KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
23 Ağustos 2026 Pazar
°C

Rehn'den ab'ye: türk ulusalcıları üzelim

Olli Rehn: Çok ciddi bir durumla karşı karşıyayız. Genişlemeyi yeniden canlandıralım

Rehn`den ab`ye: türk ulusalcıları üzelim
22 KASIM 2006 ÇARŞAMBA 07:58
0
1086
0
AA aa
AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu Üyesi Olli Rehn, Türkiye'nin limanlarını Kıbrıs Rum kesimine açmaması durumunda, 6 Aralık'ta AB Konseyi'ne yapacakları öneride, üye devletlerin oy birliğiyle yayınladıkları 21 Eylül 2005 tarihli karşı deklarasyonu dikkate alacaklarını söyledi.

     Avrupa Parlamentosu (AP) Dışişleri Komisyonu Başkanı Elmar Brok tarafından kaleme alınan genişleme stratejisi raporu, Rehn'in de katılımıyla Dışişleri Komisyonu'nda tartışıldı.

     Genişleme konusunda AB'nin yeni bir fikir birliği yakalamasına gerek
olduğunu vurgulayan ve hazmetme kapasitesi tartışmasını genişleme karşıtlığı
olarak kullanılmamasını isteyen Rehn, "Çok ciddi bir durumla karşı karşıyayız.
AB'de genişleme yorgunluğu baş gösterdiğinde Türkiye'deki ulusalcılar,
Sırbistan'daki radikaller ve Rusya'daki Pan-Slavistleri memnun ediyoruz. (AB
kendi içine döndü ve yumuşak gücünü yitirdi) diye seviniyorlar. Genişlemeyi
yeniden canlandırarak bunları üzelim" dedi.

     Hazmetme kapasitesinin coğrafik olmaktan daha çok işlevsel bir kavram
olduğunu vurgulayan Rehn, Fransa ve Holanda'daki referandumlarda yeni anayasanın reddedilmesinin ardından AB'nin yaşadığı kurumsal sorunlarını özellikle gelecek yıl Almanya ve 2008 yılındaki Fransa dönem başkanlıkları sırasında çözebileceğine olan inancını dile getirdi.

     Rehn, Bulgaristan ve Romanya'nın ardından yeni üyelerin katılımı için AB'nin
anayasa sorununu aşması gerektiğine dikkat çekerek, sorunun Hırvatistan'ın
muhtemel üyeliğinden önce çözülememesi için hiçbir neden görmediğini ifade etti.
    
     -TCK 301'İNCİ MADDE-
    
     Türkiye konusunun ise AB açısından "daha uzun ve meydan okuyucu" olduğunu kaydeden Rehn, "Türkiye'nin refom sürecinden geriye döndüğü iddiaları gerçek değil. Sadece geçen yıla göre reformların hızı yavaşladı. Fakat son olarak TBMM'de görüşülmesi süren 9. reform paketiyle çalışmalar yeniden başlatıldı. Örneğin dini vakıflarla ilgili yasa geçen hafta kabul edildi ve Ombudsmanlık müessesesini getiren yasa birkaç hafta önce onaylanmıştı" diye konuştu.

     Türkiye'nin özellikle ifade özgürlüğü alanında yeni reformlara ihtiyaç
duyduğunu dile getiren Rehn, 301'inci maddenin değiştirilmesi için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın sivil toplum örgütlerinden öneri getirmelerini istemesini övdü.

     Rehn, "Eğer sonuçta sivil toplum örgütleri arasında fikir birliği
sağlanamazsa, hükümetin sorumluluğu alarak meşhur 301'inci maddenin
değiştirilmesini gecikmeksizin 9. reform paketine ilave etmesini bekliyoruz"
dedi.
    
     -KIBRIS-
    
     Türkiye'nin ulaşım kısıtlamaları dahil Ankara Protokolü'nü ayrım yapmadan
uygulamasını ve malların serbest dolaşımı üzerindeki engelleri kaldırmasını
beklediklerini bildiren Rehn, bunun olmaması durumunda Aralık ayındaki AB Genel İşler ve Dış İlişkiler Konseyi'ne (AB Dışişleri Bakanları toplantısı) gerekli
önerileri yapacaklarını anımsattı.

     Mevcut tıkanıklığın aşılması için AB Dönem Başkanı Finlandiya'nın
Türkiye'nin limanlarını açmasınını kolaylaştırmak için gösterdiği yoğun
diplomatik çabayı desteklediklerini kaydeden Rehn, "Türkiye'nin (limanlarını ve
havaalanlarını Rum kesimine açması) yükümlülükleriyle bağlantı kurmadan, paralel şekilde Finlandiya dönem başkanlığı bir diğer tıkanıklığa çözüm arıyor. Haziran 2004'teki öneriler doğrultusunda Kıbrıs Türk Toplumuyla (KKTC) AB arasındaki doğrudan ticareti başlatmak istiyor. Hepimiz enerjimizi bu çabalarda yoğunlaştırmalıyız" dedi.

     Rehn, aldığı bilgiye göre Başbakan Erdoğan'ın AB'nin limanların açılması
konusunda "şantaj" yaptığından bahsettiğini kaydederek "Şantaj ve kırmızı
çizgilerden değil, kazan-kazandan bahsedelim. Finlandiya'nın girişimi Kıbrıs'taki her iki toplumun ve ilgili tüm tarafların çıkarınadır" şeklinde konuştu.

Türkiye'nin Kıbrıs'ta BM önderliğinde kapsamlı çözümü desteklemeye devam
ettiğini vurgulayan Rehn, BM Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Gambari'nin cuma günü Ada'daki her iki toplumun liderine gönderdiği mektupta yetersiz ilerlemeden memnuniyetsizliğini ortaya koyduğunu, kendisinin de bunu paylaştığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:
     "Her iki toplumun liderlerine Gambari'nin önerilerine olumlu ve yapıcı tepki
vermeleri çağrısında bulunuyorum. Aralık ayındaki AB Zirvesi'nde BM önderliğinde kapsamlı çözüm için müzakerelerin yeniden başlatılması çağrısı yapılmalıdır. Avrupa topraklarında 40 yıldır süren sorunu sona erdirecek Ada'nın yeniden birleştirilmesi, AB'nin çıkarınadır. Barış, uzlaşma ve insan hakları temelleri üzerine kurulan AB içinde böyle bir bölünme kabul edilemez.''
    
     -"KARŞI DEKLARASYONA BAKACAĞIZ"-
    
     Rehn, "Türkiye'nin limanlarını açmaması durumunda AB Komisyonu olarak
yapacakları önerinin" sorulması üzerine "üye devletlerin oy birliğiyle yayınlanan
21 Eylül 2005 tarihli karşı deklarasyonun referans alınacağını" bildirdi.

     Deklarasyonun iki unsurunun bulunduğuna dikkat çeken Rehn, bunları "(Gümrük Birliği'yle) ilgili fasıllarda müzakerelerin açılmasının Türkiye'nin AB'ye karşı yükümlülüklerini yerine getirmesine bağlı olması ve yükümlülüklerin tam olarak yerine getirilmesinde başarısızlığın tüm müzakere sürecini etkilemesiyle", "Türkiye ve tüm AB üyeleri arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi" şeklinde sıraladı.

     Rehn, Türkiye ile müzakerelerin tıkanmasının AB'nin çıkarına olmadığını
sözlerine ekledi.
YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
21.08.2026
22:19
MURAT NEHRİ`NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR`IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
MURAT NEHRİ'NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR'IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'ni geçmeye çalışırken akıntıya kapılarak kaybolan 29 yaşındaki Mehmet Hazar'ın cansız bedenine ulaşıldı. Hazar'ın cenazesi, kaybolduğu noktanın yaklaşık 100 metre ilerisinde bulundu.
21.08.2026
21:07
Murat Nehri`nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Murat Nehri'nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'nin karşısına geçmeye çalışan iki kardeş, baraj kapaklarının açılmasıyla yükselen su debisi nedeniyle boğulma tehlikesi geçirdi. Kardeşlerden biri jet ski ile kurtarılırken, akıntıya kapılarak kaybolan diğer kardeşi bulmak için ekipler seferber oldu.
21.08.2026
21:06
Bingöl Üniversitesi Türkiye`de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi Türkiye'de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen Çevre Yönetim Birimi Yeterlik Belgesi'ni almaya hak kazandı. Üniversite, söz konusu yeterlik belgesine sahip Türkiye'deki tek devlet üniversitesi oldu.
21.08.2026
21:04
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
2017'de yapımına başlanan Çirişli Tüneli'nde kazı ve destek çalışmalarında yüzde 60, nihai beton imalatında yüzde 49 seviyesine gelindi. 2024'te '2025'te kalan kısmın ihalesi yapılacak', Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ise '2026'da tamamlanacak' denilen proje için şimdi hedef 2028 sonu. Yıllardır değişen tarihler, tünelin akıbetine ilişkin soru işaretlerini büyütüyor.
21.08.2026
21:03
Bingöl`de organik arıcılığa güçlü destek
Bingöl'de organik arıcılığa güçlü destek
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın desteğiyle yürütülen proje kapsamında Bingöl'de organik bal üreticilerine yönelik destekler sürüyor. 2022'den bu yana yüzde 75 hibe desteğiyle 740 organik arı kovanı dağıtılırken, 2026 yılında 15 üreticiye yüzde 50 hibeyle 15 bal sağım çadırı temin edildi.
21.08.2026
21:02
Solhan`da maden arama tartışması TBMM`ye taşındı
Solhan'da maden arama tartışması TBMM'ye taşındı
HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Bingöl'ün Solhan ilçesine bağlı Arslanbeyli köyündeki maden arama faaliyetlerini TBMM gündemine taşıdı. Dinç, su kaynakları, tarım arazileri ve ormanlık alanların risk altında olduğunu belirterek, gerekli incelemeler tamamlanıncaya kadar çalışmaların durdurulmasını istedi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın