KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
12 Nisan 2026 Pazar
°C

Hocalar

Hocalar
15 NİSAN 2009 ÇARŞAMBA 12:55
0
1046
0
AA aa
Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki ne yazacağına sabahleyin karar vermen mümkün değil.
Sen bir şeyi yazmayı düşünürken bambaşka şeyler oluveriyor.

Ben, “Yazıcıoğlu suikasta kurban gitti” iddiasının bizim tahminimizden daha ciddi olabileceğini yazacaktım.

Alperenler'in Ergenekon tarafından kullanılmasını engellemeye çalışan Yazıcıoğlu'nun bu nedenle öldürüldüğü dilden dile fısıltı halinde dolaşıyordu.

Bu tür söylentileri çok ciddiye almadığımdan pek aldırmamıştım.

Ama daha Yazıcıoğlu'nun “kırkı çıkmadan” Alperenler'in İstanbul başkanı bir televizyonu basıp Rasim Ozan Kütahyalı'ya saldırınca, doğrusu bu “ilk işaret mi” diye geçirdim aklımdan.

Özür dilemek ve “geçmiş olsun” demek için arayan BBP yöneticilerine de aynı şeyi söyledim.

Bu konuda tedbir almazlarsa, bu saldırganı Alperenler'in bünyesinde tutarak “saldırganlığı teşvik eden” bir görüntüyü benimserlerse, bundan sonra bu örgütün yapacağı bütün eylemlerden kendilerinin sorumlu olacağını anlattım.

Haşmet Babaoğlu da dün bu konuya değinip, “suikast” söylentisinin doğru olabileceğini bu son “eylemin” ortaya çıkardığını yazmıştı.

Yazıcıoğlu'nun koltuğunu devralanlar eğer “saldırganı” cezalandırmazlarsa, bu saldırıların önünü açarlarsa, sadece bu saldırılardan dolayı değil, Yazıcıoğlu'nun başına gelenler konusunda da “şaibe” altına girecekler.

Çünkü, eğer söylentiler doğruysa, Yazıcıoğlu bir suikasta uğradıysa, bu suikastı düzenleyenler, onun yerini alacak “yeni ekibin” saldırılara yol vereceğine de güveniyorlar demektir.

Sabahleyin bu konuyu yazmayı düşünüyordum.

Ama dediğim gibi “sabah düşündüğünü” akşamüzeri yazmak pek mümkün olmuyor bu ülkede.

Ben bunları yazmayı düşünürken büyük bir operasyon başladı Türkiye'de.

Ülkenin dört bir yanında rektörler, profesörler Ergenekon davasıyla ilgili olarak gözaltına alınmaya başladı.

Bu gözaltılar, “darbe hazırlıklarının” üniversitelere kadar girdiğine dair polisin elinde “belgeler” ya da “bilgiler” olduğunu gösteriyor.

Gözaltına alınanlardan üç tanesini özellikle çok iyi tanıyoruz.

Birincisi Profesör Mehmet Haberal.

Onun adı Bülent Ecevit'in hastalığı sırasında çok ön plana çıkmıştı.

Eski başbakan Haberal'ın yönettiği hastaneye yatırıldı ve az daha orada ölüyordu.

Bülent Ecevit, ancak eşi onu hastaneden “kurtardığında” iyileşti.

Bu, herhalde pek sık rastlanan bir durum değildir.

Hastanede kötüleyip, çıkınca iyileşen hastaya pek rastlanmaz.

Darbecilerin yakalanan “planlarında” Ecevit'i “tasfiye” etmek istediklerini gösteren belgeler de bulundu daha sonra.

Profesör Erol Manisalı'nın ise Ergenekon sanıklarından General Levent Ersöz'le yaptığı konuşma bizzat Ersöz tarafından videoya kaydedilmişti.

Bu video ele geçti.

Biz de o konuşmayı yayımladık.

Manisalı, darbecilere yol gösteriyordu.

Akıl veriyordu.

Kimlerle işbirliği yapılabileceğini isim isim sayıyordu.

Üçüncüsü ise Profesör Türkan Saylan.

Türkan Hanım'ı tanımam ama onun evini bastıklarını duyduğumda içim sıkıştı.

Eğer bir suçu varsa da kötü, yoksa da kötü.

Saylan, cüzzam konusunda büyük işler yapmış bir profesör.

Bu hastalıkla yıllarca mücadele etti.

Cumhuriyet mitinglerinin hazırlayıcılarındandı ama o mitinglerde “ne darbe, ne şeriat” diyen de oydu.

Hatta bu yüzden onu mitinglerde konuşturmaz olmuşlardı.

Profesör Saylan'ı gözaltına almadılar.

Buna sevindim.

İncelemek için bazı CD'lerine el koymuşlar.

Umarım, Ergenekon rezilliğine bulaşmamıştır.

Gözaltına alınanlar suçlu mu, değil mi bilemeyiz.

Ama bir ülkede bu kadar kalabalık bir “akademisyen” grubunun darbeyle ilişki kurduğundan “kuşkulanılması” bile çok korkunç.

Düşünsenize, bu insanlar bir yandan gençleri eğitiyorlar, bir yandan da bu hocaların darbecilerle ilişkileri olduğundan kuşkulanılıyor.

Bunlar ülkenin “aydın” zümresinden.

Sanırım asıl sorun, bu ülkede kendine aydın dediğimiz insanların çoğunluğunun bir ordu darbesini açık ya da gizli desteklemesi.

Türkiye Komünist Partisi'nin eski genel sekreteri Nabi Yağcı da Neşe Düzel'le yaptığı konuşmanın bugün yayımladığımız ikinci bölümünde, “solcuların darbeye hoşgörülü baktıklarını” söylüyor.

Aydınların, solcuların zihnen ya da fiilen “darbeci” olması bir toplumun başına gelebilecek en büyük felaketlerden biri.

Bir siyasi partiye muhalif olmayı “solculuk ve aydın olmak” sanan bir “aydın zümresi” varsa, dünyanın gidişatını hiç kavrayamayan bir entelektüel sığlık içinde hâlâ darbecilerle işbirliği yapabiliyorlarsa, o ülke fikirsel bir çamura bulanmış demektir.

Böyle bir sığlıkla, böyle kirlenmiş zihinlerle nasıl dünyaya ayak uyduracak gençler yetiştirebilir bu toplum?

Bu insanların yetiştirdiği çocuklar kırk yaşına geldiklerinde, bugün Harvard'da, Oxford'da, Sorbonne'da okuyan Amerikalı, İngiliz, Fransız gençlerle dünya sahnesinde nasıl rekabet edecekler?

Bu darbe merakı ve bu “zihinsel sığlık” bu ülkeyi çok yaraladı.

Görülüyor ki sadece “bugünümüz” değil “yarınımız” da sakatlanmış.

Bu toplumu kötü yerinden vurmuşlar.

ahmetaltan@gazetem.net

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
11.04.2026
18:19
Bingöl`de Gençler Bilgide Yarıştı, Hedefte Umre Ödülü Var
Bingöl'de Gençler Bilgide Yarıştı, Hedefte Umre Ödülü Var
Bingöl'de lise ve üniversite öğrencilerine yönelik düzenlenen 'Umre Ödüllü Gençlik Bilgi Yarışması' geniş katılımla gerçekleştirildi. İl genelinde yapılan sınavda gençler, Umre ödülü için ter döktü.
11.04.2026
18:11
Bingöl Belediyesi ile DEM Parti Grubu Arasında
Bingöl Belediyesi ile DEM Parti Grubu Arasında 'Denetim Raporu' Tartışması
DEM Parti Bingöl Belediye Meclis Grubu, 2025 Denetim Komisyonu raporuna muhalefet şerhi koyarak belediye yönetimini eleştirdi. Bingöl Belediyesi ise iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek bütçe farkının yatırım ve afet harcamalarından kaynaklandığını açıkladı.
11.04.2026
17:49
Bingöl`de Bir Haftada Aranan 27Şahıs Yakalandı
Bingöl'de Bir Haftada Aranan 27Şahıs Yakalandı
Bingöl'de polis ekiplerinin bir haftalık çalışmasında aranan 27 kişi yakalanırken, farklı suçlara yönelik operasyonlarda 20 şüpheli hakkında işlem yapıldı.
10.04.2026
22:28
Vali Çelik: Bingöl`ün potansiyelini yatırıma dönüştüreceğiz
Vali Çelik: Bingöl'ün potansiyelini yatırıma dönüştüreceğiz
Yerel Kalkınma Hamlesi Programı'nın tanıtıldığı toplantıda konuşan Vali Çelik, istihdamı artıracak yatırım alanları ve KOBİ'lere sağlanacak finansman desteğini açıkladı. Tarımdan turizme birçok alanda yatırımcıya sunulacak teşviklerin anlatıldığı toplantıda, büyükbaş hayvancılık, termal turizm, bal üretimi ve su ürünleri yatırımları öne çıktı.
10.04.2026
22:00
Genç`te Umre Ödüllü Siyer Sınavında Dereceye Giren Öğrencilere Ödülleri Verildi
Genç'te Umre Ödüllü Siyer Sınavında Dereceye Giren Öğrencilere Ödülleri Verildi
Peygamber Sevdalıları Vakfı tarafından düzenlenen 'O'nu Oku, O'nu Yaşa' temalı umre ödüllü siyer sınavında Genç ilçesinde dereceye giren öğrencilere ödülleri, okullarda ve il merkezinde gerçekleştirilen programlarla takdim edildi.
10.04.2026
21:58
Bingöl`de
Bingöl'de 'İdam Yasası' Tepkisi: Kudüs, Aksa ve Filistin İçin Ortak Çağrı
Bingöl Gazze Sivil İnisiyatifi, Cuma namazı sonrası Kent Meydanı'nda kitlesel basın açıklaması düzenleyerek İsrail'in Filistinli tutsaklara yönelik idam kararına tepki gösterdi. Açıklamada, Filistin halkına destek çağrısı yapılırken, Filistinli esirler için uluslararası topluma çağrıda bulunuldu.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın