KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
07 Şubat 2026 Cumartesi
°C

Siyasetin dili ve toplumsal şiddet

Siyasetin dili ve toplumsal şiddet
12 HAZİRAN 2009 CUMA 14:46
0
1206
0
AA aa
Hemen herkesin dilinde aynı şikâyet: Siyasetin dili şiddeti besliyor… Liderler arası atışmalarda kullanılan üslup bundan hiçbir rahatsızlık duyması gerekmeyecek kişilerde bile tedirginliğe yol açıyor. Konu televizyon tartışmalarına yansıdığı gibi, Başbakan Tayyip Erdoğan'dan başlayarak siyasetin ön plandaki bütün aktörleri, muhataplarına, dillerine dikkat etme tavsiyesinde bulunuyor.
Siyasette üslup bazen esastan önce gelir. Bugün olduğu gibi geçmişte de sert konuşan, sözcüklerini en şiddetlilerinden seçen, karşısındakini aşağılamak için hemen her sıfatı kullanmayı kendisine görev sayan tipler vardı. Genel olarak 'efendi' bilinen liderlerin bile ağızlarını bozduğu ortamlar ve zaman dilimleri olduğunu biliyoruz.

Liderleri birbirinin yüzüne bakamayacak hale getiren nice ağız dalaşını hep hatırlarız. Sadece birbirine rakip partilerin liderleri değil, başbakan ve cumhurbaşkanı konumunda bulunan kişiler bile ağızlarını bozarak birbirleriyle ters düşmüşlerdi. Demokrasi tarihimiz en ağır sözcüklerin ve ağza biber sürülmeyi gerektirecek küfürlerin sarf edildiği bir tarihtir aynı zamanda…

Ara ara liderleri birbirine selâm veremeyecek hale getirmemek için kolay bir yol bulunduğu oldu: Ağzı kalabalık, sözü aldığında kıran geçiren, en ağır ifadeleri iltifat edermişçesine kullanabilen hatipler… Gündem belirleyecek çıkışları partileri adına o hatipler yaptı.

Kolay hatırlanabilecek geçmişte, ağır küfürlerin savrulduğu, yumrukların kullanıldığı oturumlar yüzünden Meclis'in çalışmalarına ara vermesi bile gerekmedi mi? Zabıtlardan silinmemiş olsa, o oturumlarda sarf edilen küfürleri yüz kızarmadan okumak mümkün olamaz.

Bugün, kim ne derse desin, siyasetin dili, üslubu geçmişten çok daha nezih. Dilin nezih oluşu, son atışmanın 'sen-siz' ayrımında kilitlenmesinden de belli; eskiden tanık olunan ağız dalaşlarında "Acaba 'siz' mi dedi, yoksa 'sen' mi?" diye meraklanmamız bile gerekmezdi; ağız dolusu küfür eden politikacı 'siz' demiş olsa ne olur, 'sen' demiş olsa ne?

O halde şikâyet konusu nedir? Neden herkes siyasetin üslubundan olumsuz biçimde söz ediyor?

Temel sebep galiba şu: Bugünün politikacılarının ağzına kötü söz ve küfür yakışmıyor; insanlar başkalarında tahammül edebildikleri sert çıkışları, nezaketten uzak sözleri, bugünün liderlerinden beklemedikleri için, en hafif bir ağız bozukluğu bile şikâyet konusu olabiliyor.

Bir başka sebep de, ülkenin içinden geçtiği ortamın kavgalara müsait olmayışı… İnsanlar günlük ihtiyaçlarını karşılamada, çocuklarına iş bulmada, geleceğe umutla bakmada sorun yaşıyorlar. Aş ve iş günlük kavgası içerisinde olan vatandaş liderlerin ağız dalaşını taşıyamıyor.

Ağızlarına zaten küfür yakışmayan liderler bambaşka sıkıntıları göğüslemek zorunda bulunan kitleler önünde birbirlerine hitap ederken dikkatli olmazlarsa, bu yanlış tavır, ülkede esasen var olan gerilimi daha da yükseltir.

Oysa gerilimin azaltılması gerekiyor bugün; hem de hiç vakit kaybetmeden…

Siyasette kullanılan dil aşağıya doğru kavis çizdikçe toplumun gerilimi artıp şiddetle flört etmeye başlıyor. Aynı aileden 44 kişinin bir hamlede, sekiz kişinin de bir başka hamlede yakınları tarafından kurşunlara hedef edildiği, iyi eğitimli gencin sevdiğini varsaymamız gereken kız arkadaşının başını kestiği, 11 yaşındaki kız çocuğunun annesini öldürdüğü bir ülke halindeyiz bugün ve bu durumdan hızla uzaklaşmamız şart.

Haberleri olsun diye yazıyorum: Toplumun şiddetle flörtünü dert edinenler, ilk adımı atmayı, ağızlarından çıkan sözcüklere dikkat edecek siyasi liderlerden bekliyor…

Fehmi Koru
f.koru@yenisafak.com.tr

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
06.02.2026
14:36
Karlıova`nın Hafızası Kitapla Geleceğe Taşındı
Karlıova'nın Hafızası Kitapla Geleceğe Taşındı
Bingöllü yazar Sebeki Özmen'in kaleme aldığı 'Karlıova'da Doğal Yaşam ve Kültür' adlı eser, ilçenin doğasını, sözlü tarihini ve kuşaklar arasında aktarılan yaşam bilgisini edebi bir anlatımla kayıt altına alıyor. 224 sayfalık kitap, Karlıova'nın zorlu doğasıyla yoğrulan kültürünü gelecek nesillere taşıma amacıyla hazırlandı.
06.02.2026
13:51
Dağılma:
Dağılma: 'Anadil eğitimi, kimliğin ve kültürün geleceğidir'
Millî Eğitim Bakanlığı'nın seçmeli ders tercih süresini 20 Şubat 2026'ya kadar uzatmasını değerlendiren Bingöl Üniversitesi Zaza Dili ve Edebiyatı Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Dağılma, özellikle Zazaca başta olmak üzere anadil derslerinin öğrencilerin kültürel kimliği ve dil mirasının korunması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
06.02.2026
12:56
Alban:
Alban: 'Bilime Değil Ranta Yatırım Yapılıyor'
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Bingöl İl Temsilcisi Mehmet Alban, deprem gerçeğine rağmen afet risklerini azaltmaya yönelik yatırımların yetersiz kaldığını belirterek, Bingöl'ün yüksek deprem tehlikesi altında olduğunu ve önleyici çalışmaların geciktirilmeden hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
06.02.2026
12:38
Baraç:
Baraç: 'Deprem Kader Olabilir, İhmal Değil'
DEVA Partisi Bingöl İl Başkanı Nihat Baraç, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde yaptığı açıklamada hem deprem sürecindeki kriz yönetimini eleştirdi hem de Bingöl'ün ciddi deprem riski altında olduğunu vurgulayarak yetkililere önlem çağrısında bulundu.
06.02.2026
12:15
Hülakü, Bingöl`ün deprem hazırlığı için Meclis Araştırması istedi
Hülakü, Bingöl'ün deprem hazırlığı için Meclis Araştırması istedi
DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, Bingöl'ün deprem riskine karşı hazırlık düzeyinin araştırılması için TBMM'ye Meclis Araştırma önergesi verdi. Hülakü ayrıca yapı güvenliği, kentsel dönüşüm, afet planları ve kurumların hazırlık durumuna ilişkin iki ayrı soru önergesiyle bakanlıklardan ayrıntılı bilgi talep etti.
05.02.2026
18:15
'Zazalar Kürt mü?' tartışması yeniden gündemde
Sosyal medyada yeniden alevlenen 'Zazalar Kürt'tür / değildir' tartışması akademik çevrelerde yıllardır sürerken, sosyal medyada karşıt görüşlerin birbirini etiketlediği ve tartışmanın ideolojik bir zemine kaydığı görülüyor.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın