KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
23 Eylül 2026 Çarşamba
Misafir Kalem
misafirkalem@bingolonline.com

Şimdi okullu olduk

18 NİSAN 2011 PAZARTESİ 16:09
0
2470
0
AA aa

Yaşadığımız dünyada insanlık farklı devirler,dönemler yaşadı.Yaşanılan her bir devrin kendine özgü değerleri, kıymetleri vardı.Kimi dönemde bireysel güç ve kabiliyetler toplumu şekillendiren gücün kaynağı iken, kimi dönemlerde ise toprak ve hammadde(enerji kaynakları) bu görevi üstlendi.Hızla değişen dönüşen dünya son merhalede ise gücün merkezine ‘bilgi'yi oturttu.Toprağa,enerji kaynaklarına sahip olan değil,bilgiye sahip olan güçlüydü artık.Başlayan bu çağın ismi ‘bilgi çağı' ,bilgiyi merkeze oturtan bu toplumun ismi ise ‘bilgi toplumu'ydu.

 
Kaynaklar bilgi çağının başlangıcını,Amerika Birleşik Devleti'nde hizmet sektöründe çalışan insan sayısının, ilk kez ,üretim sektöründe çalışan insan sayısını geçtiği 1957 yılını kabul ederler.Ama aslında bu çağı; kişisel bilgisayarların yaygınlaşmaya başladığı 1980'li yıllarda başlamış kabul etmek daha mantıklı görünmektedir.
 
Kişisel bilgisayarların yaygınlaşması ile her birey ‘dil,sayı' gibi sembolleri işleyen bir işçi-üretici konumuna gelmiş böylece toplumları ,devletleri etkilemeye başlamıştır.Artık'gölgelerin gücü adına değil,bilginin gücü adına' haykırışları toplumların,devletlerin kulaklarını çınlatmaya başlamıştır.Yakın zamanda ortaya çıkan ve halen devam eden Ortadoğu ayaklanmalarında toparlayıcı gücün ‘yüzük kardeşliği değil de internet kardeşliği'olduğu gözden kaçmamalı bu anlamda.
 
İnsanlık, gücün merkezine bilgiyi bir anda oturtmadı. Uzun dönemler ve aşamalardan sonra bu duruma gelindi. Esasında insanlık tarihi boyunca insanlara yön vermeye çalışan peygamberler, filizoflar, düşünür ve aydınlar insanlara hep okumayı, öğrenmeyi öğütlemişler; bilgi ile, insanoğlunun büyüyüp gelişeceğini anlatmışlardır.Fakat yaşadıkları zamanın ‘sosyal hayat pazarında' ; revaçta olan bilgi değil de para,mal ve makam gibi şeyler olduğu için bunda pek muvaffak olamamışlardır.Bu durum tarih boyunca, maalesef,günümüze kadar hep böyle de süregeldi.Ve derken 20.yy'ın ikinci yarısından itibaren revaç bulan bilgi,insanoğlunu okumaya kendini eğitmeye itti.Çünkü; dünyayı idare edenler ,bir önceki asırda olduğu gibi ,enerji kaynaklarını elinde tutanlar değil ‘bilgi'yi elinde tutanlardı artık.Bir yanda enerji kaynaklarını elinde tutan ama edilgenlikten kurtulamayan Ortadoğu ülkeleri öbür yanda ise bilgi ile dünyayı yöneten batılı ülkeler bunun güzel bir örneğiydi.
 
Bu hızlı değişim ve gelişmelerin bize yani Türkiye toplumuna etkisi yeni yeni hissedilmeye başladı.Özellikle son 10 yılda ülke yönetiminin ‘bilgi'yi bir ‘değer' olarak görmesi toplumdaki bireylerde de yankısını buldu.Ülke yönetiminde pay sahibi olan millet temsilciliğine aday olan insanların; para ,soy sop gibi değerlerle değil akademik kimlikleri yani okumuşlukları ile oluşturdukları kimlikleri ile, millet temsilciliğine aday olmaları ve ülke yönetiminde rol alan liderlerin de kriter olarak okumuşluğu,bilgililiği,olgunluğu,saygınlığı kabul etmeleri ,değer olarak bunları görmeleri toplumumuzda bilgiye olan yönelimi artırdı. 12 Haziran 2011 seçimleri için gösterilen AK parti adaylarının 514 ‘ünün, MHP adaylarının 463 ‘ünün, CHP adaylarının 446'sının üniversite mezunlarından olması bu güçlü yönelimin bir tezahürü olarak görülmektedir. Artık ;'Okumak, insanı güzel yerlere getirir.'sözü ile, insanların dimağlarında oluşan toplumsal değer kriterleri birbiriyle çakışmakta. Bu da, okuma üzerine söylenen olumlu söylemleri insanlar nezdinde anlamlı kılmaktadır. Bir öğretmen olarak bizlerin öğrencilerimize;'Okuyun ki güzel yerlere gelesiniz.'sözü artık para etmekte.
             
Bilgi artık para ediyor ülkemin sokaklarında ,caddelerinde,şehirlerinde.Babalar artık çocuklarının cesareti, delikanlılığıyla değil okumuşluğu,okuduğu üniversitesi,yaptığı akademik çalışmaları ile övünüyor.Çocuklar da; kendi Matrix'inin Leo'su kendi hayatının Heman'ı ,başrol oyuncusu,olmanın yolunun bilgiden ,okumaktan geçtiğini çok iyi biliyor.Biz de çağ atladık dostlar.İşte ,gerçekten, ‘Şimdi okullu olduk.'          
 

                                                                                              Mustafa Aran

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın