KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
23 Eylül 2026 Çarşamba
Hakan Ayhan
Belirtilmemiş

Babilin asma bahçelerinden gökdelenlere

29 ARALIK 2015 SALI 21:29
0
1028
0
AA aa

Arkeolojik araştırmalar göstermiştir ki, insanlık tarihi 70 bin yıllık geçmişe sahip. Birçok acıya, mutluluğa, zevke ve tutkuya isim vermek zorunda kaldı insanlık; çünkü onları tattı.Tanrılar yarattı ve tanrılar öldürdü çünkü yaşama bir anlam vermesi gerekiyordu. Aspendos tiyatrosu,artemis tapınağı, tac mahal, zigguratlar. Anadoludan ve orta asyadan örnek vermek gerekirse sufiler ve tasavvuf kültürü. Geçmişten günümüze tüm filozoflar... Listeyi gönlümüz elverdiğince uzatabiliriz.

Çünkü insan; yaşamına anlam ve değer vermeye mecbur bırakılmıştır. Ancak bunu toplumca başarmıştır. Birey toplumun içinde eriyen ve ona güç katan bir öğedir.

"Bir sözcük kişi için önemli olabilir  ancak cümlede kullanılmadıktan sonra anlam ifade etmez.insanlık tarihini var eden tarihteki her insanın ona katkıda bulunmasıdır"

Alfred Adler

Adler burada toplumların yaşama anlam katma duygusuyla yüklü olduğundan bahsediyor. Bahçenin büyük olmasına aldanmayın asıl anlam bahçedeki renk karnavalıdır. Toplumlar her zaman için bir arada muazzam bir kültür cenneti yarattılar. Şairler edebiyatçılar kültür bilimciler ve sanatçılar hep bu kültürel zenginliklerden beslendiler.

...Ve sonra yaşam değersizleşti. Hayat sadece maddi çıkarların acımasızca elde edilmeye çalışıldığı bir maratona döndü.insanlığın "ben" ve bir daha "ben" demekten başka bir kuracağı sözcük kalmadı.

"Belki kuşlar çok derin, eski bir içgüdüyle buraya, o zaman kesilmiş olacak olan şu ulu çınarın üstüne, göğüne uğrayacaklar, bir an duraklayıp bir şeyler arayacak, bir şeyleri anımsamaya çalışacak, beton yığını evlerin üstünde küme küme dolaşacak, konacak bir yer bulamayıp bir uzak keder gibi başlarını alıp çekip gidecekler."

Yaşar Kemal

Edebiyatımızın usta kalemi yaşar kemal insanlığın bu maddi dönüşümüne beton yığını şehirler üzerinden değinir.Eskilerin anlam yüklü mimari yapıları(aspendos tiyatrosu,zeus tapınağı,taç mahal,zigguratlar)yerini anlamsız soğuk ve estetikten uzak betonlara bıraktı.günümüzün şaheserleri gökdelenler ise sadece büyüklükleri ile dikkat çekmekte fakat onun dışında hiçbir anlam ifade etmemektedir.oysa ki Günümüze kadar kalan antik eserlerden bazılarının henüz sırrı dahi çözülemedi.

"Bir ülkede akıl ve sanattan çok servete değer verilirse bilinmelidir ki,orada keseler şişmiş kafalar boşalmıştır"

Friedrich Wilhelm Nietzsche

İşte asıl sorulması gereken sorular bunlar. Dünya Toplumu olarak nasıl bu hale geldik? Maddi değerler geçici; kültürel değerler kalıcı olmasına rağmen neden bizler geçici olanı seçtik? Babilin asma bahçeleri gibi anlam yüklü mimarilerden nasıl oldu da soğuk ve estetikten uzak beton gökdelenlere geçtik? Hangi insani, vicdani ve yaşamın anlam duygusuna değer vermek gibi estetik yönlerimizi kaybettik? Aslında Dünya toplumu olarak en önemli sorumluluğumuz bunları sorgulamak olmalı!

 
YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın