Yeni türban çıkışı
Daha önceki birçok açıklamasında türban sorununu 'dini inanç' ve 'insan hakları' çerçevesinde değerlendiren Başbakan Erdoğan, Madrid'de, 'Türban siyasi simge olsa da yasaklanamaz' dedi
15 OCAK 2008 SALI 08:53 |
0 |
1281 |
0 |
|
AA |
aa |
|
Türban sorunu konusunda bugüne kadar "dini inanç" ve "insan hakları" çerçevesinde değerlendirmeler yapan ve "kurumlar arası mutabakat aradıklarını" vurgulayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dün yeni bir söylem kullandı. Erdoğan, türban sınırlamaları için "Türbanı siyasi simge olarak takmayı suç kabul edebilir misiniz? Dünyanın neresinde böyle bir yasak var? Bunu en yakın zamanda çözeceğiz. Anayasa içinde bu işin çözümü arzumuzdur" dedi. Erdoğan, Madrid temasları çerçevesinde onur konuğu olarak İspanya'nın en büyük özel ajansı olan Europa Press'in basın toplantısına katıldı ve soruları yanıtladı. Erdoğan, "Hükümetiniz, partiniz İslamcı olduğunu reddediyor. İlerici bir İslam devleti olamaz mı? Türban sorunu yeni anayasa ile çözecek misiniz?" sorusu üzerine şu görüşleri dile getirdi: İLERİCİ İSLAM OLMAZ: Bu soru ne yazık ki Batı'nın hâlâ bizi anlamadığını gösteriyor. Her şeyden önce "İslamcı" ifadesini anlamak mümkün değil. Bir defa biz din kökenli bir parti değiliz. Din üzerinden siyaset yapmayı asla kabul etmiyoruz. İslamcı parti olmayı kabul edersek bu adeta tüccarlığa, esnaflığa benzer. Ayakkabıcı. Bu çirkin bir şey. Bizde İslamcı olmaz, bizde Müslüman olur. Bir Müslüman da dinin gereğini yerine getiriyorsa ona dindar denir. "İlerici İslam" ifadesi çok çirkin. İlerici, gerici İslam olmaz. "Ilımlı İslam" da çok yanlış. TÜRBANA 'SİMGE' DENİYOR: Semboller dediniz. Benim partimin içinde nasıl başörtülü varsa diğer partiler içinde de var. CHP'de de var. Hepsinin siyasi tercihidir bu. Bu onların siyasi tercihine, dininin bir gereği olarak başını örttüğüne inanan ve bunu bu şekilde uygulayana zorla şu söyleniyor; "Sen bunu siyasi simge olarak takıyorsun" deniyor. "Hayır ben bunu siyasi simge olarak takmıyorum, dinimin gereği olarak takıyorum" diyor. SİMGE OLSA DA YASAKLANAMAZ: Velev ki (türbanı) bir siyasi simge olarak taktığını düşünün. Bir siyasi simge olarak takmayı da suç kabul edebilir misiniz? Simgelere, sembollere bir yasak getirebilir misiniz? Özgürlükler noktasında dünyanın neresinde böyle bir yasak var? EN YAKIN ZAMANDA ÇÖZECEĞİZ: Ama bu sıkıntıyı da milletçe aşacağımıza inanıyorum. Buradaki sorumluluğumuzun farkındayız. Özgürlükler noktasında bu işin çözümüne inanıyorum. Bunu bizler en yakın zamanda çözeceğiz. Çünkü millet bu sorumluluğu verirken, özgürlükler noktasında da bu haklarını haklı olarak istiyor. ARZUMUZ, ANAYASADA ÇÖZÜM: Bu konu (türban) ideal anlamda kanunda zaten çözülmüştü. Kanunda kilitlenme, yasak yok. Kanun önünü açıyor. Sadece Anayasa Mahkemesi'nin bir yorumuyla bu iş engellenmişti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin de hükümete inisiyatif tanıyan bir kararı vardı. Ülkemizde ağırlıklı olarak medya bir çorap örmeye çalıştı. O çorabı örmeye gayret ediyor. Dertleri bu. Anayasa içerisinde bu işin çözümü arzumuzdur. Öyle çözelim ki bir gerginliğe zemin hazırlamasın.
'Elektronik darbe' sorusu
Erdoğan, "Şu anda askeriye ile hükümetiniz arasındaki ilişkiler nasıl? Elektronik darbenin sonrasında ilişkiler nasıl?" sorusuna şu yanıtı verdi: "Türkiye tüm kurum ve kuruluşlarıyla süreci devam ettirmektedir. Ara sıra bazı sıkıntılar yaşanabilir. Bu sıkıntıları çözmede hükümet Anayasa ve yasaların verdiği yetkiyi kullanarak adımları atmıştır. Hiçbir kurum ve kuruluşla kavgamız söz konusu olamaz. Bu zaten başarımız için atmamız gereken bir adımdır."
AİHM: Dinsel simge baskıdır
AİHM, 2005'te karara bağladığı Leyla Şahin davasında, Danıştay ve Anayasa Mahkemesi'nin türbanla ilgili kararlarını uluslararası hukuka uygun bulmuştu. Kararda, türban yasağı için, "Dinsel simgelerin herhangi bir yer ve biçim sınırlaması olmaksızın sergilenmesi, sözü geçen dini uygulamayan ya da başka bir dine mensup öğrenciler üzerinde baskı oluşturabilir. Üniversitelerdeki düzenlemeler, dinsel inançları açığa vurma özgürlüğünü sınırlayabilir" yorumu yapılmıştı.
HUKUKÇULARIN YORUMU: Anayasa'ya aykırı sözler
GÖKÇER TAHİNCİOĞLU AnkaraHukukçular, Anayasa Mahkemesi, Danıştay ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) aksi yöndeki kararlarına rağmen üniversitelerdeki türban yasağı için, "Bir siyasi simgeyi suç sayabilir misiniz? Simgelere, özgürlüklere yasak getirebilir misiniz?" diyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Anayasa'ya aykırı hareket ettiğini savundu. Hukukçular şu değerlendirmeleri yaptı: Eski Adalet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk: Demek ki Türkiye sadece türban için yeni anayasa yapacak. Bir süre sonra bağnazlık bilimsel çalışmalara da yansır. Bir karanlık dönemin habercisi olarak görüyorum. Bu, dini siyasette kullanma amacıdır. Bu devlet düzenini, toplum düzenini dini amaca dayandırmak demek. Anayasa'nın 24. maddesi bunu açıkça yasaklar. AİHM de bunu desteklemiştir. Prof. Dr. Ülkü Azrak: Dinsel konuları siyasetle birleştirmek Anayasa'ya uygun değil. Anayasa'nın 24. maddesi var. Hayretle karşılıyorum. Mahkeme kararları herkesi bağlar. Kimse bunun dışında kalamaz. Anayasa'nın 11., 138. maddeleri bunu emrediyor. Mahkemeler, tam da türbanın siyasi simge olması nedeniyle bu kararları verdi. AİHM de bunu teyit etti.
Özbudun'dan destekAKP için akademisyen heyetiyle birlikte hazırladığı anayasa taslağında türban yasağının kaldırılmasını destekleyen Prof. Dr. Ergun Özbudun, CNN Türk televizyonuna Erdoğan'ın sözlerini şöyle değerlendirdi: "Yasağı, yasa değişikliği ya da idari yoldan toleransla kaldırmak mümkün değil. Bu çok ciddi komplikasyonlara yol açar. Tek yol anayasa değişikliği. Başbakan'ın görüşünü tümüyle destekliyorum. Siyasi simge olduğunu düşündüğümüzde bile, bunu ifade özgürlüğünün bir parçası olarak görmek gerekiyor. Kaldı ki Ali Çarkoğlu ve Binnaz Toprak'ın 2006'daki araştırmaları, kızların yüzde 70'inin türbanı dini inançlarından dolayı taktığını, toplumun yüzde 70'inin de bu yasağın kaldırılmasını istediğini gösteriyor. Bir empoze söz konusu değil. İslami devlete adım atıldığı da safsatadan ibaret. "
'AB hedefini sulandırmayın'
Erdoğan, İspanya Başbakanı Jose Luis Rodriguez Zapatero ile hem ikili görüşme yaptı hem de birlikte Türk-İspanyol İş Konseyi toplantısına katıldı. Erdoğan, Avrupa ülkelerine Türkiye'nin AB süreciyle ilgili uyarıda bulunarak şunları kaydetti: "Türkiye'nin AB'ye üyelik süreci stratejik bir projedir. Böylesine önemli bir projenin günlük siyasi kaygılara kurban edilmemesi gerekir. Ne yazık ki bazı üye ülkeler üyelik hedefimizi sulandırma gayretleri içerisine giriyorlar. Tam üyelik dışında herhangi bir alternatifi kabul etmemiz mümkün değil." Zapatero, Türkiye'yi tam üye olarak kabul etme kararının "AB'nin, 21'inci yüzyılda alacağı en önemli kararı olacağını" belirterek, "Avrupa her zaman sözüne sahip çıkmıştır. Umuyorum, Türkiye ile ilgili kararını da değiştirmeyecektir" dedi.
NOTLAR 'Ben tercüman değil bakanım'
Erdoğan ile İspanya Kralı Juan Carlos'un görüşmesi öncesinde basına fotoğraf verilirken, Carlos Erdoğan'a "Ne zaman geldiniz?" diye sordu. Dışişleri Bakanı Ali Babacan, "Dün" dedi. Carlos'un duyulmayan bir sözü üzerine Babacan'ın, "Ben tercüman değilim, bakanım" dediği duyuldu. Erdoğan 3 bakanla birlikte kaldığı otelden iş konseyinin yapıldığı otele yürüyerek gitti. Zapatero da bu arada otelin önünde Erdoğan'ı bekledi. 10 dakika süren yürüyüş sırasında Erdoğan İspanyol polislerinin trafiği durdurmaları sonucu kırmızı ışıklarda geçti. Sanayi Bakanı Zafer Çağlayan da Erdoğan gecikince Zapatero'dan özür diledi. Emine Erdoğan, bakan eşleriyle ayrı program yaptı ve müze gezdi. Emine Erdoğan ayrıca mağazaları gezerek alışveriş yaptı.
Milliyet
|
22.04.2026 15:48
 |
'Yerel Kalkınma Hamlesi'yle Bingöl'e Yatırım Fırsatı |
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında TRB1 Bölgesi'nde yatırımcılara 301 milyon TL'ye kadar destek sağlanacak. Programda Bingöl için hayvancılık, arı ürünleri, su ürünleri ve termal turizm yatırımları öncelikli alanlar arasında yer aldı. |
|
22.04.2026 15:07
 |
Bingöl, Efrayim Bebek İçin Buluşuyor |
Büyük bir fedakârlık gösteren Bingöl kamuoyu, bu kez geniş kapsamlı organizasyonda buluşuyor. Siyasetten bürokrasiye, iş dünyasından sivil toplum örgütlerine, esnaflardan sivil vatandaşlara, herkesin bu gecede yer alması bekleniyor. Hedef, Efrayim bebeğin geleceğine umut olmak! |
|
22.04.2026 12:35
 |
Güveçli'de Öğrenci Güvenliği İçin Okul-Aile Buluşması |
Bingöl'de Güveçli İlkokulu ve Ortaokulu tarafından düzenlenen Aile Eğitimi Programı'nda veliler ve öğretmenler bir araya geldi. Programda öğrencilerin güvenliği, sağlıklı gelişimi ve okul-aile iş birliğinin güçlendirilmesi ele alındı. |
|
22.04.2026 11:04
 |
ÖTV'siz araç düzenlemesi Resmî Gazete'de |
Engeli olan bireylerin Özel Tüketim Vergisi'nden muaf olarak araç alımına yönelik düzenleme Resmî Gazete'de yayımlandı. Yeni düzenleme, engelli bireylerin taşıt alımlarındaki istisna şartlarını ve kapsamını yeniden belirliyor. |
|
22.04.2026 10:40
 |
Jeotermalde Doğu Anadolu Vurgusu: 'Yatırımlar İçin Seferberlik İlan Edilmeli' |
Jeotermal Enerji Derneği Başkanı Ali Kındap, Bingöl ve çevresinin de yer aldığı Doğu Anadolu'nun zengin jeotermal kaynaklara sahip olduğunu belirterek, yatırımların Ege Bölgesi'nden ülke geneline yayılması için seferberlik çağrısı yaptı. |
|
22.04.2026 10:32
 |
Hak Sahipleri; 'Bu Bir Ayrıcalık Değil, Gecikmiş Hak' |
Bingöl'ün Genç ilçesinde Şehit Ahmet Boz Caddesi'nde planlanan kentsel dönüşüm projesiyle ilgili 36 hak sahibi kamuoyuna açıklama yaptı. Yaklaşık 10 yıldır çözüm beklediklerini belirten hak sahipleri, 6 kat imar düzenlemesinin mağduriyeti gidermeye yönelik olduğunu vurguladı. |
|
|