KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
06 Şubat 2026 Cuma
°C

Toz duman

Genelkurmay başkanı bir devlet memurudur.

Gerekirse, başbakan, çağırıp askerî konularda kendisinden bilgi alır.

Önerilerini de sorar.

Sonra hükümet karar verir.

Genelkurmay başkanı da hükümetin talimatlarını yerine getirir.

Onun dışında genelkurmay başkanı, siyasi konularda fikirlerini kamuoyuna açıklayamaz.

Parlamentoyu ya da hükümeti açıkça eleştiremez.

Eğer böyle bir şey yapmak istiyorsa önce istifasını yazması gerekir.

Dünyanın tüm gelişmiş ülkelerinde sistem böyle işler.

Birinci Irak savaşında Amerikan kuvvetlerinin başında “çöl ayısı” denilen çok başarılı bir general vardı.

Savaşı kazanıp Bağdat yolunu açtı.

Gidip Bağdat'ı alabilirdi ve almak istiyordu.

Ona göre askerî açıdan bu gerekliydi.

Amerikan hükümeti ise Ortadoğu dengelerine bakarak Bağdat'ın alınmamasına karar verdi.

Bağdat'ın alınmasının İran'ın bölgedeki gücünü arttıracağını tahmin etmişlerdi.

Meseleye sadece askerî açıdan bakan general, hükümetin hangi nedenlerle böyle bir karar aldığının tam kavrayamadı ve kendi hükümetini eleştiren bir açıklama yaptı basına.

Hemen görevden aldılar.

Doğrusu da budur.

Savaş askerî bir akıl gerektirir ama siyaset için sivil akıl lazımdır.

Biliyorum, gelişmiş dünyanın ölçüleri bizde yadırganıyor.

Türkiye'nin “gelişmemiş” bir ülke olduğunu kabul ediyorlar ve “gelişmesini” de istemiyorlar.

İstiyorlar ki “generaller” konuşsunlar ve siviller onların aklına uysunlar.

CHP ile MHP, Genelkurmay Başkanı'nı “konuşması” ve “kırmızı çizgileri” belirlemesi için çok zorladılar.

Genelkurmay Başkanı da konuştu.

Kürt sorununun nasıl çözüleceği, eğitimin hangi dilde yapılacağı Genelkurmay Başkanı'nın üstüne vazife değil.

O savaşmaktan sorumlu.

Savaş derler, savaşır.

Barış derler, barışır.

Savaşa ve barışa generaller karar veremez.

Savaşa girmeden önce “ordunun hazır olup olmadığını, askerî şartları” hükümete anlatır.

O kadar.

Bizim genelkurmay başkanları maşallah her konuda konuşuyor.

Kendi işleriyle uğraşacaklarına siyasetle uğraşıyorlar.

Kürt meselesini askerin aklıyla mı çözeceğiz?

Bu meselenin çözülebilmesi için yepyeni yöntemler, bugüne dek rastlamadığımız üsluplar ve yaklaşımlar gerekli.

Anlaşılıyor ki barış konusunda Türkiye epey zorlanacak.

Genelkurmay Başkanı konuştuktan sonra iktidar partisinin sözcüsü de “paşaya” hak veren bir açıklama yaptı.

“Siz karışmayın paşam” diyeceklerine, “çok haklısınız paşam” dediler.

AKP, generale ayak uydurmaya çalışırken DTP de öbür uca doğru sertleşti.

PKK zaten bir gün önce esip gürlemişti.

Türkiye'nin siyasi sahnesindeki bütün aktörler, silahlılar da dahil olmak üzere aslında bir “mucize” peşindeler.

Hem barış olsun yeni bir hayat başlasın istiyorlar hem de eski konumlarını sürdürmek istiyorlar.

Bu mümkün değil.

Kürt meselesinin çözümlenmesiyle birlikte her şey değişecek, AKP dünyaya daha hızlı açılmak zorunda kalacak, CHP ve MHP “milliyetçilik ve hamaset” üzerinden oy alamayacak, DTP “tek yönlü politikaları” terk edip halkın refahına yönelik projeler yaratmak zorunda kalacak, ordu kışlasına çekilecek, PKK silahlarını bırakıp dağdan inecek.

Bu aktörler bu gelişmelerden hoşlanmayabilir.

Ama başka çareleri yok.

Bu ülke savaşla gidebileceği yere kadar gitti, bundan sonra ancak barışla ilerleyebilir ya da Avrupa'nın kenarında kör bir apandisit gibi iltihaplı bir fakirliğe teslim olur.

Yeni bir dönem başlıyor.

Yeni laflar gerekli.

Yirmi beş yıldır biz bu ezberlenmiş lafları dinledik, binlerce çocuğumuz öldü.

Bize çocukların ölmeyeceği bir sistem lazım.

Susmayı bilen generaller ve konuşmayı bilen siyasetçiler lazım.

İnsanları öldürmek kolay, bunu herkesin yapabileceğini gördük.

İnsanları yaşatmak zor, bunu becerebileni henüz görmedik.

Ama görmek istiyoruz.

Bunu bütün toplum istiyor.

Bize barışı, huzuru, mutluluğu verecek bir yol görmek istiyor toplum.

Bu eski yollar kan dolu çünkü.

Ve, biz kandan bıktık usandık.

Taraf

Toz duman
27 AĞUSTOS 2009 PERŞEMBE 04:04
0
1239
0
AA aa
YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
06.02.2026
14:36
Karlıova`nın Hafızası Kitapla Geleceğe Taşındı
Karlıova'nın Hafızası Kitapla Geleceğe Taşındı
Bingöllü yazar Sebeki Özmen'in kaleme aldığı 'Karlıova'da Doğal Yaşam ve Kültür' adlı eser, ilçenin doğasını, sözlü tarihini ve kuşaklar arasında aktarılan yaşam bilgisini edebi bir anlatımla kayıt altına alıyor. 224 sayfalık kitap, Karlıova'nın zorlu doğasıyla yoğrulan kültürünü gelecek nesillere taşıma amacıyla hazırlandı.
06.02.2026
13:51
Dağılma:
Dağılma: 'Anadil eğitimi, kimliğin ve kültürün geleceğidir'
Millî Eğitim Bakanlığı'nın seçmeli ders tercih süresini 20 Şubat 2026'ya kadar uzatmasını değerlendiren Bingöl Üniversitesi Zaza Dili ve Edebiyatı Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Dağılma, özellikle Zazaca başta olmak üzere anadil derslerinin öğrencilerin kültürel kimliği ve dil mirasının korunması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
06.02.2026
12:56
Alban:
Alban: 'Bilime Değil Ranta Yatırım Yapılıyor'
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Bingöl İl Temsilcisi Mehmet Alban, deprem gerçeğine rağmen afet risklerini azaltmaya yönelik yatırımların yetersiz kaldığını belirterek, Bingöl'ün yüksek deprem tehlikesi altında olduğunu ve önleyici çalışmaların geciktirilmeden hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
06.02.2026
12:38
Baraç:
Baraç: 'Deprem Kader Olabilir, İhmal Değil'
DEVA Partisi Bingöl İl Başkanı Nihat Baraç, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde yaptığı açıklamada hem deprem sürecindeki kriz yönetimini eleştirdi hem de Bingöl'ün ciddi deprem riski altında olduğunu vurgulayarak yetkililere önlem çağrısında bulundu.
06.02.2026
12:15
Hülakü, Bingöl`ün deprem hazırlığı için Meclis Araştırması istedi
Hülakü, Bingöl'ün deprem hazırlığı için Meclis Araştırması istedi
DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, Bingöl'ün deprem riskine karşı hazırlık düzeyinin araştırılması için TBMM'ye Meclis Araştırma önergesi verdi. Hülakü ayrıca yapı güvenliği, kentsel dönüşüm, afet planları ve kurumların hazırlık durumuna ilişkin iki ayrı soru önergesiyle bakanlıklardan ayrıntılı bilgi talep etti.
05.02.2026
18:15
'Zazalar Kürt mü?' tartışması yeniden gündemde
Sosyal medyada yeniden alevlenen 'Zazalar Kürt'tür / değildir' tartışması akademik çevrelerde yıllardır sürerken, sosyal medyada karşıt görüşlerin birbirini etiketlediği ve tartışmanın ideolojik bir zemine kaydığı görülüyor.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın