KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
21 Ağustos 2026 Cuma
°C

Çelik: Güneş balçıkla sıvanmaz

Geçtiğimiz günlerde IPSOS araştırma şirketi tarafından internet üzerinden yapılan araştırmada Din görevlilerinin siyasetçilerden sonra en az güvenilen meslek grubu çıkmıştı. Bunun üzerine araştırmaya Diyanet-sen Bingöl Başkanı Mücahit Çelik tepki gösterdi.

Çelik: Güneş balçıkla sıvanmaz
25 EKİM 2019 CUMA 18:25
14
3160
10
AA aa

Ipsos Araştırma ve Danışmanlık Şirketi tarafından 23 ülkede yaptırılan anketin Türkiye ayağına dair sonuçlar tartışma yarattı.

Ipsos'un internet sayfasında da yer alan araştırmaya dair şirketten yapılan açıklamada anketin 2018'in Ekim ayında 23 ülkede 19 bin 587 kişiyle internet üzerinden yapıldığı kaydedildi.

 “Din görevlileri üzerine aldığı sorumlulukla faydalı insan olabilmeyi hedefler”

Din Görevlilerinin insanın doğasında olması gerekeni hayata geçirme gayreti içerisindedir diyen Diyanet-sen Bingöl Başkanı Mücahit Çelik, “Bizim bir yaratılış gayemiz var. Bu gayeyi Hatırlatma  önceliğimiz var. Yüce Kuran'ın söylediklerini tatbik edip örneklemek en büyük önceliklerimiz arasında. Varoluşun en büyük yansıması gerçek kul olmakta saklı. Din görevlileri üzerine aldığı sorumlulukla faydalı insan olabilmeyi hedefler. Din görevlilerine duyulan saygı temsil ettiği makamla doğrudan ilişkilidir. Yaradılışın esas gayesini temsil eden bu koca yüreklilere saygı en tabi durumdur. Maneviyatın olmadığı bir alan düşünülemez. Her insan için bir inanma gayesi vardır. Bazıları hak olana inanırken bazıları ise batıl olana inanmayı tercih eder. Akıl ve  izanın emrettikleri insanın gerçeğe ulaşmasını hedefler. İnsanın aklı ile ters düşmemesi kayıtsız şartsız imanı doğurur. Bu yüzden insanların saygı duyduğu şey inandığı değerlerin ta kendisidir. Bu değerleri temsil eden insanlara duyulan saygı ve güven kendileri ile eş değerdir.

“Bazı mecralar gündemde kalmak için Diyanet'e saldırıyor”

Biz Din görevlilerinin yükümlü olduğu görevleri icra ettiğini biliyor, görüyoruz. İnsanın Doğumu ile birlikte başlayan bu süreç ölümüyle son bulur. Kısaca ilk ezan ile başlayan süreç, sala ile son bulur. Biz görevlerimizi yaparken alan dışı müdahaleler istemiyoruz.  Bizim tek hedefimiz değerler ve inançlar ile ilgilidir. İnançlarımızın siyasete, dedikoduya, fitneye, yalana, tartışmalara alet edilmesi son derece haksız bir yaklaşımdır. Bunu sayısız defa gündem ettiğimiz oldu. Kötü niyetli bireylerin değerlerimizi örselemesini istemediğimizi,  Diyanete bulaşmaması gerektiğini defalarca dile getirdik. Fakat bazı mecraların sırf gündemde kalma koşulu dine, Diyanete dil uzatmakla mümkün görünüyor. Bilinçsiz, bilgisiz yorumların sebep olduğu durum karşısında en doğal tepkiyi edep ve hayâ ölçeğinde cevaplama gereği hissediyoruz.

 Haksız bir tutum ile karşı karşıyayız. Tanımlanmak istenen güvensizlik, bizim üzerimize atılmak istenen bir iftira gibi, kalıpları bizim üzerimize oturmayan kirli bir kumaş gibi duruyor. Hak edilmeyen sığ fikirlerle meydana çıkmış, sadece kendi mecrasında yorumlanan, toplumun tamamından çok uzak kendi gibi gören, kendi gibi düşünen bireylerin iki dudağı arasına hapsedilmiş gibiyiz. Mevlana'nın söylediği gibi “Bir lafa bakarım laf mı diye, Bir de söyleyene bakarım adam mı diye” sözü bu durumu özetlemeye yetiyor. Fakat öz eleştiri gerçeği ile karşı karşıya kaldığımızı da belirtmek isterim. Sayısız televizyon kanallarında dini anlatmaya çalışan cahillerin toplumu ne hale getirdiğini görüyoruz. Kuran'ın, Sünnetin, Hadisin yeniden yorumlanmak istendiği, dini kendi bakış açılarına göre yorumlayan sayısız insanla karşı karşıyayız. İstesekte istemesekte bu kişileri evlerimizdeki televizyonlardan görebiliyoruz. Bilenler söylenenlerin doğru ya da yanlışlığını ayırt edebiliyor, bilmeyenler için bu çok büyük bir tehlike arz ediyor. Yanlış iletişim tekniğinin, takip edilmeyen televizyonların bize ne kadar zarar verdiği ortada. Bu husus devlet kademeleri tarafından önemle takip edilmeyi bekliyor.

“Din görevlileri yanlış olanı asla kabul etmez”

Bunun yanında gazeteciyim diyenlerin köşelerindeki en ses getiren malzeme Din görevlileri. Çünkü Din görevlileri yanlış olanı asla kabul etmez. Bu kişiler bunu bile bile alt zemin hazırlıyorlar. Onlar için gündeme oturmak bizi dillerine dolamakla vuku buluyor. Yanlış yaptıklarını bildikleri halde yanlışta ısrarcı olmak bir Müslüman'a asla yakışmaz.

“Anket belli  bir mecranın ürünü olmaktan öteye gidemiyor”

Geçmiş günlerde bir anket Firması Din görevlileri ile ilgili bir araştırma yapmış. Yapılan araştırma sosyal medya üzerinden kendi sitelerine giren kişileri kapsıyor. Söz konusu anket toplumun tamamı tarafından cevaplanmış gözükse de belli  bir mecranın ürünü olmaktan öteye gidemiyor. Öncelikle sayısız anket firmalarının ne şekilde çalıştığını, siyasi yarış döneminde nasıl duruma uğradıklarını gördüğümüz halde, toplumun gerçek sesi olduklarını iddia etmek büyük bir haksızlık olarak görülmelidir. Kısa bir süre önce bir musibet ve ihanet olarak gördüğümüz 15 Temmuz gecesinde toplumu aynı  dava  etrafında toplayan Din Görevlilerinin okuduğu salalar değil miydi? Haksız ithamlar sahiplerine aittir.”

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
Misafir Kullanıcı (@Misafir_52156)
29 Ekim 2019 Salı 09:49
Araştirma şirketine değil ankete katilanlara tepki göster sahi en güvensiz olarak siyasiler demiş ama onlardan çıt yok:))
Misafir Kullanıcı (@Misafir_52154)
29 Ekim 2019 Salı 09:44
Ferdi hıtayda güneş balçıklan sıvanmaz emişti aman ne güneş
Misafir Kullanıcı (@Misafir_52127)
28 Ekim 2019 Pazartesi 14:06
Bu millet imamlara gösterdiği güveni ve saygıyı hiçbir kesime göstermemiştir. Lakin senin gibi imamlar yüzünden insanımız imamlardan ve dinden soğumaya başlamış. Rabbim önce beni sonrada sizin gibi imamları islah eylesin.
Misafir Kullanıcı (@Misafir_52110)
27 Ekim 2019 Pazar 21:31
Şahsen cuma namazlarına gitmemeye başladım. Beş vakit namaz kılan bir insan olarak DİN görevlileri yüzünden cumaya gitmiyorum. Bizzat yakından tanıdığım din görevlileri yükselmek ve tayin için torpil arıyor. Görevli olduğum yurtdışı görevlendirme sınavında imamlar benden kopya istedi.
Misafir Kullanıcı (@Misafir_52095)
27 Ekim 2019 Pazar 06:16
Allah razı olsun kardeşim
Misafir Kullanıcı (@Misafir_52091)
26 Ekim 2019 Cumartesi 23:33
Araştırmayı eleştirmek yerine insanları bu düşünceye sevkeden hareket ve söylemlerinizden uzak dursanız daha iyi olur.
Misafir Kullanıcı (@Misafir_52072)
26 Ekim 2019 Cumartesi 05:13
Buna dini hassasiyeti olan iş adamlarimiz da dahildir. Hep şahsi fayda ve çıkarımızı önceledik. 80 li 90 yıllarda İslamcı siyaset muhalefette iken dine ve dindara olan güven daha fazlaydı. İktidar ve güç ile imtihanı kaybettik. Allah boşuna insanı makam, mevki , mal ve evlat ile imtihan etmiyor.
Misafir Kullanıcı (@Misafir_52071)
26 Ekim 2019 Cumartesi 05:08
Eskiden toplumun dini kurum müeseselere itibar ve güveni olabildiğince fazlaydı. Ne yazık ki bugün aynısını göremiyoruz. Biz dindar insanlarinda bunda payı var. Biz muhafazakar SİYASET, muhafazakar STK ve muhafazakâr KAMU ÇALIŞANLARI olarak bu imtihanı kaybettik
Misafir Kullanıcı (@Misafir_52070)
26 Ekim 2019 Cumartesi 05:04
Toplumun nabzını, aynı apartman da oturan bir aile, aniden ildışına gitmesi durumunda çocuklarını apartmanda mesleği doktor ,hakim, öğretmen, Asker ve Din görevlisi olan komşulardan hangisine bırakırsınız sorusuna verilen cevap maalesef sizi doğrulamiyor bunu üzülerek belirtmek istiyorum. İnançlı bir insan olarak bunu söylüyorum gerçekler çok vahim. Modern yaşam kültürü ve muhafazakar siyasal iktidarın uzun ömürlü olmasının bundaki payı yadsınamaz
Misafir Kullanıcı (@Misafir_52068)
26 Ekim 2019 Cumartesi 04:16
Keşke her imam bir cocuk kurtarsa da toplum ihya olsa. Maalesef artık ezanlarımız bile merkezi oldu. Artık yakında merkezi camilerde tek namaz kılınır. Bir gayret yahu. Allah rızası için...
21.08.2026
22:19
MURAT NEHRİ`NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR`IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
MURAT NEHRİ'NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR'IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'ni geçmeye çalışırken akıntıya kapılarak kaybolan 29 yaşındaki Mehmet Hazar'ın cansız bedenine ulaşıldı. Hazar'ın cenazesi, kaybolduğu noktanın yaklaşık 100 metre ilerisinde bulundu.
21.08.2026
21:07
Murat Nehri`nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Murat Nehri'nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'nin karşısına geçmeye çalışan iki kardeş, baraj kapaklarının açılmasıyla yükselen su debisi nedeniyle boğulma tehlikesi geçirdi. Kardeşlerden biri jet ski ile kurtarılırken, akıntıya kapılarak kaybolan diğer kardeşi bulmak için ekipler seferber oldu.
21.08.2026
21:06
Bingöl Üniversitesi Türkiye`de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi Türkiye'de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen Çevre Yönetim Birimi Yeterlik Belgesi'ni almaya hak kazandı. Üniversite, söz konusu yeterlik belgesine sahip Türkiye'deki tek devlet üniversitesi oldu.
21.08.2026
21:04
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
2017'de yapımına başlanan Çirişli Tüneli'nde kazı ve destek çalışmalarında yüzde 60, nihai beton imalatında yüzde 49 seviyesine gelindi. 2024'te '2025'te kalan kısmın ihalesi yapılacak', Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ise '2026'da tamamlanacak' denilen proje için şimdi hedef 2028 sonu. Yıllardır değişen tarihler, tünelin akıbetine ilişkin soru işaretlerini büyütüyor.
21.08.2026
21:03
Bingöl`de organik arıcılığa güçlü destek
Bingöl'de organik arıcılığa güçlü destek
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın desteğiyle yürütülen proje kapsamında Bingöl'de organik bal üreticilerine yönelik destekler sürüyor. 2022'den bu yana yüzde 75 hibe desteğiyle 740 organik arı kovanı dağıtılırken, 2026 yılında 15 üreticiye yüzde 50 hibeyle 15 bal sağım çadırı temin edildi.
21.08.2026
21:02
Solhan`da maden arama tartışması TBMM`ye taşındı
Solhan'da maden arama tartışması TBMM'ye taşındı
HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Bingöl'ün Solhan ilçesine bağlı Arslanbeyli köyündeki maden arama faaliyetlerini TBMM gündemine taşıdı. Dinç, su kaynakları, tarım arazileri ve ormanlık alanların risk altında olduğunu belirterek, gerekli incelemeler tamamlanıncaya kadar çalışmaların durdurulmasını istedi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın