KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
23 Eylül 2026 Çarşamba
Misafir Kalem
misafirkalem@bingolonline.com

Yok edilmek istenen dil: zazaca

17 OCAK 2011 PAZARTESİ 09:36
2
47939
18
AA aa

“Dilini kaybetmiş bir millet, yok olmaya mahkumdur”(M.K.A.)”
Benim kültürümün ve dilimin yaşamaya hakkı vardır ve hiç kimsenin bunu görmezden gelmeye yetkisi yoktur. Benim dilimin insan tarafından artık konuşulmayacağını düşündüğümde; kendi ölümümü düşünmekten bile daha derin olan soğuk bir ürpertiyle baştan aşağıya sarsılırım, çünkü bu benim soyumun toplu ölümü demektir” (James Kelman, 1994).


Bir dil, konuşanı olmayınca ölür. Aslında ölen sadece o dil değildir, o dili konuşanların kültürleri, tarihi, gelenekleri ve kimlikleri kaybolur, kısaca o toplum ölmüş sayılır. Anadolu'da kendi dönemlerine damga vurmuş, tarih yazmış nice güçlü medeniyetlerin kurulduğu hepimizin malumudur. Ancak, bugün o milletlerin varlığından bahsedemiyoruz, çünkü o milletlerin dillerini konuşanlar artık bulunmamaktadır, yani onların dilleri ölmüştür. Oysa onların neslinden günümüze gelenler elbette vardır ama onlar bile, ait oldukları güçlü milletlerini bilememektedirler.


Bir zamanlar Kürtçe'ye karşı bir asimilasyon uygulanıyordu ancak bugün kürt sorunu çözümünde devlet etkin bir rol almış durumda. Gelinen bu nokta son derce memnuniyet vericidir. Bir ülke, kültürünü, tarihini, geleneklerini, kimliğini kısaca kendisini var eden ögelerinikoruduğu oranda madden ve manen zenginleşir. Tersine,inkarcı ve yok sayan politikalarından dolayı da sorunlu, gelişmekten yoksun ve diğer devletlerce güvenilmez olarak algılanmaya mahkum edilir.


Ülkemizde başlatılan demokratikleşme süreci içerisinde bu sevindirici gelişmeler yaşanırken Zaza dilinin (kimine göre lehçe) bazı çevrelerce yok edilmek istenmesi de ne yazık ki o oranda acı vermektedir. Zazaca bir dil de olsa, lehçe de olsa yaşatılmalı ve gelecek nesillere daha zengin bir şekilde aktarılmalıdır.

Devletin ülkemizdeki etnik grupları, dilleri ve kültürleri yok saymaktan vazgeçtiği, aksine onları olduğu gibi kabul etmeye başladığı bugünlerde, Zazaca ve Zaza kültürü ne yazık ki bazı çevrelerin baskı ve asimilasyonu ile karşı karşıyadır.Eskiden Kürt kelimesinin geçmesi bazı Türkçüleri çılgına çeviriyordu, şimdilerde ise Zazaların adının dahi geçmesi Kürtçüleri (demokrat Kürtleri tenzih ederim) çılgına çeviriyor. Zazaların ayrı bir halk, Zazacanın da ayrı bir dil olduğunu savunanları ‘Zazacılık' yapmakla suçluyorlar, tıpkı onları Kürtçülükle itham edenler gibi.


Bir devlet yetkilisi veya bir aydın Kürtlerden bahseder,kürt sorununu gündeme taşırsa adı demokrata çıkıyor. Oysa bir Zaza kendisini tanımlarken ben Zazayım veya dilim Zazacadır derse bu malum çevrelerin uykusu kaçıyor.Ardından, bunlar Zazacılık yapıyor, bölücülük yapıyor, Kürtleri bölüyor diye feryad u figan ederler. Hatırlayalım, Devlet Bakanımız Sayın Dr. Cevdet Yılmaz “açılımda Zazalar yok“ dediğinde hepimizin malumu haksız ve ırkçı tepkilerle karşılaşmıştı.


Tunceli Üniversitesi hükümetin demokratikleşme politikasını destekleyerek ilk kez, örnek verici bir tavır ve beklenen cesur bir kararla, Zazaca ve Kürtçe dillerini seçmeli ders olarak 2009-2010 eğitim yılındaki öğretim programına aldı. Öğrencilerin bir kısmı Kürtçeyi, bir kısmı da Zazacayı seçmeli ders olarak almaya başladılar. Ancak bu olay Zazaları ve Zazacayı asimile etme amacı güden bazı ırkçı çevrelerce hazmedilemeyip yoğun protestolarla karşı karşıya bırakılmıştı. Bunların istedikleri şey,Zazaca'nın öğretilmemesi, öğrenilmemesi ve böylece yok olmasıdır, yani ölmesidir. Acaba hangi Zaza böyle hazin bir sonu temenni eder?


Zazaların, dil ve kültürlerinden bahsetmeleri durumunda bazı ırkçı çevreler bunları zazacılıkla suçlarken bunun devletin Kürtleri bölme planı olduğunu iddia ederler.Ülkemiz dışında Zaza kültürüne sahip çıkan bazı Zaza aydınlar (Dr.Z.S. gibi) maalesef tehdit edilip saldırıya bile uğramaktadırlar.

Oysa bir yabancı bilim adamının üstelik Ülkemiz sınırları dışındaki bölgelerde bundan tam 78 yıl önce Zazalarla ilgili araştırma yapması o bölgedeki Kürt lider tarafından engellenmişti.
Karl Hadank Zazaca metinler kaydetmek için 1932 de Suriye ve Bağdata seyahat etti. Ne var ki, beraberindeki Kürt kılavuzu Celadet Bedir Han hoşgörüsüzlük göstererek buna engel olmaya çalışınca Hadank'ın bu isteği gerçekleşemedi. Hadank, Celadet Bedir Han'ın gerçek amacını fark edince bu durumu şu sözlerle kayıt altına aldı:…Emir Zâzâları Kürtlerden sayıyor ve hepsini kürtleşmiş olarak görmek istiyor. … anlaşılan, benim Zâzâca hakkında bu kadar canlı alaka göstermem hoşuna gitmiyor.


Zaza dili ve kültürünü korumak ve yaşatmakta bilim adamlarının çabaları bir dereceye kadar faydalı olabilir ama Zazalar sorumluluk gösterir, Zazacayı konuşur, çocuklarına öğretir, yaygınlaştırmak için çaba sarf eder, şiirleri, masalları, fıkraları kendi dilinde yazarlarsa ümitvar olsunlar ki Zazaca ölmeyecektir.


Zazalar olarak, kültürümüzün ve dilimizin yaşatılmasını ve korunmasını talep ediyoruz. Kimsenin bağında-bahçesinde gözümüz yok. Bölmeden, bölünmeden ve ayrılıktan taraf değil, her kesimin kültürünü, dilini özgürce yaşadığı ve ifade ettiği bir demokrasiden yanayız.Kendimizi his ettiğimiz gibi görmek ve öyle de kabullenmek itiyoruz. Gök Kuşağının güzelliği sadece içerdiği doğal renklerden kaynaklanmaz. Ne tek renkli bir Gök Kuşağı çekicidir, ne de renkleri birbirinden ayrılmış, farklı yönlere dağılmış bir gök kuşağı güzeldir. Aksine onu güzelleştiren bu doğal renklerinin bir birine omuz vererek bir ahenk içinde gözlerimizi okşamasıdır. Ülkemizin zenginliğini oluşturan tüm doğal (ama yapay değil) renkleri oldukları şekliyle kabullenip, saygı göstermek bizi zayıflatmaz, tersine güçlü kılar. Çünkü o zaman her etnik ve kültürel dinamiğin gücünden azami derecede istifade edilmiş olunacaktır.


Toplumlar arasındaki güvensizlikleri, ön yargıları yıkmanın ilk koṣulu inkardan, ele geçirme isteğinden vazgeçmektir. Her ne kadar, Albert Einstein: “Önyargıları parçalamak atomu parçalamaktan daha zordur” demişse de bunu yapmak imkansız değildir. Bu nedenle bu baş belası tabuları yıkmak zorundayız. Bunu yaparken de rehberimiz ilim olmalıdır, siyasi ve politik endişeler değil. Ne demiş Hacı Bektaşi Veli? “ilimle gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.”
 

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
Adınız Soyadınız (@Misafir_3763)
19 Nisan 2011 Salı 11:11
ÖNCELİKLE MAKALENİZ GAYET AKICI VE SADE OLMUŞ TEBRİK EDERİZ.FAKAT BİLİMSEL VERİLERLE DESTEKLENEBİLSEYDİ DAHA GÜZEL OLACAKTI.YİNE DE ZAZACA İLE İLGİLİ BU HASSASİYETİNİZDEN DOLAYI SİZİ TEBRİK EDER BAŞARINIZIN DEVAMINI DİLERİM.
zerives (@Misafir_1733)
23 Ocak 2011 Pazar 21:05
bizim baze zazalar kendi o kucuk kus beynli kisiler zazalare serbetci ve cingane yerine koymaya calisiyorlar , siz kimsinizki zazalare baskalarin lecesi goriyorsunuz , siz kendi kendini ikar ediyorsaniz o sizin gorusunuzdir siz iranlida olabilirsiniz ve turkte olabilirsiniz kurte olabilirsiniz ama kimsenin haki yoktur zazalare turk veyada kurt yapmaya!!!!!!!!
lo lo (@Misafir_1731)
23 Ocak 2011 Pazar 17:55
oh ne güzel :))) kumanclar köylerinden sürülsün,kurmanclar işkencelerden geçsin,kurmanclar faili meçhullerle öldürülsün,kurmanclar 30 yıl boyunca mücadele etsin ,devletlerle ,ordularla savaşsın, biz zazalar ise işin kaymağını yiyelim, zaten yiyoruz. ama tabi bazı şartlar karşılığında yiyiyoruz, o şartlardan biride kürt olduğumuzu inkar etmemiz yani, zaza olduğumuz, ayrı bir halk olduğumuzu kabul etmemiz şartı. var mı böyle beleşten ulusal haklarını elde eden halk, vallahi biz zazalar çok şanslıyız.kürt düşmanlığı yap dile benden ne dilersen:)))
@lyel (@Misafir_1729)
23 Ocak 2011 Pazar 12:00
Zazaca dilini farklı konulara malzeme yapmak doğru bir yaklaşım değildir. İnsanların Zazalar kürt değil, Zazalar ayrı bir ırktır söylemleri ile ortaya çıkacaklarına ZAZACA'yı nasıl öğretebiliriz, nasıl kullanibilir ve en önemlisi ZAZACA'yı nasıl yok etmekten kurtarabiliriz diye düşünmelidirler.

ŞUNU DA SÖYLEMEKTE YARAR GÖRÜYORUM. bütün dilbilimciler dilin yazılı KULLANILMADIĞI ZAMAN YOK OLUR söyleminde birleşiyor. İnsanların bunu görmesi gerekiyor.
wer (@Misafir_1712)
21 Ocak 2011 Cuma 14:27
zazayım ;ancak aynı zamanda kürdüm, nedenmi: dinimiz bir,dilimiz bir(farklı kelimeleri saymazsak),mezhebimiz bir,kültürümüz bir,geleneklerimiz bir,görgü kurallarımız bir,geçmişimiz bir,acılarımız bir,özlemlerimiz bir,isyanlarımız bir. yoksa kafatasçılık mı yapacağız, kafatası ve kan üzerinden mi ait olduğumuz kimliğimizi belirleyeceğiz.
Hakan GARİP (@Misafir_1711)
21 Ocak 2011 Cuma 09:55
Bu makale zaza halkının duygularını aynen yansıtmış yazana yebrik ediyorum artık zazalarda kendi dilini konuşsunlar umarum asimile olmayı onurlarına artık dokunması lazum
saygılarımla

vajı bıra pe hewalti pe qısdayışi insonu jubini bışnas bıqer zaf bıqer qezonexu bıxevet
ali kaya (@Misafir_1695)
19 Ocak 2011 Çarşamba 13:03
Yıllarca kürtlerin özgürlük mücadelesini baltalamaya çalışan güçlerin bingöleki taşeronu sünni zazalardır.Kürtlerin uzun mücadelelr sonucunda eriştiği kazanımlar zazalarında iştahını kabartmış yeni yeni ulusu oldukları ayrı dilleri olduğu akıllarına gelmiştir.
ali akaya (@Misafir_1692)
19 Ocak 2011 Çarşamba 00:54
allahım ya bu nasıl zihniyettir böyle bütün gunahlar kürtlerin zazlarda de sütten çıkmış ak kaşıksınız
bu gün bingölde kürtlerin yaşadığı zulümlerin taşeronu zazalardır
cba (@Misafir_1688)
18 Ocak 2011 Salı 23:03
sayın mustafa bingöl kardeşimiz, burada yazdığın bilgi mahiyeti taşıyan yazıların doğru; ancak verilen bilgilere getirdiğin yorumlar çok önyargılı ve gerçeklerle ilgisinin olmadığı düşüncesindeyim. tunceli üniversitesini çok iyi araştır bakalım, altından neler çıkacak.
bingollu (@Misafir_1685)
18 Ocak 2011 Salı 18:45
Zazalar tarihi bir derinlikten gelen bilinç ile asla Kürt olduklarını kabul etmezler. Son dönemlerde siyasal Kürtçülüğün baskısıyla bir kısım Zazalar etki altına alınmışsa da, bunların sayısı son derece sınırlıdır. Zaza bilim adamlarının zaza dil ve kültürünü ayağa kaldırması gerekir. Bu nedenle bu yazıyı çok objektif ve değerli buluyorum
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın