KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
03 Mayıs 2026 Pazar
°C

Boşanma davaları yüzde 82 arttı

Artan boşanma davası oranlarını değerlendiren İttihad'ul Ulema Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Şenlik, bu artışı materyalist düşüncenin estirdiği bir kasırga diye tanımladı.

Boşanma davaları yüzde 82 arttı
04 TEMMUZ 2017 SALI 23:00
0
2407
2
AA aa

Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğünün 2016 verilerine göre, son 10 yılda boşanma davaları yüzde 82 arttı. Bu artışı değerlendiren İttihad'ul Ulema Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Şenlik, boşanmaların materyalist düşüncenin estirdiği bir kasırga olduğunu söyledi.

Evlilik temelinin sağlam atılması ve İslami esasların yerleşmesi durumunda bu oranın düşeceğini belirten Şenlik, boşanma oranlarının, İslami hassasiyetin yüksek olduğu bölgelerde az olduğunu dile getirdi.

Şenlik, "Boşanma, Allah'ın mubah kıldığı bir hükümdür ancak Allah-u Teâlâ'nın sevmediği mubahlardan bir mubahtır. Allah'ın en çok sevmediği mubah, nikâhtan boşanmaktır. Yani demek ki bu yasaklanabilirdi ama sıkıntı olmasın diye Allah-u Teâlâ bunu serbest bırakmış. Serbest bıraktığı halde yine bunu sıkı tutmuştur. Yani mümkün derece eşlerin boşanmaması lazım." dedi.

"BOŞANMAYI OYUNCAK HALİNE GETİRMİŞLER"

İslam'da boşanmadan önce bir anlaşmazlık olması durumunda hakem olayının olduğunu belirten Şenlik, şunları söyledi: "Böyle bir durumda her iki taraftan da birer kişi gelir, aralarında hakemlik yapar. Eşlerin görüşlerini alır, değerlendirir, imkân varsa evliliklerini devam ettirmelerine karar verirler. Nasihat eder, ikna ederler. Eğer bunun ikna edilecek bir tarafı yoksa o zaman boşanmaya karar verirler ve eşler boşanırlar. Ne yazık ki günümüzde böyle bir hakem olayı olmadığı gibi boşananlar da hiçbir büyüğüne danışmadan, geleceğini düşünmeden agresif olarak bir anda 'Boşadım.' der ve eşler ayrılırlar. Sanki boşanmayı bir oyuncak haline getirmişler. Af buyurun, hayvanlar ihtiyaç duyduğu anda bir araya gelirler, şehevi duygularını tatmin ettikten sonra da ayrılırlar."

"BOŞANMA, MATERYALİST DÜŞÜNCENİN ESTİRDİĞİ BİR KASIRGADIR"

Materyalist dünya anlayışının, boşanmaların artmasını sağlamaya çalıştığını ifade eden Şenlik, "Bu, materyalist düşüncenin estirdiği bir rüzgârdır, bir kasırgadır. Ne yazık ki İslam toplumları da bundan etkilenmiş. Batı toplumunun etkisinde kalarak, bu gibi İslami, ahlaki ve insani olmayan boşanma gibi şeylere yönelebiliyorlar ve boşanma başını alıp gidiyor. Çocuk yapma da öyledir. Zaten evlendikten sonra eşler çocuk yapma kararı vermişlerse çocuk yaparlar, yoksa çocuk yapma istekleri yoktur. Nefislerini tatmin etmek için evleneceklerse bunun hayvanların şehevi duygularını tatmin ederek birleşmesinden farkı kalmıyor. Nikâh, aile kurumu ortada kalmıyor. Bu, modernizmin getirdiği bir hastalıktır. Modernizm, Batı'dan esen bu fırtınayı bize de bulaştırmış. Bizim toplumumuz da bundan etkilenmiş. Kimi insanlar boşanırken geride çocuk bırakıyorlar. O çocuklar mağdur oluyor. Kadınlar çocuklarla daha meşgul olur. Ondan sonra evlenecek bir şansları dahi kalmıyor." şeklinde konuştu.

"EVLİLİKTE ASIL OLAN ÇOCUK YAPMAKTIR, NESLİN DEVAMIDIR"

Evlilikte asıl olanın nefsi tatmin etmek değil, nesli devam ettirmek olduğunu vurgulayan Şenlik, "Birden çok evlilik yasaklanmış. Oysaki ihtiyaç varsa birden çok evlilik olabilir. 'Bunun önünün kapanmaması lazım.' diyoruz. Evlilikte asıl olan çocuk yapmaktır, neslin devamıdır. Allah Resulü, 'Evleniniz, çoğalınız. Kıyamet gününde diğer ümmetlere karşı sizin çokluğunuzla iftihar edeceğim, onurlanacağım, gurur duyacağım.' diyor. Demek ki evlilikten tenasül asıldır, neslin devamı asıldır, sadece nefsi tatmin etmek değildir. Nefsi tatmin etmek aslında bu tenasül aslının yerine oturması için bir ücreti, mükâfatıdır. Eğer böyle bir zevk olmasaydı insanlar sırf neslin devamı için bir araya gelmezlerdi, bu aksardı. Ne yazık ki günümüz insanı evleniyor, tenasülü ortadan kaldırıyor. Çocuk yapmıyorlar. Bu Batı zihniyetidir, modernizmin zihniyetidir, bundan kurtulmak lazım. Boşanmalar bunun arkasında saklıdır. Çokça boşanmada aile oluşmuyor, kaynaşmıyorlar. Evlilikten sonra çocuk olmuşsa bunların kanı birbirine karışmış, çocuk ikisinin ortasını buluyor. İkisi de o çocukta kendini görüyorlar. Muhabbetini o çocuğa veriyorlar, kendileri de o çocuğu seviyor. Eşler onu sevmekle, ona hizmet etmekten zevk alarak birleşiyorlar, çocuk onları kaynaştırıyor. Çocuk yapmıyorlar, 'Sonra çocuk yapacağız.' diyorlar ama sonra boşanıyorlar. Bu boşanmaya bir sebep." ifadelerini kullandı.

Evliliğin temeli olan düğünün İslami usullere göre yapılması gerektiğini dile getiren Şenlik, sözlerine şöyle devam etti: "Eşler evlenirken birçokları meşru olmayacak tarzda, Müslüman oldukları halde İslami olmayan bir tarzda evleniyorlar. Danslı, içkili salonlarda yapılan düğün boşanmayı rahat getirebilir. Temel sağlam atılmadığı zaman üstteki yapı da çürük oluyor, sağlam olmuyor. Müslüman olarak evleniyorsun ama kendine getireceğin hanımefendiyi, gelini herkesin gözü önünde teşhir ediyorsun. Yani 'Beğeniyor musun, benim malım nasıldır?' demeye getirerek, herkesi göz zinasından geçirdikten sonra eve götürüyorsun. Bu çok kötü, iğrenç bir şeydir. Bunların izzeti nefsi, namus hassasiyeti nasıl bunu kaldırıyor? Ne yazık ki toplu halde götürüyorlar, beraber dansını yapıyorlar, alkışlarını çalıyorlar ve eve götürüyorlar. 5-6 ay sonra da boşanma davaları başlıyor. İşte bu da boşanmalarda önemli bir etkendir. Başka nedenler de vardır ama bu iki neden en önemli nedenlerdir."

"İSLAMİ HASSASİYETİN YÜKSEK OLDUĞU BÖLGELERDE BOŞANMA AZDIR"

İslami esasların benimsenmesi durumunda boşanmaların azalacağını belirten Şenlik, "Boşanmalar İslam'ı yaşamamaktan kaynaklanıyor. İslami esaslar yaşandığı, benimsendiği zaman bu sıkıntılar giderilecek. Araştırma şirketleri tarafından araştırılırsa İslami hassasiyetin yüksek olduğu bölgelerde boşanma azdır. İslami hassasiyetin düştüğü, dejenere olduğu yerlerde ise boşanma daha çoktur. Buna dikkat etmek gerekiyor. İnşallah toplum kendi âlimlerine, kendi öz kaynaklarına itibar edecek, ona kulak verecek, onunla yaşayacak, onunla hareket edecek. Böyle yaparlarsa kârlı çıkarlar, yoksa modernizmin getirdiği bu gayri İslami yaşayış daha birçok kötü neticelere götürebilir." dedi.

"EVLİLİK PROGRAMLARI AİLE MEFHUMUNUN DİBİNE KONULAN DİNAMİTTİR"

Evlilik programlarının da boşanmalara götüren etkenlerden olduğunu ifade eden Şenlik, "Bir iki ay önce birçok sivil toplum kuruluşu ve kanaat önderi şikâyet ediyordu. Evlilik programı yapılıyor. Nikâh yok, söz yok, hiçbir şey yok ama bunlar bir araya geliyor, arkadaşlık yapıyorlar, beraber geziyorlar, tozuyorlar. Birbirinden doyunca evliliği bırakıp herkes kendi yoluna devam ediyor. Sözde evlilik programlarıymış. Bunlar aile mefhumunun dibine konulan dinamittir. Bunu bir kere orada dinamitliyorlar. İnsanlar evlenmeden boşanıyorlar." şeklinde konuştu.

"ÂLİMLER BU KONUDA HALKI AYDINLATMALI"

Boşanmalara karşı yetkililere, Diyanet İşleri Başkanlığına ve âlimlere görev düştüğünü söyleyen Şenlik, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu gayri meşru program ve ilişkilerin yasaklanması lazım. Bunun yasaklanması için yeklilere görev düşüyor. Âlimler, hatipler bu konuda halkı aydınlatmalıdır. Sivil toplum kuruluşları bu konuda basın açıklamaları ve programlar yaparak, toplumu aydınlatma açısından üzerine düşeni yapmalıdır. Diyanetin özellikle bu konuda daha hassas davranması, aile kurumu ile alakalı hutbeler okutması lazım. Bu gibi çalışmaların yapılmasının boşanmaların azalması konusunda bir nebze fayda vereceğini düşünüyorum." (İLKHA)

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
mahsum (@Misafir_20320)
05 Temmuz 2017 Çarşamba 14:06
öte taraftan boşanmalar çoğalmışsa bunun önlemi çoklu evlilik değil bilakis boşanmaların asıl sebeplerindendir.
mahsum (@Misafir_20319)
05 Temmuz 2017 Çarşamba 14:03
şunu da gayet iyi biliyoruz ki çoğalmak için birden fazla evliliğe ne gerek var ne de ahlakidir (islamiyet nazarında fetvası bir yana bırakılırsa). birden fazla evliliğin aile içi şiddetten tutun üvey annelik ya da babalığa kadar her bir zerresi aileleri kaosa götürür. bakılmayan çocuklar ve bu çocukların düştüğü bağımlılık sarmalı, başkalarının hayvani nefsine maruz kalmış ve örselenmiş çocuklar ve daha niceleri.. var olan nesli sağlıklı ve bilinçli yetiştirmek önceliğimiz olmalı yoksa Afrika da çocuk var ama sonuç....tabii ki hüsran...
01.05.2026
16:28
Psikolog Aydın:
Psikolog Aydın: 'Akran Zorbalığı Bir Çocukluk Değil, Ruh Sağlığı Sorunudur'
Klinik Psikolog Sercan Aydın, son dönemde artış gösteren akran zorbalığına dikkat çekerek, erken müdahale ile bu sorunun önlenebileceğini vurguladı.
01.05.2026
16:14
Öğrenciler için artık zorunlu oldu, müfredata girdi!
Öğrenciler için artık zorunlu oldu, müfredata girdi!
Akran zorbalığına karşı yeni adım atıldı. TBMM komisyonunun raporuna göre okullarda akran zorbalığına karşı müfredata zorunlu bir ders ekleniyor.
01.05.2026
16:03
Altunbay:
Altunbay: 'Emeğin Değeri Korunmalı, Çalışanların Koşulları İyileştirilmeli'
Türk-İş Bingöl İl Başkanı Şeyhmus Altunbay, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, artan hayat pahalılığı, gelir adaletsizliği ve çalışma hayatındaki sorunlara dikkat çekti.
01.05.2026
15:43
Bingöllü Öğrencilerden TÜBİTAK Finallerinde Büyük Başarı
Bingöllü Öğrencilerden TÜBİTAK Finallerinde Büyük Başarı
TÜBİTAK 2204-A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması Türkiye finallerinde Bingöllü öğrenciler, yapay zekâ destekli 'RoboFeeder-AI' projeleriyle Türkiye ikincisi oldu.
01.05.2026
15:17
15 yaş altına sosyal medya yasağı Resmî Gazete`de yayımlandı
15 yaş altına sosyal medya yasağı Resmî Gazete'de yayımlandı
Resmî Gazete'de yayımlanan kanuna göre sosyal medya platformları 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak ve bu hizmetin sunulmaması konusunda yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri almakla yükümlü olacak.
01.05.2026
15:13
İsrail`in alıkoyduğu Sumud aktivistleri Girit Adası`na bırakıldı
İsrail'in alıkoyduğu Sumud aktivistleri Girit Adası'na bırakıldı
Gazze'ye yönelik işgal ve ablukasını sürdüren İsrail'in Yunanistan açıklarında müdahale ettiği Küresel Sumud Filosu aktivistleri Yunanistan'ın Girit Adası'na bırakıldı. Aralarında Bingöllü isimlerinde bulunduğu 20 Türk aktivistinin bugün 17.00-18.00 aralığında İstanbul Havalimanı'nda olması bekleniyor.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın