KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
15 Haziran 2026 Pazartesi
°C
Yusuf Ziya Doger
yziyadoger@hotmail.com

Rüyalarımızı zazaca görmek…

31 ARALIK 2012 PAZARTESİ 08:19
1
3440
7
AA aa

 Toplumu anlamanın yollarlından biri, o toplumun oluşturduğu kültürel algı dünyasını kavrayabilmektir. Toplumların kültürel algı dünyasının biçimlenmesinde ise, farklı iç ve dış dinamikler rol oynar.

  Her toplumun kendi özeli olan bu dinamikler, toplumdaki sosyal ilişki ağlarını biçimlendirerek, topluma ait sosyal değer algılarının oluşmasını sağlar.

  İşte bu çerçevede, topluma mensubiyetin birey açısından önemi de kendiliğinden açığa çıkmaktadır.

 Birey, toplumla var olduğuna göre, toplumun düşünce dünyasına da ancak toplumun kullandığı dil üzerinden vakıf olabilir.

  Eğer birey, toplumunun dili ile kendisini ifade edebiliyorsa, topluma ait değer algılarını kavraması kolaylaşır. Birey toplumunun dili ile kendisini ifade edemiyorsa, o zaman birey açısından yabancılaşma süreci ve çeşitli sorunlar başlamıştır.

  Bireyin, toplumun dilini kullanabiliyor olması, o toplumun geleceği açısından bir teminatın da ifadesidir. Ancak toplum bireylerine kendi dilini aktaramıyorsa, o toplumun tüm değerleriyle yok oluş sürecine girdiğinin kanıtıdır bu durum.

  Bu çerçevede UNESCO, dünya üzerinde yok olma tehlikesi altında bulunan dilleri sıralarken bunlar arasında Zazaca'nın da yer aldığını belirlemiştir. Zazaca'nın yok oluş sürecine girdiği günümüzde buna şahit olmak elbette bir Zaza olarak benim açımdan kabullenilebilmesi zor bir durumdur.

  Çünkü ben on yaşında ilkokula başladığımda, Zazaca'dan başka herhangi bir dile ait tek kelime bilmiyor ve anlayamıyordum. Hatta Solhan Yatılı Bölge İlköğretim Okulu'nda ikinci sınıfta okurken, sınıflar arası düzenlenen bilgi yarışmasında sınıf sözcülüğünü üstlenmiş ve sorulan bir soruya da Zazaca cevap vermiştim.

  O bilgi yarışmasında  “Yazın ne tür elbiseler giyeriz…” şeklindeki soruya

  Sözcü olarak grup arkadaşlarımın fikrini alma ihtiyacı bile duymadan, kendimden emin bir şekilde ayağa kalkarak “Tenık elbiseler giyeriz…”  cevabını vermiştim.

  Oysa bu yıl, doğduğum ve on yaşına kadar yaşayıp başka bir dile ait tek kelime öğrenme şansına sahip olamadığım köyüme gittiğimde, henüz ilkokul çağına bile gelmemiş çocukların Zazaca konuşulanları anlamadığına şahit olmuştum.

  İşte o gün UNESCO'nun yayınladığı gelecek yüzyılda yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan diller” listesinde Zazaca'nın neden yer aldığını anlayabilmiştim.  

  On yaşından sonra öğrendiğim bir dille öğrencilerimle Felsefe yapmaya çalışırken, hala konular üzerinde Zazaca düşündüğümü fark ediyorum.

   On yıl başka dil bilmemiş olmak bana rüyalarımı zazaca görme şansını vermiş, çocuklarımın da rüyalarını Zazaca görmeleri için çabalamak durumunda olduğumu da düşünmüyor değilim.

    Zazaca açısından durumun bu aşamaya geldiği bir ortamda hararetle tartışılan “dil mi, lehçe mi? “ konusu elbette öncelikli konu değildir. Lakin bir dilin filolojik kökeni de, o dili kullanan toplum açısından önemlidir.

  Ancak şuan çözülmesi gereken temel sorun ise, mevcut yok oluş sürecinin bir şekilde sekteye uğratılarak, toplum için gelecek teminatının oluşturulmasıdır.

   Bu süreç için gerekli önlemler alındıktan sonra, filolojik kökenin belirlenmesine çalışılırsa, konuyu daha anlaşılır bir hale getirebilir.

  Köyümdeki durumu gördükten bu yana, konuyla ilgili bir şeylerin acilen yapılması gerektiği düşüncesinden hareketle:

ü Genel anlamda her insanın mensup olduğu toplumun ana dilini mutlaka öğrenmesi ve içselleştirmesi için gerekenler yapılmalıdır.

ü Özel anlamda ise, Zaza olarak bizlerin sahip olduğu bu dili, gelecek nesillere aktarma yollarını belirleyerek onların, bu dili ve kültürü içselleştirmelerini sağlayacak koşullar oluşturulmalıdır.

    Bunun için;

ü Zaza olan her bireyin, Zazaca'yı kendi ailesi içersinde en azından günlük yaşamda kullanması elzemdir.

ü Resmi olarak MEB'in yaşayan diller çerçevesinde okutulacak dersler içersine aldığı Zazaca'nın mutlaka konuşulduğu yörelerde seçmeli ders olarak seçilip okutulması gereklidir.

ü Zazaca'nın konuşulduğu illerdeki üniversitelerin yaşayan diller çerçevesinde almış olduğu yüksek lisan öğrencilerini donanımlı bir şekilde yetiştirmeleri ve onlara bu konuda görevler yükleyerek Zaza Dili'ne yönelik çalışmalar yaptırmalıdırlar.

ü Bu çerçevede üniversiteler acilen konuya yönelik çalışmalar başlatarak, Zazaca‘nın kullanıldığı şive/lehçeleri bir araya getirerek, dilde ortak kullanımı sağlayacak yazılı bir ders kitabının hazırlanmasına katkılar sunmalılar ve Zazaca'yı eğitim dili haline getirmelidirler.

ü Dil-lehçe tartışmasında, dilin yok oluş süreci dikkate alınıp öncelikli hedef haline getirildikten sonra,  filolojik kökenin belirlenmesine çalışılmalı ve bu çerçeve içerisinde tüm şive-lehçeler birbiriyle buluşturulmalıdır.

   Böylece gelecek nesillere bu dilin aktarılma şansını artırarak, dilin yok oluş sürecini bir şekilde durdurmuş oluruz.

   Dolayısıyla da ALLAH'IN ayetlerinden birisinin de yok oluş sürecini engellemiş oluruz…

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
hsndmr (@Misafir_11437)
03 Ocak 2013 Perşembe 21:37
bence tüm zazalar birleşmeli..alev sünni..artık ne AKP ne BDP ne CHP ne MHP NDE SAADET nede BBP ZAZALARDAN OY ALMAMALI GEREK PKK GEREK ÜLKÜCÜLER ,ALPERENLER GEREK CHP VE TÜRK İSLAMCI AKP İLE SAADET GİBİ KESİMLER ZAZALARI BİR OY DEPOSU OLARAK GÖRÜYORLAR...HİÇBİRTANESİ BİZİ GÖRMÜYOR....ARTIK BİZDE ULUSAL HAREKETİMİZİ BAŞLATMALIYIZ...ANADİLDE EĞİTİM VE İÇ İŞLERİMİZDE SERBEST OLABİLECEĞİMİZ BİR YAPI İSTİYORUZ
can can (@Misafir_11416)
02 Ocak 2013 Çarşamba 17:40
dersim yöresi kendi gücüyle maneviyatıyla zazacaya-kırdkiye sahip çıkıyor.. bizler ise rektörü ile aynı soyadı paylasan hocalarla dolu bir üniversiteden aman bekliyoruz. ama epey gülmüştüm ya aynı soyisimle bir ünvi doldurmak boyle bir kurum bilimsel kurum değildir ve zazacayı onlara temsil ihanettir. bir de anadilde eğitim istemek şeytana uymaktır diyen burhan kuzunun partisine oy verenler rum-22 ve hucurat-13 ayetlerini okusunlar. zazacaya deger verip sonra da burhan kuzunun partisine oy vermek kelimenin tam karsılıgı ile tezattır.
cako yaman (@Misafir_11377)
31 Aralık 2012 Pazartesi 22:49
pe ın yazira mı zaf keyf ke. hetta inke mıvatın kum ware ın zunma ken ama inkey ez oniya ma zazay ha ware zun xu ken. niştax inyazıra homay razip PALU
Ali zazaoglu (@Misafir_11373)
31 Aralık 2012 Pazartesi 18:58
Bingöl yöresinin anliyabilecegi zazaca kitaplar basilmali
Zazacamizin gelisebilmesi icin bu sart.
Bingölonlinede de butür zazacayla ilgili calismalar yayinlanirsa cok iyi olur.
Selam.
Zafer ÖZTÜRK (@Misafir_11372)
31 Aralık 2012 Pazartesi 18:46
Yusuf Ziya Hocamız gibi, çoğumuz okullrda 'tenık' gibi 'pot'lar kırmışızdır. Ben de hep 'uç' derdim 'üçe'... Hep gülerlerdi anlamazdım .... :)
H. Polat (@Misafir_11370)
31 Aralık 2012 Pazartesi 18:01
Özellikle Bingöl ve Palu bölgesinde yasiyan zazalarin dillerine sahip cikmalari boyunlarinin borcudur. Bu borc da evde zazaca konusmakla ancak ödenebilir. Bunun ötesi akademik calismalarin konusudur.
Unutmamak lazim ki bir dili ayakta tutan akademik calismalar degil, günlük konusma dili olarak konusulmasidir. Akademik calismalar sadece bu dili taclandirma olur. Gövde ortadan kalktiktan sonra tacin artik bir manasi yoktur.
Bu yazilarin zazaca mecrasinda yoluna devam ederek örneklik teskil etmesi dilegimdir.
Huma tu razîb Y. Ziya.
Bayram Beroje (@Misafir_11369)
31 Aralık 2012 Pazartesi 17:04
Yusuf Hocam, başta Zazaca olmak üzere, Bingöl'ün temel sorunu gibi algıladığın Zaza dili ve Zaza memleketi için bu duyarlılığına teşekkür ederim. yazılarınızın devamını bekliyoruz. sosyolojik analiz eksenli yazılar da bekliyoruz.Sivil toplum kuruluşlarının da bu yönde çalışmalara başlaması elzemdir diye düşünüyorum. daha güzel daha sağlıklı yarınlarımızı bugünkü sağlıklı bilgilerle inşa ederiz umarım..
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın