KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
06 Şubat 2026 Cuma
°C

Hükümetler toparlanmayla beraber geri çekilecek

Bakan Babacan, küresel ekonomideki düzelmenin başlamasıyla beraber hükümetlerin ekonomik olarak adımlar atmayacağını söyledi

Hükümetler toparlanmayla beraber geri çekilecek
04 EKİM 2009 PAZAR 16:10
0
1172
0
AA aa

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, 2008 Mayıs ayından bu yana bir IMF programı uygulanmadığını hatırlatarak, ''Neden dersek? Bütün görüşmelere rağmen anlaşmaya varamadık. Biz, Fon'un söylediklerine inanmadığımız için böyle bir anlaşmaya varılamadı'' dedi.

Babacan, IMF-Dünya Bankası yıllık toplantıları çerçevesinde düzenlenen, ''Gelişmekte Olan Avrupa ve Asya'da Kriz, Ekonomik Düzelme ve Yapısal Reform'' konulu seminerde moderatör Financial Times'tan Martin Wolf'un IMF ile ilişkilere ilişkin sorularını yanıtladı.

Uluslararası finans kurumlarının da son küresel krizden büyük dersler çıkardıklarına dikkati çeken Babacan, bu kurumların geçireceği reformun çok daha büyük etki yaratacağını, daha iyi bir temsil ve daha yüksek bir meşruiyet görüleceğini belirtti.

AK Parti'nin iktidara gelmesinden önce Türkiye'nin IMF ile 17 program yaptığını anımsatan Babacan, bu programların başlatıldığını, ancak tamamlanamadığını, kendi iktidarları döneminde ise ilk defa bir programın tamamlandığını anlattı.

2005 Mayıs ayında 18., 2008 Mayıs ayında ise 19. stand-by anlaşmasının bitirildiğine değinen Babacan, bu işin sorumluluğunu üstlendiklerini ve her şeyi inandıkları için yaptıklarını, bunu da sahiplendiklerini söyledi.

Ali Babacan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''2008 Mayısından bu yana da bir Fon programı uygulamıyoruz. Neden dersek? Bütün görüşmelere rağmen anlaşmaya varamadık. Kendi programımızı açıkladık. Biz, Fon'un önerilerine inanmadığımız için böyle bir anlaşmaya varılamadı. Ondan sonra biz kendi çıkış stratejimizi, kendi orta vadeli programımızı geliştirmeye başladık. Eylül ayında da bunu duyurduk. Bu programı IMF'ye de gönderdik ve dedik ki (bizim programımız budur. Bundan sonraki müzakerelerin temelini bu program oluşturmalı. Lütfen ayrıntılara bakınız. Eğer anlaşabilecek olursak bu program üstünde, ondan sonra 20. stand-by anlaşmasını da imzalayabiliriz.) Bizim son görüşmelerimiz şu anda budur.''

Geçtiğimiz 4-5 ayda çok büyük yakınsama gördüklerini, IMF'nin resmi olarak orta vadeli ekonomik programın iyi bir program olduğunu belirttiğini anlatan Babacan, ''Bu program, IMF finansmanı öngörülerek hazırlanmış bir program değil. Kendi kendine idare edebilen, ikam edebilen bir program. Tabii ki IMF finansmanı elde edersek, bu, büyümeyi daha da teşvik edecek ve büyük ihtimalle işsizliği daha hızlı şekilde aşağı çekecektir. Ama hayati önem taşımamaktadır, opsiyonel önem taşımaktadır'' şeklinde konuştu.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Babacan, IMF ile görüşmelere IMF-Dünya Bankası yıllık toplantıların bitiminden sonra devam edeceklerini hatırlattı.

IMF programlarının faydalarına ilişkin bir soru üzerine, bunların 2002-2008 arasında Türkiye'nin büyümesine katkıda bulunduğunu vurgulayan Babacan, ''Ama bizim ne yaptığımıza bakacak olursak, bu zaten bizim 2001 parti programımızda yer alanların aynısıydı. Biz kendi ekonomik programımızda da bunları duyurmuştuk. (Bunları bunları uygulayacağız) demiştik ve o programda yazan şeyleri zaten yaptık. Stand-by anlaşmasından dolayı bunu yapmadık. Taahhüt ettiklerimizle yaptıklarımız arasında tam bir örtüşme olduğunu görebilirsiniz'' diye konuştu.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, hükümetlerin kriz zamanında bazı kararlar almak zorunda olduklarını, böyle dönemlerde devreye girmesi ve harekete geçmeleri gerektiğini belirterek, ''Bir yerde acı bir hap yutmak zorundayız'' dedi.

Babacan, IMF-Dünya Bankası yıllık toplantıları çerçevesinde düzenlenen, ''Gelişmekte Olan Avrupa ve Asya'da Kriz, Ekonomik Düzelme ve Yapısal Reform'' konulu seminerde moderatör Financial Times'tan Martin Wolf'un sorularını yanıtlarken, yaşanan son küresel krizin çok farklı bir kriz olduğunu, Türkiye'nin ise kendi krizini 2001 yılında yaşadığını anımsattı.

Son krizin dünya pazarlarını etkilediği dönemde Türk bankacılık sisteminin sağlam olduğunu ve bankalara para yatırmak zorunda kalmadıklarını belirten Babacan, ancak ders alınacak önemli noktalar bulunduğunu, risklere bakıldığında hükümetler için devreye girmenin büyük önem taşıdığını söyledi.

Küresel krizin birdenbire gelmediğini, 2005, 2006 ve 2007 yıllarında küresel denge bozukluklarını göz önünde tutmaya başladıklarını ifade eden Babacan, şöyle konuştu:

''Şimdi olup bitenlere baktığımızda, gereken tedbirleri hızla uygulamamız gerekiyor. Ve tabii siyasi açıdan zor kararlar... Bunları şimdi almak zorundayız. Bu kararları kriz zamanında alıyorsunuz. Hükümetlerin bu konuda devreye girmesi ve harekete geçmesi lazım. Bir yerde acı bir hap yutmak zorundayız. Toparlanma, düzelme başladığı zaman korkarım ki bir aciliyet hissi ortadan kalkacak. Büyük ihtimalle hükümetler bu adımları atmaya pek yanaşmayacak. İletişim çok önemli. Sanırım burada zorlukları insanlarla paylaşmamız gerekiyor.''

Böyle zor dönemlerde şeffaflık ve dürüstlüğün çok önemli olduğunu vurgulayan Babacan, ''Bizce insanların dürüstlüğü, takdirle karşılanacaktır. Bir sonraki kuşak için doğru şeyleri bugün yapmamız gerekiyor'' dedi.

''İŞSİZLİKTEKİ DÜŞÜŞÜN 3 YIL BOYUNCA YÜZDE 1,5'TA SEYRETMESİNİ BEKLİYORUZ'' 

Türkiye'nin uzun yıllar çift haneli enflasyonla yaşadığını, 2002'den sonra işlerin istikrara kavuşmaya başladığını belirten Babacan, ekonomideki gelişmeleri anlattı.

Ekonomideki esas kötüleşmenin ihracatın kötüleşmesinden kaynaklandığına işaret eden Babacan, Merkez Bankası'nın krizler süresince çok başarılı işler çıkardığını, doğru zamanlarda doğru adımlar attığını söyledi.

Eylül ayında Türkiye'nin çıkış stratejisi olan 3 yıllık orta vadeli ekonomik programı açıkladıklarına değinen Babacan, bu yılın son çeyreğinde olumlu büyüme rakamları öngördüklerini, 2010'un ilk çeyreğinde ise kesinlikle pozitif büyüme rakamları göreceklerini ifade etti.

Bu yıl sonu itibarıyla Türkiye'nin bütçe açığının yüzde 6,6 civarında olacağını hatırlatan Babacan, krizin en önemli etkilerinden birinin işsizlik olduğunu, işsizlik oranlarındaki düşüşün önümüzdeki 3 yıl boyunca yüzde 1,5'ta seyretmesini beklediklerini kaydetti.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Babacan, finans piyasalarındaki zaafların da önümüzdeki yıllarda temkinli olmayı gerektirdiğine dikkati çekerek, işlerin iyi gitmesi durumunda büyük ihtimalle bütçe açığının azalacağını söyledi.

Ali Babacan, dalgalı döviz kuruna da değinirken, ''Dalgalı döviz kuru bizim için her zaman sosyal konfor sağlıyor. TL'nin gerçek değerini piyasa belirliyor'' diye konuştu.

Haberturk

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
05.02.2026
18:15
'Zazalar Kürt mü?' tartışması yeniden gündemde
Sosyal medyada yeniden alevlenen 'Zazalar Kürt'tür / değildir' tartışması akademik çevrelerde yıllardır sürerken, sosyal medyada karşıt görüşlerin birbirini etiketlediği ve tartışmanın ideolojik bir zemine kaydığı görülüyor.
05.02.2026
18:11
DEM Parti`den Çalıkağıl tepkisi! `17 Kilometrelik Yol Yıllardır Yapılmadı`
DEM Parti'den Çalıkağıl tepkisi! '17 Kilometrelik Yol Yıllardır Yapılmadı'
DEM Parti Bingöl İl Genel Meclis Grubu, Yayladere'ye bağlı Çalıkağıl Köyü'nün yol ve elektrik sorunlarının ciddi mağduriyetlere yol açtığını belirterek yetkililere çağrıda bulundu.
05.02.2026
17:08
Bingöl, TÜBİTAK Proje Yarışmasında Zirvede
Bingöl, TÜBİTAK Proje Yarışmasında Zirvede
TÜBİTAK 2204-A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması ön değerlendirme sonuçlarına göre Bingöl, 8 il arasında 20 projeyle birinci sırada yer aldı.
05.02.2026
16:45
Bingöl`de şehir içi toplu taşımaya zam!
Bingöl'de şehir içi toplu taşımaya zam!
Bingöl Belediye Meclisi'nde oy çokluğuyla kabul edilen yeni tarife, 07 Şubat 2026 Cumartesi günü itibariyle yürürlüğe girecek. Yeni tarifeyle şehir içi toplu taşıma ücretleri şöyle olacak;
05.02.2026
14:58
YKS 2026 başvuruları başlıyor
YKS 2026 başvuruları başlıyor
Üniversite hayali kuran milyonlarca adayın katılacağı Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) için geri sayım başladı. 20-21 Haziran'da yapılacak YKS'de başvurular 06 Şubat 2026 Cuma günü başlıyor. Adaylar ÖSYM'nin internet sitesi üzerinden başvuru işlemlerini yapabilecek.
04.02.2026
15:41
Dinç: Dillere Düşmanlık Fıtrata ve Allah`ın Taksimatına Düşmanlıktır
Dinç: Dillere Düşmanlık Fıtrata ve Allah'ın Taksimatına Düşmanlıktır
HÜDA PAR'ın Bingöl'de düzenlediği 'Anadilimi Seçiyorum' panelinde konuşan Mersin Milletvekili Faruk Dinç, dil çeşitliliğinin ilahi bir nimet olduğunu belirterek, dillere yönelik düşmanlığın fıtrata ve Allah'ın taksimatına karşı çıkmak anlamına geldiğini söyledi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın