KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
03 Ocak 2026 Cumartesi
°C

Yandaşa değil herkese yasa istiyoruz

Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi ve Türk Sağlık-Sen Bingöl Şube Başkanı Salih Kızılboğa, toplu sözleşme kanununda sendikalar arasında ayrımcılık yapıldığını ileri sürerek, “Yandaşa değil herkese yasa istiyoruz” dedi.

Yandaşa değil herkese yasa istiyoruz
26 OCAK 2012 PERŞEMBE 19:26
0
1503
0
AA aa

Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi ve Türk Sağlık-Sen Bingöl Şube Başkanı Kızılboğa, toplu sözleşme yasa tasarısı ile ilgili basın açıklaması yaptı.

Milyonlarca kamu görevlisi ve emeklinin 16 aydan beri beklediği, 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu Tasarısı Bakanlar Kurulu'nda 3 ay bekletildikten sonra TBMM Başkanlığı'na gönderildiğini söyleyen Kızılboğa, “Ancak aylardır bekletilip, memurlardan köşe bucak kaçırılarak hazırlanan tasarı, memurlarımız adına büyük bir hayal kırıklığı olmuştur. Müzakerelerin hiçe sayıldığı, demokratik ilkelerin iğdiş edildiği, farklı görüşlere tahammül dahi edilmediği, toplu sözleşme sistemi adıyla ucube bir yapının oluşturulduğu bir sendika kanun tasarısı ile karşı karşıya kaldık. Meclis'e sevk edilen tasarının son haline bakıldığında, sürecin baştan sona kandırma ve oyalamadan ibaret olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu tasarı ile anayasa değişikliğinde, toplu sözleşme vaat edilerek, memurlarımızın umutlarının çalındığı belgelenmiştir. Bu tasarı ile vaatler fos çıkmış, verilen sözler yalan olmuş, maskeler düşmüş, ak denilen karaya dönmüştür. Taslak incelendiğinde sendikalar arasında Hükümet tarafından açık bir ayrım yapıldığı görülmektedir. Toplu sözleşmede sendikaların temsili noktasındaki adaletsizlik, her halde AKP'nin adalet anlayışından başka hiçbir şey değildir. Bu nasıl bir adalettir ki, taslakta Memur-Sen'in her 128 bin üyesi için bir temsilci, Türkiye Kamu Sen'in her 200 bin üyesi için bir temsilci, KESK'in 232 bin üyesi için bir temsilci düşmektedir. Buna göre genel toplu sözleşmede Memur-Sen 4 temsilci, Türkiye Kamu-Sen 2 temsilci, KESK ise 1 temsilci ile temsil edilecektir. Bu durumda hükümet Memur-Sen'e toplu sözleşmeyi bağıtlama hakkı vermek için adalet mekanizmasını delik deşik etmiştir. Memur Sen toplu sözleşmeyi imzalamazsa Türkiye Kamu-Sen ve KESK Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna itiraz yetkisine sahip bulunmamaktadır. Bu konuda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'e sunduğumuz, “iki konfederasyonun beraberce itiraz yetkisi olmalıdır” teklifimiz, Sayın Bakan tarafından uygun görülmesine rağmen, Kanun tasarısında yer almamıştır. Üçlü Danışma Kurulu toplantılarında konfederasyonların bütün görüşlerinin taslağa yansıyacağına ve kamu görevlilerinin toplu sözleşme hakkının gereğinin yapılacağına dair söz veren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, bırakın görüşlerimizi yansıtmayı, aylardır kamu çalışanlarını oyalamış; konfederasyonlara başka, Bakanlar Kurulu'na başka taslak verme durumuna gelmiştir. Sayın Bakan: iki ay önce konfederasyonlara gönderdiğiniz taslakla, bugünkü tasarı arasında hiçbir benzerlik yok! Üçlü Danışma Kurulu'nda üzerinde çalıştığımız taslak ne oldu? Bu tasarıyı kimler, ne şekilde hazırladılar? Bunları açıklamak boynunuzun borcudur. Gerçekleri bilmek de kamu çalışanlarının hakkıdır” diye konuştu.

 

 

 

Değerli basın mensupları,

Anlaşılıyor ki hükümet, memurlarla toplu sözleşme yapmak istemiyor; toplu sözleşme masasında dikensiz gül bahçesi istiyor.
Hükümet, kurduğu toplu sözleşme tiyatrosuna figüran oyuncu arıyor.

Türkiye Kamu-Sen'in memurlarla ilgili hiçbir karanlık senaryoda yer almayacağını görenler, kendi anlayışlarına uygun sendikayı buldular; palazlandırdılar; şimdi de onlarla al takke ver külah toplu sözleşmecilik oynayacaklar.

Değerli basın mensupları,

Bu tasarı ile toplu görüşmeden bile daha geride bir düzenleme getirilmek istenmektedir.

10 hizmet kolunda yetkili olsanız dahi; matematiksel olarak en çok üyeye sahip konfederasyon olamayabiliyorsunuz.

Bu durumda tasarı size, toplu sözleşme masasında hiçbir söz hakkı vermiyor.

Bununla birlikte hizmet kolunda yetkili bir tek sendikası olmayan bir konfederasyon da en çok üyeye sahip konfederasyon olabiliyor ve hizmet kolları, emekliler, sendika üyeleri ve sendikaya üye olmayan kamu görevlilerinin tamamı hakkında karar alabiliyor.

Hal böyleyken; toplu sözleşmelerde alınan kararlara itiraz hakkınız; Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'na başvurma durumunuz dahi olmayacak.

Dünyanın hiçbir yerinde yetkili olduğu halde, karar alma sürecinde söz hakkı olmayan bir sendika anlayışı yok.

Varsa da bunun “toplu sözleşme” olarak adlandırılması mümkün değildir.

ILO Örgütlenme Özgürlüğü Komitesi, sendikaların kendi üyeleri adına toplu sözleşme yapabilmesinin gerekliliği üzerinde durmaktadır.

Ayrıca ILO'nun 98 sayılı sözleşmesi hakkında da “hiçbir sendika, işçilerin salt çoğunluğunu temsil etmediğinde hükümetin, tüm sendikaları üyeleri adına müzakere edilebildiği bir toplu sözleşme sistemi kurması” gerektiğini belirtmiştir.

Şu anda Türkiye'de hiçbir memur konfederasyonu kamu görevlilerinin salt çoğunluğunu temsil etmemektedir.

Dolayısıyla yetkili konfederasyonların ortak pazarlık yapabilecekleri bir sistem kurulmak zorundadır.

Ancak tasarıyla, bir konfederasyon dışındaki konfederasyonlara, alınan kararlara itiraz yetkisi dahi verilmemiştir.

Bununla birlikte örgütlenme özgürlüğünün önündeki engeller kaldırılmamış, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'nun yapısı tek taraflı olarak belirlenmiştir.

Kurulun başkanlığı için ise Yargıtay, Danıştay ve Sayıştay başkanları ve daire başkanları arasından hükümetin keyfine göre atayacağı bir kişi düşünülmüştür.

Böyle bir kuruldan sağlıklı karar çıkmasının imkânı yoktur.

Bu tasarının özü de ruhu da yasakçı ve yandaşçı anlayışın ürünüdür.

Bu haliyle tasarı, yüzlerce mahkeme kararına, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin yargılama sonuçlarına, Avrupa Sosyal Şartı'na aykırıdır.

Böyle bir kanun tasarısının ILO'nun hiçbir sözleşmesine ve sendikacılığın hiçbir temel ilkesine uygun olmadığı da görülüyor.

Bu tasarı bir tek ilkeyle örtüşmektedir o da; AKP'nin sendikacılık ve yandaşlık ilkeleridir.

Böyle bir tasarının getireceği sisteme de memur sendikacılığı denemez.

Bunun adı da olsa olsa AKP tipi sendikacılık olur.

Bu dalavereye ne 2,5 milyon kamu görevlisi ne de onların tek gerçek temsilcisi Türkiye Kamu-Sen asla izin vermeyecektir.

Hükümetin bilmediği ya da dikkate almadığı husus şudur: sendikacılık, sadece masa başında yapılan görüşmelerle sınırlı bir faaliyet değildir.

Masada kamu çalışanlarının pazarlanmasına diğer sendikaların, “iş buraya kadarmış ne yapalım” diyeceğini hiç kimse beklemesin.

Esasen hakların savunulduğu yerler, sadece masalar değil; alanlardır.

Alanlarda yapılacak faaliyetler, eylem ve etkinlikler, memuru pazarlayanlara ülkeyi dar edecektir.

Nasıl ve ne şekilde kanunlar çıkarırsanız çıkarın, bu gayretleriniz masada sanal olarak yetkilendirdiğiniz, ağababalarına “hayır” deme cesaretine sahip olmayanların etki ve yetkisini artıramayacaktır.

Bunlar, ancak sahibinin yetkilendirdiği kadar ses çıkarma hakkına sahiptir.

Bunlar, ancak sahibinin sesi olabilir; kamu çalışanlarının sesi olmak yürek ister, cesaret ister.

Türkiye Kamu-Sen olarak, memurlarımızın umutlarını çalan; hayal tacirliği yapan; kamu görevlilerinin anayasal haklarının önüne set çeken zihniyetin ürünü olan bu yasa tasarısına karşı, her türlü mücadeleyi vereceğimizden kimsenin şüphesi olmasın.

Bu tasarının yasalaşma sürecinin her aşamasına, tüm imkânlarımızla ve enerjimizle müdahil olmaya devam edecek, eylemlerimizi sürdüreceğiz.

Türkiye Kamu-Sen olarak biz;

Başta ILO olmak üzere uluslar arası sözleşmelere, evrensel ve demokratik ilkelere saygılı bir sendikacılık,

Grev hakkımızın yasal teminata alındığı adil bir Toplu Sözleşme sistemi,

Örgütlenme özgürlüğünün önündeki tüm engellerin kaldırılması,

Toplu sözleşme görüşmelerinde kamu görevlilerinin en geniş şekliyle karar alma sürecine dâhil edilmesi,

Hizmet kolu toplu sözleşme sisteminin oluşturulması,

Tüm çalışanlara insan onuruna yakışır bir ücret ve sağlıklı çalışma koşullarının sağlanması,

Adil ve demokratik bir Hakem Kurulu istiyoruz.

Kısacası biz;

Adam gibi sendikacılık,

Adam gibi sendika,

Adam gibi toplu sözleşme;

Adam gibi toplu sözleşme kanunu istiyoruz.

Türkiye Kamu-Sen olarak çalışanlar için mücadeleye devam diyor, hepinize teşekkür ediyoruz.

 

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
02.01.2026
18:42
Genç Kaymakamı Güzel`den Bingöl Basın Konseyi`ne Ziyaret
Genç Kaymakamı Güzel'den Bingöl Basın Konseyi'ne Ziyaret
Bingöl Basın Konseyi ile bir araya gelen Genç Kaymakamı Muhammet Güzel, kamu-basın iş birliğinin toplumsal güven ve doğru bilgilendirme açısından hayati önem taşıdığını vurguladı.
02.01.2026
18:17
Bora Çoban, Bingöl İl Kültür ve Turizm Müdürü olarak atandı
Bora Çoban, Bingöl İl Kültür ve Turizm Müdürü olarak atandı
Bingöl'de kentin tarihi ve kültürel değerlerine yönelik çalışmalarıyla tanınan, Güzel Sanatlar Lisesi Müdür Yardımcısı ve müzik öğretmeni Bora Çoban, Bingöl İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü görevine atandı.
02.01.2026
16:19
Bingöl Belediyesi`nden Karla Mücadelede Yoğun Mesai
Bingöl Belediyesi'nden Karla Mücadelede Yoğun Mesai
Bingöl Belediyesi, kent genelinde etkisini artıran kar yağışı ve soğuk hava koşullarına karşı tüm ekipleriyle sahada çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle gece saatlerinde artan don ve buzlanma riskine karşı ulaşımın güvenli şekilde sağlanması amacıyla belediye ekipleri kar küreme ve tuzlama çalışmalarını aralıksız yürütüyor.
02.01.2026
16:04
Engellilerin Sağlık Hakkı Meclis Gündeminde
Engellilerin Sağlık Hakkı Meclis Gündeminde
Bingöl Devlet Hastanesi'ndeki e-rapor sorununu TBMM'ye taşıyan DEM Partili Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, özellikle hastaneye gidemeyen, yatağa bağımlı ya da ağır bedensel engeli bulunan yurttaşların, bu nedenle fiilen hizmet alamadığı ifade edildi.
02.01.2026
16:01
Bingöl Belediyesi uyardı! Ölçü aletleri için son başvuru 28 Şubat
Bingöl Belediyesi uyardı! Ölçü aletleri için son başvuru 28 Şubat
Bingöl Belediyesi, periyodik olarak muayene yapılması gereken ölçü ve tartı aletleri için işyeri sahiplerinin 28 Şubat 2026'ya kadar beyanname vermesi gerektiğini bildirdi.
02.01.2026
15:14
AKUT, kar duvarlarını aşıp hayata ulaştı
AKUT, kar duvarlarını aşıp hayata ulaştı
AKUT Bingöl, kapalı yolları aşarak diyaliz hastasını zamanla yarış içinde Diyaliz Merkezine ulaştırdı.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın