Türk siyasetinde yedi yıldır
Rahmetli Kemal Ilıcak'ın Süleyman Demirel ile Turgut Özal'ın olaylara bakış açılarını karşılaştıran gözlemini yine hatırladım.
Şöyle demişti Ilıcak:
- Demirel'e bir soru sorduğunuzda ceketinin göğüs cebinden Anayasa kitapçığını çıkartır.
Özal'a bir soru sorduğunuz zaman ise, ceketinin göğüs cebinden hesap makinesi çıkartır.
Tayyip Erdoğan Başbakan olduktan sonraki ilk dönemde bu değerlendirmeyi ona yönlendirip sormuştum:
- Acaba Erdoğan'ın ceketinin göğüs cebinde ne var?
Aradan geçen yılların ertesinde bu sorunun cevabını tam olarak alabildiğimizi söyleyemiyorum.
Ama bir gerçek var ortada.
Erdoğan yedi yıldır Başbakanı bu ülkenin.
Sırasında Anayasa'ya, sırasında hesap makinesine başvuruyor.
Aynı zamanda uluslararası konjonktürü de dikkatli biçimde değerlendiriyor.
Demirel'den de Özal'dan da farklı bir çevresi ve danışmanlar kadrosu var.
Erdoğan "Çevre"yi belirlerken en temel ayıraç maddelerini "sadakat" ve "itaat" oluşturmakta.
Ayrıca kişileri listelemeye dönük katı bir belleği var.
Belleğe kaydediyor
Kendisine, ailesine, inancına dönük haksız ve kuşak altı saldırıların faillerini bu belleğe alıyor.
Çok çalışkan.
Siyaseti gerçekten bir "Hizmet" mesleği olarak görüyor.
Ben bunu yıllar önce Korkut Özal CHP-MSP koalisyonunda Bakan olduğunda görmüştüm.
Özal'ın makam masasının üzerinde bir tane bile kâğıt veya dosya yoktu. Masanın üzeri bomboştu.
Ona "Siz hiç dosya incelemez misiniz" diye sorduğumda şu cevabı vermişti:
- Önüme
gelen işi daha sonraya ve bugünün işini yarına ertelediğim zaman
Allah'a hesap veremem. Şu anda üstlendiğim hizmetin gereğini eksiksiz
yapmam bir çeşit ibadettir.
Erdoğan'ın "Öz-taban"ına karşı söz verip de gerçekleştiremediği iki hizmet var.
İmam Hatiplilerin üniversiteye girişteki mağduriyetlerini de, başı
örtülü kızlara üniversiteye girişin yasaklı olmasını da önleyemedi.
Sabır taşı çatlarsa
Arkasındaki oy ve halk desteğine karşı mesela Anayasa Mahkemesi'ndeki
AK Parti'yi kapatma davası sırasında veya başörtüsü konulu Anayasa
değişikliğinin iptalinde bu desteğin bazı durumlarda hiçbir kıymet-i
harbiyesi olmadığını anladı.
Ama gerek Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin engellenmesine, gerekse 27 Nisan emuhtırasına karşı verdiği tepki ile "Sabır taşı"nın fazla da zorlanmaması gerektiğini herkese hatırlattı.
Kürt realitesinin bölücü terör olgusundan soyutlanması, Kıbrıs'ın bir
çözüme kavuşturularak Türkiye'nin AB üyeliğinin engeli olmaktan
çıkartılması, Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılması ve benzeri konularda
kendisine "Derin Devlet" tarafından kısıtlı karar yetkisi tanınmasını daha ne kadar kabul edeceğini kestirmek mümkün değil.
Bir çarpıcı gerçek var ki bunu mutlaka değerlendirmek gerekiyor.
Tayyip Erdoğan kendilerini "Yenilikçi" ve "Batıcı" olarak niteleyen kesimlerden daha çok "Yenilikçi" ve "Batılı" bir siyasetçi şu anda.
Liberal demokratların sesi
Daha da ötesi ister beğenin ister karşı olun, Erdoğan'ın AK Parti'si şu
anda Türkiye'nin en sivil, en özgürlükçü ve en dünyalı siyasal örgütü.
Eğer bir kesim militarist eğilimlere karşı şimdiye kadar görülmemiş
sert üslup içinde tepki koymaktaysa, bunun tek güvencesi Erdoğan'ın ve
AK Parti'nin iktidarı değil midir?
AK Parti iktidarda olmasa, Susurluk'tan Güneydoğu'daki fail-i meçhul
cinayetlere uzanan, çeşitli darbe girişimlerini içeren eylemlere dönük
adli soruşturmanın bir sonuca ulaşacağını düşünebiliyor musunuz?
Neticede bu süreçte Türkiye'de medya da "Çok sesli" olmadı mı?
Ve bu süreçte "Liberal Demokrat" görüşler ilk kez ülke siyasetine dolaylı da olsa ağırlıklarını koymadılar mı?
Evet... Erdoğan'ın ceketinin göğüs cebinde nelerin olduğunu tam olarak bilemiyor
Sabah

02 TEMMUZ 2009 PERŞEMBE 16:10 |
0 |
1163 |
0 |
|
AA |
aa |
|
|
06.02.2026 14:36
 |
Karlıova'nın Hafızası Kitapla Geleceğe Taşındı |
Bingöllü yazar Sebeki Özmen'in kaleme aldığı 'Karlıova'da Doğal Yaşam ve Kültür' adlı eser, ilçenin doğasını, sözlü tarihini ve kuşaklar arasında aktarılan yaşam bilgisini edebi bir anlatımla kayıt altına alıyor. 224 sayfalık kitap, Karlıova'nın zorlu doğasıyla yoğrulan kültürünü gelecek nesillere taşıma amacıyla hazırlandı. |
|
06.02.2026 13:51
 |
Dağılma: 'Anadil eğitimi, kimliğin ve kültürün geleceğidir' |
Millî Eğitim Bakanlığı'nın seçmeli ders tercih süresini 20 Şubat 2026'ya kadar uzatmasını değerlendiren Bingöl Üniversitesi Zaza Dili ve Edebiyatı Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Dağılma, özellikle Zazaca başta olmak üzere anadil derslerinin öğrencilerin kültürel kimliği ve dil mirasının korunması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. |
|
06.02.2026 12:56
 |
Alban: 'Bilime Değil Ranta Yatırım Yapılıyor' |
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Bingöl İl Temsilcisi Mehmet Alban, deprem gerçeğine rağmen afet risklerini azaltmaya yönelik yatırımların yetersiz kaldığını belirterek, Bingöl'ün yüksek deprem tehlikesi altında olduğunu ve önleyici çalışmaların geciktirilmeden hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. |
|
06.02.2026 12:38
 |
Baraç: 'Deprem Kader Olabilir, İhmal Değil' |
DEVA Partisi Bingöl İl Başkanı Nihat Baraç, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde yaptığı açıklamada hem deprem sürecindeki kriz yönetimini eleştirdi hem de Bingöl'ün ciddi deprem riski altında olduğunu vurgulayarak yetkililere önlem çağrısında bulundu. |
|
06.02.2026 12:15
 |
Hülakü, Bingöl'ün deprem hazırlığı için Meclis Araştırması istedi |
DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, Bingöl'ün deprem riskine karşı hazırlık düzeyinin araştırılması için TBMM'ye Meclis Araştırma önergesi verdi. Hülakü ayrıca yapı güvenliği, kentsel dönüşüm, afet planları ve kurumların hazırlık durumuna ilişkin iki ayrı soru önergesiyle bakanlıklardan ayrıntılı bilgi talep etti. |
|
05.02.2026 18:15
 |
'Zazalar Kürt mü?' tartışması yeniden gündemde |
Sosyal medyada yeniden alevlenen 'Zazalar Kürt'tür / değildir' tartışması akademik çevrelerde yıllardır sürerken, sosyal medyada karşıt görüşlerin birbirini etiketlediği ve tartışmanın ideolojik bir zemine kaydığı görülüyor. |
|
|