Yeni anayasa için dikkat çeken mesaj: 29. Dönem işaret edildiCumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, yeni anayasa çalışmalarının mevcut 28. Yasama Dönemi'nde tamamlanmasının güç göründüğünü belirterek, Türkiye'nin yeni anayasasını 29. Dönem TBMM'si eliyle yapabileceğini söyledi. Uçum, yeni anayasanın Meclis'te 400'ün üzerinde oy alması halinde dahi halkoyuna sunulması gerektiğini savundu.![]() Yeni anayasa tartışmaları sürerken, Cumhurbaşkanlığı cephesinden dikkat çeken bir takvim değerlendirmesi geldi. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, 7595 sayılı Kanun üzerinden yaptığı değerlendirmede, yeni anayasanın mevcut yasama döneminde tamamlanmasının güç olduğunu ifade etti. Uçum'un Anadolu Ajansı'na yaptığı değerlendirmeye göre, yeni anayasa için 29. Dönem TBMM'si işaret edildi. “28. DÖNEMDE TAMAMLANMASI GÜÇ GÖRÜNÜYOR”Uçum, TBMM'de 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilen 7595 sayılı Kanun'un, farklı siyasi partilerin belirli başlıklarda uzlaşabildiğini gösterdiğini belirtti. Ancak söz konusu yüksek oy oranının yeni anayasanın mevcut yasama döneminde yapılabileceği şeklinde yorumlanmaması gerektiğini vurgulayan Uçum, “28. Dönemde tamamlanması güç göründüğünden, Türkiye muhtemelen bir sonraki yasama döneminde, yani 29. Dönem TBMM'si eliyle yeni anayasasını yapacaktır” değerlendirmesinde bulundu. 400'ÜN ÜZERİNDE OY ALINSA BİLE REFERANDUM VURGUSUMehmet Uçum'un değerlendirmesindeki en dikkat çekici başlıklardan biri ise yeni anayasanın halkoyuna sunulması oldu. Mevcut Anayasa'ya göre, anayasa değişikliklerinin TBMM'de 400 veya daha fazla oyla kabul edilmesi halinde zorunlu referandum şartı bulunmuyor. Ancak Uçum, yeni anayasa ile anayasa değişikliğinin birbirinden farklı değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Uçum, TBMM'de 400'ün üzerinde oyla kabul edilse dahi yeni anayasanın halkın onayına sunulmadan yürürlüğe konulmasının kabul edilemeyeceğini belirtti. Yeni anayasanın ancak halkın yüzde 50'den fazlasının desteğini alması halinde yürürlüğe girmesi gerektiğini savunan Uçum, TBMM'yi “temsili kurucu irade”, halkı ise “asli kurucu irade” olarak nitelendirdi. 7595 SAYILI KANUN İÇİN AYM DEĞERLENDİRMESİUçum, 7595 sayılı Kanun'un Anayasa Mahkemesi'ne götürülme ihtimaline ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Kanunun teklif aşamasında 367, kabul aşamasında ise 467 milletvekilinin desteğini aldığını hatırlatan Uçum, bu nedenle soyut norm denetimi kapsamında AYM'ye başvuru ihtimalinin düşük olduğunu ifade etti. Uçum, Anayasa'ya göre TBMM'de en fazla üyeye sahip ilk iki siyasi parti ile en az 120 milletvekilinin AYM'ye başvuru hakkı bulunduğunu belirterek, mevcut siyasi tablo nedeniyle 120 milletvekiliyle yapılacak başvuru ihtimalinin de düşük olduğunu savundu. Soyut norm denetimi açısından son başvuru tarihinin 17 Ekim 2026 olduğunu belirten Uçum, somut norm denetimi yoluyla başvuru ihtimalinin ise her zaman gündemde olabileceğini ifade etti. İNFAZ REFORMU İHTİMALİNE KAPI AÇTIUçum'un değerlendirmesinde infaz sistemi de önemli başlıklardan biri oldu. 7595 sayılı Kanun'un terörün tasfiyesine yönelik özel ve geçici bir düzenleme olduğunu belirten Uçum, bu düzenlemeden hareketle genel infaz taleplerinin gündeme getirilmesini doğru bulmadığını ifade etti. Bununla birlikte cezaevlerindeki yoğunluk ve benzeri gerekçelerle ilerleyen dönemde yeni bir infaz reformunun gündeme gelebileceğini belirten Uçum, yapılacak olası bir düzenlemenin FETÖ ve diğer terör veya suç örgütlerine alan açmayacak şekilde hazırlanması gerektiğini savundu. DEMOKRASİ VE HUKUK REFORMU İÇİN “TERÖRSÜZ TÜRKİYE” VURGUSUUçum, kapsamlı demokrasi ve hukuk reformunun şartlarının “Terörsüz Türkiye'ye geçiş sürecinin” tamamlanmasının ardından oluşacağını ifade etti. TBMM komisyonunun hazırlayacağı raporun ilerleyen süreçte yapılabilecek yasal düzenlemeler açısından önemli bir referans oluşturabileceğini belirten Uçum, bu önerilerin demokrasi ve hukuk alanındaki reform sürecine katkı sağlayabileceğini dile getirdi. Uçum'un açıklamaları, yeni anayasa tartışmalarında takvim açısından 29. Yasama Dönemi'nin öne çıkabileceğine ilişkin Cumhurbaşkanlığı cephesinden gelen dikkat çekici değerlendirmelerden biri olarak gündeme geldi.
YORUM YAZIN
|
|