KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
13 Şubat 2026 Cuma
°C

Şener: 'türkiye'de soğuk savaş dönemi siyaset tarzı devam ediyor

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdullatif Şener, Türkiye'de soğuk savaş dönemi siyaset tarzının devam ettiğini söyledi. Mevcut siyasi ortamın kendisine 80 öncesini hatırlattığını ifade eden Şener, "Soğuk savaş döneminde oluşan yapı zararlı olmuştur. Dünyaya daha iyi bakmak için o dönemin kültürünü ortadan kaldırmamız lazım." dedi.

Şener: `türkiye`de soğuk savaş dönemi siyaset tarzı devam ediyor
16 ŞUBAT 2008 CUMARTESİ 12:39
0
1118
0
AA aa
Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (ANSİAD) aylık olağan toplantısına katılan Abdullatif Şener, başörtüsü tartışmalarına ilişkin mesajlar verdi. "Toplumsal kültürün oluşmasında en etkili güç siyasettir." diyen Şener, Türkiye'deki yürütülen siyaset tarzını eleştirdi: "Aldığı zaman eline mikrofonu veya konuşmaya başladığında birilerine veryansın edeceksin. Yerden yere çalacaksın. Demokrasinin gerektirdiği bir eleştiri kültürünün de ötesine geçeceksin. Bunun sonucunda birbirine güvenmeyen birbirlerine karşı tehdit ve tehlike algıları içerisinde bulunan insanlardan oluşan bir toplum çıkar ortaya. Bunu siyasetin tarzı yapıyor. Aslına bakarsanız. Bu tarz bana 80 öncesini hatırlatıyor."

ÖFKE YANLIŞ BİR HİTABET BİÇİMİ

Şener, CHP Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü'nün Başbakan'ın 'öfke bir hitabet sanatıdır' sözlerinin doğru bir yaklaşım olup olmadığını sorması üzerine bunun yanlış bir hitabet biçimi olduğunu söyledi. Şener, şöyle konuştu: "Öfkeli konuşmak bir sanat olmaz. Bir hitabet biçimi olabilir. Bir hitabet tarzı olabilir ama hiçbir zaman bir hitabet sanatı olmaz. Diğer taraftan bu biçim de şık olmaz. Faydalı biçim olmaz. Yanlış bir hitabet biçimi olur. Zararlı bir hitabet biçimi olur."

Eski Başbakan Yardımcısı, Türkiye'deki kutuplaşmalardan rahatsız olduklarını dile getiren işadamlarına da siyasetin tatlı ve güzel sözler sarf etmesi halinde Türkiye'de pek çok şeyin değişebileceğini ifade etti. Kutuplaşmaların önüne geçebilmek için siyasetin düzgün ve nezih yapılarak ülke insanına zarar verilmemesi gerektiğinin altını çizen Şener, "İhtilaflar oluşturmadan yolumuza devam etmek en sağlıklı zemindir. Ama iş böyle gitmiyor. Bütün sorunlar da buradan kaynaklanıyor. Ülkede bazı sorunlar olabilir. Bu sorunların üzerinde kavga etmek doğru değil. Yani siyasetin çalışma biçiminde sorunlar üzerinden kavga etmek, ayrışmalar ortaya çıkarmak yerine sorunları ciddi bir şeklide nasıl çözebiliriz diye arayışların olması gerekir diye düşünüyorum." diye konuştu.

Laikliğin herkesin ortak duyarlılığına hitap eden, ülkenin birliğini, beraberliğini, bütünlüğünü ifade eden bir kavram olduğuna işaret eden Doç. Dr. Abdullatif Şener, "Ama Türkiye'de böylesine bir kavram bile kavgaya neden oluyor. Demek ki, yaklaşım ve yöntem tarzında bir bozukluk var. Bunun aşılması lazım." ifadelerini kullandı. Şener, vatandaşın topyekun iyiye prim vermesi gerektiğini vurguladı. Toplumda ve insanlarda güzel ve doğru duyguların uyandırılmasını isteyerek "Hep doğru ve güzel ölçülere vurgu yaparsak bu dalga dalga ülkeye yayılır." dedi.

YABANCILAR KAR MARJI YÜKSEK SEKTÖRLERE GİRİYOR

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi, Ekonomiden Sorumlu Eski Devlet ve Başbakan Yardımcısı Doç. Dr. Şener, ekonomik gelişmelere de değindi. Bankacılık sektöründe yabancı payının artmasının doğru olmadığını savunan Şener, "Şu anda yüzde 40'ı aştı. Borsadaki ile birlikte yüzde 50'ye dayandı. Önümüzde Halk Bankası var ve bu özelleştiği takdirde yabancıların alacağı bellidir. Bununla birlikte bankalardaki yabancı payı yüzde 60'a çıkacak. Tempo böyle devam ederse bazı ülkeler var onların duruma gelebiliriz." değerlendirmesini yaptı.

Yabancı yatırımcının kar marjı yüksek sektörlere girdiğini diğer sektörlerle ilgilenmediğini ileri süren Şener'e göre bu durum uzun vadede Türkiye'nin cari açığını ortaya çıkaran yeni bir yapısal unsura dönüşecek. Yabancı sermayenin bu yönüne şimdiye kadar hiç dikkat çekilmediğini dile getiren Eski Bakan, şöyle konuştu: "Yabancılar parayı tamamen içeride kazanacakları ve dışarıdan hiç döviz getirisi olmayan kar marjları yüksek hizmet sektörlerine geliyorlar. Telekom, GSM, bankacılık, perakende, iş merkezleri. Şimdi önümüzde otoyollar, milli piyango ve büyüklüğü 50 milyar doları bulan enerji sektörü var. Bunların tamamı parayı içeride kazanan hizmet sektörleri. Dışardan döviz getirisi yoktur. Kar marjları yüksektir. Burayı yabancı alan yabancı elde ettiği karı dövize çevirerek dışarı çıkaracağı için gelecek dönemlerde bizim cari açığımıza bir yapısal unsur yerleştirilmiş olacaktır. Bu Türkiye'nin geleceği açısından çok zor durumda kalacağı günleri yaşamasına neden olabilir."

Yabancı sermayenin girdiği yerlere dikkat edilmesini isteyen Şener'e göre gelişmiş ekonomiler kendi finans sektörünü yabancılara teslim etmez. Türkiye'de özel sigortacılık yüzde 95 yabancılaştı. Borsa aracı kurumları tamamen yapancılaşma noktasına geldi. Bankacılıktaki payı yüzde 50'ye yaklaştı. Türkiye'deki finans sektörü tamamen yabancıların eline geçmek üzere. Şener, 2002 yılında 89 milyon dolar olan yabancıların kar transferinin 2007'de 2 milyar dolara yaklaştığını kaydetti. Bu rakamın önümüzdeki üç yılda 7 milyar dolardan aşağı düşmeyeceğini 10 milyar doları zorlayacağını aktardı.

Ekonomideki bir diğer tehlikenin düşüş döviz kuru olduğuna dikkat çeken Eski Başbakan Yardımcısı, şu değerlendirmeyi yaptı: "Ekonominin gücü ve geleceği küresel rekabette bağlı Eğer bu rekabet gücü zayıflıyorsa bu olumsuz bir sinyaldir. Onun için şu anda yapılması gereken ekonomiden sorunlu birimleri küresel rekabete çevirmek lazım. Japon ev kadınları Türk parasına yatırıp kar ediyorlar. Dünyada faizi bu kadar yüksek, paradan para kazanılan bir ülke yok. Türkiye'deki bize ait olmayan paralar kuru düşürüyor. Bu da cari açığı artırıyor.

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
13.02.2026
13:42
Hesarek`te gerçeğini aratmayan tatbikat
Hesarek'te gerçeğini aratmayan tatbikat
Bingöl'deki Hesarek Kayak Merkezi'nde yapılan çığ ve telesiyejde mahsur kalma tatbikatı, gerçeği aratmadı. Tatbikatı yöneten Vali yardımcısı Şahin; 'Arkadaşlarımızın disiplin içerisinde hareket ettiği, verilen talimatlara titizlikle uyduğunu gözlemledik.'
12.02.2026
17:01
Suça Sürüklenen Çocuklara
Suça Sürüklenen Çocuklara 'Diversiyon' Modeli!
Adalet Bakanlığı, suça sürüklenen çocukların cezaevine girmeden topluma kazandırılmasını hedefleyen 'Diversiyon' modeli üzerinde çalışıyor. 16 ülkede uygulanan sistem, yargılama yerine eğitim ve denetimi esas alıyor. Ancak modelin Türkiye'de ne kadar başarılı olacağı tartışma konusu.
12.02.2026
16:45
Bingöl`den TÜBİTAK`ta Büyük Başarı
Bingöl'den TÜBİTAK'ta Büyük Başarı
57. TÜBİTAK 2204-A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması Malatya Bölge Finali'nde Bingöl rüzgârı esti. 20 projeyle yarışmaya katılan Bingöllü öğrenciler, farklı alanlarda birincilik ve üçüncülük dereceleri elde ederek önemli bir başarıya imza attı.
12.02.2026
16:09
Genç`te hasta kız çocuğunun talebi geri çevrilmedi
Genç'te hasta kız çocuğunun talebi geri çevrilmedi
Bingöl Umut Kervanı Derneği Genç İlçe Temsilciliği, kalp ve böbrek rahatsızlıklarıyla mücadele eden Yağmur Ok'un talebi üzerine, günlük yaşamını kolaylaştıracak özel bir koltuk desteği sağladı.
12.02.2026
15:53
Bekiroğlu`ndan Gençlere: Kendinizi Arayın
Bekiroğlu'ndan Gençlere: Kendinizi Arayın
Bingöl Üniversitesi'nde 'Hayatın Hızında Kendini Bulmak' konferansında öğrencilerle bir araya gelen düşünce ve edebiyat dünyasının önemli isimlerinden Halit Bekiroğlu, hız ve tüketim çağında bireyin kendini arama yolculuğunu anlattı.
12.02.2026
15:27
Fırat Kalkınma Ajansı personel alacak
Fırat Kalkınma Ajansı personel alacak
TRB1 Bölgesi'ni kapsayan Fırat Kalkınma Ajansı, aralarında Bingöl'ün de bulunduğu illerde görevlendirilmek üzere 4 uzman personel ve 1 programcı alımı yapacağını duyurdu. Başvurular 6–18 Mart 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın