KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
08 Şubat 2026 Pazar
°C

Tartıştığımız şeye bak!

Tartıştığımız şeye bak!
26 MART 2009 PERŞEMBE 12:10
0
1123
0
AA aa
Cumhurbaşkanı Gül, öyle dedi mi, demedi mi?
Sırf söyleyen Cumhurbaşkanı diye, eleştiriyorlar.
Cümle âlemin bildiğini kimden saklıyoruz ki...
Kimi kandırıyoruz, kendimizden başka?
Sonra dese ne olur, demese ne?
Sayın ki demedi; gerçek değişir mi?
Hem, şeylerin doğası, isimlerinden bağımsızdır.
Taşa toprak deseniz; toprağa da taş...
Taşı sürer, şeytanı topraklarsınız.
Hepsi o kadar.
Biri diğerinin adını aldı diye, özelliklerini de almaz ki.
Simyacının sesi mi var, sanki Cumhurbaşkanı'nda...
‘Altın!' diye seslenince kara toprak, başkalaşsın.
‘Siz Irak'ın kuzeyindekiler!' diye çağırınca...
Oranın Kürtleri, eskimoya dönüşüversinler.
***
İsimler farazidir; keyfi.
Çünkü varlıklar, isimleriyle doğmaz da ondan.
Sonradan öyle adlandırılırlar.
O yüzden, isimleriyle öz'leri arasında deterministik bir bağ yoktur.
Taşın adı, taş olmak zorunda değildir, mesela.
İsterseniz, toprak da diyebilirsiniz.
Her gün değiştirmemek kaydıyla...
Ki, kelimelerimizin anlamları sabit kalsın.
Yoksa, birbirimizle nasıl konuşabilir; ortak bir dilde nasıl anlaşabilirdik?
Zaten İngilizler ‘stone', Araplar da ‘hacer' der, ona.
Ama, aynı şeyi anlarız.
Aramızdaki keyfi, varsayımsal mutabakata dayanır, koyduğumuz isimler.
Öyle kabul ederiz, çünkü.
Adları, genel kabulümüz üzerine öyle kalır.
Oysa, şeylerin hakikati kendinden gelir.
İsimleri gibi özlerini biz tayin edemeyiz.
Onun için ifade kudretine sahip  varlıklar...
Yani biz insanlar...
Birbirimize canımızın istediği gibi seslenmeyiz.
Keyfimize göre başkalarına isim koymayız.
Dışarıdan kimlik dayatamayız.
Kim nasıl isterse, öyle çağırırız, onu.
Birimizin Ali dediğine, diğerimiz Veli derse...
Kendine Kürt diyene...
İçimden sana Türk demek geliyor, demeye kalkarsak...
Ya da Türk'e tersini...
Kendimizi anlamsız bir isimler kaosunun ortasında buluruz ki...
Artık çıkın işin içinden, çıkabilirseniz.
***
Biz ifade kudretine sahip olanlar...
Yani şeylere isim koyma tekelini elinde bulunduranlar...
İşte sırf bu yüzden birbirimize yeni isimler koymamaya yeminliyiz.
Kadim anlaşmamıza göre, her birimiz, kendine bir isim seçme hakkına sahip.
Aramızda toplanıp, dışarıdan başkalarına biz isim koymayız.
Anlaşmamız böyle.
Ta Antik Yunan çağının İsimler Savaşı'ndan beri...
O amansız cenk, bir daha yaşanmasın diye...
O acılara, aklımız bir daha düçar olmasın...
Sulh yapıp, o mantık sayfasını bir daha açılmamak üzere kapatmışız.
Felsefe tarihinin en kadim münazarası...
En çetin karşılaşması, insan mantığının...
2 bin 500 yıl evvel böyle sona ermiş iken...
Şimdi bu tartışma niye?
***
Ha Kuzey Irak Yerel Yönetimi...
Ha Irak'ın kuzeyindeki bölgesel yönetim...
Ha Bölgesel Kürdistan Yönetimi...
Ne derseniz deyin, fark eder mi?
Kendi coğrafi konumumuzdan hareketle, Kuzey Irak demişiz, önce.
Sonra, bunun ayrık bir kurumsal yapıyı tasdik olacağını düşünüp...
Irak'ın kuzeyi demeye başlamışız.
Toprak bütünlüğüne vurgu yapmak için...
Koyduğumuz isimleri değiştirirken...
Sana yeni bir isim buldum, derken...
Coğrafyayı mı, üzerinde yaşayanların kimliklerini mi değiştirebilmişiz?
Ne isim verirsek verelim...
Onlar, her kimlerse yine öyle kaldılar.
Biz de, insan soyunun sulha bağladığı bir savaşı yeniden başlatttığımızla...
Adı konmamış farazi bir ‘dil mutabakatı'nı bozduğumuzla...
***
Sözün özü:
İsimlerin pek de öyle sihirli güçleri yoktur.
İsmiyle müsemma olmak, sadece bir varsayım.
Hem adamlar kendilerine isim koymuş zaten.
Anayasalarında yazıyor.
Bizim coğrafi konumumuza göre mi, kendilerini çağıracaklar?
Onlar, kendilerinin kuzeyinde değiller ki...
Onların da kendilerine seçtiği bir isim var.
Tıpkı bizim gibi.
Unutmayalım!
Şeylerin mahiyeti, hakikati her daim aynı kalır...
İsimleriyle gidip gelmez; yer değiştirmez.

Dijital polise alkış yok mu?
Bakıyorum da, polis teşkilatı kendi çağını yakalamış.
   Dijital devrim, her birime sirayet etmiş bile.
Kriminoloji tekniklerindeki hızlı değişime ayak uydurmuşlar.
Sanmayın ki, teknik takip kabiliyetindeki sıçramaya bakarak söylüyorum, bunları.
Mobese kameralarının sokakta bizi gözetlemeleri de değil.
Hayır, Mustafa Balbay'ın sildiği günlüklerini hard diskten kurtarmış olmalarını da saymıyorum.
Sonuçta, yedekleme sisteminden silinen dosyaları çağırmak, günümüzde bir yenilik sayılmaz.
Asıl yenilik, CSI serisinden TV dizilerinde gördüğümüz yüksek teknolojidir.
Polisin dijital çağını, o Amerikan dizilerinde izliyoruz.
Suçluyu takipte kullanılan kriminoloji araçları ve yöntemleri...
Polise büyük bir üstünlük sağlıyor.
Hayran kalmamak elde değil.
Çıplak gözle fark edilmeyecek mikroskobik bir ayrıntı...
Bir iz, bir kirpik teli ya da kırık bir tırnak parçası...
Suçluyu ele verebiliyor.
Yeter ki, doğru bakmayı bilin.
***
Düşünün ki, ekranlardaki dijital polisle bizim sokaklarda karşılaştınız.
İşte anlatmaya çalıştığım bu.
Ben o dijital polisi, önce Diyarbakr'da gördüm.
Diyarbakır'daki katliamın faillerinin yakalanması...
CSI New York dizisini aratmayan bir yöntemle mümkün olmuş.
3 yıl önce, termos bombasıyla katliam yapılmıştı.
Koşuyolu Parkı'nda 10 masum insan hayatını kaybetmişti.
Meğer o caniler, internetten Türk İntikam Tugayı adına katliamı üstlenirken küçük bir hata yapmış.
Geride, görünmez bir iz bırakmışlar.
İnandırıcı olmak için termostaki bombanın hazırlanış görüntülerini, o paravan sitede yayımlamışlar.
Polisi hafife almanın bedelini de yakayı ele vererek ödemiş oldular.
Çünkü, fotoğrafları kare kare inceleyen polis...
Gizli bir ipucu yakalamış.
Termosun üzerinde durduğu zemin...
O yer karolarının izini sürerek faillere ulaşmış, polis.
Hiç aklınıza gelir miydi?
Büyük başarıdır.
***
Dün ehliyetimi yenilemek için gittiğim Ankara Emniyeti'nde de dijital polisin yüzünü gördüm.
Önündeki laptop'a, bütün parmaklarımın izini yükledi.
Herkesi, sistemin kaydına geçiren dev bir veri tabanı oluşturuyorlar.
Şu an adli kolluk, henüz bu sistemi kullanamıyor.
Ama tamamlandığında...
Sistem, bir big brother gibi...
Parmak uçlarımızdan hepimizin yüzünü tanıyabilecek.
Gözü daima üzerimizde...
Ne diyelim...
Dijital polise, alkış yok mu?


 




Okur Yorumları (2 Yorum)

darbeci kafalar cok kizar buna cook - 26/3/20097:49

Bir suredir dillendirdikleri polis devleti mi oluyoruza parmak izi bilgisi ile benzin dokmussunuz.Bazi cahiller postala selam durmayi onu yapamazsa cuppe tutmayi cook sever.Ama nedense islerine gelmedigi icin polisi sevmezler.Cogunlugu sagci oldugu icin mi darbe gibi girisimler yapmadiklari icin mi bilemem artik.Polis kendini o kadar yeniledi o kadar gelisti ki simdi suc isleye isleye (malum donemlerde) suc makinesi olmuslari topluyorlar, bugunun duzelmeye baslayan toplumunu yarin daha huzurlu gorecegiz. Bugun is dunun saliverilmis ahlak yoksunu pisliklerini temizlemek ile ugrasiyorlar.Yoksa bakmayin siz 'Turkiye ne hale geldi' feveranlarina. Gayet iyi biliyorlar neyin ne oldugunu.Rahsanlarin, reformuna karsi ciktiklari kokusmus yargi sisteminin ne oldugunu.Cunku firsatci bunlar, ancak boyle kokusmus ise yaramaz aciklari olan sistemden 367leri cikarirlar,parti kapatabilirler. Ama yolun sonu yakindir. Polisin de gidecegi daha yol vardir ve dogru yolda ilerliyorlar.


Parmak izi.. Dedimse dedim! - 26/3/20093:2

Tamam da tartisanlari elestirmekte haksizsiniz. Ben cumhurbaskaninin Kurdistan demis oldugunu umuyor, bunu da onayliyorum. Fakat cumhurbaskani cikip da diyemiyor : Kurdistan, dedim. Zira bunun boyle kabul edilmesini dogru buluyorum, diyemedi. Demedim, dedi. Neden? Parmak izi vermek icin elini seve seve uzatip, parmak izi alan polisi, bu tur duzenlemeleri oven bir anlayisi ilginc buluyorum dogrusu. Turkiye'de yasamadigimizdan bilmiyoruz ama, batida ehliyetinizi degistirmek icin kimse parmak izinizi alamaz. Ne yani polis herkesten parmak izi mi aliyor Turkiye'de? Polisin, kolluk guclerinin dinleme yetkilerini bile suistimal ettiigi iddialarinin kol gezdigi bir ulkede, bu is pis is.

akif.beki@radikal.com.tr

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
07.02.2026
21:54
Zikte SÜRKAP`tan 5. Yıl Buluşması
Zikte SÜRKAP'tan 5. Yıl Buluşması
Birlik ve dayanışma mesajlarının verildiği programda eğitim çalışmaları kapsamında hayata geçirilen 'Murat Etüt Merkezi'ne dikkat çeken Platform Başkanı Mehmet Atalay, bir toplumun gelişmişlik düzeyinin en önemli göstergelerinden birinin eğitim olduğunu vurguladı ve bu anlayışla hayata geçirilen Murat Etüt Merkezi'nin kendileri için en anlamlı çalışmaların başında geldiğini söyledi.
07.02.2026
21:39
Bingöl`de göçmen kaçakçılığı operasyonu
Bingöl'de göçmen kaçakçılığı operasyonu
Bingöl'de İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince göçmen kaçakçılığına yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında 12 düzensiz göçmen yakalandı.
07.02.2026
21:30
Öztürk;
Öztürk; 'Bingöl halkı artık bu hastalıklar için başka illere gitmeyecek'
Bingöl Devlet Hastanesi'nde göreve başlayan Hematoloji Uzmanı Dr. Osman Can Öztürk, hasta kabulüne başlayan hematoloji kliniğiyle birlikte kemik iliği ve kan hastalıklarının tanı, tedavi ve düzenli takibinin artık Bingöl'de yapılabileceğini belirterek, yeni hizmetin önemli bir ihtiyacı karşılayacağını ve hastaların çevre illere gitmesine gerek kalmayacağını söyledi.
07.02.2026
21:12
Adaklı`da eğitim çalışmaları ele alındı
Adaklı'da eğitim çalışmaları ele alındı
Eğitime Destek Koordinasyon Toplantısı, Vali-Mülkiye Başmüfettişi Abdulkadir Yazıcı başkanlığında gerçekleştirildi.
07.02.2026
21:05
Bingöl`de Faciadan Dönüldü! 1 yaralı
Bingöl'de Faciadan Dönüldü! 1 yaralı
Bingöl'ün Karlıova ilçesine doğalgaz sevkiyatı yapan tırın devrilmesi sonucu meydana gelen kazada, 1 kişi yaralandı.
07.02.2026
19:35
YEM-SÜT A.Ş. arsa ihalesi yeniden gündemde!
YEM-SÜT A.Ş. arsa ihalesi yeniden gündemde!
DEM Parti İl Genel Meclis Gurubu'nca Bingöl İl Genel Meclisi'ne sunulan soru önergesinde, İl Özel İdaresi hissesi bulunan YEM-SÜT A.Ş.'ye ait arsa satış ihalesinin ardından yaşanan süreç ve kamu zararı ihtimali gündeme taşındı. Önergede, ihalenin onaylanıp onaylanmadığından tahsilat sürecine kadar birçok başlıkta açıklama talep edildi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın