl`de Kavşakta Kaza: 5 Kişi Yaralandı
Bingöl'de Kavşakta Kaza: 5 Kişi Yaralandı
Bingöl'de Şehit Mustafa Gündoğdu Kavşağı'nda iki aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 5 kişi yaralandı. Yaralılardan 2'si ambulansla hastaneye kaldırıldı.
18.04.2026
01:43
Fırıncılardan zam savunması:
Fırıncılardan zam savunması: 'Sadece Fiyat Değil, Gramaj da Arttı'
Bingöl'de ekmek fiyatlarına ilişkin tartışmalar sürerken fırıncılar, 25 TL'ye satılan ekmeğin 310 gram değil 350 gram olduğunu belirterek, kamuoyuna yansıyan bazı bilgilerin eksik olduğunu savundu.
17.04.2026
20:16
Bingöl`de Çiftçiye 102 Milyon TL`lik Yem Desteği
Bingöl'de Çiftçiye 102 Milyon TL'lik Yem Desteği
Bingöl İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, 2025 yılı tarımsal destek ödemeleri kapsamında 6 bin 41 çiftçiye toplam 102 milyon 615 bin TL'nin üzerinde destekleme ödemesinin hesaplara aktarıldığını duyurdu.
17.04.2026
19:51
Bayırlı Grup Yolunda Tehlike! Dev Kaya Bir Aydır Kaldırılmayı Bekliyor
Bayırlı Grup Yolunda Tehlike! Dev Kaya Bir Aydır Kaldırılmayı Bekliyor
Bingöl'ün Genç ilçesine bağlı Bayırlı Köyü grup yoluna düşen dev kaya bir ayı aşkın süredir kaldırılmadı. Yağışlarla birlikte yola biriken taşlar ulaşımı zorlaştırırken, vatandaşlar yetkililere 'Acil müdahale' çağrısı yaptı.
17.04.2026
19:27
Bingöl için kuvvetli yağış uyarısı
Bingöl için kuvvetli yağış uyarısı
Meteoroloji 13. Bölge Müdürlüğü, Bingöl çevrelerinde cumartesi sabah saatlerinden itibaren yerel olarak kuvvetli sağanak beklendiğini duyurdu. Ani sel, su baskını ve ulaşımda aksamalara karşı vatandaşların dikkatli olması istendi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın