|
Bir meçhule yolculuk! (celal ayrancı anısına)DOSTUM CELAL AYRANCI'NIN ANISINA... Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder. Şair Cahit Sıtkı Tarancı'nın otuz beş yaş şiirinde dediği yolun yarısını henüz yeni devirmiştin ki, meçhul bir ölüm aldı seni bizden. O kısa ömrüne o kadar çok şey sığdırdın ki, saymakla, yazmakla tükenmez. Bugün yıl dönümüydü gidişinin. Beni arayacağını söylemiştin ama hala aramadın. * * * Ankara'ya Milletvekili Adaylığını almaya giderken, “Beni bekleyin döndüğümde 500 arabayla karşılayacaksınız” demiştin. Öyle de oldu, hatta daha fazla araç, daha fazla insan kalabalığı karşılamıştı cenazeni. Seven sevmeyen herkesi çok üzmüştü gidişin. Sırra kadem basıp gittin, çözmediler, çözemediler!.. İki küçük çocuk, bir ocağı sönmüş eş, gözü yaşlı anne, baba, abi, kardeş ve beni, yani dostunu ve diğer bir çok dostunu, sevenini bırakıp gittin. Seni görünce en fazla mutlu olan, sadakasını almak için sana koşan garibanları bırakıp gittin. Sen gittin ya! Bingöl'e bir daha gitmedim, gidemedim, çünkü sen yoktun artık ve hep bir şeyler eksik kalacak Bingöl'de sen yokken. En kızdığında bile bir dakika sonra ateşin sönerdi ve gülerdin. İki şeyi hiç kimseden esirgemedin; “Malını ve tebessümünü...” Peki, neden? Kandırılmayı mı hazmedemedin, yoksa başka bir şey mi vardı? * * * Seni kaybetmeye mi üzülmeli, kaybetme nedenine mi üzülmeli, yoksa kaybetme şekline mi?... Sen çok akıllı bir insandın dostum. Bunu biliyor ve diliyorum ki, “inşallah o tetiği çekmeden önce akli melekelerini kaybetmişsindir.” Çünkü sen garibanların babası, iyilik timsali, kalbinde kötülük tutamayan biriydin. Bu gün aynı zamanda Regaip Kandili, Hepinizi Allah'a emanet ediyorum. Regaip kandiliniz mübarek olsun.
YORUM YAZIN
|