KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
07 Şubat 2026 Cumartesi
°C

Vatandaşın hayatını kolaylaştırma partisi

Anayasa Mahkemesi Üyesi Prof. Dr. Sacit Adalı: "Ben bir parti kursaydım..."

Vatandaşın hayatını kolaylaştırma partisi
05 TEMMUZ 2009 PAZAR 13:31
0
1320
0
AA aa
Anayasa Mahkemesi Üyesi Prof. Dr. Sacit Adalı, ''Ben bir parti kuracak olsaydım adını 'Vatandaşın Hayatını Kolaylaştırma Partisi' koyardım. Çünkü Türkiye'de herkes birbirine engeller çıkartarak vatandaşın hayatını zorlaştırıyor'' dedi.

Iğdır Barosu ve Iğdır Üniversitesince ortaklaşa düzenlenen Geleneksel 5. Hukuk Sempozyumu Iğdır'da yapıldı. Kültür Sarayındaki sempozyumda konuşan Anayasa Mahkemesi Üyesi Prof. Dr. Sacit Adalı, toplumun kurallarının anayasa ile belirlendiğini söyledi.

''Öyle bir Anayasa yapılmalıdır ki tırnak kalpten ayrı olmasın'' diyen Adalı, şöyle konuştu:

''Nasıl ki bir insanın vücudu uyum içerisinde çalışıyorsa, anayasada da her birim uyum içerisinde olmalıdır. Ben bir parti kuracak olsaydım adını 'Vatandaşın Hayatını Kolaylaştırma Partisi' koyardım. Çünkü Türkiye'de herkes birbirine engeller çıkartarak vatandaşın hayatını zorlaştırıyor. Halbuki Peygamber'imizin dediği gibi, her şeyi zorlaştırmayıp kolaylaştırmalıyız. Anayasamızda temizlikçisinden cumhurbaşkanına, cumhurbaşkanından başbakana kadar herkes eşittir. Sadece birilerinin mevki ve konumu farklıdır. Bu ülkenin birliğe ihtiyacı vardır. İç barışı kurmalıyız. Birbirimize güzel ve sevgiyle bakmalıyız.''

-''SEÇİM BARAJI HİÇ OLMAMALIDIR''-

Anayasa Mahkemesi Raportörü Doç. Dr. Osman Can da, seçim barajının toplumsal siyasetin engellenmesi anlamına geldiğini savundu. Barajların Türkiye'de çok ciddi yıkımlara ve acılara yol açtığını ifade eden Can, ''Seçim barajı hiç olmamalıdır. Eğer olacaksa en fazla yüzde 2-3 oranında olabilir. Toplumsal barış için seçim barajı kalkmalıdır'' dedi.

Sempozyuma ev sahipliği yapan Iğdır Baro Başkanı Mustafa Buluş da, yeni çıkarılacak anayasada, düşünce ve ifade özgürlüklerinin uluslararası standartların üzerine çıkarılması gerektiğini söyledi.

İnsanların düşüncelerini özgürce açıklayabilme imkanı sağlayan, farklılıkları, zenginlik olarak gören bir anayasa modeli oluşturması gerektiğini belirten Buluş, ''Bugün Türkiye'mizde birçok tabu art arda yıkılmaktadır. Bugün hukuk herkese dokunmaktadır. Müdahalelerle, muhtıralarla, postmodern darbelerle yara alsak da yine de ayakta duran bir demokrasiye sahibiz'' diye konuştu.

-''MEDYA HAKİM ADINA KARAR VERİYOR''-

İstanbul Okan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Koçak da, 1982 Anayasası'nın halka sorulmadan hazırlandığını, mevcut anayasanın ihtiyaca cevap veremediğini savundu.

Halkın tüm kesimlerinin katılımı ve görüşüyle bir anayasa hazırlanması gerektiğini vurgulayan Koçak, bugün Türk yargısının ise sıkıntı içinde olduğunu öne sürdü.

Koçak, şöyle devam etti:

''Türkiye'de gelişen olaylardan dolayı hakim ve savcılar adına medya kuruluşları karar vererek suçsuz insanları mahkum ediyor. Hakim bağımsız, yargı tarafsız olmazsa o zaman sıkıntı başlar. Bugün hiçbir delil ve sonuca ulaşmadan medya hakim adına karar veriyor, hüküm veriyor. Serbest kalması gereken bir kişiyi tutuklanacak şeklinde yayınlarla hakimi baskı altına alıyorlar. Böyle bir ortamda nasıl sağlıklı karar verilecek? Yargıç devlete karşı da vatandaşının yanında olmalıdır. Adaleti gözü kapalı dağıtmalıdır. Fakat Anayasa Mahkemesi'nin önündeki adalet tanrıçasının gözü açıktır. Bugün bazı savcılar çıkıyor, konuşma yapıyor. Bunu tasvip etmiyorum. Savcılar iddianameleriyle, hakimler ise kararlarıyla konuşur.''

-''ANAYASA'NIN BEKÇİSİ'''-

Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Köker, demokrasiyle birlikte hukukun da geliştiğini, vatandaşların yeni haklara kavuştuğunu söyledi. Toplumda demokratik devlet anlayışını yerleştirmek gerektiğini vurgulayan Köker, bunun da siyasi irade ve vatandaşlarla olacağına işaret etti.

Köker, Türkiye'nin önünde 3 önemli sorun olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

''Bunların başında Kürt meselesi gelmektedir. Acil olarak çözülmelidir. Bir başka sorun ise din ve vicdan hürriyeti meselesidir. Alevi ve laiklik anlayışı din ve vicdan hürriyeti çerçevesinde çözüme kavuşturulmalıdır. 3. sorun ise, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın dediği gibi bu ülkede Müslümanların da din ve vicdan hürriyeti problemi vardır. Bu çerçevede Lozan Antlaşmasını doğru uygulamak gerekir.''

Yeni bir Anayasa'ya ihtiyaç olduğunu yineleyen Köker, ''Halkın kendisini ifade edebileceği bir anayasa olmalıdır. Maalesef bugün Anayasa'nın bekçiliğini Anayasa Mahkemesi yapmaktadır'' diye konuştu.

-''DTP'NİN KAPATILMA DAVASI TEMMUZ AYINDA SONUÇLANABİLİR''-

Anayasa Mahkemesi Üyesi Prof. Dr. Sacit Adalı, sempozyumun soru-cevap bölümünde yöneltilen bir soru üzerine, Demokratik Toplum Partisi'nin (DTP) kapatılması davasının örtbas edilmediğini söyledi. Kısa zaman içinde davanın sonuçlanabileceğini belirten Adalı, ''Belki de temmuz ayı içerisinde dava sonuçlanabilir'' diye konuştu.

Prof. Dr. Köker de, soru üzerine ''Askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmaları konusundaki düzenlemeyi destekliyorum. Bu yasada eksiklilikler var. Vatandaşı askerlikten soğutma gibi suçlar da askeri mahkemelerden alınıp sivil mahkemelere verilmeliydi'' karşılığını verdi.

Bu arada Iğdır Belediye Başkanı Mehmet Nuri Güneş, konuşmacıların kendisinin adını söylemediklerini, ''kendisinin halkın iradesi olduğunu'' söyleyerek salonu terk etti. Konuşmacılar ise bunda bir kasıt olmadığını, kendisini tanımadıklarını ifade etti. İki gündür Iğdır'da olduklarını belirten konuşmacılar, Başkan Güneş'in gelip kendisini tanıtmadığını, bunun için ismini zikretmediklerini belirttiler.

haberturk
YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
06.02.2026
14:36
Karlıova`nın Hafızası Kitapla Geleceğe Taşındı
Karlıova'nın Hafızası Kitapla Geleceğe Taşındı
Bingöllü yazar Sebeki Özmen'in kaleme aldığı 'Karlıova'da Doğal Yaşam ve Kültür' adlı eser, ilçenin doğasını, sözlü tarihini ve kuşaklar arasında aktarılan yaşam bilgisini edebi bir anlatımla kayıt altına alıyor. 224 sayfalık kitap, Karlıova'nın zorlu doğasıyla yoğrulan kültürünü gelecek nesillere taşıma amacıyla hazırlandı.
06.02.2026
13:51
Dağılma:
Dağılma: 'Anadil eğitimi, kimliğin ve kültürün geleceğidir'
Millî Eğitim Bakanlığı'nın seçmeli ders tercih süresini 20 Şubat 2026'ya kadar uzatmasını değerlendiren Bingöl Üniversitesi Zaza Dili ve Edebiyatı Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Dağılma, özellikle Zazaca başta olmak üzere anadil derslerinin öğrencilerin kültürel kimliği ve dil mirasının korunması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
06.02.2026
12:56
Alban:
Alban: 'Bilime Değil Ranta Yatırım Yapılıyor'
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Bingöl İl Temsilcisi Mehmet Alban, deprem gerçeğine rağmen afet risklerini azaltmaya yönelik yatırımların yetersiz kaldığını belirterek, Bingöl'ün yüksek deprem tehlikesi altında olduğunu ve önleyici çalışmaların geciktirilmeden hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
06.02.2026
12:38
Baraç:
Baraç: 'Deprem Kader Olabilir, İhmal Değil'
DEVA Partisi Bingöl İl Başkanı Nihat Baraç, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde yaptığı açıklamada hem deprem sürecindeki kriz yönetimini eleştirdi hem de Bingöl'ün ciddi deprem riski altında olduğunu vurgulayarak yetkililere önlem çağrısında bulundu.
06.02.2026
12:15
Hülakü, Bingöl`ün deprem hazırlığı için Meclis Araştırması istedi
Hülakü, Bingöl'ün deprem hazırlığı için Meclis Araştırması istedi
DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, Bingöl'ün deprem riskine karşı hazırlık düzeyinin araştırılması için TBMM'ye Meclis Araştırma önergesi verdi. Hülakü ayrıca yapı güvenliği, kentsel dönüşüm, afet planları ve kurumların hazırlık durumuna ilişkin iki ayrı soru önergesiyle bakanlıklardan ayrıntılı bilgi talep etti.
05.02.2026
18:15
'Zazalar Kürt mü?' tartışması yeniden gündemde
Sosyal medyada yeniden alevlenen 'Zazalar Kürt'tür / değildir' tartışması akademik çevrelerde yıllardır sürerken, sosyal medyada karşıt görüşlerin birbirini etiketlediği ve tartışmanın ideolojik bir zemine kaydığı görülüyor.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın