KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
18 Şubat 2026 Çarşamba
°C

Başörtüsüne özgürlük istiyoruz

‘Başörtüsü, inancının gereği olarak kadınların kimliğidir, kişiliğidir. Herkes kadına ait bu kimliğe ve kişiliğe insan olarak saygı duymak zorundadır’ diyen Kava: “Devlet, şiddet gören kadını koruyor. Ancak aynı devlet, kadının başını kapatarak TBMM’ye gelmesini, kamu hizmetinde görev almasını yasaklayarak bizzat kendisi kadına şiddet uyguluyor; ayrımcılık yapıyor ve ötekileştiriyor.”

Başörtüsüne özgürlük istiyoruz
11 ARALIK 2012 SALI 07:42
0
1953
1
AA aa

10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü'nde Eğitim-Bir-Sen Bingöl Şube Başkanlığı 81 ille aynı anda başörtüsüne özgürlük için alanlara çıktı. Dün saat 12.00'da Genç Caddesi Dörtyol Saat Kulesi önünde düzenlenen açıklamaya Bingöl'de faaliyet gösteren birçok STK'da destek verdi.

Açıklamayı okuyan Eğitim-Bir-Sen Bingöl Şube Başkanı Yunus Kava, yasakların kaldırılması talebini haykırmak için toplandıklarını bildirdi.

“DEVLET KENDİSİ KADINA ŞİDDET UYGULUYOR”

Özgürlük, eşitlik ve adaletin sürgün edildiği her yerde, acıya maruz kalanların en çok kadınlar ve çocuklar olduğunu hatırlatan Kava: “Bütün kirli hesaplar en çok onları vurmuştur. Onlarca yıldır; din-siyaset, gelenek-modernlik, din-devlet gerilimlerinin kurbanı çoğu kez kadınlar olmuştur. Dün üniversiteye gittiğimizde bizi ikna odalarıyla karşılayanlar, bir kalbimizin, bir insanlık onurumuzun olduğunu düşünmeden ilkel öfkeleriyle bize diz çöktürmeye çalıştılar. Karanlık, kibirli güç odakları çıkarlarını korumak için zorunlu gördükleri çatışma için, inancımızın gereği olan başörtüsünü, daha derinlerde aklımızı, kalbimizi ve inancımızı kavgalarının ortasına atmaktan çekinmediler. Devlet, şiddet gören kadını koruyor. Ancak aynı devlet, kadının başını kapatarak TBMM'ye gelmesini, kamu hizmetinde görev almasını yasaklayarak bizzat kendisi kadına şiddet uyguluyor; ayrımcılık yapıyor ve ötekileştiriyor. Üniversitede rektörlerin dönemsel lütuflarıyla haklarını kullanabilen kızlarımıza başörtüleriyle kamuda görev yapmak yasaktır. Bu uygulama, had bildirmenin başka bir versiyonudur. Küresel aktör iddiasındaki iktidar bunu ne bize ne dünyaya ne de kendilerine izah edemez. Mevcut iktidar bu ayıptan kurtulmalı, toplum mühendisliği olan ‘kadınları inançlarını yaşama konusunda sınırlamaktan' vazgeçmelidir. Anayasa'da bulunmayan bir yasak, iç tüzük, yönetmelik hatta genelge gibi Anayasa'ya uygun olması gereken düzenlemelerle var ediliyor. Anayasa'da korunan bir hak, yönetmeliklerle yok sayılıyor. Artık yeter! Aklımıza, ruhumuza giydirilmeye çalışılan deli gömleklerine hayır diyoruz. Sayın Başbakan, “Hiç kimse, iç düşmanlar ihdas ederek milletin hukukunu çiğneyemez. Bu ülkede artık kimse sırtını devlete dayayıp işkence yapamaz, faili meçhullerin üzerini örtemez” diyor. Peki, biz de şunu soruyoruz: Bizi bu vesayetçi bürokrasinin çıkarttığı yönetmeliklerle yargılamaya, ötekileştirmeye devam edecek misiniz? O yönetmelik gereği olarak başörtülüleri Meclis'ten, kamuda çalışmaktan men eden yasakları korumaya devam edecek misiniz? Devlet artık, hala bürokratik oligarşinin mi yoksa milletin devleti mi olduğuna karar vermek zorundadır” diye konuştu.

“İKTİDAR SAHİPLERİNİN BAŞÖRTÜLÜ KADINLARI KABULLENİŞ BİÇİMİ HEP ÖZÜRLÜ OLMUŞTUR”

Bugüne kadar yaşanılanların kendi toplumundaki hâkim inanç ve değer yargılarına yabancılaşmış sömürgeci aydın ve oligarşik bürokrasinin ortak projesi olduğunu aktaran Kava: “Onların kendilerini hapsettikleri, sınırlarının ne olduğunu bilmedikleri birkaç kavram yüzünden toplum daha fazla bölünmemeli ve ayrımcılık son bulmalıdır. Biz, içinde doğup büyüdüğümüz toplumdan farklı bir hayat yaşamıyoruz, burada kimliğimizi kazandık, bu ülkenin inançlarıyla büyütüldük ve bu ülkenin okullarında okuduk. Ancak bugüne kadar iktidar sahiplerinin başörtülü kadınları kabulleniş biçimi hep özürlü olmuştur. Gerek İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi gerek Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde din ve vicdan özgürlüğü kapsamında başörtüsü serbestisi açıkça ifade edildiği halde, bu pazarlık edilemez temel insan hakkı, bugüne kadar ‘hukuksuzların egemenliğiyle gasp edilmiştir” ifadelerini kullandı.

“ZORBALIĞINA DERHAL SON VERİLMELİDİR”

Başlarını örten kadınlara yıllarca reva görülen hukuksuz uygulamaların bir ötekileştirme olduğunu söyleyen Kava: “Ötekileştirmeye artık son vermeliyiz. Kadınların imanî, insanî değerleri, evrensel hukuktan kaynaklanan hakları görmezden gelinerek üretilen bu yasak açık bir insanlık ayıbıdır. Sahip olduğumuz değer, birikim ve eğitimi görmezden gelen, yaşama arzumuzu ve enerjimizi yok eden bütün uygulamaların son bulmasını istiyoruz. Toplumsal hayatın hiçbir aşamasında sorun olarak görülmeyen başörtüsü, toplum mühendisleri eliyle sorun haline getirilmiştir. Devlet dediğimiz yönetim aracına ve çalışma hayatına hükmeden oligarşik azınlığın zorbalığına derhal son verilmelidir. Biliyoruz ki, devlet dönüşmeden çalışma hayatının diğer alanlarında bu ayrımcı tutum değişmeyecek, sosyal eşitsizlik sorunu ortadan kalkmayacaktır. Siyasi iktidarın hedefleri arasında yer verdiği gibi, vatandaş iradesinin devletin bütün kurumları üzerinde belirleyici etkiye sahip olduğu özgürlükçü demokrasi istiyoruz.”

“BAŞÖRTÜLÜ ÇALIŞMA HAKKIMIZI İSTİYORUZ”

Kava, “Özgürlük istiyoruz. Kamuda, her alanda ve konumda, tüm mesleklerde, hiç bir istisna ileri sürülmeksizin başörtülü çalışma hakkımızı istiyoruz. Akademide, yargıda, eğitimde, sağlıkta, sporda ve siyasette başörtülü- başı açık ayrım yapılmaksızın, herkesin eşit vatandaşlık hakkını kullanmasını istiyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı yeni yayımladığı öğrencilerin kılık kıyafet yönetmeliğinde başörtüsünü sadece imam hatiplerle ve Kuran-ı Kerim dersi ile sınırlamıştır. Biz yasaklar kalksın derken yasağı meşrulaştıran bu yaklaşımı da asla kabul etmiyoruz. Bakanlık bu defoyu tez elden ortadan kaldırmalı, ders merkezli hak kullanımı ayıbından bir an önce kurtulmalıdır. Buradan sesleniyoruz; iktidarıyla, muhalefetiyle, sivil toplumuyla, kadınıyla, erkeğiyle hep birlikte el ele, omuz omuza bu çağdışı yasağı kaldırmalıyız. Başörtüsü politik hesaplaşmaların, pazarlıkların, suni ideolojik çatışmaların malzemesi değildir. Başörtüsü, inancının gereği olarak kadınların kimliğidir, kişiliğidir. Herkes kadına ait bu kimliğe ve kişiliğe insan olarak saygı duymak zorundadır. Bugün buraya gelerek bu haklı davamızda bizi yalnız bırakmayan tüm dostlarımıza ve katılımınızdan dolayı da siz basın mensuplarına teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

Eğitim-Bir-Sen Bingöl Şube Başkanlığı'nın başörtüsüne destek açıklamasına destek veren STK'lar şöyle:

Memur-Sen, Sağlık-Sen, Diyanet-Sen, Bem-Bir-Sen, Toç-Bir-Sen, Büro-Memur-Sen, Enerji-Bir-Sen, Birlik-Haber-Sen, Bayındır-Memur-Sen, Kültür-Memur-Sen, Mustazaflar Cemiyeti, Kalem-Der, Anadolu Gençlik Derneği ve İHH(İnsani Yardım Vakfı). 

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
Ziyaretci (@Misafir_10905)
13 Aralık 2012 Perşembe 18:52
2010 yılı MEB Şurasında 4+4+4 gibi çok ta önemli olmayan bir konu yerine(Ki her fırsatta bu uygulamayı biz istedik diyorsunu) Gerek öğrenci gerekse çalışanın kılık kıyafetinin serbestliğine yoğunlaşsaydınız ya. Aklınız nerdeydi. Adamlar sizi parmağının ucunda oynatıp ağzınıza bir tutam bal çalıyolar. Ne hale düştüğünüzün farkında mısınız? Adam olup öncelikleri siz belirleseniz belki daha inandırıcı olur. Ama nerde sizde o yürek. Deri koltuklarınız alınır perişan olursunuz.
18.02.2026
05:01
`Aşkın Sağı Solu` Ankara`da konuşuldu
'Aşkın Sağı Solu' Ankara'da konuşuldu
'Aşkın Sağı Solu' romanı üzerine Ankara'da düzenlenen söyleşide konuşan Gazeteci Yazar Hakim Bayraktar, 1970'lerin Türkiye'sini ve Bingöl'de yaşanan toplumsal kırılmaları anlattı. İdeolojik çatışmaların gölgesinde kaybolan hayatlara dikkat çeken ve 'O günün tanıklarının bugünkü tek sözü pişmanlıktır' diyen Bayraktar, ideolojilere kurban edilmeyen bir aşkın hikâyesini okurlarla buluşturdu.
18.02.2026
04:59
Bingöl`de ahır yangını! 6 büyükbaş hayvan telef oldu
Bingöl'de ahır yangını! 6 büyükbaş hayvan telef oldu
Bingöl merkez Haziran Köyü'nde meydana gelen ve Bingöl Belediyesi İtfaiye ekiplerinin müdahale ettiği yangında ahır ve bitişiğindeki ev kullanılamaz hale geldi, 6 büyükbaş hayvan telef oldu.
18.02.2026
04:58
Ramazan heyecanı başlıyor! Bingöl`de ilk sahur 05.36`da
Ramazan heyecanı başlıyor! Bingöl'de ilk sahur 05.36'da
On bir ayın sultanı Ramazan'a sayılı saatler kaldı. Bingöl'de vatandaşlar, manevi iklimiyle gönülleri kuşatan mübarek aya hazırlanıyor. İlk teravih bu akşam (Çarşamba) kılınacak, Ramazan'ın ilk günü Bingöl'de sahur saat 05.36'da yapılacak, ilk iftar ise 18.06'da açılacak.
18.02.2026
04:57
Sri Lanka yaptı! TBMM bunu başarabilir mi?
Sri Lanka yaptı! TBMM bunu başarabilir mi?
Krizde fedakârlık siyasetten geldi, Sri Lanka milletvekili emekli maaşlarını kaldırdı. Sizce, maaşını yetersiz bulan milletvekilleriyle dolu olan TBMM, böylesi bir kararı alarak gelecek konforlarını ortadan kaldırabilir mi?
18.02.2026
04:56
Genç`te modern ve donanımlı kütüphane hizmete açıldı
Genç'te modern ve donanımlı kütüphane hizmete açıldı
Modern yapısıyla dikkat çeken kütüphane, öğrencilerin ders dışı zamanlarını verimli şekilde değerlendirmelerine imkân sağlayacak.
18.02.2026
04:54
‘Sahte ilan` operasyonu: 29 gözaltı
'Sahte ilan' operasyonu: 29 gözaltı
Bingöl dahil 17 ilde, internet siteleri ve sosyal medya platformları üzerinden verdikleri sahte ilanlarla vatandaşları 1 milyon liranın üzerinde dolandırdığı iddia edilen suç örgütüne yönelik operasyonda 29 şüpheli yakalandı.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın