Yök'te türban krizi
9 üye YÖK Başkanı Özcan'ın açıklamalarının tek taraflı olduğunu belirten karşı bildiri yayınladı.
25 ŞUBAT 2008 PAZARTESİ 10:16 |
0 |
1074 |
0 |
|
AA |
aa |
|
YÖK'ün 9 üyesi, ''Mahkeme kararlarına uymak anayasal ve yasal bir zorunluluk olup, 'konusu suç teşkil eden emri hiçbir surette yerine getirmemek' de Anayasa'nın 137. maddesinin amir hükmü gereğidir'' dedi.
YÖK üyeleri Prof. Dr. Engin Ataç, Prof.Dr. Atilla Eriş, Prof. Dr. İsa Eşme, Prof. Dr. Mustafa İlhan, Prof. Dr. Tunçalp Özgen, Prof. Dr. Ali Ekrem Özkul, Bülent Serim, Prof. Dr. Fikret Şenses ve Prof. Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu imzasıyla ''YÖK Üyelerinden Kamuoyuna'' başlıklı yazılı bir açıklama yapıldı.
Açıklamada, ''Ulusumuzun ve ülkemizin bölünmez bütünlüğü için TSK'nın kuzey Irak'a yönelik operasyonunun sürdüğü şu sırada, üniversitelerimizde kargaşaya yol açacağı yıllardır tartışılan hassas bir konuda, Yükseköğretim Genel Kuruluna bile danışılmadan YÖK Başkanlığınca alelacele yapılan 24 Şubat 2008 tarihli yazılı açıklama karşısında, aşağıdaki görüşlerimizi üniversitelerimizle ve kamuoyuyla paylaşmak sorumluluğu duymaktayız'' denildi.
Anayasa'nın 10. ve 42. maddelerinde yapılan değişikliklerin 23 Şubat 2008'de Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği anımsatılan açıklamada, şöyle denildi:
''Bu değişikliğin uygulamaya etkisi ile ilgili olarak YÖK Başkanlığıca üniversitelere ve kamuoyuna yapılan açıklamada; yasama organınca yeni bir düzenleme yapılmadan da, Anayasa'nın 174. maddesiyle korunan İnkılap Kanunlarındaki kısıtlamalar gibi, 'kimliği teşhis edilemeyecek bir durumda bulunan kişilerin Yükseköğretim Kurumlarının bina, eklenti ve yerleşke alanlarına alınmaması yönünde tedbirler alınabilir' denilerek, yükseköğretim kurumlarında kılık kıyafetle ilgili Türk Anayasa Mahkemesi'nin içtihatlarıyla oluşturulan hukuki durum ortadan kaldırılmak istenmektedir.
YÖK Başkanlığının yaptığı bu yorum ve değerlendirme, öncelikle bu değişiklikle Anayasa'nın 42. maddesine eklenen, 'Kanunda açıkça yazılı olmayan herhangi bir sebeple kimse yükseköğrenim hakkını kullanmaktan mahrum edilemez. Bu hakkın kullanılmasının sınırları kanunla belirlenir' amir hükmüne açıkça aykırı düşmektedir. Çünkü, bu hükümle kılık kıyafet dahil, yüksek öğrenim hakkını sınırlayan sebepleri belirleme yetkisi 'münhasıran kanun koyucuya' tanınmıştır. Dolayısıyla, bu düzenlemenin de 'mutlaka kanun' ile yapılması Anayasal bir zorunluluktur. 2596 sayılı 'Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun'un din adamları gibi bazı özel statüler için olduğu, bunun Anayasa'nın 42. maddesinin öngördüğü yasama organınca çıkarılması gereken yasa olmadığı açıktır. Yasama organı söz konusu yasayı çıkarmadan ne Yükseköğretim Kurulunun ne de üniversitelerin bu konuda düzenleme yapma yetkisi yoktur. 'Hiçbir kimse veya organın kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisini kullanamayacağı' Anayasa'nın 6. maddesinin amir hükmü gereğidir. Bu nedenle, Anayasa'nın söz konusu hükümleri uyarınca YÖK Başkanlığınca yapılan bu açıklama yetki saptırılması niteliğinde olup hukuken yok hükmündedir.
Anayasa'nın 10. ve 42. maddelerinde yapılan bu değişiklikler, Türk Anayasa Mahkemesi'nin içtihadıyla oluşan ve AİHM'in de sözleşmeye uygun bulduğu mevcut hukuki durumu ortadan kaldırdığı şeklinde yorumlanamaz. Aksine yorum ve değerlendirmeler Anayasa'nın teklif dahi edilmeyen hukuk devleti ve laiklik ilkesine açıkça aykırı düşecektir. Bu nedenle, Anayasa değişikliğinden sonra da yükseköğretim kurumlarında kılık kıyafetle ilgili olarak uyulması ve uygulanması gereken hukuki statü, mahkeme kararlarına dayanarak oluşturulan mevcut hukuki durumdur. Mahkeme kararlarına uymak Anayasal ve yasal bir zorunluluk olup, 'Konusu suç teşkil eden emri hiçbir surette yerine getirmemek' de Anayasa'nın 137. maddesinin amir hükmü gereğidir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.''
AA |
07.10.2026 21:30
 |
Bingöl TSO'da yeni yönetim belli oldu |
3 Ekim'de gerçekleştirilen Oda Organ Seçimleri sonrası BİNTSO'da yeni dönemin yönetim ve meclis kadrosu netleşti. Kadir Çintay yeniden Yönetim Kurulu Başkanı olurken, ilk Meclis toplantısında Doğan Koç Meclis Başkanlığına seçildi. Yönetim, Meclis, Disiplin Kurulu ve TOBB delegeliğinde görev alacak isimler de belli oldu. |
|
07.10.2026 20:56
 |
Baraç önce teşekkür etti, sonra uyardı: 'Yeni statü sahada karşılık bulmalı' |
DEVA Partisi Bingöl İl Başkanı Nihat Baraç, Bingöl Devlet Hastanesi'nin Eğitim ve Araştırma Hastanesi statüsüne kavuşmasını önemli bir kazanım olarak değerlendirdi. Sürece katkı sunanlara teşekkür eden Baraç, bundan sonraki aşamada personel alımlarında liyakat ve eşitlik vurgusu yaparak yeni statünün yalnızca tabelada kalmaması gerektiğini söyledi. |
|
07.10.2026 20:45
 |
HÜDA PAR'dan Boğlan'daki GES projesine tepki: 'Ekmek teknemiz olan meralarımızı kaybetmeyelim' |
HÜDA PAR Solhan İlçe Başkanlığı, Boğlan Mahallesi'nde planlanan GES projesine ilişkin açıklama yaptı. Yenilenebilir enerji yatırımlarına karşı olmadıklarını belirten parti, hayvancılık ve arıcılıkla geçinen vatandaşların kullandığı meraların projeye tahsis edilmesine tepki göstererek alternatif alanların değerlendirilmesini istedi. |
|
07.10.2026 20:02
 |
Bingöl'de ceviz hasadı başladı: 150 dönümden 6 ton rekolte bekleniyor |
Bingöl'ün Solhan ilçesinde 150 dönümlük ceviz bahçesinde hasat mesaisi başladı. Yaklaşık 12 yıllık ağaçlardan bu yıl 5-6 ton civarında ürün elde edilmesi hedeflenirken, geçen yıl yaşanan don olayının üretimi olumsuz etkilediği belirtildi. |
|
07.10.2026 19:50
 |
Bingöl'de iki otomobil çarpıştı: 3 yaralı |
Bingöl'de iki otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 3 kişi yaralandı. Yaralılar, olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. |
|
07.10.2026 19:26
 |
Bingöllü yazar İsmail Avcı'nın ilk romanı okuyucuyla buluştu: Korkuya Alışmak |
Bingöl'de doğan yazar İsmail Avcı'nın ilk romanı Korkuya Alışmak, 1990'lı yıllarda Anadolu'nun doğusunda yaşayan 11 yaşındaki Beşir'in gözünden çocukluğa, aileye, eğitime, dostluğa, vefaya ve geçmişten geleceğe taşınan emanetlere uzanan bir hikâye anlatıyor. Avcı, romanını 'geçmişe bakarken geleceği de unutmamak' duygusuyla kaleme aldığını söylüyor. |
|
|