|
Çapakçura ne dersiniz?Bingöl isminin değiştirilmesi ile ilgili verilen kanun teklifi bazı kesimlerce taktir görürken bir çok kişi ve kurumca da tepkilere neden oldu. Biri ile ilgili bir taktir dile getirilince yandaş, tepki gösterince karşıt olarak algılanan bir toplumda yaşamanın verdiği sıkıntıları her birimiz gün be gün yaşamaktayız. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan “Demokrasi Paketi” içerisinde eski yer adlarının iadesi hususunun gündeme geldiği ve bu düzenlemenin hayata geçirilmesi noktasında BDP Grup Başkanvekili ve Bingöl Milletvekili İdris Baluken, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na Bingöl adının değiştirilmesi ile ilgili kanun teklifi verdi. Bu kanun teklifinin kamuoyuna yansıması üzerine yapılan yorumlar, eleştiri kültürümüzün sınırlarını bizlere göstermektedir. Bingöl'ün köylerden başlayarak belde, ilçe ve il merkezinin birçok sorunu olduğu gerçeğini es geçemeyiz ancak konuları birbirine bağlayarak bir yere varamayacağımızı da belirtmek isterim. Eğitim, Sağlık, ulaşım, sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomi, spor gibi alanlarda her biri üzerine tartışacağımız bir çok husus olduğu gibi yaşam alanları ve imkanları ile ilgili de bir çok mevzunun artılarını ve eksiklerini konuşabileceğimiz konular mevcuttur. Konunun; “Demokrasi Paketi” içerisindeki eski yer adlarının iadesi olması, Sayın Baluken'in bu kapsamda kanun teklifi sunması ve halkın da bunu yorumlaması ise, biz de bu bağlamda birkaç kelam edelim. Öncelikle, bir hak verilmiş ve halk da bunu talep ediyorsa bu olmalıdır. Sayın Baluken'in daha önce halka sunduğu ile ilgili elimizde bir bilgi olmadığı için zahire hükmederek bu kanun teklifi, öncesi kamuoyu ile istişare ve hatta anket yolu ile paylaşılıp memleketimiz adına alınan kararda çoğunluğunun kararının olmasını çok önemsendiği gerçeği vardır. Bingöl isminin eski isim olarak değiştirilmesi isteniyor mu? Bunu çoğunluğunun kararına bırakmak gerekiyordu. Değiştirilmesi isteniyorsa, Bingöl'ün eskiden beri halk arasında kullanılan hangi isminin kullanılması gerektiği üzerinde bir fikir alışverişi yapılmalıydı. Sayın Baluken'in girişimini olumlu buluyor ancak yukarıda zikrettiğim hususlardaki eksikliklerden dolayı yetersiz buluyorum. Bingöl'de 2011 Milletvekili seçimlerinde yaklaşık olarak dört kişiden birinin oyunu alan (yüzde 24,00 (30.237 oy)) bir vekilin kendi destekleyicileri adına karar vermesi de doğaldır ancak geriye kalan üç kişinin de fikirlerine bakması gerekirdi. Ayrıca Sayın Baluken'in isim seçimi de halkı iki farklı görüş çerçevesinde tartışmaya itmiştir. Farklı görüşlerin birbirini incitmeden tartışmasını önemseyen biri olarak bu tartışmanın kanun teklifi sunulmadan yapılmasının daha doğru olduğu kanaatindeyim. ‘Çewlig' mi, ‘Çolig' mi? Bu iki isim de Bingöl için kullanılıyor… Ancak bu iki isimden hangisinin uygunluğu tartışılır ki tartışılıyor da… ‘Çewlig' diyenler ile ‘Çolig' diyenlerin neden bu isimleri uygun gördüklerini açıklamaları gerekmektedir. Öyle bir açıklama olmalı ki siyasi hesaplaşmalara gidip güzelim memleketimi yıpratmayacak türden açıklamalar… Eğer amaç eski adların iadesi ise Bingöl'ün adı “Çapakçur” olsun derim. “Çapakçur”, “Çewlig” ile “Çolig” arasındaki siyasi hesaplaşmayı ortadan kaldıracak en uygun isim olduğu gibi rivayetlere bakıldığında aşağıdaki bilgileri de görüyor ve bu sebeple “Çapakçur” diyorum. “Bingöl adının nereden aldığına dair birçok efsane vardır. Tarihi boyunca çeşitli medeniyetlerin akımlarının etkisinde kalan Bingöl, İslam kaynaklarında Cebel-u Cur (Çapakçur) adıyla geçmektedir. “Çapakçur” adının Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde Büyük İskender tarafından verildiği rivayet edilmektedir. Büyük İskender vücudundaki ağrılar için nice hekimlere başvurduğu halde şifa bulamaz. Uzun aramalardan sonra bu suyu Bingöl yöresinde bulur ve şifa bulur. Faydasını gördüğü bu suya Cennet Suyu anlamına gelen (makdis Lisanı) “Çapakçur” adını vermiştir. Murat nehrinin kenarına kısa zamanda bir kale yaptırır. Bu kaleye “Çapakçur Kalesi” denilmiştir.” 1844 yılında (Elazığ) Palu İlçesine bağlı bir nahiye olan ve 1872 yılında ilçe olup 1936 yılında il olan Bingöl, 1944 yılına kadar “Çapakçur” adını kullanmıştır. Eğer eski yer isimleri ise talebimiz Bingöl'ün eski ve resmi kullanılan ismi (rivayetlerden öğrendiğimiz kadarıyla) “Çapakçur”dur. Ayrıca bu ismin kabul gören ve övgüyle bahsedilen bir Âb-î Hayat efsanesi vardır. Bu da yine Cennet Suyu anlamına gelen “Çapakçur”dur. “Çewlig” ile “Çolig” hesaplaşmaları ile bir yere varılmayacağını dile getirirken Bingöl isminin tarihi, kültürü ve efsanesi ile bize “Çapakçur” olması gerektiğine göz kırpıyor.
YORUM YAZIN
|
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ 14 Kasım 2017 Söz ile icraat09 Kasım 2017 Sahipsiz bir şehir bingöl07 Kasım 2017 Iş-kur ile yoksullaşmak!31 Ekim 2017 Adam olacak çocuk
|