KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
07 Şubat 2026 Cumartesi
°C

'PKK bir terör örgütüdür' desinler

Randevu vermeyi düşündüğüm günün ertesinde 10 tane askerimiz şehit oldu...

`PKK bir terör örgütüdür` desinler
09 HAZİRAN 2009 SALI 08:07
0
1081
0
AA aa
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Siz bir bölücü terör örgütünün silah bırakmasıyla güvenlik gücünün silah bırakmasını aynı teraziye nasıl koyarsınız?'' dedi.

Recep Tayyip Erdoğan, ATV'de yayınlanan ''Başbakan'la Gündem'' adlı programda, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

''Son dönemde üzerinde en çok durduğumuz konu Kürt konusu, sayın Cumhurbaşkanı ve siz de yaptığınız bir çok açıklamada Kürt meselesinin çözümünde çok önemli bir noktaya gelindiğini vurguladınız, belirtiniz. Bu nokta nedir? Daha önceki çözüm girişimlerinden ve imkanlarından daha fazla bir şans bugün nedir. Bu konuda bundan sonra yakın dönemde çok farklı bir oluşum kendisini gösterecek mi?'' biçimindeki soru üzerine Erdoğan, ''Şimdi her şeyden önce 2005'te Diyarbakır'da benim bu konuyla ilgili bir açıklamam oldu. Şimdi Kürt açılımı konusunda; bunlar bizim vatandaşlarımız. Burada herhangi bir ayrımı düşünmemiz kesinlikle mümkün değil. İktidarımız döneminde attığımız adımlarla, gerek orada kimlik siyasetine yönelik onun tanınması, gerek kültürel noktadaki yaklaşımımız, mesela anadillerini öğrenme noktasında kursların açılması vesaire... Mesela yeni şu anda Bakanlar Kurulu kararını da çıkartıyoruz. Cezaevlerinde kendi dilleriyle eşleriyle, çocuklarıyla vesaire görüşebilme imkanının getirilmesini de getiriyoruz Bakanlar Kurulu kararıyla'' diye konuştu.

''Bu yasak mıymış?'' şeklindeki soru üzerine de Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Maalesef öyleymiş. Onun adımını da atıyoruz. Bunun dışında işte TRT Şeş yayınları 24 saat devam ediyor. Bütün bunların yanında bölge ile ilgili tarihinde görmediği sosyal ekonomik destekleri bu dönemde gördü ve görmeye devam ediyor. Şimdi tabii bunların yanında devletin bütün kurumlarının bu noktada bir uyum içerisinde olması. Benim bir Kürt kökenli vatandaşımın devlete giremeyişi gibi bir şey söz konusu değildir. Her zaman söylüyorum; benim partimin içerisinde bir defa şu anda hiçbir siyasi partide olmayan milletvekili arkadaşlarım var Kürt kökenli. Bunlar benim partimde, benimle beraber çalışıyor, bölgeye tüm insanlarımıza hizmet etmek için. Böyle bir ayrım söz konusu değil ve bu ayrımı tahrik eden bazı merciler var. Ben bunun ağırlıklı olarak içeride olduğuna da ihtimal vermiyorum. Bu dış kaynaklı da olabilir. Çünkü bir dağda yapı var, bir de siyasi bir yapı var ki, siyasi yapı içte ve dışarıda var. Şimdi bu bir gerçek. Şöyle bir yaklaşımı niçin düşünmüyoruz; örneğin, bakıyorsunuz bir siyasi parti, 'PKK 15 gün daha eylemsizlik kararı almakla olumlu bir yaklaşım göstermiştir, diğer taraf da buna karşı bir şey göstermelidir, ortaya bir eylem koymalıdır' diyor. Şimdi böyle bir şeyi düşünmek çok çok yanlış. Yani siz bir bölücü terör örgütünün silah bırakmasıyla güvenlik gücünün silah bırakmasını aynı teraziye nasıl koyarsınız?''

''DTP Eş Başkanı Ahmet Türk'e bu nedenle mi randevu vermiyorsunuz?'' sorusuna ise Erdoğan, şu yanıtı verdi:

''Şimdi bakın ben çok samimi açık konuşmayı severim. Onu da tekrar söyleyeyim. Ben doğrusu randevu vermeyi düşündüm. Fakat randevu vermeyi düşündüğüm günün ertesinde 10 tane askerimiz şehit oldu. Şimdi düşünün, siz de benim yerime kendinizi koyun. Bir Başbakan olarak o gün 10 tane asker şehit oluyor ve ben kalkıp o gün onlarla böyle görüşmeyi yapacağım. Hiçbir zaman çünkü bölücü terör örgütüne terör örgütü diyemediler ve her zaman adeta avukatlığına soyundular ve savundular. Ardından bir müddet daha geçti. Yine dedik ki şöyle bir sakinleşsin ondan sonra düşünelim. Tekrar bir mayın olayı, 6 tane şehidimiz var. Şimdi yani bir defa böyle bir imkanı, fırsatı, zemini bulamıyorsunuz ki, tam kendinizi belli bir şeye hazırladığınız anda bunlar oluyor. Nasıl oturacak da konuşacaksınız. Meclis'te bile bu tür şeyler gündeme geldiğinde, bakıyorsunuz böyle hemen ayaklanmalar şunlar bunlar filan. Akla hayale gelmez, yani bir mensubu kalkıyor mesela Tayyip Erdoğan'la ilgili ipte sallandırmaktan bahsediyor. Bu tür şeyleri var.''

-''PKK BİR TERÖR ÖRGÜTÜDÜR, BUNU DESİNLER''-

Erdoğan, ''HAMAS'la diyalog kurmak gibi görmezden gelmek yerine diyalog kurmak daha akıllıca değil mi?'' sorusu üzerine, şunları söyledi:

''Ben bu paralelliği çok yanlış buluyorum. Her şeyden önce bir defa HAMAS ile PKK'yı aynı yere oturtmak çok yanlış. DTP ile zaman zaman arkadaşlarım görüşmeler yapıyorlar. Kendimi böyle bir şeye hazırladığım anda, nelerin olduğuna bu noktada hazırlıyorum ama buna bir imkan bir fırsat verilmeli. Mesela ben daha başta şunu söyledim; kalksınlar terör örgütü olduğu açık ve ortada. Sizler yoksa kabul etmiyor musunuz? Böyle bir yanlışımız mı var? Kalksın onlar da yani PKK bir terör örgütüdür, bunu desinler. Ama bunu millete diyemiyorlar. Bunu dedikleri anda bir çok şeyin belki de önü açılır. Bunu demek aslında bir tavır. Onlar da söylemleriyle aslında sürece destek olmaları lazım. Ama sürece destek olmuyorlar. Sıkıntı burada başlıyor. Benim bu noktada bir defa bölgeye ve bölge insanına olan yaklaşımım onların çok çok üstünde. Benim böyle bir sorunum yok ki. Ama Ortadoğu'nun veya dünyanın bu noktada farklı sorunları var.''

Başbakan Erdoğan bir başka soru üzerine, ''Güneydoğu Anadolu'da biz birinci partiyiz. 10 puan fark var. Aynı şekilde Doğu Anadolu'da fark 12 puan filan. Gene biz birinci partiyiz. Geneli söylüyorum. Sadece il bazında Diyarbakır'ı veya birkaç ili çıkarabilirsiniz. Ama biz yine Güneydoğu Anadolu'da bazı illerde yine öndeyiz. Böyle bir durum var. Olayı milletvekili seçimi olarak düşündüğünüzde çok daha farklı bir netice ortaya çıkar'' dedi.

-YEREL SEÇİMLER-

''Mini seçimle ilgili düşünceleriniz neler? Beklediğinizi buldunuz mu, memnun oldunuz mu?'' sorusuna ise Başbakan Erdoğan şöyle yanıt verdi:

''Herşeyden önce milletimin partimle alakalı olan bir defa değerlendirmesi çok açık ve net ortaya çıktı. Partimizin 29 mart seçimlerinde oy oranı bu bölgede yüzde 37.5, şimdi ise yine bu bölgede oy oranı, küsuratını söylemiyorum yüzde 43, buraya geldik. CHP'nin yüzde 17, şimdi de yine yüzde 17, yani binde 6'lık bir artışı var. Bizim de yüzde 5,5'lik bir artışımız var geçen seçime göre, MHP'nin yüzde 22, şimdi ise 15, eksi 7'lik bir düşüşü var. DTP'nin yüzde 1.2, şimdi de 1, eksi binde 11, Demokrat Parti'nin yüzde 6, şimdi de 6, yani eksi yarım bir durum söz konusu, ANAVAVATAN'ın yüzde 1.5, şimdi 1.8 yani binde 26 gibi bir artış söz konusu, Saadet Partisi'nin oy oranı yüzde 13, şimdi yüzde 15, 1.78 gibi bir artışı toplamda söz konusu.

Ama belediyelerin dağılımına baktığımızda biz 7 tane ilçe belediyesinin dördünü aldık, CHP 2 tanesini, MHP 1 tanesini aldı. Fakat oyların en büyük buluştuğu yer neresidir derseniz Akyazı'dır. Akyazı'da da oyların dağılımındaki durum çok ilginç. Onu söylememde büyük fayda var. Akyazı, Sakarya Büyükşehir Belediyesinin bir ilçesi. Akyazı'daki oy dağılımında, bizim 11 bin civarında bir oyumuz var, 9 bin 800 civarında Saadet Partisi'nin var. CHP'nin ise aldığı oy 139. Bunun dışında diğer ilçelerin durumu ortada. Beldelerde de CHP 8 beldeyi aldı, biz de 8 belde aldık. MHP'nin 2 kazandığı belediye var. DTP 1, Demokrat Parti 3, ANAVATAN 1 belediye aldı. Saadet Partisi belediye kazanamadı. Böyle bir neticeyle çıktık. Neticenin toplamına baktığımızda yüzde 43 oy oranına bölgede biz yükseldik, CHP'nin de yüzde 17 oranında şu andaki durumu, MHP'nin yüzde 14.38, Saadet Partisi yüzde 14 küsur.

Bunlar geneli ifade etmez ama ana muhalefet partisinin lideri işte 9 tane bakanı 29 Mart'ta verdiğiniz cevapla değiştirdiniz, işte bu seçimlerde vereceğiniz yanıtla da tamamını değiştirin gibi yaklaşımlar içinde bulundu. Doğrusu ben bu seçim bölgelerine arkadaşlarım gittiler. Bunları küçümseme noktasında değil ama bu seçim bir genel seçim için veya bir başka daha geniş ölçekli bir seçim için ölçü olamazlar. Ölçü olarak bakarsak kendimiz yanılırız, yanıltırız. Ama altında tabii bir mesaj da yok değil. Buna da bakmak lazım.''

-IMF İLE İLİŞKİLER-

''Ne tür siyasi risklerle karşı karşıya kalabilir Türkiye, IMF ile eğer bir program yaparsa?'' şeklindeki soruya da Erdoğan, şöyle yanıt verdi:

''Ben uluslararası veya ulusal bazda siyasi neticeler noktasında konuşmuyorum. Bizim siyasi mukadderatımız üzerinde IMF'nin kalem oynatmaya kalkması bizi rahatsız ediyor. Ekonomik boyutun doğuracağı siyasi sonuçlar olabilir. Ona katlanırız, o ayrı. Kalkıp da bizim teşkilatlanma yapımız üzerinde sizler kalem oynatırsanız, bu olmaz. Bunu daha önce de ben ifade etmiştim. Gelir İdaresi Başkanlığının özerk kuruluş haline getirilmesi. Bizim buna sıcak bakmamız mümkün değil. Ama biz Gelir İdaresi Kurumu üzerinde, onu reforme etme çalışmalarını kendilerine anlattık. Bakın bizim böyle bir çalışmamız zaten var. Ama biz kalkıp da bir özerk kuruluş haline getirmeyi düşünemeyiz. Bu mümkün değil. Bunu kendilerine ısrarla söylüyoruz. Neticede bunu kabul ettiler. Ama işte bunlar bize zaman kaybettirir. Mesela biz belediyelerle ilgili gelirlerin artırışını geçen yıl yaptık. Şimdi bize diyor ki 'onu kaldırın, tekrar eskiye dönün'. Bunu yapamayız. Yerel yönetimler de bu ülkenin bir gerçeği. Belediyelerin ekonomik kaynakları çok çok iyi değil ki. Şu anda belediyelerimizin çoğu ciddi manada borçlu. Bugün personelinin maaşlarını, ikramiyelerini ödeyemeyen belediyeler var. Vergi, SSK, bunları ödeyemeyen belediyeler var. Biz kalkacağız, artırdığımız o Belediye Gelirleri Yasası'nı tekrar geri çekeceğiz, aslına döndüreceğiz ve onları ciddi manada bize yük olma durumuna doğru sevk edeceğiz. Sonunda bu bize yük olacak. Ama biz diyoruz ki belediyelerimizi kendi ayakları üzerinde tutabilelim. Bunlara müdahale bizim işimize gelmiyor. Yoksa yani diyelim ki, gideri azaltıcı önlemler, gelir artırıcı önlemler veya neler yapabiliriz. Bunları konuşmayı biz istiyoruz, buna varız.

''Türkiye ile IMF'nin arasındaki bütün ilişkilerin kopması Türkiye için uluslararası planda veya iç ekonomik dengelerinde bir yıkım olur, dolayısıyla bu sürdürülmelidir. Ya da günü gelir bu iş yürümezse biz IMF'den koparız ve kendi bildiğimiz doğrultuda gideriz gibi bir değerlendirmeniz var mı?' sorusuna ise Erdoğan, ''Bir defa biz IMF'ye olan borcumuzu düşünmüyoruz. Bizim böyle bir sıkıntımız yok. Şurada 7-7.5 milyar dolar borcumuz var. Geldiğimizde bu rakam 23 milyar dolardı. Ödedik ödedik buraya geldik. Kalanını öderiz, o bizim için problem değil... Hiçbir zaman esir değiliz'' dedi.


haberturk
YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
06.02.2026
14:36
Karlıova`nın Hafızası Kitapla Geleceğe Taşındı
Karlıova'nın Hafızası Kitapla Geleceğe Taşındı
Bingöllü yazar Sebeki Özmen'in kaleme aldığı 'Karlıova'da Doğal Yaşam ve Kültür' adlı eser, ilçenin doğasını, sözlü tarihini ve kuşaklar arasında aktarılan yaşam bilgisini edebi bir anlatımla kayıt altına alıyor. 224 sayfalık kitap, Karlıova'nın zorlu doğasıyla yoğrulan kültürünü gelecek nesillere taşıma amacıyla hazırlandı.
06.02.2026
13:51
Dağılma:
Dağılma: 'Anadil eğitimi, kimliğin ve kültürün geleceğidir'
Millî Eğitim Bakanlığı'nın seçmeli ders tercih süresini 20 Şubat 2026'ya kadar uzatmasını değerlendiren Bingöl Üniversitesi Zaza Dili ve Edebiyatı Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Dağılma, özellikle Zazaca başta olmak üzere anadil derslerinin öğrencilerin kültürel kimliği ve dil mirasının korunması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
06.02.2026
12:56
Alban:
Alban: 'Bilime Değil Ranta Yatırım Yapılıyor'
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Bingöl İl Temsilcisi Mehmet Alban, deprem gerçeğine rağmen afet risklerini azaltmaya yönelik yatırımların yetersiz kaldığını belirterek, Bingöl'ün yüksek deprem tehlikesi altında olduğunu ve önleyici çalışmaların geciktirilmeden hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
06.02.2026
12:38
Baraç:
Baraç: 'Deprem Kader Olabilir, İhmal Değil'
DEVA Partisi Bingöl İl Başkanı Nihat Baraç, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde yaptığı açıklamada hem deprem sürecindeki kriz yönetimini eleştirdi hem de Bingöl'ün ciddi deprem riski altında olduğunu vurgulayarak yetkililere önlem çağrısında bulundu.
06.02.2026
12:15
Hülakü, Bingöl`ün deprem hazırlığı için Meclis Araştırması istedi
Hülakü, Bingöl'ün deprem hazırlığı için Meclis Araştırması istedi
DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, Bingöl'ün deprem riskine karşı hazırlık düzeyinin araştırılması için TBMM'ye Meclis Araştırma önergesi verdi. Hülakü ayrıca yapı güvenliği, kentsel dönüşüm, afet planları ve kurumların hazırlık durumuna ilişkin iki ayrı soru önergesiyle bakanlıklardan ayrıntılı bilgi talep etti.
05.02.2026
18:15
'Zazalar Kürt mü?' tartışması yeniden gündemde
Sosyal medyada yeniden alevlenen 'Zazalar Kürt'tür / değildir' tartışması akademik çevrelerde yıllardır sürerken, sosyal medyada karşıt görüşlerin birbirini etiketlediği ve tartışmanın ideolojik bir zemine kaydığı görülüyor.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın