KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
30 Ağustos 2026 Pazar
°C

Solhan ilçesinde 'kutlu doğum' etkinliği

Peygamber Sevdalıları Platformuna üye derneklerden Solhan Çağrı-Der tarafından Kutlu Doğum ayı kapsamında düzenlenen etkinlikte konuşan Rehber TV programcılarından Yazar Özkan Yaman, Peygamber Efendimizin hayatından örnekler vererek, eşsiz bir önder olduğunu ve O’nu ashabından öğrendiğimizi anlattı.

Solhan ilçesinde `kutlu doğum` etkinliği
04 MAYIS 2015 PAZARTESİ 00:13
0
1651
0
AA aa

 Peygamber Sevdalıları Platformu üyesi derneklerden Solhan Çağrı-Der tarafından Solhan Belediyesi bahçesinde Kutlu Doğum Haftası kapsamında düzenlenen etkinlik, Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Mevlid-i şerif ve Özlem Ajans sanatçıları tarafından ilahilerin seslendirildiği programın açılış konuşmasını Abdulhakim Ayık yaptı.

“ANNELER RESULULLAHI TANIMALI VE ÇOCUKLARINA TANITMALIDIR”

Peygamber Sevdalıları Platformu'nun her yıl kutlu doğum ayı boyunca Muhammedi sevdayı köylerde, kasabalarda, ilçelerde, şehirlerde dile getirdiğini anımsatan Ayık, “Müslüman halkımızı Peygamber sevdası ve Peygamber ahlakını haykırmakta ve paylaşmaktadır. Amine'nin yetimi mazlumları ve mustazafları harekete geçirerek hakkı kâinata hâkim kılmaya geliyordu. O'nun dünyaya gelişini melekler kutluyor ve kâinat seviniyordu, zulüm sarayları çatırdıyor, ateşperestlerini ateşi sönüyordu. Biz Müslümanlar O'nun kutlu doğumunu kutluyor, Allah'ın sevdiğini seviyor, O'nu tanımaya ve tabii olmaya çalışıyoruz. Kıymetli Peygamber âşıkları! Anneler Resulullah'ı tanımalı ve çocuklarına tanıtmalıdır; çünkü onu tanımayan bir hayatın ve yaşamın anlamı ve gayesi olamaz. Onsuz kâinat anlamsızdır. ‘O hiçbir zaman heva ve hevesinden konuşmaz. O ancak vahiyle konuşur' diyen Rabbimizdir. O kendi evladını canlı toprağa gömen acımasız Ömerlerden dünyada adalet denince akla ilk gelen Hz Ömerleri ve ashabı yetiştiren bir öğretmen ve eşsiz bir önderdir.” İfadelerini kullandı.

Programa konuşmacı olarak katılan ve Peygamber Efendimizi anlatmadığımız hiçbir günümüzün olmadığını anımsatarak meselenin O'nu daha güzel anlatmakta olduğunu belirten Yazar Özkan, “Sen esnaf isen, dükkânında O'nu hayırla, ihsanla, ikramla, dürüstlükle anlatacaksın. Sen gençsen Hz. Muhammed Mustafa'yı edebinle, saygınla, hürmetinle anlatacaksın. Sen hanımsan kocana itaatinle anlatacaksın. Çocuksan anne babana saygınla anlatacaksın. Sen bir idareciysen onun idaresini göstererek anlatacaksın. Peygamber efendimiz (sav)'i en güzel anlatanlar ashabı kiramdı. Hz. Ebu Bekir efendimiz O'nu sadakatiyle anlattı. Hz. Ali, O'nu ilimle, şecaatle anlattı. Hz. Ömer O'nu adaletle anlattı. Hz. Osman efendimiz O'nu cömertlikle, hayâ ile anlattı. Bütün ashab aslında hep O'nu anlattı. Tabi ki O'nu en güzel anlatan Rabbimiz idi. Kur'an-ı Kerim'de “Sen yüce bir ahlak üzeresin” dedi. “Sen âlemlere rahmetsin” dedi. Allah Resulüne kendi isimlerinden verdi. “Sen Rauf'sun, rahimsin” dedi ve ismini kendi isminin yanına yazdı. “O'na tabi olmadıkça sizi sevmem” dedi. “Eğer benim sevgimi hak etmek istiyorsanız, habibime uyacaksınız, O'nun yolundan gideceksiniz” dedi.”

“BİZ O'NU SEVMEYİ ASHABINDAN ÖĞRENDİK”

Allah resulü(sav)'i ashabının çok güzel anlattığını belirten ve dönemindeki liderlerle kıyas yaparak eşsiz önder ve adaletli bir devlet adamı olduğunu anlatan Yaman, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bir olay anlatacağız bildiğimiz bir olay ama güzel bir hatıra, hatırlatmak istedim. Hz. Bilal anlatıyor bakın yıl 632. Peygamber efendimiz (a.s) vefatından iki gün önce yer Bizans'ın merkezi İstanbul. Bizans kralı çarşıda geziyordu. Karşısına bir tane Bizanslı çıkmış diyor ki, “kralım bu kadar çok vergi var, nefes alamıyoruz, geçinemiyoruz. Şu vergileri biraz azaltsanız. Kral diyor “bu ne cüret karşıma çıkıp hakkını istiyor. Hemen cezasını verin” ve o Bizanslıyı atlarının arkasına bağlıyorlar İstanbul'da yerden süründürerek işkence ediyorlardı. Suçu ne? Kraldan hakkını istemek! Yıl 632 yer İran. İran'ın merkezi Medain. İran kralı Medain'de dolaşıyor. Karşısına bir köylü çıkıyor diyor ki; “Kralım, bütün mahsülümüzü, ekimimizi size veriyoruz. Hani bize pay verecektiniz? Çoluk çocuk aç, perişanız” kral diyor, “Bu ne cüret! Hemen cezasını verin” O İranlıyı diri diri ateşe atıyorlar. Suçu ne? Kraldan hakkını istemek, devlet başkanından hakkını istemek… Aynı tarih, yıl 632, yer Medine. Efendimiz ashabını toplamış. Efendimizde bir devlet başkanı, hasta vefatına iki gün var. Diyor ki, “Ashabım, içinizde bir ömür sürdüm. Birinizi üzmüş olabilirim, yanlışlıkla kırmış olabilirim, incitmiş olabilirim, birinize borcum kalmış olabilir. İşte gelip alsın. Kime yanlışlıkla da vurduysam o da gelsin bana vursun. Ashab ses çıkarmıyor, üzgün, hepsi başını önüne eğmiş. Ama içlerinden biri ayağa kalkıyor. Ukkaşe bin Mihsan ayağa kalkıyor diyor ki; “ya Rasulallah filan yerde siz bana vurmuştunuz. Yanlışlıkla vurdunuz, evet, ama şimdi kısas istiyorum. Size vurmak istiyorum.” tamam diyor Peygamber Efendimiz. Ey Bilal git Fatıma'dan kırbacımı iste, kırbacımı getir Ukkaşe'ye ver. Hz. Bilal Fatıma'nın evine gidiyor diyor “ey müminlerin annesi! Allah resulü kırbacını istiyor. Hz. Fatıma diyor “ne yapacak kırbacını? Sefere mi çıkıyor, savaşa mı gidiyor”, hayır “Allah resulüne kısas uygulanacak o kırbaç ile Allah resulüne vurulacak” Hz. Fatıma şaşırıyor diyor ki “orada Hasan ile Hüseyy'in yok mu? Hasan ile Hüseyin çıkıp kendilerine vurdursunlar, dedelerine vurdurmasınlar” Bilal kırbacı alıp geliyor. Ukkaşe'ye veriyor. Ukkaşe Allah Resulüne vurmak için ayağa kalkmış. Karşısına Hz. Ebubekir çıkıyor diyor ki “ey Ukkaşe Allah resulüne vuracağına bana vur” efendimiz “otur ey Ebubekir” diyor bu defa Hz. Ömer çıkıyor. Onu da oturtuyor. Hz. Aliy'i de oturtuyor. Hasan ile Hüseyin çıkıyor diyorlar ki “ey Ukkaşe dedemize bir defa vuracağına bize yüz defa vur. Ama ne olur dedemize vurma, Allah resulüne vurma, o kısasını bizden al” peygamber efendimiz onlara da oturun diyor. Ukkaşe geliyor Allah resulünün mübarek sırtından öpüyor ve diyor ki “Ya Resulallah benim ne haddime size vurmak anam babam ruhum sana feda olsun. Yalnız ben istedim ki kıyamete kadar bütün insanlar şunu anlasın: Allah resulünden daha adaletli bir önder gelmeyecek, Allah Resulü'nden daha adaletli bir devlet başkanı gelmeyecek ve bütün önderler adaleti arıyorlarsa işte adalet. Ben bunu göstermek istedim Ya Resulallah ve sizin mübarek sırtınızdan öpüp cennette size arkadaş olmak istedim” ve efendimiz (as) “cennette arkadaşımı görmek isteyen Ukkaşe'ye baksın” buyuruyor. Evet, ashabı onu çok güzel anlatmış onu anlatmaya sözler yetmez, kelimeler yetmez, zamanlar yetmez. Bakın değerli dostlar biz çoluk çocuk aslında onun sevgisiyle yaşıyoruz. Sıkıntılarımız çok hastalıklarımız çok borçlarımız çok ama bize bunları unutturan nedir biliyor musunuz? Vallahi Allah Resulü'ne çektiğimiz salavatlardır. Allah Resul'üne olan sevgimiz ve muhabbetimizdir. Bu kadar işler altında, bu kadar katliamlar altında, bu zalimlerin zulmü altında yoksa hepimiz çoktan helak olup bitmiştik ama Allah Resul'üne olan muhabbetimizden ayaktayız. O'nun sevgisiyle ayaktayız ve sürekli O'nu sevmeyi öğreniyoruz. Farkındayız veya değiliz ama sürekli O'nun sevgisini öğreniyoruz. Biz onu sevmeyi kimden öğrendik? Az evvel söyledim ya ashabından öğrendik.”

“Beni görmedikleri halde bana iman eden kardeşlerimi özledim”

Son olarak konuşma yapan ancak yağışın meydana gelmesinden dolayı konuşmasını kısa kesen Eğitimci Cevdet Yanılmaz, “Resulullah (s.a.v.) efendimiz bir gün ashabı içindeyken “kardeşlerimi özledim” diyor. Ashabı “biz senin kardeşlerin değil miyiz? Ey Allah'ın Resullü' dediğinde Peygamber Efendimiz ‘beni görmedikleri halde bana iman eden kardeşlerimi özledim' diyor. Biz de bugün Solhan'dan O Yüce Resulümüzün ruhaniyetine sesleniyoruz. Ey Yüce Resulüm Solhan'dan kardeşlerimiz size selam söylüyor. Allah'ın selamı üzerinize olsun. Ey Allah'ın Resulü! Kıyamete kadar sen önderimizsin, kıyamete kadar Sen Rehberimizsin, kıyamete kadar iman edenler senin yolunu takip edecekler ve inşallah buradaki kardeşlerimiz ve buraya yeni gelen kardeşlerimiz bugünden itibaren bu resulle, O'nun sünnetiyle daha çok birlikte olmaya çalışacaklardır.” İfadelerini kullandı.

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
29.08.2026
04:09
Bingöl`de 647 kişiye iş fırsatı! Başvurular 31 Ağustos`ta
Bingöl'de 647 kişiye iş fırsatı! Başvurular 31 Ağustos'ta
İŞKUR ile Milli Eğitim Müdürlükleri iş birliğinde düzenlenecek Toplum Yararına Programlar kapsamında Bingöl genelinde 457 temizlik personeli ve 190 bahçe görevlisi olmak üzere toplam 647 kişi istihdam edilecek. Başvurular 31 Ağustos-4 Eylül 2026 tarihleri arasında alınacak.
29.08.2026
04:07
Ulya-Der, Bingöl`de görkemli törenle açıldı
Ulya-Der, Bingöl'de görkemli törenle açıldı
Bingöl'de yardımlaşma, dayanışma ve sosyal destek alanlarında faaliyet göstermek amacıyla kurulan Ulya-Der, yoğun katılımla hizmete açıldı. Açılışta dernek üyelerince SMA hastası Efrayim bebeğin tedavisi için toplanan 161 bin TL'lik bağış da kampanya yürütme kuruluna teslim edildi.
29.08.2026
04:05
Bingöl Balı Türkiye yollarında tanıtılıyor
Bingöl Balı Türkiye yollarında tanıtılıyor
Bingöl Balı Üreticileri Birliği Başkanı Bilal Salcı'nın çağrısına seyahat firmaları ve düğün salonlarından destek geldi. Has Bingöl ve Cesur Bingöl otobüslerinde dijital ekran ve anonslarla Bingöl Balı tanıtılacak.
29.08.2026
04:05
Korlaelçi: `Eşit ve özgür eğitim için sözümüzü büyütüyoruz`
Korlaelçi: 'Eşit ve özgür eğitim için sözümüzü büyütüyoruz'
Ankara'da düzenlenen 6. Demokratik Eğitim Kurultayı'na katılan Eğitim Sen Bingöl Şube Başkanı Murat Korlaelçi, eşit, özgür, laik, bilimsel, anadilinde ve demokratik eğitim mücadelesinin önemine dikkat çekti.
29.08.2026
04:03
Bingöl`de zincirleme kaza!
Bingöl'de zincirleme kaza!
Solhan'da otomobil, traktör ve 2 minibüsün karıştığı kazada yaralanan olmazken, araçlarda maddi hasar meydana geldi.
29.08.2026
04:02
Düğünden ölüme… Dört can toprağa verildi
Düğünden ölüme… Dört can toprağa verildi
Genç'te düğünden dönen hafif ticari aracın uçuruma yuvarlanması sonucu hayatını kaybeden 2'si çocuk 4 kişi, gözyaşları arasında son yolculuklarına uğurlandı. Kazada yaralanan 5 kişinin hastanelerdeki tedavisi sürüyor.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın