KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
23 Ağustos 2026 Pazar
°C

Türkiye'de iktidar olmanın 4 yolu...

Dün kendisi ile üniversitede sohbet ettiğim CHP İstanbul Milletvekili ve Piar Gallup'un kurucusu Bülent Tanla, Türkiye'de iktidar olmanın başlıca 4 yolu olduğunu söyledi.

Türkiye`de iktidar olmanın 4 yolu...
30 KASIM 2006 PERŞEMBE 10:34
0
1264
0
AA aa
Bunlardan ilki ABD'nin desteği, ikincisi büyük sermaye gruplarının onaylaması, üçüncüsü ordunun yol vermesi, dördüncüsü de kamuoyunun desteği dedi. Kamuoyu yönlendirilebilir ve oluşturulabilir bir olgu olduğundan, sıralanan ilk 3 faktörün kamuoyunun yönlendirilmesinde de büyük ölçüde belirleyici olduğunu söyledi. Buna örnek olarak da son dönemde sıklıkla yayınlanan kamuoyu araştırmalarına dikkat çekti. Bu araştırmaların kamuoyunun nabzının hangi istikamette attığının bir fotoğrafını çekmekten daha ziyade, kamuoyunu yönlendirme amacıyla yapıldığını söyledi.

Türkiye'de iktidar olmanın yolunun nereden geçtiği tartışmaya açık derin bir mevzu. Bu yazıda bu konuyu tartışmaya açmak istemiyorum. İleride bu konuyu daha ayrıntılı ele almak istiyorum.

Bugünkü yazımda, yukarıda temas ettiğim mevzu ile de bağlantılı daha güncel bir meseleye temas etmek istiyorum.

Avrupa Birliği Komisyonu dün aldığı bir tavsiye kararı ile kendinden bekleneni yaptı. Gümrük Birliği Ek Protokolü'ne rağmen limanları Rumlara açmayan Türkiye'ye yaptırım uygulanması gündeme geldi alındı. Avrupa Komisyonu, 35 müzakere başlığından sekizinin açılmamasını tavsiye etti. Açılan başlıkların da kapanmamasını istedi. Alınan kararlara bakıp moral bozmaya gerek yok. Gelir geçer hepsi...

Telaşa gerek yok...

AKP öncesi hükümetler de dahil bugüne kadar Ankara'nın bu konudaki temel yanlışı şu oldu. Sandılar ki, biz AB'ye girme konusunda ne kadar istekli davranırsak AB'ye girme şansımız o kadar artar. Bu anlayış temel bir yanılgı oldu.

Halbuki biz AB'ye girmek istediğimiz için oraya alınacak değiliz. Türkiye'ye AB'ye almak eğer kendi çıkarları açısından gerekli ise, ondan dolayıı alınacağız. Onlar bizi kendi çıkarları açısından AB'ye almak isteyip de, Ankara'da bu konuda naz yapan bir hükümet olursa, işte o zaman onlar bizim kapımızı aşındırmaya başlayacaklar. İş o noktaya geldiğinde, kriterlere ne kadar uyum sağladığımız ve benzeri birçok etken bile sıradanlaşacak ve önemini kaybedecek. Hele bir gelen, bakarız çaresine diyecekler. Uluslararası diplomasi çarkı tarih boyu hep böyle istemiştir.
Bugüne kadar Ankara'daki Hükümetler bunun tersini yaptı. Evden kaçıp damat evine kapak atmaya meraklı kız gibi davrandı. Kız tarafının eli zayıfladı. Kıscası Ankara'nın geleneksel AB politikası, Kopenhag Kriterleri'nin de ötesinde daha başka konuşların dayatılması konusunda karşı tarafı cesaretlendirdi.

Kurdukları her parti kapatılma endişesi yaşayan Refah Partisi geleneğinden gelen siyasetçilerin yoğun olduğu AKP ise, Ankara'da dar alanda siyaset yapmanın zor olduğunu bildiğinden, 3 Kasım seçimlerinin hemen ardından dışa açılma hamlesi başlattı. Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan 3 Kasım seçimlerinin hemen ertesinde, Washington'dan Brüksel'le, Moskova'dan Pekin'e küçük bir dünya turuna çıktı.
Başbakan Erdoğan biliyor ki, eğer AB süreci sekteye uğrarsa, Ankara'da Hükümeti ablukaya almak için pusuda bekleyen zinde çevreler var. Herşey hızlıca tersine dönebilir. Bu yüzden olsa gerek Başbakan Erdoğan, AB dayatmaları karşısında açıkça rest çekemiyor, Ankara'ya kapanmayı göze alamıyor. Doğrusu kapanmamalı da...

Ama bunu yaparken, geniş halk kesimlerinin desteğini almaya yaracak bir iletişim stratejisi de izlemeli ona uygun söylem ve eylem planı gerçekleştirebilmeli...

Halk ne diyor...

Türkiye Cumhuriyeti'nin yaşadığı en ağır ekonomik bunalımlardan olan 2001 ekonomik krizinin etkilerinin yoğun hissedildiği günlerde, 2002 yılının hemen başında yapılan bir araştırma, Türk halkının Avrupa Birliği'ne bakışını çarpıcı bir şekilde ortaya koymuştu.

Genar Araştırma kuruluşu tarafından Türkiye'nin büyükşehir belediyesi statüsündeki (Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kocaeli, Konya, Samsun gibi) 13 ilinde kotalı örneklem türüne göre 3798 denek üzerinde yapılan ve benim de danışman olarak katkıda bulunduğum araştırma, çarpıcı bir gerçeği ortaya koymuştu.

Denekler araştırmada sorulan; ‘Türkiye AB'ye Girdiği Takdirde, Sizce Ülkemizde Ne Tür Değişiklikler Olur?' sorusuna büyük oranda, “ülkenin ekonomik bakımdan güçleneceği' cevabını vermişlerdi. AB'ye girildiğinde ekonomik açıdan zenginleşceeğini düşünen Türk kamuoyu, aynı soru bir başka açıdan sorulduğunda bambaşka bir cevap veriyordu.

Kıbrıs'ı verelim mi?

‘Sizce Türkiye AB'ye Girmesinin Bedeli Olarak Kıbrıs'tan Vazgeçmeli mi?' sorusuna, deneklerin yüzde 86'sı, ‘Kesinlikle Hayır' cevabı verdiği görülüyordu.

Yani, karşılığında hangi dünyevi bedel olursa olsun, bayrak, vatan, millet gibi kavramlar söz konusu olduğunda, Türk halkının manevi duyarlılıklarının en üst seviyeye çıktığı dikkati çekiyordu.

haber7

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
21.08.2026
22:19
MURAT NEHRİ`NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR`IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
MURAT NEHRİ'NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR'IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'ni geçmeye çalışırken akıntıya kapılarak kaybolan 29 yaşındaki Mehmet Hazar'ın cansız bedenine ulaşıldı. Hazar'ın cenazesi, kaybolduğu noktanın yaklaşık 100 metre ilerisinde bulundu.
21.08.2026
21:07
Murat Nehri`nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Murat Nehri'nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'nin karşısına geçmeye çalışan iki kardeş, baraj kapaklarının açılmasıyla yükselen su debisi nedeniyle boğulma tehlikesi geçirdi. Kardeşlerden biri jet ski ile kurtarılırken, akıntıya kapılarak kaybolan diğer kardeşi bulmak için ekipler seferber oldu.
21.08.2026
21:06
Bingöl Üniversitesi Türkiye`de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi Türkiye'de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen Çevre Yönetim Birimi Yeterlik Belgesi'ni almaya hak kazandı. Üniversite, söz konusu yeterlik belgesine sahip Türkiye'deki tek devlet üniversitesi oldu.
21.08.2026
21:04
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
2017'de yapımına başlanan Çirişli Tüneli'nde kazı ve destek çalışmalarında yüzde 60, nihai beton imalatında yüzde 49 seviyesine gelindi. 2024'te '2025'te kalan kısmın ihalesi yapılacak', Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ise '2026'da tamamlanacak' denilen proje için şimdi hedef 2028 sonu. Yıllardır değişen tarihler, tünelin akıbetine ilişkin soru işaretlerini büyütüyor.
21.08.2026
21:03
Bingöl`de organik arıcılığa güçlü destek
Bingöl'de organik arıcılığa güçlü destek
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın desteğiyle yürütülen proje kapsamında Bingöl'de organik bal üreticilerine yönelik destekler sürüyor. 2022'den bu yana yüzde 75 hibe desteğiyle 740 organik arı kovanı dağıtılırken, 2026 yılında 15 üreticiye yüzde 50 hibeyle 15 bal sağım çadırı temin edildi.
21.08.2026
21:02
Solhan`da maden arama tartışması TBMM`ye taşındı
Solhan'da maden arama tartışması TBMM'ye taşındı
HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Bingöl'ün Solhan ilçesine bağlı Arslanbeyli köyündeki maden arama faaliyetlerini TBMM gündemine taşıdı. Dinç, su kaynakları, tarım arazileri ve ormanlık alanların risk altında olduğunu belirterek, gerekli incelemeler tamamlanıncaya kadar çalışmaların durdurulmasını istedi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın