KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
23 Eylül 2026 Çarşamba
Misafir Kalem
misafirkalem@bingolonline.com

Ver parayı, çal düdüğü...

24 EKİM 2013 PERŞEMBE 11:04
0
3914
4
AA aa

Bu yazımda, bizim beğenmeyipte, yıldız diye tabir ettiğimiz kalitesi göze şayan yeteneklerin başka diyarlarda doğuşlarını dile getireceğim.

Kimimiz biliyor bilmiyorum ama elimizden; Ronaldinho'lar, Ribery'iler, Kaka'lar kaçtı ama neden?

Şimdi biz adamı Türkiye'ye aracılar aracılığıyla Türkiye'de bir kulüpte elemeye alıyoruz adamı beğenmiyoruz adam ümidini kesmeyip,hazır Avrupa'ya yaklaşmışken birde orda şansımı denesem prensibiyle başka bir ülkede elemeye giriyor, beğeniliyor, yıldız oluyor…

Buradan benim çıkardığım ya yöneticiler yaşını merdivene dayamış yada yurtdışında hummalı bir çalışmayla adamlar futbolcuyu geliştiriyorlar.

Şimdi yurtdışındaki antrenörlermi muazzam yoksa bizmi dikkatsiziz bu düşündürücü.

Şayet bana sorulursa yerli hocalarımıza hakaret etmeyelim ama yurtdışında futbol anlayışı farklı,nasıl mı? Bizim memlekette para ver lisans al antrenör ol yani paran varsa kralsın yoksa şarlatansın gibisinden eylemler söz konusu…

Ama bütün bunları yazarken yerlilerimize hakaret etmeyelim hepsinin elleri öpülmeye değer,asıl suçlular onları geliştirmeyen gözü paraya bulanmış insan görünümlü yaratıklarda…

Paranı alırsın yollarsın bir Anadolu ekibine,adam kendi bireysel becerisini gösterebilirse büyük takımların yolunu tutar ama bütün bunları yazarken büyük takımlarında kadrosu Avrupa düzeyinde değil öncellikle dikkatinize takdim ediyorum.büyük takımlarda da iş parada,milletin parasıyla yıldız getirirsin arkasından yalvarırsın yerliyi es geçersin ,zaten alt kulüplerde yerlilerimizden dolayı büyük takımlara önemli bir mesafe alıyor…

Bu hocalarımızda özel çalışmaya tabi tutulmadan kendi becerileriyle dik durmaya çalışıyor.bunları görmezden gelip parayı öncelik kılan karaktersizleri nezdinizde dürüstlüğe davet ediyorum..

Artık memleket kalkınmalı,büyümeli,bana sorulursa kurumsallaşma şart,aldığım duyumlara göre UEFA üç beş yıla kadar torpili tamamen gömecek bir projeyi yürürlüğe katacak,bu proje eğitimsizleri futbol dışı eden başarılı bir proje,üniversitede ve özel kurumlarda spor yöneticiliği adında eğitim veren bölümler bu parçanın önemli bir parçası,fakat başarılı olur mu bilmiyorum ama dileklerim başarılı olması yönünde,fakat bu zaman aşımına sebebiyet olabilir çünkü UEFA artık yöneticileri ilgili bölümlerde eğitim almış insanlarla tüm kulüplere yaymayı hedefliyor,umarım bu başarılı olur.

Zaten dikkatsizlik bizi bu durumlara kattı,isterseniz birde kaçırdığımız yetenekleri nezdinize sunalım;

KİMLER ELİMİZDEN KAÇTI..

Yıldız olmanın yolu Türkiye'den geçer ! Dünya futbolunda herkesi kendine hayran bırakan yıldızları hangi takımlarımız geri çevirdi ?

JIMMY FLOYD HASSELBAINK

1994 yılında Samsunspor'a geldi, bir haftalık deneme sonunda dönemin teknik direktörü Multescu tarafından beğenilmedi. Karadeniz ekibinin beğenmediği Hasselbaink, Chelsea forması altında gol kralı oldu. Hollandalı yıldız şu anda Premier Lig ekibi Cardiff City'de oynuyor.

SAMI HYYPIA

Samsunspor, 1995-1996 sezonu öncesi denenmek üzere Türkiye'ye getirdi. Gerede kampında antremanlara bile çıkan Hyypia, beğenilmeyerek gönderildi. İstikrar abidesi Finlandiyalı futbolcu, yıllardır Liverpool'un kaptanlığını yapıyor.

STEPHEN APPIAH

1996'da Galatasaray tarafından denenmek üzere Türkiye'ye getirilen 8 Ganalı futbolcunun arasında yer aldı. Galatasaray Alt yapı Koordinatörü tarafından beğenilmedi. Önce Udinese, ardından Juventus'a transfer oldu. İtalyan ekibi, 8 miLyon euro bonservis bedeli karşılığında F.Bahçe'ye transferine onay verdi.

ANDRY SHEVCHENKO

1997-1998 sezonunda Dinamo Kiev'de oynadığı dönemde Trabzonspor'a tavsiye ediLdi. Dönemin yönetimi 'ÜnLü değil. ismi duyulmamış' diyerek Ukraynalı golcüyü istemedi. Milan'da zirveye çıkan yıldız, Premier Lig'in ünlü kulübü Chelsea'ye transfer oldu.

SERGEY REBROV

Kadrosuna iki yabancı futbolcu katmayı düşünen Trabzonspor Yönetimi, Sheva'nın takım arkadaşı Rebrov'a kanca attı. Ukrayna kulübünün istediği para fazla bulundu. F.Bahçe'nin yanı sıra ,Shakhtar Donetsk ,Tottenham ve West Ham United'da oynadı.

SAMUEL ETO'O

1998'de menajeri tarafından F.Bahçe'nin alt yapısı için İstanbul'a getirildi. Dönemin F.Bahçe yönetimi, böylesine genç bir oyuncuyu beklemeye tahammül edemeyeceklerini bildirdi. Bir yıl sonra ise Kamerunlu golcü için 4 milyon euroyu gözden çıkardı, Katalan ekibi 5 milyon euroda diretince transfer gerçekleşmedi. Eto'o 2003, 2004 ve 2005 yılarında 'Yılın Afrikalı Futbolcusu' ödülünü kazandı.

GEORGIOU KINKLADZE

1999'da menajeri Hamlet ile Erzurum'a gelen Kinkladze, Erzurumspor Genel Menajeri Süleyman Hurma ile masaya oturdu. Hurma, Gürcü futbolcu ile anlaşma sağladıklarını belirterek, mukavele imzalayacaklarını bildirdi, ancak transfer gerçekleşmedi. Manchester City, Ajax ve Boca Juniors gibi devlerde forma giyen Gürcü yıldız, Trabzonspor'da denenmek için idmanlara bile çıktı, 2003'te Beşiktaş'ın transfer listesinde yer aldı.

MILAN BAROS

2000'de Baros'u çok genç olduğu için oynatmak istemeyen Liverpool'dan, siyah-beyazlı kulübe 'alın' diye teklif geldi. Scala, 17 yaşında olması nedeniyle Çek futbolcunun transferine onay vermedi. Sezon başında Lyon Kulübü, 6 milyon euro karşılığında Baros'un Beşiktaş'a transferini kabul etti. Maliyeti nedeniyle transferden vazgeçildi. Baros, 2005 yılında 6.4 milyon sterline Liverpool'dan Aston Villa'ya transfer oldu.

DIEGO RIBAS da CUNHA

2002'de F.Bahçe adına futbolcu bakmak adına Brezilya'ya giden Özcan Kızıltan ve Ömer Kaner'in dikkatini en çok çeken oyunculardan biri Santos'un forveti Diego'ydu. Yönetim, 1985 doğumlu oyuncuyu tecrübesizliği nedeniyle tercih etmedi. Porto'da yıldızı parlayan golcü, Werder'de zirveye çıktı ve Brezilya Milli Takımı'nın vazgeçilmezi oldu.

ROBINHO

Dönemin Fenerbahçe yönetimi, Diego'nun da yer aldığı transfer raporunun diğer genç ismi Robinho'ya henüz 18 yaşında olması nedeniyle sıcak bakmadı. Müthiş tekniği ve hızı ünlenen Brezilyalı futbolcu, 2005'te Real Madrid ile sözleşme imzaladı.

KAKA LEITE

2003'te menajerler aracılığıyla yabancı futbolcu arayan Gaziantepspor'a önerildi. Nurullah Sağlam'ın genç takımda keşfettiği Sambası için Kulüp Başkanı Celal Doğan ikna edilemedi. Hal böyle olunca yönetim, bu kadar genç bir oyuncuya para ödenmemesi kararını aldı. Aynı yıl 8.5 milyon euro karşılığında Milan'a transfer olan kaka, şu anda Milan'da top koşturuyor.

PAVEL NEDVED

Henüz yıldızı parlamadığı yıllarda Galatasaray'a önerildiği, ancak genç yaşı nedeniyle veto yediği iddia ediliyor. Juventus'a 2001 yılında 41.2 milyon euro karşılığında transfer olan Nedved, 2003 yılında 'Avrupa'da Yılın Futbolcusu' seçildi. Futbol hayatını Juventus'ta sürdürüyor.

RONALDINHO

Dünyanın gözünü çevirdiği futbolcu olmadığı yıllarda Diyarbakır'a önerildi, ancak yönetimden onay çıkmadı. Gremio forması giyerken Galatasaray'ın da gündemine geldi, ama 3 milyon dolarlık bonservisi transfere engel oldu. Bir yıl sonra PSG 18 milyon dolar, iki yıl sonra ise Barcelona 35 milyon dolara Brezilyalı yıldızı kadrosuna kattı.

ZLATAN İBRAHIMOVİÇ

Euro 2004'te yıldızı parlayan Zlatan İbrahimoviç, 2000 yılında Beşiktaş'ın kapısından döndü. Beşiktaş'ın eski yöneticisi İbrahim Altınsay, Boşnak asıllı golcünün dönemin teknik direktörü Scala yüzünden alınmadığını söyledi. Juventus küme düşünce Inter'e transfer oldu.

FERNANDO GAGO

Galatasaray Futbol A.Ş. Genel Müdürü Adnan Sezgin, Real Madrid'in 20.5 milyon Euro?ya Boca Juniors'tan transfer ettiği 1986 doğumlu Gago'yu ellerinden kaçırdıklarını itiraf etti. Sezgin, bonservisi 10 milyon dolara düşürdüklerini fakat kaynak sağlanamadığından transferin gerçekleşmediğini söyledi. Maradona, "1 sezon daha bekleseniz Gago'yu 50 milyon Euro'ya satardınız" şeklinde açıklama yapmıştı.

FRANCK RIBERY

2005 yılında F.Bahçe'nin yaptığı Anelka transferine misilleme olarak apar topar imza attırılan Ribery'nin, şimdi Avrupa devlerini peşinden koşturacağını kim bilebilirdi ki? G.Saray'ın 'nasıl oldu da' dedirterek sessiz-sedasız bulduğu bu yeteneği, sadece 6 ay elinde tutabilmesi akla hemen şu sözü getiriyor: "Kaçan balık büyük olur!"

GÖKHAN İNLER

Türk asıllı İsviçreli oyuncuyu 4 yıl önce Fenerbahçe ve Beşiktaş denemiş ancak beğenmemişti. İtalyan medyası, Udinese forması giyen Gökhan hakkında övgü dolu sözler sarf ederken, genç oyuncuyu değerlendiren UEFA'nın resmi internet sitesi, "Oyun karakterini biraz daha geliştirirse, büyük bir yıldız olur" yorumunda bulundu.

Yukarıda görüldüğü gibi futbol anlayışımız başarıya müsaade etmiyor, öncelikle diyorum UEFA bu projeyi yürütmezse, kurumsallaşma şart, yoksa işimiz zor abi,ver parayı çal düdüğü...

Mehmet Berk ERGİN / BİNGÖL

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
ZAZA DİYARI (@Misafir_18798)
03 Mayıs 2015 Pazar 15:15
HELAL OLSUN BABA BİNGÖL DEPREMİ YAZINLA AĞLANTIN BENİ ZATEN ALLAH YOLUNU AÇIK ETSİN
esma d. (@Misafir_16728)
09 Kasım 2013 Cumartesi 03:13
begendim,ilgiyle takip ediyoruz,Bingolun gururusunuz tebrikler Berk bey
serkanyılmaz (@Misafir_16216)
24 Ekim 2013 Perşembe 13:16
harika.....................
burak bayantemur (@Misafir_16210)
24 Ekim 2013 Perşembe 11:31
yazan kimse tamda içimdekileri yansıtmıs,cok basarılı çalışma tebrik ederim
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın