KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
23 Eylül 2026 Çarşamba
Misafir Kalem
misafirkalem@bingolonline.com

Ben milletvekili idris baluken olsaydım

06 ARALIK 2012 PERŞEMBE 10:27
0
8973
42
AA aa

Bingöl'ümüzün bağrında yetişmiş, derin acılar yaşamış, bu çetrefilli maratonda uzun mesafeler kat edip Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni bitirerek doktor olan Sayın İdris Baluken, halkla olan yakın diyalogu ve anadilde kurduğu iletişim sayesinde özellikle hastaların ve hasta yakınlarının büyük teveccühünü kazanmıştı. Gün gelip siyasete girdiğinde, şans ondan yana dönmüştü. En güçlü rakibi olan AK Parti, siyasi tarihinin Bingöl'deki en büyük hatalarını ardı ardına sıralayınca sandıktan çıkan isim hiç şüphesiz Sayın İdris Baluken olmuştu. Aslında bu sonuç bekleniyordu fakat önem arz eden konu, BDP'nin, yıllardır sağ çizgiden şaşmayan Bingöl'de 35 Bin civarında oy olarak bir milletvekili çıkarmasıydı. Seçim bitti, aradan uzunca bir zaman geçti. Yaptıkları ve yapamadıkları elbette ki, onu seçen halk nazarında bir karşılık bulacaktır. Ama ben, affına sığınarak bir süreliğine kendimi onun yerine koyup yerelde neler yapmak istediğimi ya da neler yapabilirliğimi önyargılardan uzak bir dille sizlerle paylaşmak istiyorum.

Evet! Ben Milletvekili İdris Baluken Olsaydım;

1-Her ne kadar Kürt Sorunu eksenli bir siyasi partinin temsilcisi olsam da Bingöl önceliğimi asla geri planda tutmaz, Bingöl'ün sorunları ve getirilmesi gereken hizmetler noktasına odaklanırdım.

2- Şahsıma destek veren veya vermeyen tüm seçmenlerin önerilerini dikkate alır, ilime gelecek olan hizmetlerin artması için tüm çabamı harcardım. Gelecek hizmetleri engellemeye çalışan kim olursa olsun karşısında dururdum.

3- Memleket insanlarına yıllarca hizmet eden bir doktor olarak, sağlık alanında eksik olarak gördüğüm sorun ve sıkıntıları ilgili Bakanlığa iletir, konunun takipçisi olurdum.

4- İlimin, sürekli savaş alanına dönüşen, sürekli çatışmaların odağı olan bir Diyarbakır gibi olmasına, halkımın zarar görmesine ve huzursuz olmasına asla müsaade etmez, bu uğurdaki çabaları engellemek için de gerekli tavrı koyardım.

5- Muhalefetimi yapıcı ve olumlu yönde yapardım. Gördüğüm eksiklikleri ilimdeki diğer vekillerle birebir paylaşır, çözüm noktasında sunabileceğim katkıyı esirgemezdim. Siyasi görüşlerimiz ayrı olsa da memleketim için onlarla ortak bir noktada buluşur ve “Ortak Paydamız Bingöl Olsun” düşüncesiyle hareket ederdim.

6- Yeri geldiğinde parti kimliğimi bir kenara bırakır, ilimin ve ülkemin huzur ve refahı için elimi taşın altına atmaktan asla çekinmezdim.

7- Belediyenin ekmek dağıtım işini eleştirirken, bu konuda önerimi de sunardım. Çünkü birileri dönüp “Onlar ekmek verdi, sen ne verdin?” diye soracak olsa, verecek yanıtım ne olurdu diye düşünürdüm.

8- Saat Kulesi önünde basın açıklamaları yapmanın sorunların çözümünde etkili olamayacağı düşüncesiyle, bu tutumdan vazgeçer, çözümü Saat Kulesi önü yerine görevli olduğum Meclis'te arardım.

9- Partimin il binasının taşlı saldırıya uğramasını nasıl doğru bulmuyorsam, sokakların savaş alanına dönüştürülmesini, polis, asker ve belediye araçlarına da saldırıların yanlış ve kabul edilemez olduğunu haykırırdım.

10- Bingöl'ün yetiştirdiği önemli bir isim olan, mütevaziliği ve siyasete kattığı kaliteyle herkesin takdir ettiği bir isim olan Kalkınma Bakanı Sayın Cevdet Yılmaz'ın makam odasını siyaset konusu yapmaz, sırf siyasi atak olarak düşünüp bu tür basit yaklaşımlarla onu köşeye sıkıştırma derdine düşmezdim. Tam aksine Sayın Bakan ve diğer bakanların kapısını çalar memleketim için, halkım için hizmet isterdim, onların da katkılarını ısrarla beklerdim. Yapılmayanı elbette olgun bir üslupla eleştirirdim ama yapılanı alkışlamayı da bilirdim

11- Bu memleketin insanları için yapılan duble yollar, havaalanı, barajlar, okullar vb. hizmetleri sabote etmeye çalışanların yanlış yaptıklarını vurgular, bu konudaki net tavrımı da kamuoyuyla paylaşmayı asla ihmal etmezdim.

12- Eline taş alıp polisleri ve araçları taşlayan, esnaflara zarar veren çocukları, gençleri uyarırdım. Ellerine taş yerine kalem almalarını, kalemin ellerine daha çok yakışacağını, okuyup benim gibi doktor olup insanına faydalı olabileceklerini anlatırdım.

13-TBMM'de yaptığım konuşmalarımda ilimle ilgili sorun ve sıkıntılar konusunda mevcut iktidarı eleştirirken kendime de bu eleştirilerimden pay çıkarırdım. Yıllardır bu bölgede aksayan hizmetlerin ana nedenini ve bölgeye istihdam yaratmak için gelmek isteyip gelemeyen iş adamlarının hangi nedenlerden dolayı gelmediğini düşünür, ona göre konuşurdum. Sadece devleti ya da hükümeti tedbir almamakla suçlayıp kendimi haklı göstermeye çalışmazdım.

14- İlimdeki tüm STK'lar ve akil insanlarla bir araya gelip Bingöl için neler yapabilirim noktasında fikir alışverişinde bulunurdum. Onların önerilerini dikkatle not alır, yapılması gerekenler noktasında çizeceğim yol haritası ekseninde ilgili makamlarla görüşerek beklenen hizmeti ilime kazandırmaya gayret ederdim.

15- Halka giden hizmetleri engellemeye çalışan, şantiyeleri yakıp yıkan ve adam kaçıranların bunu hangi mantıkla yaptığını görür, tavrımı ve duruşumu ona göre belirlerdim.

16-Termal Suyu alan da belli, satan da. Her fırsatta bunları dillendirerek ya da Meclis konuşmalarımda paylaşarak siyasi koz olarak kullanmaz, gerçekten rahatsızsam gider suç duyurusunda bulunur, savcılığın konuyu araştırmasını isterdim.

17-“Bingöl'de mera ve yayla yasakları, yakılan orman arazileri ve köy boşaltmalar sayesinde hayvancılığın tamamen bitirildiğini söylerken, bu işin sadece devletle olan bağlantısını değil, örgütün de bu konudaki rolünü alenen paylaşırdım. Paylaşırdım ki, ‘laf olsun torba dolsun diye konuşuyor' eleştirisine maruz kalmayayım. Hiç olmazsa özeleştirimi yapardım.

18- Sürekli özgürlükten ve demokrasiden bahsedip devleti ve iktidarı eleştirmek yerine, Bingöl'de canlı bombalı eylemi üstlenen PKK'ya da eleştiride bulunur, halkıma karşı yapılan bu hain saldırının savunulacak hiçbir tarafının olmadığını söyler, verilen özür mesajlarının da samimiyetten yoksun olduğunu vurgulardım.

19- Bingöl'de giderek yaygınlaşan sokak eylemleri hakkında Meclis Başkanlığı'na bir soru önergesi verir, çocukları bu duruma iten sebeplerin araştırılmasını ister, ilgili Bakanlıkların bu noktada ne gibi çalışmalarının olduğunu sorgulardım.

20- Her konuda Meclis'te önerge verip bir şeyler yapıyormuş havası estirmek yerine bir gün de çıkar ‘Bingöl'e şu hizmeti kazandırdım' açıklamasını yapardım. Aksi halde önerge yarışına girmiş bir vekil eleştirisine maruz kalabileceğimi unutmazdım.

21- Askeri, polisi, gaziyi düşman olarak görmez, önceki yerel seçimde Emniyeti, Jandarmayı, Valiliği ve diğer kurumları ziyaret eden Fırat Anlı'dan bir şeyler kapar, herkesin bu ülke için var olduğunu düşünerek ziyaretlerimi ve insani yaklaşımımı eksik tutmazdım.

22- Bingöl Belediye Başkanı ile sürekli düşük düzeyli tartışmalara girmek yerine, ilime hizmet adına daha etkili muhalefet anlayışı ile belgelerle konuşur, varsa yolsuzluğunu da, eksiğini de kamuoyunun gözleri önüne sererdim.

23- Bir belediye başkanı hakkında sıkıntı, şikâyet ve iddialar varsa, gider İçişleri Bakanıyla bizzat görüşür, müfettiş talep eder, gerekli incelemeyi yaptırırım. Bunu yapmak istemesem bile savcılığa, iddiaların yer aldığı bir dilekçe sunar, suç duyurusunda bulunurdum. Meclis kürsüsüne çıkıp Bingöl'ü bu tür basit konularla gündeme getirmekten sakınırdım.

24- Sadece partime mensup ya da benim gibi düşünenlerle değerlendirmelerde bulunmaz, her fikirden insanın görüşünü alır, Bingöl için yapılabilecek ne varsa gereken gayretimi ortaya koyardım.

25- Örgütün yaptıklarını görmezden gelmez, memleketime gelecek her türlü zararın karşısında olacağımı söyleyip cesur duruşumu sergilerdim.

26- Birilerinin devlet adına geçmişte yaptığı olumsuz işleri sorgularken, Kürt halkı üzerinden politikalar geliştirip örgütü masum göstermez, yaptıklarını meşru kılmazdım.

27-  İnsanların acıya ve ağrıya tahammülünün kalmadığının farkına varır, acısız ve ağrısız bir hayata sahip olmayı insan onurunun bir parçası olarak görürdüm.

Sayın vekilim; fikir ve düşüncelerimizin farklı olduğunu biliyorum fakat konu Bingöl'ün menfaatleri olunca bir ekip ve aile birliği içinde hareket etmenizi bekliyor ve AB yolunun Diyarbakır'dan değil, Bingöl halkının huzur ve refah dolu kalbinden geçtiğini bilmenizi isterim. Ama ben inanıyorum ki, Sayın Dr. İdris Baluken Bingöl halkının duygu ve düşüncelerini en iyi bilenlerden biridir. Bu yazımı bir milletvekili olarak değil, Dr. İdris Baluken olarak okuyup değerlendirmenizi istiyorum. Size siyasi hayatınızda başarılar diliyor, doğru zamanda, doğru insanlarla, doğru adımlar atılması temennisiyle, Rabbim ülkemiz ve milletimiz için hayırlı hizmetler etmeyi nasip etsin.

Yazımı Üstün Dökmen'in bir şiiriyle sonlandırmak istiyorum;

Eğer bir gün,

yüzünün renginden ötürü

çıkarsan mahkemeye,

'vallahi kalıtımdan oldu' diye

korkma, ben sana tanıklık ederim.

İnsanların,

yüzlerinin ve gözlerinin rengi

başka başka da olsa,

gözyaşlarının rengi hep aynıdır.

Ne bir kelimede anlaştılar,

ne aynı avuçtan su paylaştılar.

Yalnızca gözyaşında,

bir de kahkahada buluştular.

Yer tanık olsun, gök tanık olsun,

Bütün doğmuşlarla ve doğacaklarla

tanışmak mümkün.

Akıllarda ve yüreklerde göz göze geldik bugün.

Bin yıl önceden bana selam söylediler;

Bin yıl önceki anneler, annemden az mı sevdiler?

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
bulut bulut (@Misafir_11850)
29 Ocak 2013 Salı 00:39
Yorumlarını okuduğum Bazı Arkadaşlar Balukenin Surekli Kürtlüğü Ön plana Çıkardığını Soyluyor Ama Ben Bugune Kadar Bir Çok Bingölü Vekil Gördüm Hiçbiri Miting Alanlarında Zazaca Konuştuğunu Görmedim Ama Baluken Surekli Zazaca Konuşuyor Vede Çok Güzel Eğitimli Konuşuyor Buda Zazacaya Ne kadar Önem Verdiğinin Göstergesi Değilmi...!
hakan gül (@Misafir_11306)
29 Aralık 2012 Cumartesi 08:01
sayın erdoğan ,maneviyata ne kadar faydalı olabildiyse sayın balukenden de o kadar fayda beklenmesini göz önünde tutulmasını bekleyiniz.lütfen.duble yollar olmazsa sayın erdoğanın siyasetide olmaz çok değerli cesur arkadaşım .baş örtüsü hala yerde::DD
ydagoniki (@Misafir_11202)
25 Aralık 2012 Salı 17:26
Özgürce düşünçelerini yazmış kendisini tebrik ederim.bingöl için birşeyler istemek yalakalık değildir.demokrasi sadece sizin için degildir.TUNAHANA TEŞEKÜR EDERİM
emre yol (@Misafir_11180)
25 Aralık 2012 Salı 10:40
muhalefet olmalı her zaman
şoreşker (@Misafir_11164)
24 Aralık 2012 Pazartesi 14:51
bu yazıyı yazan hewala katlmıyorum.çünkü yazdıkları tamamen yalakalıktır.bakanı pohpohlayıp idris beyi karalaması manidardır.
güven huzur (@Misafir_11044)
18 Aralık 2012 Salı 16:27
gerçekten de çok güzel bir konuya değinilmiş.düşünceler olumlu ve yapıcı.sorunları temelde çözmek isteyen bir anlayış.öncelikle milletvekili baluken sağlık kökenli biri olmasına rağmen bence ilk iş sağlık alanında projelerinin olması lazım.eleştirilerle basın açıklamalarıyla siyaset olmadığı gibi,icraat da olmaz..
asimavi (@Misafir_10827)
09 Aralık 2012 Pazar 14:39
ben TUNAHAN olsaydım bir daha kalemi elime almazdım.fenomene bak çay demle.ruhumuda şeytana satmazdım.tabi anlamışşsan.
sevda (@Misafir_10823)
09 Aralık 2012 Pazar 03:03
yazilanlar birer dusunceden ibaret bu yazi dizisi bence cok anlamli beyendigimiz maddeler olmasi gayet normal ben sayin balukenin veya bakanin veya esref beyin bundan sknra yazilacaksa serdar bey ve digerlerinin yazilanlari olumlu ve kendi acilarindan degerlendireceklerine inaniyorum. 2 yaziyada dikkat ettim kesinlikle hakaret yok. kisi icinden gecenleri paylasmis. tebrikler yol ve yontem guzel
ramiz efendi (@Misafir_10822)
09 Aralık 2012 Pazar 02:20
güzel bi bakış açısı olmuş en azından azda olsa eksikliklerini görmeleri gerekiyor.ayrıca şu basit yorumlardanda kurtulmak gerek ne eleştirmeyi nede övmeyi biliyoruz. O ona laf yetiştirme teleşaında başkasıda diğerine . çözüm adına ortada hiç birşey yok ve sonuç olarak da bişey olmuyor...
salih (@Misafir_10820)
08 Aralık 2012 Cumartesi 20:11
SAYIN TUNAHAN YAZINIZ SÜPER OLMUŞ :) AMA BAZI EKSİKLKLERİ VAR İSTERSEN TBMM'NİN SİTESİNDEN MİLLETVEKİLLERİ İLE İLGİLİ BİLGİLERE BAK DÜNYADAN NE KADAR HABERSİZ OLDUĞUNU GÖR. ŞU LİNKTEN BAZI KONULARDA HABERDAR OLURSUN (Editor Notu: Link verilmesi engellenmiştir. TBMM sitesinden kontrol edilebilir)
SAYIN EDİTÖR BU ARKADAŞIN 27 MADDELİK BİLGİSİZLİĞİ SİTENİZ İÇİN UYGUN BİR FENOMEN OLDUĞUNU ORTAYA KOYUYOR.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın