Bingöl İslami Kardeşlik ve Dayanışma Platformu, Ankara'da gerçekleştirilen NATO Liderler Zirvesi dolayısıyla yazılı basın açıklaması yaptı. Açıklamada NATO'nun politikaları eleştirilirken, Gazze başta olmak üzere İslam coğrafyasında yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.
“Batı'nın çıkarlarına ve ABD'nin haydut düzenine hizmet ediyor”
Küresel barışı ve güvenliği tesis etme söylemiyle yola çıkıp savaşlara cephe açan bir oluşumun barışa hizmet edemeyeceğinin belirtildiği açıklamada, şu görüşlere yer verildi;
“NATO'nun kurulduğu günden bugüne İslam coğrafyalarında müdahil olduğu bütün savaşlarda barış değil; sonu gelmeyen savaş, yıkım ve istikrarsızlık üretmesi; teşkilatın küresel barışa değil, küresel sömürü düzenine, silah tüccarlarına, Batı'nın çıkarlarına ve ABD'nin haydut düzenine hizmet ettiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Bu bağlamda Afganistan, Irak ve Libya tecrübelerindeki kirli sicili insanlığın hafızasındaki yerini korurken; son tahlilde Gazze, Suriye, Lübnan ve İran'da binlerce insanın hayatını kaybettiği, milyonlarca insanın yerinden sürüldüğü işgal, katliam, yıkım ve soykırım savaşında işgal güçlerini cesaretlendirici tutumu; NATO'nun temel misyonunun barış değil savaş üretmek, ABD ve Batı'nın çıkarlarına ve tahakküm düzenine hizmet etmek olduğu gerçeğini bir kez daha doğrulamaktadır.
Küresel barış ve güvenlik söylemlerinin, İslam coğrafyasında yaşanan insani krizler ve Müslümanlara yapılan negatif ayrımcılık karşısında, insan haklarının ve uluslararası hukukun korunması adına bugüne kadar somut ve etkili bir adım atmaktan uzak; savaş, yıkım, işgal ve istikrarsızlığa hizmet eden çifte standartlı politikalar geliştirmesi; hukuki ve ahlaki ilkelerin tüm devletlere eşit biçimde uygulanmaması, NATO'nun bağımsız ve tarafsız bir güvenlik örgütü görüntüsünden ne kadar uzak olduğunu gözler önüne sermektedir.”
"Gazze'de çifte standart sergilendi"
Basın açıklamasında, Gazze'de yaşananların uluslararası hukuk ve insan hakları açısından değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek, NATO üyesi ülkelerin İsrail'e yönelik tutumları eleştirildi.
Açıklamada; “Bütün bu çifte standartlı politikaların son kırılma noktası Gazze soykırımında aleni şekilde ortaya konulmuştur. NATO üyesi olmayan işgal rejiminin; abluka, saldırı ve sivillerin, çocukların, basın ve sağlık çalışanlarının doğrudan hedef alınarak katledilmesi; gıda, ilaç ve temel yaşam ihtiyaçlarına erişimin engellenerek açlığın bir silah olarak kullanılması; kadim bir medeniyetin sivil yerleşim alanları, mülteci kampları, okul, hastane, ibadethane ayrım gözetilmeksizin topyekûn yerle bir edilmesi gibi uluslararası hukuk ihlallerinin ve insanlığa karşı suçların, NATO üyesi ülkelerce silah, ekonomik ve diplomatik girişimlerle desteklenmesi bu iki yüzlülüğün en somut kanıtı olmuştur. Ayrıca ABD'nin işgal rejimi ile dayanışma içinde olması, soykırımı cesaretlendirmesi, teşvik etmesi, finansörlüğünü, silah ve teknik desteğini üstlenmesi; NATO'nun ve Batı merkezli düzenin ikiyüzlülüğünü ve sahip olduğunu iddia ettiği değerlerin tamamen iflas ettiğini göstermektedir” denildi.
"Türkiye'nin NATO içindeki konumu değerlendirildi"
Platform açıklamasında Türkiye'nin NATO üyeliğine ilişkin de değerlendirmelere yer verdi. Açıklamada, Türkiye'nin milli güvenliği ve bölgesel çıkarları söz konusu olduğunda NATO'nun beklentileri karşılamadığı ileri sürülerek, Irak, Suriye ve Doğu Akdeniz'deki gelişmeler örnek gösterildi.
“Stratejik gerekçelerle bu kirli yapıya dahil olan Türkiye'ye biçilen rol; Batı merkezli güvenlik mimarisinin sınır karakolluğudur” denilen açıklamaya, şöyle devam edildi;
“Ülkemizin milli güvenliği ve bölgesel çıkarları söz konusu olduğunda, bu iki yüzlü yapının gerçek yüzünün Türkiye için bir güvenlik şemsiyesi değil, ABD ve Batı'nın çıkarlarına hizmetle sınırlı bir "NATO kapanı" olduğunu defalarca tecrübe ettik. Irak'ta, Suriye'de, Doğu Akdeniz'de ve bölgesel politikalarda; NATO üyesi müttefiklerinin Türkiye'nin güvenliğini tehdit eden yapılara verdiği siyasi destek, silah yardımları, propaganda alanları ve diplomatik koruma, müttefiklik hukukunun sözde kaldığını göstermektedir. Ayrıca Türkiye'nin çıkarlarına karşı sergilenen bu çifte standart, NATO'nun ne denli güvenilmez olduğunu ispatlamaktadır. “
“Soykırım ortaklarını ülkemizde görmek istemiyoruz”
Bingöl İslami Kardeşlik ve Dayanışma Platformu, NATO'nun ABD ve Batı'nın çıkarlarına hizmet ettiğini öne sürdüğü politikaları, İsrail ile askeri, siyasi ve diplomatik iş birliğini, çifte standartlı müttefiklik anlayışını ve savaşların teşvik edildiğini iddia ettiği uygulamaları reddettiğini açıkladı.
Açıklama, şu beyanla son buldu;
“Biz Bingöl İslami Kardeşlik ve Dayanışma Platformu olarak bu kirli düzene itiraz ediyoruz.
• NATO'nun ABD'nin haydut düzenine ve Batı'nın çıkarlarına hizmet etme politikalarını,
• İsrail'in soykırım girişimiyle askerî, siyasi ve diplomatik iş birliğini,
• Sergilenen çifte standartlı müttefiklik anlayışını,
• Küresel sömürü düzenine ve bu düzenin silahlı bekçiliğini yapan NATO politikalarını,
• Silah baronlarının kârı için savaşların körüklenmesini, silah pazarlarının kurulmasını, halkların kanının akıtılmasını, reddediyoruz.
NATO'ya, emperyalizme, işgale, sömürüye ve küresel zorbalığa karşı insan ONURunun yanındayız.
Siyonist İsrail rejiminin destekçisi soykırım ortağı ABD başkanını ve Avrupalı suç ortaklarını ülkemizde görmek istemiyoruz.
Müslüman halklar için adil, bağımsız ve insan onurunu esas alan yeni bir dünya kurmak mümkündür.
Kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz...”