KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
28 Haziran 2026 Pazar
°C

Gürhan'dan kamuoyuna duyuru

Deniz Feneri e.V davasında hedefteki isim olan Mehmet Gürhan ilk kez konuştu. Gürkan, 16 milyon Euro'nun nereye gittiğini böyle açıkladı:

Gürhan`dan kamuoyuna duyuru
20 EYLÜL 2008 CUMARTESİ 09:47
0
1379
0
AA aa
Frankfurt'ta görülen Deniz Feneri e.V. davasında 5 yıl 10 ay hapse mahkum edilen Mehmet Gürkan, tutuklandığı günden bu yana ilk kez konuştu. Mahkemede kısa bir açıklama yapan Mehmet Gürkan, olayların seyrini baştan itibaren anlattı.

Deniz Feneri e.V. olarak yapılanları sıralayan Mehmet Gürhan, Firdevsi Ermiş'in belli odaklar tarafından şirkete sokulduğunun mahkeme sonucundan anlaşıldığını söyledi. Uzlaşma sürecinde Türkiye'nin aleyhinde konuşması için kendisine çok baskı yapıldığını gündeme getiren Gürhan, 16 milyon Euro'nun nereye gittiğini ve bunun nasıl belgelendiğini de anlattı.

Gürhan'ın avukatı aracılığıyla duyurduğu "kamuoyuna açık mektup" şöyle:

"Almanya'nın Frankfurt mahkemesince hakkımda verilen mahkumiyet kararıyla ilgili olarak siz değerli kamuoyunu aydınlatmak istiyorum.

1998 yılından beri, Avrupa'da, önce Media 7, ardından da Kanal 7 İNT televizyonunun yayınını sağlayan Euro 7 GmbH isimli şirketin ortağı ve tam yetkili genel müdürü olarak iş hayatımı sürdürmekteyim.

2003 yılında gıda sektöründe faaliyet göstermek üzere kurduğum European Food GmbH isimli şirketim herhangi bir ticari faaliyette bulunamayınca şirketin ismini Weiss GmbH olarak değiştirdim.

Kanal 7 İNT'in Avrupa temsilcisi olarak yayıncılık çalışmalarım devam ederken Deniz Feneri programını seyreden Avrupa'daki vatandaşlarımızın talebi üzerine Deniz Feneri e.V'yi 27.02.1999 tarihinde Almanya'nın Mörfelden şehrinde 7 arkadaşımla birlikte kurdum.

Bu tarihten 2006 yılına kadar, hem kendi ticari işlerimi, hem de gönüllü olarak Deniz Feneri e.V'nin hizmetlerini yürüttüm.

Başta Türkiye olmak üzere, Etiyopya'dan Endonezya'ya, Pakistan'dan Nijer'e, Mali'den Yemen'e, Sudan'dan İran'a, Irak'tan Azerbaycan'a kadar Afrika, Asya, Kafkaslar ve Balkanlar'daki onlarca ülkede, mazlum ve yoksul insanlara yardım ulaştırmaya çalıştım.  Dünyanın dört bir yanında açlık, kuraklık, deprem ve diğer doğal afetler yüzünden yardıma muhtaç duruma düşmüş on binlerce insana yardımsever insanımızın bir araya getirdiği gıda, giyim, sağlık, eğitim ve barınma yardımları ulaştırdım. Bütün bu faaliyetleri, az sayıda gönüllü arkadaşımla ve gündelik hayatımdan, hatta çocuklarıma ayırmam gereken zamandan fedakarlık ederek gerçekleştirdim.

Bu süreçte, özellikle Avrupa'ya üniversite eğitimi almaya gelen yoksul ve başarılı öğrencilerimiz için çeşitli kalıcı ve sosyal projeler ürettim.

Suçlandığım diğer bir konu ise elden para çekme iddiasıdır. Alman yasalarına göre elden para çekmek suç değildir. Nitekim elden para çekme hususu Frankfurt am Main savcılığında incelenmiş olup 26.04.2004 tarihinde takipsizlik kararı verilmiştir.

Zaten önemli olan paranın elden çekilip çekilmemesi değil, yardımın yerine ulaşıp ulaşmadığıdır. Mahkemenin kararında amaç dışı kullanıldığı belirtilen 16 Milyon Euro'nun tamamının yardım amacıyla kullanıldığı, mahkemenin elindeki 600 klasörde bulunan on binlerce yardım alındı belgesi ile sabittir. Bu belgelerin hiç birisini dikkate almayan mahkeme, Firdevsi Ermiş'in beyanlarıyla bu kanaate ulaşmıştır.

Tüm bunları yaparken kişisel hiçbir çıkarın peşinde olmadım derneği daha çok gelire kavuşturmak amacıyla hareket ettim.

Ben, Mehmet Gürhan olarak, kişisel bir çıkar, bir ikbal peşinde olsaydım kişisel hayatımda da bu durumun yansımaları olurdu.

Bilinmelidir ki, günlerdir Türk medyasını işgal eden haberlerin tüm gerçekliği anlattıklarımdan ibarettir.

Ancak, burada çok önemli bir hususu da ayrıca belirtmek istiyorum.

Avukatlarımın hazırlayıp Alman mahkemesine sunduğu ifademin içeriği avukatlarım, savcılık ve mahkeme heyeti arasında yapılan bir uzlaşmanın sonucudur. Çok kötü şartlardaki ağır tutukluluk halimin ve üzerimde oluşturulan baskının bir an önce sona erebilmesi için avukatım, önerilen uzlaşmayı kabul etmiştir. Dolayısıyla “uzlaşma ifadem”de yazılı olan hususlar, gerçekleri tam olarak yansıtmamaktadır. Hakimin uzlaşma olmasaydı dava sonuçsuz kalırdı cümlesi de bunun açık bir göstergesidir. Uzlaşma sürecinde bana Türkiye ile ilgili suçlamalarda bulunmam için sürekli telkin ve pazarlık ya pılmıştır. İfadem anlattığım bu durum dikkate alınarak değerlendirilmelidir.

Koparılan bunca fırtınanın ve girişilen bu aşağılık linç kampanyasının neredeyse tek dayanağı olan Firdevsi Ermiş isimli şahıs, ortağı ve yöneticisi olduğum şirketlerin ve Deniz Feneri e.V'nin muhasebe bölümlerinin tek sorumlusu, ayrıca Deniz Feneri e.V'nin imza yetkisi olan ikinci adamıdır.

Mahkeme sürecinde gösterdiği tavırlarla bu şahsın, Deniz Feneri e.V'ye ve yöneticisi olduğum şirketlere zarar verebilmek için bazı çevrelerce özel olarak görevlendirildiğini düşünüyorum. Zamanı gelince bu müfteri işbirlikçiye, şahsıma ve ortağı olduğum şirketlere vermiş olduğu maddi ve manevi zararların hesabını her türlü hukuki hakkımı kullanarak mutlaka soracağım.

Öte yandan, adının Abdurrahman Vural olduğunu bile gazetelerden öğrendiğim, kendisiyle hiç tanışmadığım bir şahsın ortaya attığı iftiraların hiç biri kesinlikle doğru değildir. Hiç bir belge ve bilgiye dayanmamaktadır. Doğru olan bir şey varsa o da bu şahsın, kurduğu derneği dolandırmış olma suçundan mahkumiyet almış olmasıdır.

Şahsıma karşı yürütülen bu kampanya, üzülerek söylüyorum ki adeta bir linç kampanyasıdır. İmzasız bir mektupla  aile hayatımı ağır şekilde yaralayabilecek çirkin bir iftiraya maruz kaldım. Hayatı boyunca karakola dahi düşmemiş biriyken bir anda büyük bir terör örgütü üyesi muamelesine tabii tutuldum. 

Geriye dönüp baktığımda en başından beri bu operasyonun siyasi bir operasyon olduğunu düşünüyorum. Aksi takdirde toplam 27 kişinin çalıştığı bir binaya 340 polisle ve binanın tüm açık kapıları kırılarak bir baskın yapılmış olmasının mantığı nasıl izah edilebilir ki? Bu provokasyonun tüm amacı, dünyada yükselen “yoksul ve mazlumlarla  dayanışma” kültürünü yok etmektir. Soruşturmayı yürüten şahsın, soruşturma sürecince sergilediği tavırlar ve mahkeme salonundaki siyasi şovu da benim bu düşüncemi destekler niteliktedir. Fakat asıl üzücü olan taraf bu şov değil, bu provokasyona Türkiye'de bazı çevrelerin verdiği açık destektir.

Geldiğimiz noktada,

Bugün itibariyle mali müşavirlerin ve işbirlikçi Firdevsi Ermiş'in yanlış yönlendirmelerine aldanmam sonucu, hukuki hatalarım nedeniyle Alman mahkemesi tarafından mahkum edildim. Bir diğer yanlışım ise, kimi iddialı projelere imza atmaya çalışmak oldu.

Bu yüzden öncelikle Deniz Feneri e.V derneğimize bugüne kadar maddi-manevi hiçbir desteklerini esirgemeyen bağışçılarımız bilmelidirler ki bir kuruşlarını bile yardım dışı bir amaç için kullanmadım .

Bana sonsuz güvenlerini hep yanımda hissettiğim, Almanya'daki şirketlerinin yönetimini bana bırakan ortaklarımdan, Kanal 7 camiasından ve tüm kamuoyundan bu siyasi komployu zamanında fark edip önleyemediğim ve boşa çıkaramadığım için özür dilerim.

Kendi küçük siyasi ve ticari hesapları için büyük bir provokasyonun parçası olmaktan bir an olsun çekinmeyen o yaygaracılara gelince… Onlara, sadece bir acıma borçluyum. Keşke, bir yoksulun göz bebeğindeki sevinci anlayabilecek kadar iyi insanlar olabilselerdi.

Tekrar belirtmek isterim ki, Deniz Feneri e.V derneğine bağışlanan paraların bir kuruşunu bile şahsi ve ticari emellerim için kullanmadım. Bu yardımları başkalarının benzer amaçları için kullandırtmadım.

Hukuki hatalarım olmuş olsa bile, ahlaken ve vicdanen hiçbir hatam olmamıştır.

Allah'ın adaletinin bu büyük haksızlığı cezasız bırakmayacağına inancım tamdır.

Saygılarımla… "


YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
27.06.2026
20:40
Çotla Dağı`nda Festival Coşkusu Yaşanacak
Çotla Dağı'nda Festival Coşkusu Yaşanacak
Doğayla iç içe bir gün geçirmek isteyenler, 5 Temmuz Pazar günü Genç ilçesindeki Çotla Dağı'nda buluşacak. Zıkte SÜRKAP tarafından ilk kez düzenlenecek Çotla Festivali'nde konserlerden geleneksel oyunlara, yarışmalardan yöresel ikramlara kadar gün boyu birçok etkinlik gerçekleştirilecek.
27.06.2026
20:39
TİMBİR`de Yeni Dönem Heyecanı
TİMBİR'de Yeni Dönem Heyecanı
Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR), 2. Olağan Genel Kurulu Ankara'da gerçekleşti. Dr. Süleyman Basa'nın yeniden Genel Başkanlığa, Bingöl temsilcisi Hakim Bayraktar'ın da yönetim kuruluna seçildiği Genel Kurulda, TİMBİR'in yeni dönem yol haritası da belirlendi.
27.06.2026
20:38
Rektör Çelik, TÜBA Asli Üyesi Seçildi
Rektör Çelik, TÜBA Asli Üyesi Seçildi
Bingöl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erdal Çelik, Türkiye Bilimler Akademisi'nin (TÜBA) 63. Genel Kurulu'nda yapılan seçimlerde asli üyeliğe seçildi.
27.06.2026
20:36
Burkankulu`ndan `çekildi` iddialarına yanıt
Burkankulu'ndan 'çekildi' iddialarına yanıt
12 Bingölspor başkanlığına talip olduğunu açıklayan iş insanı Ahmet Burkankulu, kamuoyunda gündeme gelen 'adaylıktan çekildi' iddialarını yalanladı. Burkankulu, destek çalışmalarını sürdürdüğünü, yeterli desteğin sağlanması halinde ise başkan adaylığını resmen ilan edeceğini söyledi.
27.06.2026
20:36
Bingöl`e 13 hekim atanacak! 4 branşta bir ilk yaşanacak
Bingöl'e 13 hekim atanacak! 4 branşta bir ilk yaşanacak
Sağlık Bakanlığı'nın 129. Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü (DHY) kurası kapsamında Bingöl'e 11 uzman ve 2 pratisyen hekim atanacak. Yapılan atamalarla birlikte kentte ilk kez Çocuk Kardiyolojisi branşında uzman görev yapacak, üç ilçe de ilk kez yeni uzmanlık alanlarına kavuşacak.
27.06.2026
20:35
Bingöl Belediyesi`nden Orman Yangını Uyarısı
Bingöl Belediyesi'nden Orman Yangını Uyarısı
Bingöl Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü, yaz sıcaklıklarıyla birlikte artan orman yangını riskine karşı vatandaşları uyardı. Açıklamada, küçük bir ihmalin büyük felaketlere yol açabileceği belirtilerek, yangınlara neden olanlar hakkında ağır yaptırımlar uygulandığı hatırlatıldı.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın