Konu zazaca ise, gerisi teferruatSon zamanlarda Zazaca üzerinden toplumun önemli bir kesiminde yürütülen tartışma… Tartışma Zazaca'nın içinde bulunduğu olumsuz duruma ilişkin (UNESCO'nun yüzyıl içinde yok olma tehlikesi altındaki diller raporu) olmayıp, daha çok mensuplarının Zazaca'yı yorumlama ve anlamlandırma biçimi üzerinden yürütülmektedir. (Dilin filolojik kökenine dair ortaya konulan bakışlar.) İnsanın, çevresinde olup bitenleri kendi değer yargılarına ve yorumuna uygun tezlerle ortaya koyma gayretkeşliği, aslında kendi okuma biçimine haklılık kazandırma çabasıdır. Dolayısıyla düşünce dünyalarına ait tezlerinde onları ele veren tutumlar sergilediği de herkes tarafından kolaylıkla görülebilir. Yani tarafgirliğinin dışa yansıyan yönü izân sahibi olanlarca hemen fark edilebilir. MEB Bakanının Bingöl Üniversitesi'nde Zazaca ile ilgili yaptığı açıklama konunun fitilini ateşlemiş oldu. Muhtemeldir ki bakanın açıklaması, kendi bakanlığının Zazaca'ya ait hazırlıklarını değil, o güne yüklenilen anlam çerçevesinde Bingöllülere siyasi ulufe dağıtmayı amaçlıyordu. Tabii ki bu siyasi ulufenin altında ise, üniversitenin Zazaca ile ilgili Bakana verdiği bilginin de değerlendirilmeden kamuoyuna açıklanması yatıyordu. Yapılan açıklama art niyet düşünülmeden ele alınınca, Zazalar açısından memnuniyet verici bir durum olması beklenirdi. Ama alkışlayanlar ve tepkiyle karşılayanlar şeklinde iki farklı görüşün belirginleşmesine sebep oldu. Fitili ateşlenen tartışmada, “Zazaca bağımsız bir dil midir yoksa lehçe midir?” sorusu dilin ait olduğu filolojik kökenin belirlenmesi açısından elbette en önemli noktaydı. Ama tartışma daha çok tarafların düşünsel mensubiyet çerçevesi ön plana alınarak yapılmaya başlandı. Konu, belli düşüncelere ait kalıp çerçeveler içerisine hapsolmuş kişilerce aşırı uçlardan ele alındı/alınıyor. Ve meselenin kendisi de sadece ideolojik kaygılarla ele alınıyor hale geldi. Tıpkı, Bizans bilginlerinin İmparatorluklarının yıkılışında olduğu gibi “pireler dişi mi, erkek mi?” tartışmasını sürdürerek detaylar içersinde boğulmalarına benzer yapı sergilendi/ sergileniyor. Bu durum ise, bizim açımızdan temel bir hastalığı açığa çıkarmaktadır. Bir konuya ilişkin değerlendirmeler ele alınırken temel unsurlarını ve olumlu ya da olumsuz yönlerini dikkate almadan, konuya düşünsel ve ideolojik tutumlar çerçevesinde bakma hastalığı… Dolayısıyla bakanın açıklaması Zazaca'ya ilişkin tez ve antitez biçimindeki görüşlerin yüksek sesle seslendirilerek açığa çıkmasına da vesile oldu. - Zazalar ayrı bir kavim, Zazaca da ayrı bir dildir bakışına sahip olanlar; · Devletin 90 yıldır Kürtlere uyguladığı asimilasyon politikasının bir benzeri bu kez Kürtler tarafından Zazalara uygulanmak istenmektedir. Ve uygulanmaktadır. · Hükümetin Zazaca'nın kültürel varlığını destekleyen tutumu Zazaca'yı lehçe olarak görenlerin hesaplarını bozmuş olacak ki; “kendi başına bağımsız niteliklere sahip böyle bir dil yoktur.” velvelesiyle ortalığı karıştırmaktadırlar. · Bu çerçeve de Zazaların yoğun yaşadığı yerleri örgütsel eylem alanı olarak seçerek halkın köşeye sıkışmasını ve dolayısıyla bu mantığa uygun tavırlar almasına yönelik çaba harcamaktadır. · Zazacanın Kürtler tarafından anlaşılamıyor olması ve tersi durumunda geçerliliğinden dolayı zorla benzerlikler kurulmaya çalışılıyor. Tezleri işlendi/işleniyor. Bu grubun en sıkıntılı referansı Ehmed-i Xasi'nin Mevlud-i şerif olarak yazılmış eserine Kırdı demesidir. - Zazalar Kürttür, Zazaca Sorani, Gorani, Lori ve Kurmanci gibi Kürtçenin bir lehçesidir. · Devlet eliyle yürütülen projeyle, Kürtçenin bir ulusun ve halkın dili olmaktan çıkarılması ana gaye olarak hedeflenmektedir. Böl parçala kolay yut mantığı işleniliyor. · Devletin resmi anlayışı olan yaşayan diller ifadesiyle (Kafkasya'dan göç ederek Anadolu'ya gelen topluluklara ait diller için geçerli olabilir.) Kürtçe nitelenebilecek ulusal bir dilin olmadığı, dolayısıyla da Zaza ve Kurmanc olarak da tanımlanabilecek bir halk ve ulusun olmadığını ortaya koymak. · Devlet yürüttüğü bu projelerin sağlıklı ilerlemesi için de Zazalar kullanmaktadır. · Bingöl Üniversitesi projenin saç ayaklardan sadece biridir. Böylece devletin tezine bilimsel temellendirme sağlanmış olacaktır iddiasını dillendirmektedirler. Bunlara göre amaçlanan ise, Kürt ulusal hareketinin yara almasını sağlamaktır. Tezleri işlendi/işleniyor. Ancak bu grubun en sıkıntılı referansı tarihsel bir veri olarak Ziya Gökalp'e atfedilen Zazaların Kürt olduğu tezidir. Cumhuriyet ideoloğuna ait bu tez temel alınacaksa, o zaman devletin ileri sürdüğü tezlerin dolaylı olarak doğrulanmış olacağıdır. O halde devletle bunca mücadele neyin nesiydi şeklindeki eleştirilere de bir anlamda haklılık payı kazandırılmış olur. Temel sorun olan Zazaca'nın geleceğinin korunması yerine, konunun ideolojik tutum ve bakışlar açısından ele alınması, elbette Zazalar açısından üzüntü vericidir. Bunun için acilen; - Zazaca'nın konuşulduğu bölgelerdeki farklılıklarda dikkate alınarak Zazaca'nın ortak kullanımını sağlayan veriler ortaya konularak toplumun genel kabulüne dayanan bir üst yapı oluşturulmalıdır. - Zazalar ideolojik bakışlarını bir tarafa bırakarak yok olma tehlikesi altında olan dillerinin kurtuluşuna yönelik kendi reçetelerini üretmelidirler. - Kendi adıma yazılarımda da ifade ettiğim gibi asıl çözüm evimizin içinden geçer. Öncelikle Zazacayı kendi evimizde kullanmak ve onun geleceğini çocuklarımıza emanet etmek gerekir. - Entelektüel insanlarımızın Zazaca konusunda ideolojiden arınmış olarak ellerinden gelen katkıyı imkânları ölçüsünde sunmaları gerekir. (Siverek'te bir tarih öğretmeninin uzun yıllar sürdürdüğü çalışmayla oluşturduğu Zazaca sözlük gibi…) - Bilim üreten Üniversitelerin siyasi bakışları ve dayatmaları değil, bilimsel bakışları referans almaları gerekir. Ki dilin köken ve etimolojik yapısını belirleyebilmek için yeni çalışmalar yapılabilsin. O halde konu Zazaca ise gerisi teferruat olmalıdır… Not: Bu yazı 18.01.2013 tarihinde Kaleme alınmış, 21.01.2013 tarihinde Bingöl Online Gazetesi'nde yayınlanması amaçlanmıştır. Ancak 20.01.2013 tarihinde Bingöl Üniversitesi Öğretim Görevlilerinden Murat Varol'un “Zazaca Nedir, Ne değildir?” yazısına cevap olarak “Yoksa Zazaca O Değil mi?” yazısından dolayı yayınlanmamıştır. YORUM YAZIN
|
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ 25 Ocak 2016 Istilacı bozkır türkleri ve varlığını koruyan kürdler11 Ocak 2016 Kürdistan'daki çatışmalı ortam neyi amaçlamaktadır?05 Ocak 2016 Islam ve islamcılık29 Aralık 2015 Islamcıların yanılgısı
|