|
Zerveşaye pexmer ( peygamber sevdalıları )
Sêrr 571, 20 aşmê Nisun'id pexmêr ma Hz. Muhammed aleyhi selatu wêselam zê tij şoq da ına dunya. Duâ İbrahim (a.s.) û İsmail(a.s.) umi ca. Huma, qê xelasiyê insuniyêt, neslê yinra yo pexmêr şırawut ına dunya. Mijdunê İsa (a.s.) zuhur kerd, Êhmed aleyhi selam Mekke'ra nur da sêr ins û cın. Duâ mazlumu, duâ bikesuno zer pakun umê ca. Huma, pê rehmo, şefqeto merhamêt xu mehluqatir yo nur şırawut. İnsununir bêr xelasi, bêr azadi û îzzêt kerd a.
Pexmêr ma Hz. Muhammed (s.a.v.), aşmê Nisun'id yetim, bi bayi umıb ri dunya. Hêmo niumıb ri dunya bayi yi şıb rehmet. Labelê yi pê şefqêt xu piyorê insununir bayitî kerd. Zehmeto eziyet unt. İnsuniyet kufırra, zulumra xelısna. İnsunu êbdtiyê êbdunra, êbdtiyê kerunra, êbdtiyê şeytununra, êbdtiyê şehwêto nêfsra xelısna, Humê'r kêrd êbd.
Aşmê Nisun'id insuniyêt manen zê daruno nebatat bı zergun, vıl kerd a.
A rıdra;
Aşmê Nisun, aşmê rehmêta.
Aşmê Nisun, aşmê merhamêta.
Aşmê Nisun, aşmê wêsara qê piyorê mehluqat.
Aşmê Nisun, aşmê xelasiyo azadiya min kufro zilletra.
Ruejêk Hz. Muhammed (s.a.v.), Hz. Ömer(r.a.)'ra person, vun:
-Ya Ömer, tı çendêk mıra heskên?
Hz. Ömer (r.a.) cewab dun pexmêr vun:
-Ya resulellah, ez bilê cun xu tı hemı çira zaf heskena.
In cewab yi ser Hz. Muhammed (s.a.v.) yira vun:
-Ya Ömer, heskerdış tı nibı. Tı hetun mı, cun xuraz zaf hesniker imun tı kemalat nivinon.
Ina xıberê pexmêr(s.a.v.) ser Hz. Ömer (r.a.) vun:
-Ya resulellah, ez tı cun xuraz, hemı çiraz zaf heskena.
Bad fexır kâinat zaf nesl, umê viyertra şi. Piyorin zê eshabun pexmêr, pexmêrra heskerd. Pê cun xu pê mal xu sadaqêt xu ard ca, wuhar emunetun pexmêr vejya. Wuhar Qur-ûn'o sunnêt pexmêr vejyê. Hemı neslunıd Ömer bıb, Ebu zer bıb, Ammar bin Yasir bıb. Hetuna ruejê Qıyumiz zervêşayê pexmêr kêm nimunên. Êr dorê mawa. Êg ma pexmêr Humê'ra hesbık, tabi yıb, rar yira şı, ma xelısyên. Êg ma yira hesnıker, rar yira nış, ına dunyad ma bên mesqêrê şeytununo nefs xu, aya dunyadiz rehmê Humê'ra mêhrum munên.
Heskerdış pê fêk têna nibên. Gera ma hêskerdış xu pê fiilun xu isbat bıkêr. Gera ma xıberdayiş xud, êhlaq xud, muammelê xud pexmêr biar ver çımun xu, zê yi bıcüy.
Huma(c.c.) Qur-ûn'ıd pexmêr xura vun:
‘'Ya resûl mı, vaj;'Êg şıma Humê'ra heskên tabi mıbenê, wua Huma'z şımara hesbık wua gunun şıma âf bıkêr...''(Sûrê Ali İmran,31)
PEYGAMBER SEVDALILARI
Peygamberimiz Hz. Muhammed(s.a.v.) 571 yılının 20 Nisanında bir güneş gibi dünyayı aydınlattı. İbrahim (a.s.) ve İsmail (a.s.)'ın duaları kabul gördü. Yüce Allah(c.c.), insanlığın kurtuluşu için yeryüzüne onların neslinden bir peygamber gönderdi. İsa (a.s.)'ın müjdesi zuhur etti, Ahmed(a.s.) Mekke'den tüm ins ve cinne nur saçtı. Mazlumların, kimsesizlerin ve temiz yüreklilerin duası kabul edildi. Yüce Allah(c.c.), rahmet, şefkat ve merhametiyle bütün yaratıklara bir nur gönderdi. İnsanlığa kurtuluş, özgürlük ve izzetli yaşam kapısını açtı.
Peygamberimiz Hz. Muhammed(s.a.v.), bir nisan ayında babasız, yetim olarak dünyaya geldi. Doğmadan önce babası vefat etmişti. Ancak o, şefkatiyle tüm insanlığa babalık yaptı. Eziyetler, sıkıntılar çekti. İnsanlığı küfür ve zulümden kurtardı. İnsanları, kula kulluktan, taşlara kulluktan, şeytanlara kulluktan, şehvet ve nefse kulluktan kurtarıp bir olan Allah'a kul yaptı.
Nisan ayında insanlık, ağaç ve bitkiler gibi yeşerip çiçek açtı. Tüm bunlardan dolayı;
Nisan ayı, rahmet ayıdır.
Nisan ayı, merhamet ayıdır.
Nisan ayı, tüm yaratıklar için bir bahar ayıdır.
Nisan ayı, küfür ve zilletten kurtuluşun, özgürlüğün başladığı aydır.
Bir gün peygamberimiz (s.a.v.), Hz. Ömer(r.a.)'e:
-Ya Ömer beni ne kadar seviyorsun? diye sorar.
Hz. Ömer(r.a.), cevaben:
-Ey Allah'ın resulü, seni canım hariç her şeyden çok seviyorum, diye yanıt verir.
Hz. Ömer(r.a)'in bu cevabından sonra Allah resulü, ona:
- Ya Ömer, senin sevgin olmadı. Beni canın dahil her şeyden çok sevmedikçe tam iman etmiş olamazsın, der.
Bu söz üzerine Hz. Ömer(r.a.):
-Ey Allah'ın resulü, seni canım dahil her şeyden çok seviyorum, der.
Alemlere rahmet olarak gönderilen Allah resulünden sonra birçok nesil gelip geçti. Bütün nesillerde sahabeler gibi peygamberi sevenler vardı. Canlarıyla, mallarıyla sevgilerini ve bağlılıklarını gösterip, Allah resulünün emanetlerine sahip çıktılar. Kur-an'ı Kerim'e ve Allah resulünün sünnetine bağlı kaldılar. Tüm nesillerde de Ömer'ler, Ebu Zer'ler, Ammar b. Yasir'ler vardı. Kıyamet gününe kadar da peygamber sevdalıları var olmaya devam edecektir. Bugün sıra bizde, bizler sadakat testinden geçmekteyiz. Eğer bizler, Allah resulünü sevip, ona tabi olur ve yolunu sürdürürsek muhakkak ki kurtuluşa erenlerden oluruz. Ama eğer bizler onu gereği gibi sevmeyip, yolunu takip etmezsek bu dünyada şeytanların ve nefsimizin maskarası olacağımız gibi ahrette de Allah'ın rahmetinden mahrum kalmış oluruz.
Sevmek sadece sözle olmaz. Sevgimizi hal ve hareketlerimizle de ispatlamamız gerekir. Konuşmalarımızda, ahlaki yapımızda, hal ve hareketlerimizde peygamberi(s.a.v.) örnek alıp onun gibi yaşamaya çalışmamız gerekir.
Yüce Allah Kur-an'ı Kerim'de peygambere hitaben:
“(Ey Resûlüm!) De ki: Eğer ALLAH'ı seviyorsanız bana uyunuz ki, ALLAH da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın…”(Ali İmran sûresi, 31) diye buyurmaktadır.
Bingöl Genç Der Eğitim Komisyonu Başkanı Ahmet Cana YORUM YAZIN
|
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ 14 Kasım 2017 Söz ile icraat09 Kasım 2017 Sahipsiz bir şehir bingöl07 Kasım 2017 Iş-kur ile yoksullaşmak!31 Ekim 2017 Adam olacak çocuk
|