Bakan yılmaz, merak edilenleri yanıtladı
ÇeÅŸitli temas ve incelemelerde bulunmak üzere BingölÂ'e gelen Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Türkiye ve Bingöl iler ilgili soruları yanıtladı. Bakan Yılmaz, OSB, Havaalanı, Çapakçur, Turizm Bölgesi ve SÜTAÅž ile ilgili soruları cevapladı.
06 AĞUSTOS 2012 PAZARTESİ 04:56 |
0 |
2217 |
0 |
|
AA |
aa |
|
Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, haftasonu iftardan sonra DSİ misafirhanesinde basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Bakan Yılmaz'a Vali Mustafa Hakan Güvençer, Bingöl Milletvekili EÅŸref TaÅŸ, Belediye BaÅŸkanı Serdar Atalay, AK Parti İl BaÅŸkanı Cevdet Çalbay ve kamu kurum amirleri eÅŸlik etti.
Ülke gündemiyle ilgili deÄŸerlendirmelerde bulunan Bakan Yılmaz: “Türkiye iyi idare edilmeden, iyi bir yönetim olmadan, istikrar olmadan doÄŸru politikalar olmadan hiçbir ÅŸey olmuyor. Hiçbir yörenin de kalkınması mümkün deÄŸil. GeçmiÅŸte de bunları yaÅŸadık aslında. 1990'lı yıllarda Türkiye bir yönetim krizi yaşıyordu. Koalisyon yapıları, çekiÅŸmeler, ülkenin nereye gideceÄŸi belli deÄŸil. Bir düzensizlik vardı. Hukuk, demokrasi anlamında geçmiÅŸte gerçekten ayıplı, eksik, vesayet altında olan bir demokrasi vardı” dedi.
“Türkiye iyi yönetilince kaynaklar faize gitmedi, hizmetlere gitti”
AK Parti hükümeti çalışmalarını ve Türkiye'nin gelir dağılımlarını verdiÄŸi rakamlarla açıklayan Bakan Yılmaz: “2002 yılında 2,15 dolar günlük geliri olan insan sayısı nüfusumuzun yüzde 3-4'üydü. Åžimdi sıfırlandı çok ÅŸükür. 4,30 doların altında geliri olanlar yüzde 30'du. 100 kiÅŸiden 30'u yoksulluk sınırının altındaydı. Bugün çok ÅŸükür geçen yıl itibariyle 3,7'ye düÅŸtü. Yüzde 30'dan yüzde 3,7'ye düÅŸtü. Türkiye iyi idare edilince, iyi yönetilince ekonomisi büyüdü. Yine geçen yıl itibariyle 230 milyar dolardan 780 milyar dolarlık bir ekonomiye ulaÅŸtı. KiÅŸi başı geliri 3 bin 500 dolardan 10 bin 400 dolara geldi. Eskiden devlerin sürekli borçlandığı, yüksek faiz ödediÄŸi bir düzenden ÅŸimdi çok daha düÅŸük borçlanması olan ülke haline geldi. Faizlere müthiÅŸ paralar ödeniyordu geçmiÅŸte. Devlet 2002 yılında sadece faize 35 milyar dolar ödemiÅŸ. 230 milyar dolar bütün ekonomik büyüklüÄŸümüzmüÅŸ, devletin faize ödediÄŸi miktar 35 milyar dolarmış. Bütün milli gelirimizin yüzde 15,5'ine denk geliyor. Devlet, geçen senede aynı oranda faiz ödeseydi, bugün 111 milyar dolar faiz ödeyecekti. Ama biz geçen sene 25 milyar dolar ödemiÅŸiz. Ekonomimiz 780 milyar dolara çıkmış, faize ödediÄŸimiz para 25 milyar dolara inmiÅŸ. Bütün bu farklar, duble yollara, saÄŸlıkta yapılan yeniliklere, eÄŸitime yapılan harcamalar, KÖYDES gibi kırsal altyapıya yaptığımız programlar gibi yatırımlara gitti.
Türkiye bir yerde petrol, maden bulmadı. Eskiden de aynı Türkiye vardı. Fakat iyi yönetilince kaynaklar faize gitmedi, çarçur olmadı, bu tür hizmetlere gitti” ifadelerini kullandı.
“Bir tek bankamız batmadı”
Dünyanın krizle boÄŸuÅŸtuÄŸuna dikkat çeken Bakan Yılmaz: “Dünyadaki kriz, hangi ülkenin politikaları baÅŸarılı, hangilerinin olmadığının test edildiÄŸi bir ortam oldu. Bazı ülkeler burada döküldüler. KomÅŸularımız baÅŸta olmak üzere, Avrupa'daki bazı ülkeler, Latin Amerika'daki ülkeler sıkıntı yaÅŸadılar. Bankaları battı, memur maaÅŸlarını dondurdular, verilmiÅŸ bir takım hakları geri aldılar, sosyal hakları kısıtladılar, çok ciddi tedbirler aldılar, buna raÄŸmen ateÅŸi henüz söndürmüÅŸ deÄŸiller. O kadar ÅŸey yapmalarına raÄŸmen bir türlü toparlanamıyorlar, çünkü güven kaybı oldu. Bankalar batınca vatandaÅŸa faturayı yüklediler. Bunu da tam beceremediler. Bu sefer devletler borçlarını arttırdılar. Bankalar krizi bir süre sonra devletler krizine dönüÅŸtü. Åžuanda artık dünyada devletler krizi yaÅŸanıyor. Kimse de bunların borçlarını nasıl ödeyeceklerini bilmiyor. Böyle sıkıntılı bir durum var. Fakat Türkiye bu testten baÅŸarıyla geçti. Bir tek bankamız batmadı. Bir tek firmayı bu vatandaşın parasıyla finanse etmedik. Tam aksine Türkiye sosyal politikalarına, yatırımlara devam etti. Memurunu arttırdı. Bunun kıymetini bu ortamda çok iyi bilmek lazım”
“Türkiye'nin artık ileri demokrasiyi hedeflemesi lazım”
İşkencenin hükümetleri döneminde bittiÄŸini belirten Yılmaz: “1990'lı yıllarda iÅŸkenceden her gün bahsetmiyor muyduk, bugün böyle bir ÅŸey var mı? Varsa bile biri bir ÅŸey yaptığında en katı ÅŸekilde cezası veriliyor. Faili meçhul cinayetler vardı. Åžimdi bırakın faili meçhul cinayetleri, geçmiÅŸin faili meçhul cinayetleri bile araÅŸtırılıyor. Böyle bir döneme geldi Türkiye. Devlet Güvenlik Mahkemeleri, OlaÄŸanüstü Haller, Milli Güvenlik Kurulu'nun yapısı, Kürtçe konusundaki o katı tutumlar, birçok ÅŸey sayabilirsiniz. İşte bu durum Türkiye'de alınan mesafeyi gösteriyor. Vesayetçi bir demokrasiden, özellikle referandumdan sonra normal bir demokrasiye geçmiÅŸ olduk. Çok ileri demokrasi demiyorum, normal demokrasiye geçti Türkiye. Fakat bu demokrasi Türkiye'ye yetmez. Türkiye'nin artık ileri demokrasiyi hedeflemesi lazım. Bunun altyapısı Türkiye'de var. Türkiye yeni anayasa çalışmalarıyla mevcut bir takım eksikliklerini de giderip ileri bir demokrasiye ulaÅŸacak. Ben buna yürekten inanıyorum” diye konuÅŸtu.
“Esad rejimi gidecek İnÅŸallah”
‘Suriye'de halka dayalı bir yönetimin oluÅŸmasından yanayız' diyen Yılmaz: “Nasıl Türkiye'de demokrasiyi savunuyorsak, halkın yönetimini savunuyorsak, Suriye'de de aynısını savunuyoruz. Suriyeliler bizim kardeÅŸimizdir. Arap'ı da, Türk'ü de, Kürt'ü de, bütün unsurlarıyla biz Suriye'ye bu gözle bakıyoruz. Aralarında bu anlamda hiçbir fark gözetmiyoruz. Biz Suriye halkının yanındayız. Demokrasi olsun, sandıklar kurulsun, tıpkı Türkiye'de nasıl yönetimleri oluÅŸturuyorsak, Suriye'de de o ÅŸekilde oluÅŸsun yönetimler. Hakkı yok mu Suriye'nin buna. Bunu istiyoruz. DiÄŸer bir isteÄŸimiz Suriye'de birlik, beraberliÄŸin olmasıdır. Orada ayrı ayrı yapıların oluÅŸmasının ne Suriye'ye faydası var, ne bölgeye faydası var, ne Türkiye'ye nede orada yaÅŸayan insanlara faydası var. Suriye birliÄŸini, beraberliÄŸini muhafaza etsin ve güçlensin. Bölgesinde söz sahibi olan ülkeler arasına girsin. Ben inanıyorum ki böyle bir yönetim oluÅŸtuÄŸunda, birlik ve beraberlik olduÄŸunda zamanla Türkiye ile Suriye arasındaki sınırlar anlamını kaybedecek. Resmi sınırlar olabilir, o hiç önemli deÄŸil. Ticaretle, turizmle, hareketlilikle sınırlar anlamını yitirecek. Bizim OrtadoÄŸu'da klasik kafamızdaki sınırları yıkmamız lazım. OrtadoÄŸu'da daha fazla geliÅŸim saÄŸlanması lazım. Ekonomik refahın, temel hakların, özgürlüklerin olması lazım. Bu, etnik siyasetle, mezhep siyasetiyle olmaz. Bana göre OrtadoÄŸu'da en tehlikeli ÅŸey, kan getirecek, çatışma getirecek, insanlara bedel ödetecek olan etnik siyasettir ve mezhep siyasetidir. Mezhep, etnik siyasetle OrtadoÄŸu'ya ne barış, ne refah, ne de demokrasi getirebilirsiniz. Bütün etnik kimliklere, mezheplere, inançlara saygılı olacaksınız. Fakat etnik siyaset, mezhep siyaseti yapmayacaksınız. Biz bunu savunuyoruz. Türkiye bunu savunuyor. Ben buna inanıyorum. Åžu badireyi atlattıktan sonra Suriye'nin yeniden imarında, güçlenmesinde, kalkınmasında Türkiye'nin çok önemli bir rolü olacak. Suriye'ye biz kardeÅŸimiz diye bakıyoruz. Kürt de, Türk de, Arap da bizim kardeÅŸimiz. Bir ırkçı bir yaklaşımdan yana deÄŸiliz. Esad rejimi gidecek İnÅŸallah. Herkes her ÅŸeyi söyleyebilir. Bizim ÅŸuandaki yaklaşımımız insani bir yaklaşım. Gelen mültecilere ev sahipliÄŸi yapıyoruz. Onları aç, açıkta bırakmıyoruz. Her türlü desteÄŸi veriyoruz. Orada zulme uÄŸrayan insanların, uluslararası kamuoyunda sesi oluyoruz. Oradaki mesele Türkiye ile Suriye arasındaki mesele deÄŸil. Bunu belki Suriye yönetimi oralara çekebilir. Kendi halkıyla sorunlu olduÄŸunu gizlemek için bunu yapabilir. Oradaki çatışma Suriye ile Türkiye arasındaki çatışma deÄŸil. Oradaki çatışma Suriye rejimi ile Suriye halkı arasındaki çatışmadır. İşin özü bu. Bu özü karıştıracak tartışmalar bence, Esad rejiminin psikolojik savaşına yarar. Bu hadise, oradaki halkın diktatör rejimden kurtulup, kendi iradesi doÄŸrultusunda bir yönetim oluÅŸturma hadisesidir. Bizim Suriye'ye müdahale etmek gibi bir gündemimiz yok. Medya üzerinde psikolojik bir savaÅŸ yaptılar. Kuzey Suriye, Kuzey Irak'a benzemez. Kuzey Suriye farklı bir coÄŸrafyadır. Bir etnik yapının yaÅŸadığı coÄŸrafya deÄŸildir orası. Türkmenlerin olduÄŸu, Kürtlerin olduÄŸu, Arapların olduÄŸu, deÄŸiÅŸik bölgelerde farklı unsurların yaÅŸadığı bir coÄŸrafyadır. Fakat sanki orası Kuzey Irak olacakmış gibi bir imaj, bir resim toplumun zihninde oluÅŸturuldu. Bunun üzerinden de bir psikolojik hava oluÅŸturulmaya çalışıldı. Öyle bir ÅŸey yok. İki bölge birbirinden farklı
-HAVAALANI-
Bingöl Havaalanı'nda çalışmaların devam ettiÄŸini belirten Bakan Yılmaz: “Havaalanı pisti bitmek üzere. Tabi havaalanı sadece pistten oluÅŸmuyor. Üstyapı çalışmaları devam ediyor. Hedefimiz bu yılsonunda bitirmektir” dedi.
-ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ-
‘Organize sanayi bölgesinin eski durumunu biliyorsunuz. Her tarafı kırılmış, dökülmüÅŸ, üzerinde en ufak yapı olmayan bir yerdi' diyen Yılmaz: “İş adamlarıyla bir araya geldiÄŸimde ‘hiç kimse oraya gitmez. BoÅŸuna uÄŸraÅŸmayın' diyorlardı. Biz bunu dinlemedik, ödenekler gönderdik ve orası toparlandı. Ben ÅŸuna inanıyordum: birkaç kiÅŸi oraya bir ÅŸey yapsa, gerisi gelir diye. Öyle de oldu. Åžuanda orada boÅŸ olan parsellerimizden çok daha fazla bir talep var. Daha önce birisi gitsin, kim giderse gitsin. Yeter ki bir faaliyet baÅŸlasın diyorduk. Åžuanda öyle düÅŸünmüyoruz. Talepleri valiliÄŸimiz topluyor. Hangisi daha fazla istihdam üretiyorsa, hangisi Bingöl ekonomisine daha fazla katkıda bulunacaksa, ona göre seçerek onlara arazi tahsis edilecek. Arazileri de ÅŸartlı tahsis ediyoruz. Belli bir sürede yatırımını yapmayandan arsa alınıp baÅŸka bir yatırımcıya veriliyor”
-ÇAPAKÇUR-
Yılmaz: “Çapakçur Köprüsü ile ilgili UlaÅŸtırma Bakanlığımız bir etüt çalışması baÅŸlattı. Bakanımızda bürokratlarına ‘Burada maliyete bakmayın' talimatı verdi.Teknik anlamda ne yapılması gerekiyorsa, bunu çıkarın ve ortaya koyun. Teknik çalışmalar yapıldı. Orada eÄŸitim konusunda bir sıkıntı var. Kışın orada sıkıntı yaÅŸanıyor. Åžuanda bir projelendirme yapılıyor. O bittiÄŸinde sizinle paylaÅŸacağız” dedi.
-SÜTAÅž-
SÜTAÅž'ı takip ettiklerini belirten Yılmaz: “SÜTAÅž'ın valiliÄŸimize müracaatı var. Uygun bir arazi oluÅŸturma çalışmalarımız son aÅŸamaya gelmiÅŸ durumda. SÜTAÅž, bir taraftan bizim öÄŸrencilere burslar vermeye baÅŸladı, çiftçilerimizi Aksaray'a götürüp eÄŸitime aldılar. Süt toplamaya baÅŸladılar. Özel idare tarafından süt tankları yapılıyor. Yani iÅŸin altyapısını hazırlıyoruz. Benimde Muharrem Yılmaz beyle diyalogum devam ediyor. Konuyu en sıkı ÅŸekilde takip ediyoruz. Hiçbir endiÅŸeniz olmasın. Ben SÜTAÅž'ın Bingöl'e geleceÄŸine inanıyorum. Ama kesin bir ÅŸekilde gelecek, bunun sözünü veriyorum diyemem. Çünkü bu bir özel yatırım. Bu tesis sadece Bingöl için deÄŸil, büyün doÄŸu GüneydoÄŸu için önemli bir yatırım. DoÄŸunun hiçbir yerinde böyle bir entegre tesis yok. Bunu getirdiÄŸimiz zaman 600 kilometre çapında bir alanı etkileyecek. 10 binlerce insana kapı açacak bir yatırım. Bu yatırımı getirme konusunda elimizdeki tüm gayreti harcıyoruz. Olumlu yönde ilerliyor”.
-TURİZM BÖLGESİ-
Bir gazetecinin Ilıcalar bölgesinde uygulanan turizm bölgesinin Kervansaray'a kadar geniÅŸletildiÄŸini belirtmesi üzerine Bakan Yılmaz, turizm bölgesinin daraltılması konusunda çalışma yapılabileceÄŸini sözlerine ekledi.
|
27.06.2026 20:40
 |
Çotla Dağı'nda Festival Coşkusu Yaşanacak |
Doğayla iç içe bir gün geçirmek isteyenler, 5 Temmuz Pazar günü Genç ilçesindeki Çotla Dağı'nda buluşacak. Zıkte SÜRKAP tarafından ilk kez düzenlenecek Çotla Festivali'nde konserlerden geleneksel oyunlara, yarışmalardan yöresel ikramlara kadar gün boyu birçok etkinlik gerçekleştirilecek. |
|
27.06.2026 20:39
 |
TİMBİR'de Yeni Dönem Heyecanı |
Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR), 2. Olağan Genel Kurulu Ankara'da gerçekleşti. Dr. Süleyman Basa'nın yeniden Genel Başkanlığa, Bingöl temsilcisi Hakim Bayraktar'ın da yönetim kuruluna seçildiği Genel Kurulda, TİMBİR'in yeni dönem yol haritası da belirlendi. |
|
27.06.2026 20:38
 |
Rektör Çelik, TÜBA Asli Üyesi Seçildi |
Bingöl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erdal Çelik, Türkiye Bilimler Akademisi'nin (TÜBA) 63. Genel Kurulu'nda yapılan seçimlerde asli üyeliğe seçildi. |
|
27.06.2026 20:36
 |
Burkankulu'ndan 'çekildi' iddialarına yanıt |
12 Bingölspor başkanlığına talip olduğunu açıklayan iş insanı Ahmet Burkankulu, kamuoyunda gündeme gelen 'adaylıktan çekildi' iddialarını yalanladı. Burkankulu, destek çalışmalarını sürdürdüğünü, yeterli desteğin sağlanması halinde ise başkan adaylığını resmen ilan edeceğini söyledi. |
|
27.06.2026 20:36
 |
Bingöl'e 13 hekim atanacak! 4 branşta bir ilk yaşanacak |
Sağlık Bakanlığı'nın 129. Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü (DHY) kurası kapsamında Bingöl'e 11 uzman ve 2 pratisyen hekim atanacak. Yapılan atamalarla birlikte kentte ilk kez Çocuk Kardiyolojisi branşında uzman görev yapacak, üç ilçe de ilk kez yeni uzmanlık alanlarına kavuşacak. |
|
27.06.2026 20:35
 |
Bingöl Belediyesi'nden Orman Yangını Uyarısı |
Bingöl Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü, yaz sıcaklıklarıyla birlikte artan orman yangını riskine karşı vatandaşları uyardı. Açıklamada, küçük bir ihmalin büyük felaketlere yol açabileceği belirtilerek, yangınlara neden olanlar hakkında ağır yaptırımlar uygulandığı hatırlatıldı. |
|
|