KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
23 Eylül 2026 Çarşamba
Ramazan Berbibek
berdibek@hotmail.com

Beşeri yasalar, tutmayan yamalar

14 NİSAN 2016 PERŞEMBE 11:39
0
2529
1
AA aa

 İslami Hukuk (Şeriat) sistemi ile yönetilen Osmanlı'nın yıkılışından bu yana 94 yıl geçti. Yaklaşık altı asır şer'i hukukla halkını yöneten Osmanlı'nın çöküşü ile halk yeni bir Devlet ve yeni bir rejim ile tanıştı.

*

Türkiye Cumhuriyeti'nin ilanı ile birlikte din, Laiklik ilkesiyle tamamen Devlet yönetiminden ayrıldı. Laiklik, yeni rejimin temel taşını oluşturarak, değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek maddeleri  arasında yer aldı.

*

Osmanlı'da hukuk sistemi, Kur'an-ı Kerim'deki Yusuf Suresi “Hüküm sadece Allah'a aittir” 40. Ayetine dayanırken, Türkiye Cumhuriyeti'nde ise “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” ilkesi esas alındı. Egemenliğin halka verilmesi ile birlikte, belirli periyotlarda yapılacak seçimler sonucunda seçilen vekiller, TBMM'de halkı yönetmek için kanunlar çıkarma yetkisine sahip oldu.

*

Halkın egemenliği ilkesine dayalı olan ilk Anayasa 1921'de ilan edilerek, Dinin Devlet yönetimindeki etkisi ortadan kaldırıldı. 23 maddeden oluşan bu Anayasa, ihtiyaçları karşılamadığı gerekçesiyle Cumhuriyet Dönemi Anayasası ile değiştirilmek zorunda kalındı.

“Teşkilât-ı Esasiye Kanunu” sadece üç yıl yürürlükte kalmış ardından “Cumhuriyet Dönemi Anayasası” yani 1924 Anayasası, Meclis'te büyük çoğunlukla kabul edilerek yeni yönetilme biçimini oluşturdu. 

Sözde halkın egemenliği ilkesiyle yönetilmeye başlanan Türkiye halkı, 1926'da TBMM'de kabul edilen yeni hukuk sistemleri olan;

-İsviçre Medeni Kanunu'na göre evlenip,

-Alman Ceza Muhakemesi kanununa göre yargılanıp,

-İtalyan Ceza Yasasına göre cezalandırılıp,

-Fransız İdare Hukuku'na göre idare edilip,

-İslam Hukuku'na göre gömülmeye başlandı.

1928'de yapılan düzenleme ile Devletin dininin “İslam” olduğu ilkesi de çıkarılmıştı. Yasaya itiraz edenler ise darağaçlarına gönderildi.

*

Tarihsel süreç içerisinde birbiri ardına çıkarılan kanunlar, ortaya çıkan sorunları çözmeye yetmedi. 1921 Anayasası ve 1924 Anayasası halkın sorunlarına çözüm olamadığı gibi, sözde daha fazla Demokrasi getireceğine inanılan 1961 ve 1982 Anayasaları da ortaya çıkan açıkları hiçbir zaman kapatamadı. 

2007 ve 2010 yıllarında yapılan Anayasa Referandum Paketleri ile birlikte tam 17 defa değiştirilen 1982 Anayasası, Adaleti tesis edemediği gibi, toplumdaki yeni bir Anayasa taleplerini dindiremedi. “Yeni Anayasa” her dönemde halkın en büyük talepleri arasında yer alırken, “Nasıl bir anayasa?” sorusu ise hep yanıtsız kaldı. Meclis'te grubu bulunan partiler tarafından kurulan Anayasa komisyonları, ya masaya oturmadan, yâda henüz birkaç madde görüşülmeye başlanmışken sonlandı.

*

Toplumun mutabakatta varacağı bir Anayasa hayalden öteye geçmez. Buna itirazı olan varsa halkın egemenliğine dayalı bir Anayasa hazırlanmasındaki kıstası açıklayabilir mi? Halkın seçtiği vekiller Meclis'te birbirinin boğazını sıkarak mı adaleti tesis edecekler? Güldürmeyin insanı!

Yeni Anayasa çalışması olsa dahi her zaman olduğu gibi birkaç Anayasa Profesörü oturup halkın yerine kendi fikirlerini kanun taslağı diye sunacak, halkımızda her zaman olduğu gibi kendi partisinin görüşüne uyarak sandığa gidecek. Buna da halkın egemenliği denecek. Tabi, yerseniz.

*

Türkiye'nin tarihsel sürecine bakıldığında beşeri anayasaların halkın taleplerini hiçbir zaman karşılayamadığı su götürmez bir gerçektir. Zaten bir partinin özgürlük saydığını bir parti gericilik, bölücülük kabul ediyor. Bu durumda toplumsal mutabakat imkânsızdan öteye geçmiyor/geçemiyor.

Madem Yeni Anayasa tartışmaları hala sürüyor, Meclis dâhil birçok sivil toplum kuruluşu öneri alıyorsa bende düşünce özgürlüğü bağlamında kendi önerimi sunuyorum:  Yeni Anayasa Yusuf Suresi 40. Ayet ekseninde hazırlanmalı ve kanun koyucu olarak yalnız ve yalnız Allah kabul edilmelidir.

 

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
bir anektot (@Misafir_19741)
21 Haziran 2016 Salı 05:31
yazarlık yapmak zor iş sırf yazı yazayım diye bilgi kirliliği yapmanın anlamı yok osmanlı şeriat ile yönetiliyor diyecek kadar cahilsin kusura bakma şeriatta hilafet vardır saltanat değil osmanlı da taht babadan oğula geçer şeriat bunun neresinde kardeş katlini vacip gören zihniyet ne zaman şeriat oldu açıklarmısın???
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın