KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
22 Ağustos 2026 Cumartesi
°C

Çankaya olmadan iktidar olmanın ne tadı var ki?

Sabah Gazetesi başyazarı Mehmet Barlas'ın köşe yazısı...

Çankaya olmadan iktidar olmanın ne tadı var ki?
12 NİSAN 2007 PERŞEMBE 10:59
0
1183
0
AA aa
Amerikan başkanları için "Çağdaş Roma imparatorları" denir ya. Acaba bizim 1982 Anayasası'nda belirtilen yetkilere sahip Türk Cumhurbaşkanları için ne tür bir tanımlama yapılabilir?
Düşüncelerine ve hukuk bilgisine güvendiğim bir arkadaşım, bu konuda şu yorumu seslendirdi:
- Bazıları Cumhurbaşkanı'nı "4'üncü kuvvet" olarak görüyor. Yasama, yürütme ve yargı üçlemesine dayalı kuvvetler ayrılığı onlara yetmediği için, Cumhurbaşkanı bu üç erkin yetkilerine de sahip 4'üncü kuvvet olsun istiyorlar. Nitekim Cumhurbaşkanı Sezer de kendisini Cumhurbaşkanı olmaktan öteye, aynı zamanda hem Anayasa Mahkemesi ve hem de Danıştay başkanıymış gibi görmedi mi? Kanunları geri gönderirken veya tayin kararnamelerini geri çevirirken, yargıç gibi davranmadı mı?

SENATO GİBİ
Siyasete yıllarını vermiş deneyimli bir gözlemci de, Cumhurbaşkanına dönük beklentileri şöyle değerlendirdi:
- 1961'den 1980'e kadar Türk Anayasal sisteminde "Senato" vardı. Şimdi bazıları, Cumhurbaşkanı'nın Senato'nun işlevlerini de üstlendiğini düşünüyorlar. Sayın Sezer de kendisini, TBMM çoğunluğunu dizginlemekle görevli ve muhalefetin çoğunlukta bulunduğu ikinci bir yasama organı gibi görmedi mi zaman zaman?
1982 Anayasası'nın garip dengeleri içinde, halk tarafından seçilmemiş ama Başkanlık Sistemi'ndeki yetkilere sahip bir Cumhurbaşkanı'nın kendi konumunu belirlemesi de, toplumun bu konumu algılaması da, bu tür kavram kargaşalarına doğal olarak yol açacaktır.
Bir askeri müdahalenin güçlü adamı olarak Cumhurbaşkanı olan Kenan Evren bile seçilmiş iktidarla ve Başbakan Özal'la uyum içinde görevini sürdürmeyi doğru bulurken, son Cumhurbaşkanı Sezer'in seçilmiş iktidar karşısında bazen muhalefet, bazen yargı yerine geçip sürekli dizginleyici bir işlev yüklenmesi, herhalde 1982 Anayasası'nın garipliklerinin bir sonucudur.
1961 Anayasası'nda Cumhurbaşkanının görev ve yetkilerini belirleyen 97'nci madde, tek paragrafta 50 kelimeden oluşmuştur. 1982 Anayasası'nda Cumhurbaşkanı'nın görev ve yetkilerini belirleyen 104'üncü madde ise 32 paragraflı 311 kelime içeriyor. 1961 Anayasası'nda Cumhurbaşkanı Yemini 57 kelime, 1982 Anayasası'nda 79 kelime.

SORUMSUZ AMA YETKİLİ
Tabii bütün bunların ötesinde, 1961 Anayasası'na göre, cumhurbaşkanı seçilemezse seçilmemiş olur. Ama 1982 Anayasası'na göre Cumhurbaşkanı seçilemezse, "Derhal" genel seçime gidilir.
İşte şimdi geçmiş koşulların getirdiği alışkanlıklarla, bugünün gerçekleri arasındaki uyumsuzluklardan kaynaklanan kavram kargaşaları içinde, herkes kendince farklı bakıyor Cumhurbaşkanı seçimine. Düşünün ki, "Tek Parti" nin cumhurbaşkanları olan Atatürk ve İnönü, 1924 Anayasası'na (32'nci madde ve sonrası) göre, bugün Ahmet Necdet Sezer'in sahip olduğu yetkilere sahip değillerdi. Ama "Siyasi güç"leri onları anayasanın üzerindeki yetkilere sahip kılıyordu. Buna karşı siyasi gücü olmayan Sezer, anayasal gücü ile AK Parti'nin tek başına iktidarını frenleyebildi.
Şimdi hem siyasi hem de anayasal güce sahip Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan olursa, bunu bazılarının kabullenmesi herhalde zaman alacak.

BUNLARA KARIŞMA
Celal Bayar Başbakan olduğunda Atatürk'le aralarında geçen konuşmaları hep hatırlatırım. Örneğin Bayar, "Benim Başbakan olarak yetkilerim ne" diye sorunca Atatürk'ten şu cevabı alır:
- Dış politikayı ben belirlerim, elçileri ben tayin ederim. Bunlara karışma. Valileri, polis müdürlerini ben tayin ederim. Bunlara da karışma. Ordudaki tayinleri terfileri ben belirlerim. Bunlara da karışma. Gerisini bildiğin gibi yap.
Bugünün Cumhurbaşkanı ise, Başbakana şunları demese de, Anayasa diyor:
- YÖK üyelerini, üniversite rektörlerini, Anayasa Mahkemesi üyelerini, Danıştay üyelerinin dörtte birini, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı vekilini, Askeri Yargıtay üyelerini, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi üyelerini, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerini ben seçerim. Bunlara karışma. Atama kararnamelerini ben imzalarım. Benim istemediğim kişileri sakın atamaya kalkma. TRT'ye genel müdürü bile ben atarım, sakın unutma.

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
21.08.2026
22:19
MURAT NEHRİ`NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR`IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
MURAT NEHRİ'NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR'IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'ni geçmeye çalışırken akıntıya kapılarak kaybolan 29 yaşındaki Mehmet Hazar'ın cansız bedenine ulaşıldı. Hazar'ın cenazesi, kaybolduğu noktanın yaklaşık 100 metre ilerisinde bulundu.
21.08.2026
21:07
Murat Nehri`nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Murat Nehri'nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'nin karşısına geçmeye çalışan iki kardeş, baraj kapaklarının açılmasıyla yükselen su debisi nedeniyle boğulma tehlikesi geçirdi. Kardeşlerden biri jet ski ile kurtarılırken, akıntıya kapılarak kaybolan diğer kardeşi bulmak için ekipler seferber oldu.
21.08.2026
21:06
Bingöl Üniversitesi Türkiye`de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi Türkiye'de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen Çevre Yönetim Birimi Yeterlik Belgesi'ni almaya hak kazandı. Üniversite, söz konusu yeterlik belgesine sahip Türkiye'deki tek devlet üniversitesi oldu.
21.08.2026
21:04
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
2017'de yapımına başlanan Çirişli Tüneli'nde kazı ve destek çalışmalarında yüzde 60, nihai beton imalatında yüzde 49 seviyesine gelindi. 2024'te '2025'te kalan kısmın ihalesi yapılacak', Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ise '2026'da tamamlanacak' denilen proje için şimdi hedef 2028 sonu. Yıllardır değişen tarihler, tünelin akıbetine ilişkin soru işaretlerini büyütüyor.
21.08.2026
21:03
Bingöl`de organik arıcılığa güçlü destek
Bingöl'de organik arıcılığa güçlü destek
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın desteğiyle yürütülen proje kapsamında Bingöl'de organik bal üreticilerine yönelik destekler sürüyor. 2022'den bu yana yüzde 75 hibe desteğiyle 740 organik arı kovanı dağıtılırken, 2026 yılında 15 üreticiye yüzde 50 hibeyle 15 bal sağım çadırı temin edildi.
21.08.2026
21:02
Solhan`da maden arama tartışması TBMM`ye taşındı
Solhan'da maden arama tartışması TBMM'ye taşındı
HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Bingöl'ün Solhan ilçesine bağlı Arslanbeyli köyündeki maden arama faaliyetlerini TBMM gündemine taşıdı. Dinç, su kaynakları, tarım arazileri ve ormanlık alanların risk altında olduğunu belirterek, gerekli incelemeler tamamlanıncaya kadar çalışmaların durdurulmasını istedi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın