Yaptığı hayırlı hizmetlerle adını duyuran Umut Kervanı Vakfı Üyesi Bingöl Umut Kervanı İnsani Yardım ve EÄŸitim Kültür DerneÄŸi (Bingöl Umut Kervanı DerneÄŸi), 2018 yılı AÄŸustos ayına ait faaliyet raporunu açıkladı.
Yapılan çalışmalarla ilgili yazılı açıklama yapan Bingöl Umut Kervanı DerneÄŸi BaÅŸkanı Mehmet Tamaç, “AÄŸustos ayında 59 aileye 8 bin 852 TL deÄŸerinde ayni ve nakdi yardım yaptık. 46 aileye 3 bin 722 TL deÄŸerinde gıda, 11 aileye 5 bin 100 TL nakdi, 2 aileye 30 TL deÄŸerinde beyaz et yardımında bulunduk” dedi.
“VEREN KİŞİ, ALANA BİR TEÅžEKKÜR EDASI İÇİNDE İKRAM ETMELİDİR”
İnfak vermenin ÅŸükür vesilesi olduÄŸunu ifade eden Tamaç, “Üzerimizdeki nimetlerin ÅŸükrânesi olarak, o nimetten mahrum olanlara hizmet ve ikramda bulunmayı, saadet bilmeliyiz. Hatta teÅŸekkür edasıyla infak etmeliyiz. Alanın minnet altında kalacağı deÄŸil, verenin minnettar olacağı ÅŸekilde ihsanda bulunmalıyız. Nitekim örnek neslimiz olan sahabe-i kiram efendilerimiz infak ettiklerinde muhataplarına diyorlardı ki:“…Biz sizden bir karşılık ve teÅŸekkür beklemiyoruz. DoÄŸrusu biz, çok çetin ve belâlı bir günde (kıyamet gününde) Rabbimiz 'den korkarız.” (el-İnsan, 9-10) Bu hususta Ebû'l-Leys Semerkandî Hazretleri de ÅŸöyle buyurur: “Veren kiÅŸi, alana bir teÅŸekkür edası içinde ikram etmelidir. Çünkü alanın nasibi, dünyevî bir ihtiyacının giderilmesi; verenin nasibi ise ilâhî rıza ve ahiretteki sonsuz lütuflardır. Böyle olunca, veren daha kârlı durumdadır. Onun için muhatabına teÅŸekkür etmelidir” diye konuÅŸtu.
İNFAK EDENLER FAKİRDEN DAHA ÇOK KAZANIYOR
Fakirlerin gözetilip kollanması gerektiÄŸine vurgu yapan Tamaç, zayıfların duası ile ilahi rahmete kavuÅŸulacağını belirterek, ÅŸunları söyledi: “ Mevlânâ Hazretleri, fakir ve zayıflara yapılan ihsan ve ikramlardan, aslında infak edenlerin daha çok istifade edeceÄŸini ÅŸu ÅŸekilde ifade eder: “Yoksul kiÅŸi nasıl cömertlik ve iyiliÄŸe muhtaç ise, cömertlik ve iyilik de yoksul kiÅŸiye muhtaçtır. Güzeller, güzelliklerini seyretmek için nasıl tozsuz, passız ve parlak bir ayna ararlarsa, cömertlik de yoksulları ve zayıfları öylece aramaktadır.” “Allah'ın cömertlik tecellisinin tezahürü, fakirlerdir. O fakirler ki kerem sahiplerine müracaat ederler. Dertlerini onlara açarlar. Böylece hamiyetli zenginler için saadet yollarını hazırlamış olurlar.” Hakikaten, infak eden kiÅŸi, bu sayede hem günahlarının affına ve Rabbinin rızasına kavuÅŸacak, hem de nice belâ, musibet, hastalık ve iptilâları, sevindirdiÄŸi muhtaçların hayır dubalarıyla -inÅŸallah- bertaraf etmiÅŸ olacaktır. Nitekim hadis-i ÅŸeriflerde ÅŸöyle buyrulmaktadır: “Fakirleri kollayıp gözetiniz. Aranızdaki zayıflar sâyesinde Allah'tan yardım görüp rızıklandığımızdan ÅŸüpheniz olmasın.” (Ebû Dâvûd, Cihâd, 70/2594; Ahmed, V, 198) “Allah bu ümmete, aralarındaki zayıfların duası, ibadeti ve ihlâsı sebebiyle yardım etmektedir.” (Nesâî, Cihâd, 43) Dolayısıyla toplumumuzdaki zayıf, muhtaç ve muzdariplere kol kanat gererek onları ÅŸefkat, merhamet ve nezâketle himâye etmek; bugün bir ateÅŸ çemberi içinde bulunan memleketimizi de, o zayıfların duası bereketiyle inÅŸallah Cenabı Hakk'ın himâyesine, ilâhî rahmet ve inayetine eriÅŸtirecektir. Bu çalışmalarda emeÄŸi geçen herkesten Allah razı olsun.”